22.12.2014

HASTALIKLAR VE 19k GIDA TAKVİYELERİ HAKKINDA GENEL AÇIKLAMALAR:
SETİN İÇİNDE BULUNAN 19k GIDA TAKVİYELERİNİN; MİKTARI, ADEDİ VE FİATLARI:
19k NEDİR?
19k GIDA TAKVİYELERİNİN FAYDA VERDİĞİNİ NASIL ANLIYACAĞIZ ?
19k GIDA TAKVİYELERİNİN ORTAYA ÇIKIŞI
KANSER HASTALARINA ÇOK ÖNEMLİ TAVSİYELER: VÜCUDUNDA KİST, TÜMÖR, UR, KİTLE, OLAN HASTALARIN DİKKAT EDECEĞİ HUSUSLAR
İLAÇLAR - KEMOTERAPİNİN VE RADYOTERAPİNİN (IŞIN TEDAVİSİNİN) YAN ETKİLERİ: (ÇOK ÖNEMLİ BİR AÇIKLAMA)
HIFZISSIHHA RAPORUNDAN ALINMIŞ TEHLİKELİ KATKI MADDELERİ
RUHEN GÜÇLÜ OLMALIYIZ (MANEVİ TAVSİYELER VE DUALAR)
HASTALAR RİSALESİNDEN BAZI TAVSİYELER
KANSERİN TARİFİ
KANSER TEDAVİSİNDE KULLANILAN BİTKİLER VE GIDALAR
KANSER HASTALIĞINA YOL AÇAN GIDA, KATKI MADDELERİ VE KANSER BELİRTİLERİ:
TEDAVİ KONUSUNDA HADİSİ ŞERİFLER
YEMEK VE İÇMEKLE İLGİLİ, HADİSİ ŞERİFLER
HÜSEYİN ŞENGÖZ; SORULARI CEVAPLIYOR:
ZEMZEM SUYU ÖZELLİĞİ TAŞIYAN KÜTAHYA – GEDİZ – MURATDAĞI KAPLICALARININ ŞİFALI SULARI HAKKINDA ÖNEMLİ BİLGİLER
ZAYIFLAMAK İSTEYENLERİN DİKKAT EDECEĞİ HUSUSLAR.
ŞEKER HASTALARININ DİKKAT EDECEĞİ HUSUSLAR
HEM GIDA HEM ŞİFA OLAN BAZI BİTKİLER VE BESİNLER:
HANGİ HASTALIĞA, HANGİ YİYECEKLER FAYDALIDIR:
HADİSİ ŞERİFLERDEN, TIBBI NEBEVİDEN VE MUHTELİF KİTAPLARDAN ÖZETLENMİŞ, ÇOK ÖNEMLİ TAVSİYELER:
MANEVİ TAVSİYELER VE DUALAR

HASTALIKLAR LİSTESİ

İNGİLİZCE BROŞÜR (ENGLISH MANUAL)
ALMANCA BROŞÜR
SULH CEZA MAHKEMESİNİN YAZISI
T. C. REFİK SAYDAM HIFZISSIHHA MERKEZİNİN RAPORU
T. C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ RAPORU
MASAJ SERTİFİKASI
SAUNA SERTİFİKASI
SEKİNE DUASI (19 AYET 19 DEFA OKUNUR )

HASTALIKLAR VE 19k GIDA TAKVİYELERİ HAKKINDA GENEL AÇIKLAMALAR:

HASTALIKLAR VE 19k GIDA TAKVİYELERİ
HAKKINDA GENEL AÇIKLAMALAR:

1. 19k ilaç değil, bir gıda takviyesidir. Biz Doktor ve eczacı değiliz.

2. Biz Şifalı Bitkilerin çayının, yağının ve suyunun imalatını yapan, Aktariye, Baharat ve Gıda maddeleri satan bir esnafız.

3. Sitemizi inceledikten sonra, 19k gıda maddelerini kullanmaya karar verirseniz, mümkünse İş yerimize geliyorsunuz. Çünkü, 19k gıda maddelerini tattırarak veriyoruz. Eğer yemekte içmekte zorlanırsanız, damak zevkinize göre özel hazırlıyoruz.

4. Buraya gelmeniz mümkün değilse, sizin durumunuzu ve damak zevkinizi iyi bilen, birisi buraya gelir, tadarak bu 19k gıda maddelerini alır ve aynı gün dönebilir.

5. Burada, tattırmanın yanı sıra;
A- Nelere dikkat edeceğiz?
B- 19k gıda maddelerini nasıl kullanacağız?
C- Fayda verdiğini nasıl anlayacağız?
D- Kullanırken hangi belirtiler çıkacak,
buna benzer bazı konuları konuşacağız.

6. Yani buraya geldiğiniz zaman, bize 1 – 2 saatlik bir zaman ayıracaksınız.

7. 19k gıda maddeleri bitkisel yağ ağırlıklıdır. 100 kilo bitkiden 1 kilo yağ alırız.

8. 40 günde en az 2 kilo yağ kullandırıyoruz.
9. 19k gıda maddelerini set olarak hazırlıyoruz.
10. Bu set, 2 saat ara ile kullanılırsa; 10 günlüktür.
11. En az 40 gün kullanmak gerekiyor. 40 günde 4 set yapar.

12. İlk geldiğinizde 19k setini alıyorsunuz, daha sonraki setleri, kargo ile adresinize gönderiyoruz.

DAHA GENİŞ BİLGİ İÇİN ARAYINIZ:
YETKİLİ KİŞİ: YUSUF SAİT ŞENGÖZ
İŞ YERİ TELEFONU: 0 274 412 25 84
İŞ YERİ FAKSI : 0 274 412 81 31
CEP TELEFONU : o 542 374 22 92
www.19kkanser.com - www.19kpazarlama.com

yukarıˆ
SETİN İÇİNDE BULUNAN 19k GIDA TAKVİYELERİNİN; MİKTARI, ADEDİ VE FİATLARI:

19k GIDA TAKVİYELERİNİN;
MİKTARI, ADEDİ VE FİATLARI:

1. 19k ÇAYI ( 1. 5 gr. x 20 ad. 1 poşet ) 4 ad. x 5 TL. ........................ 20 TL.
2. 19k TOZU ( 200 gr. 1 Poşet ) 2 ad. x 10 TL. ..................................... 20 TL.
3. 19k SUYU ( 750 gr. 1 pet şişe ) 5 ad. x 10 TL. ................................. 50 TL.
4. 19k MACUNU ( 400 gr. 1 kavanoz ) 4 ad. x 20 TL. ....................... 80 TL.
5. 19k YAĞI ( 600 gr. 1 pet şişe ) 1 ad. x 240 TL. ........................... 240 TL.
6. 19k BALI ( 1 kg. ) 2 ad. x 35 TL. .................................................. 70 TL.
TOPLAM ................................................................................................... 480 TL.

480 TL. ile ilgili açıklama:

Ana sayfamızın sol üst köşesini tıklayın. 19k sanal mağazamızdan 480 TL. 19k gıda takviyelerini kredi kartı ile alabilirsiniz. 19k gıda takviyelerini temin etmeniz şimdi daha kolay. Almanız şart değil, inceleyin farkı göreceksiniz. Hayırlı alışverişler. www.19kpazarlama.com

ISPARTA havalisinde hakiki gül yağının değeri, 1 kilosu 5 - 6 bin dolardır. 19 çeşit şifalı bitkiyi imbik sistemi ile damıtarak yağını çıkarmak isterseniz, 100 kilo bitkiden 1 kilo yağ alırsınız. Biz bu yağları kendimiz elde ettiğimiz için, çok ucuza mal ediyoruz. Dolayısıyla ilk uygulamada,
19k çayından (sallama çay 1.5 gr. x 20 ad) poşet halinde 4 ad. 20 TL.
19k tozundan poşet halinde (200 gr.) 2 ad. 20 TL.
19k yağından 600 gr. şişe içinde 1 ad. 240 TL.
19k suyundan şişe içinde (750 gr.) 5 ad. 50 TL.
19k macunundan kavanoz içinde 4 ad. 80 TL.
19k balından (1000 gr. süzme bal şişe içinde) 2 ad. 70 TL.
2 saat ara ile 10 gün yetecek miktarda tattırarak veriyoruz.
Netice olarak şunu söyleyebilirim piyasa değeri, para ile ölçülmeyecek olan bu gıda maddeleri bizde 480 TL.dir.

Maksadımız insanlara faydalı olmaktır.
Hastaların duası bizim için en büyük ücrettir.
“İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır.”
Buyuruyor Peygamberimiz Aleyhisselatu Vesselam.

DAHA GENİŞ BİLGİ İÇİN ARAYINIZ:
YETKİLİ KİŞİ: YUSUF SAİT ŞENGÖZ
İŞ YERİ TELEFONU: 0 274 412 25 84
İŞ YERİ FAKSI : 0 274 412 81 31
CEP TELEFONU : o 542 374 22 92
www.19kkanser.com - www.19kpazarlama.com

yukarıˆ
19k NEDİR?

19k NEDİR?

Hüseyin Şengöz’ün; 19 Gün rüyasını gördüğü,
Peygamber tavsiyesi 19 şifalı bitkinin karışımıdır.

Tıbb-ı Nebeviye uygundur.
Sünneti Seniye’ye uygun yaşamaktır.
Sünneti Seniye’ye uygun tedavidir.
Hadislerde ifade edilen “Ölümden başka her derde devadır.”
Hüseyin Şengöz’ün rüyasını gördüğü bir gıda maddesidir.
Kanı çoğaltan, kanı temizleyen ve damarları açan bir iksirdir.

Vücutta bozulan dengeleri sağlayan, hücreleri yenileyerek,
vücudu rektefiye eden, bir karışımdır.

Yani kan çoğalırsa, kan temizlenirse ve damarlar açılırsa, çoğalan ve temizlenen kan damarlarda daha rahat bir dolaşım sağlar. Böylece hücre yenilemesi 40 gün içinde gerçekleşmiş olur. Bu gerçekleştiği an, beyinden ayak tırnağına kadar vücuttaki rahatsızlıklar ortadan kalkar.

19k yememizi, içmemizi ve yaşantımızı tekrar gözden geçirerek, kendimize çeki düzen vermektir.

19k’nın ne olduğunu merak ediyorsanız, Hazreti Muhammed Aleyhisselatü Vesselamın Hadisi şeriflerini önünüze koyunuz, okuyunuz, inceleyiniz ve araştırınız.

Tavsiye ettiği şeyleri yapınız. Tavsiye etmediği şeylerden kaçınınız.

Bu uygulamayı hayatınızın her safhasında tatbik ederseniz, hem dünyada hem de ahirette saadete kavuşursunuz. “Ahir zamanda, sünnete uygun yaşayanlara yüz şehit sevabı var.” Hadisi şerif.

DAHA GENİŞ BİLGİ İÇİN ARAYINIZ:
YETKİLİ KİŞİ: YUSUF SAİT ŞENGÖZ
İŞ YERİ TELEFONU: 0 274 412 25 84
İŞ YERİ FAKSI : 0 274 412 81 31
CEP TELEFONU : o 542 374 22 92
www.19kkanser.com - www.19kpazarlama.com

yukarıˆ
19k GIDA TAKVİYELERİNİN FAYDA VERDİĞİNİ NASIL ANLIYACAĞIZ ?

19k GIDA TAKVİYELERİNİN,
FAYDA VERDİĞİNİ NASIL ANLIYACAĞIZ ?

Çok önemli! Gerçekten çok önemli! Çünki, bu belirtiler çıkmazsa, netice alamayız. Bu belirtiler çıkmadan netice almak mümkün değildir. Çünkü bu belirtiler vücudun temizlenmesi veya (hastalığın iyileşmesi - tedavinin başlaması - tümörün küçülmesi) manasınadır. Öyle ise telaşa kapılmayın. Bu belirtiler geldiği müddetçe üzülmeyin, vücudunuzdan dışarı atılması gereken her ne varsa (taş, kum, iltihap, kis, kitle, lezyon, tümör, kanın temizlenmesi, damarların açılması vs. vs.) öyle ise müjdeler olsun size.

Bir hususu daha belitmek istiyorum.
1. Belirtiler çıkmıyorsa; öğün sayısını çoğaltın veya miktarı artırın.
2. Kan tahlili veye idrar tahlili yaptıracaksanız 40 gün sonra yaptırın.
3. Kan tahlilini veya idrar tahlilini daha önce yaptırırsanız, kanda lokasit miktarı (yani iltihap miktarı çok görülebilir, Doktorunuz endişe edebilir. Çünkü vucut temizlenirken birinci parağrafta belirttğim gibi: vücudunuzdan dışarı atılması gereken her ne varsa (taş, kum, iltihap, kis, kitle, lezyon, tümör, kanın temizlenmesi, damarların açılması vs. vs.) bunların atılması iyiye işaret. 19k gıda takviyelerinin özelliklerinden birisi de kanın temizlenmesidir.

"Size bir misâl söyleyeceğim.
Bir belağbaşı (Pınarbaşı), çok zaman taaffün ve tesemmüm etmiş ((kokuşmuş ve zehirlenmiş), içine çok pislik düşmüş, sonra da onu tasfiye için (arındırmak için) o pislikler içinden çıkarılırsa ve bir havuz gibi yapılırsa, acaba pınarın suyu bir zaman bulanık olarak gelmeyecek mi? Fakat merak etmeyiniz; âkıbet berrak olacaktır." Bediüzzaman Said Nursi

Bu belirtilerden bazı örnekler:

1. EN MÜHİM BELİRTİ İDRARDA BİR ŞEYLERİN GÖRÜNMESİDİR;

İdrar bembeyaz gelebilir, kanlı gelebilir, iltihaplı gelebilir.

2. DIŞKIDA BİR ŞEYLER GÖRÜLEBİLİR;

İltihaplı ve kanlı veya kist, tümör, kitle parçaları gibi.

3. BALGAM SÖKEBİLİR;

Balgam kanlı gelebilir, iltihaplı gelebilir.

4. BURUNDAN AKINTI GELEBİLİR;

Beyinde bir şey varsa, sinüzit varsa, beyin damarları tıkalı ise.

5. İŞTAHI KESİLEBİLİR;

Vücudu temizlerken, kanı temizler, damarları açar, yağları eritir, ayrıca vücut gereken enerji ve gıdayı almış olur.

6. KAŞINTI VE ALERJİ OLABİLİR;

İyileşmenin belirtisidir.

7. GEÇİCİ ŞİŞKİNLİK OLABİLİR;

Tedavi başlayınca buna benzer şeyler olabilir, 19k iksir yağı ile masaj yapılır veya sarılır.

8. HALSİZLİK OLABİLİR;

Halsizlik veya baş dönmesi olursa bir müddet ayakta kalmayınız, biraz yatınız.

9. AĞRILAR OLABİLİR;

Ağrılar geçicidir, tedavi başlamıştır.
Ağrıyı kesmek için 19k gıda maddelerini daha çok kullanınız.
Bize düşen vücudumuzun savunmasını sağlayan askerlere, daha çok cephane göndermektir. (Ara verirsek savaşı kaybederiz.) korkmayınız.

19k gıda maddeleri, kanı çoğaltacağı, kanı temizleyeceği ve damarları açacağı için, kan dolaşımını hızlandırıp, hücre yenilenmesini gerçekleştirecektir.

Bu işlemin en az 40 gün, belirtiler çıkacak tarzda, devam etmesi gerekmektedir. Bu belirtiler iyiye işarettir.

Yani, vücudun temizlenmesi ve hücre yenilenmesinin başlaması bu belirtilerle anlaşılacaktır.
İdrarı devamlı kontrol altında tutmalıyız. Her idrara çıkışımızda, kavanoz gibi şeffaf bir şeyin içinde idrarı kontrol etmeliyiz. Eğer idrar değişmişse, içinde bir şeyler görünüyorsa, tedavi başlamıştır. 19k gıda maddelerini aynı miktarda ve aynı öğün sayısında uygulama devam edilmelidir.

Eğer bu belirtiler çıkmazsa, 19k gıda maddelerinin, çayı, macunu ve hülasası artırılacaktır.

Veya öğün sayısı çoğaltılacaktır.
Yani gerekirse, 2 saat ara ile kullanılacaktır.

Belirtiler çıktığı zaman korkmayınız.
40 gün içinde hücre yenilenmesi gerçekleşecektir.

TAVSİYEMİZ:

2 saat ara ile kullanmaktır.

NETİCE OLARAK;

En az 40 gün, belirtiler ortaya çıkacak şekilde, 19k gıda maddelerini kullandıktan sonra, gereken tahlilleri yaptırıp, filmleri çektirip, doktorunuzla görüştükten sonra bizleri arayınız neticeleri bildiriniz. Şifayı veren Allah’tır. Allah, her derde bir derman yaratmıştır. Moralinizi bozmayınız. Allah’tan ümidinizi kesmeyiniz.

DAHA GENİŞ BİLGİ İÇİN ARAYINIZ:
YETKİLİ KİŞİ: YUSUF SAİT ŞENGÖZ
İŞ YERİ TELEFONU: 0 274 412 25 84
İŞ YERİ FAKSI : 0 274 412 81 31
CEP TELEFONU : o 542 374 22 92
www.19kkanser.com - www.19kpazarlama.com

yukarıˆ
19k GIDA TAKVİYELERİNİN ORTAYA ÇIKIŞI

19k GIDA TAKVİYELERİNİN ORTAYA ÇIKIŞI.

19 Mayıs 1992 de, ismini Nurefşan verdiğim kızım dünyaya geldi. Doğum sırasında sol kolunun sinirleri zedelendiği için, sol kolu felç olmuştu. Hastaneden çıkmazdan önce, doğumu gerçekleştiren görevliler, “çocuğu ortopedi doktoruna gösterin öyle çıkarın” dediler. Ortopedi doktoru çocuğu muayene ettikten sonra, sol kolunun sinirlerinin, doğum sırasında zedelendiğini ve çocuğun kolunun felç olduğunu söyledi. Çocuğu büyük şehirlerdeki hastanelere ve bu işin uzmanı olan doktorlara götürdük. Bir ay eve girmeden çocuğun tedavisinin yapılabilmesi için şehir şehir, doktor doktor dolaşarak çareler aradık. Doktorların genel kanaati şu idi. “Bu çocuğu boşuna gezdirmeyin, bunun kolu felç olmuş, Amerika’ya dahi götürseniz yapılacak hiçbir şey yok.” Eşim inançlı bir insandır, hafızdır. Eşime dedim ki “Hayatı veren Allah, hayatı alan Allah, derdi veren Allah, şifayı veren Allah.” Bunun üzerine Allah’a iltica ettik.

Bir gece Bediüzzaman Said Nursi hazretlerinin, Hastalar Risalesini okumaya başladım. Kitabın sonunda:“Bu kitap her derde dermandır” ifadesini gördüm. Bu cümleyi merak ettim. Kitabı tekrar tekrar okudum. Fakat bu ifade edilen manayı tam anlayamadım. Kitabın üzerinde uyumuş kalmışım. Rüyamda Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin talebelerinden mübarek bir zatla, Hastalar Risalesini beraber okumaya başladık.

Okudukça anlayamadığım o mana açılmaya başladı. Uyandığım zaman “Bu kitap her derde dermandır” ifadesinin ne manaya geldiğini anlamış gibiydim. İkinci gün gece saat 03.00 sıralarında uyandım. Abdest alarak iki rekat namaz kıldım ve dua ettim. Bu vaziyette yine uyumuş kalmışım. Sabah namazına kalktığımda, çok enteresan bir rüya görmüştüm. Unutmamak için gördüğüm rüyayı bir yere not aldım. Bu rüyalar daha sonraki gecelerde, hiç ara vermeden tam 19 gün devam etti. Rüyayı gördüğüm her gün görülen rüyayı unutmamak için not aldım.

Peygamberimiz (A.S.M.) “Beni rüyada görürseniz, o benimdir, şeytan benim suretime giremez.” Buyurmuşlardır. Böyle bir rüya sadık rüyadır, rahmanidir. Böyle bir rüya ile amel edilebilir. Bu rüyaları gördükten sonra kimseye anlatamadım. Bir gün eşim ve çocuklarımla, Hastalar Risalesini rüyamda beraber müteâla ettiğimiz, Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin talebelerinden olan, o mübarek zatın ziyaretine gittim. Eşim ve çocuklarım onun yanında kaldılar. Ben öğle namazını kılmak için oradan ayrılmıştım. Namazdan sonra döndüğümde, o mübarek zattan müsaade istedik, dışarı çıktık ve ben eşime sordum:“Size ne anlattı?” Eşim de:“sen rüyalar görmüşsün, senin gördüğün bu rüyalar sadık rüyalarmış, sen bu rüyalar ile, amel edebilirmişsin” dedi. Gediz’e geri döndük.

Prof. Dr. İbrahim Canan’ın 18 ciltlik “Hadis Külliyatını” temin ederek, okumaya başladım. Tamamını üç kere okuma imkanım oldu. Hadis Külliyatını okuduktan sonra şunu anladım; 19 gün rüyasını gördüğüm, Tıbbı Nebeviye uygun, Peygamberimizin bu tavsiyelerini, Hadis Külliyatının içinde de gördüm. Yani Peygamberimizi görmek isteyen ve Peygamberimizle görüşmek isteyen, bu hadis külliyatını mutlaka okumalıdır. Peygamberimiz Aleyhisselatü Vesselamın yaşantısı bize örnek olmalıdır. Bütün mesele, Peygamberimizin yaşadığı hayatı yaşamaya çalışmak ve onun sünnetine harfiyen ittiba etmektir.

Rüyada gördüğüm ve hadis külliyatında okuduğum 19 çeşit şifalı bitkiyi ve gıda maddesi olarak yediğimiz, içtiğimiz bazı şeyleri, Peygamberimizin tavsiyelerine uygun olarak kullanırsak maddi ve manevi fayda göreceğimiz muhakkaktır. 19k adını verdiğimiz bu gıda maddelerinden, öncelikle çayından, kızım Nurefşan’a 15 gün çay gibi içirdik. 15 gün sonra çocuğun parmaklarına can geldi. Bu olay bizleri çok sevindirdi. O akşam iki rekat şükür namazı kılarak, Cenabı Hakka dualar ettim. O gece bir rüya daha görmüştüm. Bu rüyada bize bal tavsiye ediliyordu. Biz bu rüyayı şöyle yorumladık:Elimizdeki 19 çeşit bitkiyi öğüterek bal ile karıştırdık ve macun haline getirdik. Bu ballı macunu, kızım Nurefşan’a yedirmeye başladık. Ballı macunu yedikten sonra çocuğumun elinde, dirseğinde ve omzundaki hareketlilik artmaya başladı.

Netice olarak şunu söyleyebilirim:Bu 19k gıda maddelerini, önce kızım Nurefşan’da uyguladıktan sonra, fevkalade neticeler aldık. Halbuki “Amerika’ya dahi götürseniz netice alamazsınız, bu çocuğun kolu felç olmuş,” denilen bir olayda, Allah’ın izniyle, rüyasını gördüğüm, hadislerde okuduğum, 19 çeşit şifalı bitkileri kullanarak, hem kızım Nurefşan’ın kolunda, hem de bu olayı yakından takip eden, aile dostumuz bazı insanların, hastalarında çok güzel neticeler aldık.

Bunlardan birkaç örnek vermek istiyorum:
Genç bir doktor kardeşimizin Türkiye’nin uzak bir vilayetine tayini çıktı. Giderken yanında annesini de götürdü. Bir müddet sonra, annesi rahatsızlanıyor. Oğlu, daha mütehassıs bir doktora, annesini götürüyor. Yapılan muayene ve tetkiklerden sonra, rahim kanseri teşhisi konuluyor ve rahminin alınmasına karar veriliyor. Annesi, ameliyat olmak istemiyor ve oğluna diyor ki:“Oğlum, Hüseyin amcana telefon et, kızına yedirdiği ballı macundan bize göndersin.” Biz de acilen aile dostumuza, kızımız için hazırladığımız macunlardan, 3-4 kavanoz kargo ile gönderdik. Aradan 20 gün geçtikten sonra, genç doktor, bizi arayarak annesinin iyileştiğini ve ameliyat olmaya gerek kalmadığını söylüyor. Ve şunları ilave ediyor. “Hüseyin amca ben doktor olduğum için, böyle şeylere inanmazdım. Ama, annemin iyileşmesi bu konudaki kanaatimi müspete çevirdi.”

Daha sonra yine aynı genç doktorumuz, beyin tümörü olan bir hastası için bizden bu ballı macunları istedi. Bizde doktor kardeşimize şunları söyledik. “Genç doktor kardeşim, bu benim gönderdiğim ballı macunlar, bir gıda maddesidir. Hem kendin, hem annen, hem de, hastaların bu ballı macunları hiç çekinmeden, rahatlıkla yiyebilirler.” Yine aradan 20 gün sonra, doktor kardeşimiz bizleri tekrar arayarak, beyin tümörü hastasının da fayda gördüğünü, telefonda ifade etti. Bunun üzerine, biz bu elimizdeki 19k şifalı bitki karışımının mahiyetini öğrenmek için, Eskişehir Anadolu Üniversitesinin, Bitki Araştırma Merkezine, karışımı gönderdik. Altı ay üzerinde çalışma yaptıktan sonra, telefonla arayarak bizimle görüşmek istediler. Gittik görüştük. Bize söylenen söz şu idi:“Bu altı ay içerisinde yapılan deneylerde, çok enteresan şeyler bulduklarını, ama bu çalışmaların tamamını, bir rapor halinde bize vermelerinin mümkün olmadığını, sadece sağlığa zararı olmadığına dair bir rapor verebileceklerini” söylediler.

Bunun üzerine TÜBİTAK’ta çalışan Profesör bir araştırmacıya, Eskişehir’in verdiği raporu ve numuneyi gönderdik. TÜBİTAK bu numuneyi Amerika’ya gönderiyor. Amerika’dan gelen raporda, “tümör testinde etkili çıktı” cümlesi bulunuyor. Biz bu raporu Profesörden istedik. Fakat, bu raporu bize vermelerinin, mümkün olmadığını mektupla bildirdiler.

Bu arada, 19k gıda maddelerini, bizi tanıyan bazı dostlarımıza, rahatsızlıklarından dolayı kullandırdık veya gönderdik. Onlardan da fevkalade güzel neticeler alındı.

Bütün bunlardan sonra Bediüzzaman Hazretlerinin talebesi olan o mübarek zata tekrar ziyarete gittik. Bu ikinci gidişimizde, bir kavanoz ballı macun götürdük. Kapağını açtı, ballı macundan bir miktar tattı. Çok beğendi ve bu ballı macunlardan istedi. Biz hemen kısa zamanda bu ballı macunlardan hazırlayarak kendisine götürdük.

Daha sonra bu mübarek zat, bizleri arayarak, bu ballı macunlardan tekrar istedi. Sonradan öğrendiğimize göre, bu ikinci istediği ballı macunları bazı hastanelere, doktorlara, Profesör ve Doçent tanıdıklarına göndermiş. Bir ay sonra bizi arayarak, hem ballı macun getirmemizi, hem de, bizimle bazı mühim şeyler konuşacağını söyledi. Gittik, ballı macunları teslim ettik.

Bizimle görüşeceği özel meseleleri görüşmeye başladık. Odanın içinde öbek öbek mektuplar vardı. Bu mektuplardan bazılarından pasajlar okudu. Bizlere şunu anlatmaya çalışıyordu. Muhtelif yer ve kişilere gönderdiği ballı macunlardan, fevkalade güzel neticeler alınmış ve mektuplarla duygu ve düşüncelerini, bal karışımı macun hakkındaki, kanaatlerini ifade etmeye çalışmışlar.

O mübarek zat ta, bu müspet kanaatleri bize aktarmaya çalışıyordu. Netice olarak o mübarek zat, bizim bu işe ağırlık vermemizi, bütün diğer işleri bırakıp tamamen bu işle ilgilenmemizi tavsiye ediyordu. Biz de bu tavsiyeleri değerlendirerek, çalışmalarımızı, mesaimizi bu konu üzerinde yoğunlaştırdık.

Piyasada yayımlanmış ne kadar şifalı bitkiler ile alakalı kitap varsa, bunları temin ettik. Bu kitapları bilgisayarımıza aktardık. Çalışmalarımız on sene devam etti. Neticede adını “İKSİR” koyduğumuz “Şifalı Bitkilerle Tedavi Yolları” adı altında, bir kitabımız Nesil Yayınları tarafından neşredildi. Bu kitap çalışmasının yanı sıra, mevcut işyerimizi baharat satan bir iş yeri haline getirdik.

Şifalı bitkiler üzerine çalışmaya başladık. Öncelikle 19 bitkinin üçte birini kendi yöremizden, üçte birini Türkiye genelinden, üçte birini de yurt dışından temin ederek 19k adını verdiğimiz bir karışım ortaya çıktı. Bu karışımı öğüterek ince ve kalın tozunu ayırdık. Eleğin üzerine gelen kalın tozunu çay olarak kullandık. İnce tozunu ise bal ile karıştırarak, ballı macun haline getirdik. 19 şifalı bitki karışımını, imbik sistemine atarak damıtma yolu ile yağını ve suyunu elde ettik. Yağını ve suyunu, içilebilecek hale getirerek hülasa ismini verdiğimiz, güzel bir karışım ortaya çıktı. Bu altı maddeyi, bir gıda maddesi gibi kullanmak suretiyle en ciddi ve tehlikeli hastalıklardan dahi fevkalade güzel neticeler aldık. 19k Gıda maddelerinin üretim izinleri alınmıştır.

Yıllar sonra Bediüzzaman Hazretlerinin talebesi olan, o mübarek zatı tekrar ziyarete gittiğimizde, Gediz’in dışında, Antalya veya ona benzer bir vilayete yerleşmek istediğimi söyledim. O mübarek ağabeyimiz, Gediz’den ayrılmamıza rıza göstermedi ve şunu söyledi:“Gediz’den ayrılmana gerek yok. Mademki Cenabı Hak size böyle bir şey ihsan etmiş, sizi arayan bulur. Sabredersen dünyanın her tarafından, sizi arayanlar olacak, bana soracak olursan, ben senin Gediz’den ayrılmana razı değilim.” Bu görüşmeden sonra biz, Gediz’den ayrılma fikrinden vazgeçtik.

Şu anda bir aile şirketi kurarak bu faaliyetimizi Gediz’de devam ettirmeğe çalışıyoruz. Bu faaliyetlerin yanı sıra internette bir sayfa hazırladık. 19k Gıda Maddeleriyle alakalı çalışmalarımızı, gerekli bilgi ve araştırmalarımızı internette yayımlıyoruz. Dünyanın bir çok yerinden, Internet aracılığı ile, insanlar bizleri arıyorlar. (www.19k.biz - www.kanser.tv) Biz de onlara faydalı olmaya çalışıyoruz.

Böylece Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin talebesi olan o mübarek zatın, bize söylemek istediği şey, ortaya çıkmaya başlamıştır. Rabbim ondan ebediyen razı olsun. Saadeti dareyne mahzar eylesin. Amin.

DAHA GENİŞ BİLGİ İÇİN ARAYINIZ:
YETKİLİ KİŞİ: YUSUF SAİT ŞENGÖZ
İŞ YERİ TELEFONU: 0 274 412 25 84
İŞ YERİ FAKSI : 0 274 412 81 31
CEP TELEFONU : o 542 374 22 92
www.19kkanser.com - www.19kpazarlama.com

yukarıˆ
KANSER HASTALARINA ÇOK ÖNEMLİ TAVSİYELER: VÜCUDUNDA KİST, TÜMÖR, UR, KİTLE, OLAN HASTALARIN DİKKAT EDECEĞİ HUSUSLAR

KANSER HASTALARINA ÇOK ÖNEMLİ TAVSİYELER:
VÜCUDUNDA KİST, TÜMÖR, UR, KİTLE, OLAN
HASTALARIN DİKKAT EDECEĞİ HUSUSLAR

ETLER:

Dana ve sığır; Etini, devamlı yemeyiniz. Dana ve sığır etini, Amerika gibi çok tüketen ülkelerde, yapılan araştırmalara göre: kalın bağırsak kanseri, kötü huylu tümör, basur, cilt hastalıkları ve damarların daralması gibi hastalıklar çok görülmüştür. ( Bir insan vücudunda 100 bin km. kılcal damar olduğu tıp tarafında tespit edilmiştir.) Dana ve Sığır etinin zararı baharatla telafi edilir. ( Çömlek veya güveç içerisine et konur, Kekik, kimyon baharat ilave edilir. Ağzı iyice kapatılır, hafif ateşte pişirilir. )

“Sütü şifa, yağı deva, eti marazdır.” Hadisi Şerif.

KOYUN:

Peygamberimiz Aleyhisselatü Vesselam, bir yaşındaki koyunun sağ ön kolunu severmiş.

ERKEÇ:

Erkeç, keçinin erkeğinin kısırlaştırılmışıdır, yemekte sakınca yok. Kıymayı erkeçten yaptırabilirsiniz.

BALIK:

Etle aynı besin değerine sahiptir. Daha az yağlıdır. Zayıflamak isteyenler ve şeker hastaları balığın, haşlanmışını ve ızgarasını tercih edebilirler.

TAVUK:

Köy tavuğu yemekte sakınca yoktur. Hazır tavukların hormonlu olma ihtimali çok yüksektir. Dikkat.

KÖMÜR IZGARASI:

Kömür ızgarasında kızartılan etlerden damlayan yağlar, kanser yapıcı maddelere dönüşerek havaya yayılırlar. Izgara etin mis gibi kokusu, aslında kanser yapıcı maddelerle doludur. Ayrıca etin üzerine yapışıp yanan yağlar da, benzer şekilde kansere sebep olur. Bu yüzden ızgarayı, etleri yandan ve üstten ısıtacak şekilde (döner gibi) yada ateşle teması olmayacak şekilde alüminyum folyolara sararak, yağsız tavada ve orta hararette yapmak gerekir.
Yanmış yağ kanserojen maddeye dönüşür.

MERCİMEK:

Vücudunda kist ve tümör bulunan hastaların iyileşinceye kadar mercimek yemesi uygun değildir. Kabızlık için birebirdir. Görme kuvvetini artırır, zekayı geliştirir.

PATLICAN:

Vücudunda kist ve tümör bulunan hastaların iyileşinceye kadar patlıcan yemesi uygun değildir. Karaciğer, böbrekleri kuvvetlendirir. Kolesterolü düşürür, damar tıkanıklığına iyi gelir, çarpıntıyı önler. Gut (eklem ağrıları) romatizma ve mideye iyi gelir. Ayrıca: şeker hastalarına közlemesi ve salatası tavsiye edilir.

SEBZE VE MEYVE:

Her sebze ve meyvenin mevsimine göre yenilmesi daha uygundur. Ayrıca bolca tüketilmesi faydalıdır. (Şeker hastası; şekeri düşürme endeksi düşük olan meyveleri tercih etmelidir.) Bunların doğal olmasına, sebze ve meyveler yetiştirilirken genetik değişiklik yada hormon uygulaması, bilinçsiz ilaçlama yapılmamış olmasına dikkat etmek gerekir. Gelecek bölümlerde daha geniş açıklama var.

NOT - AÇIKLAMA:

Meyveler yemeklerden yarım saat önce veya iki saat sonra yenmelidir. Yemeklerden hemen sonra yenirse, midemizdeki gıdalarla mayalaşarak alkole dönüşmekte ve karaciğere zarar vermektedir.

ÇOBAN SALATASI:

Mevsime göre salata olarak yenilebilecek her türlü sebze yenmelidir. Sebzeler, hormonsuz olmalıdır.
SALATA YEMEĞİ
Aşağıda isimleri liste halinde verilen sebzeler; karıştırılarak çoban salatası yapılır. Limon (sirke de olabilir) ve zeytin yağı ilave edilir. Yemeklerden 30 dakika Önce veya ara öğünlerde yenir.

Bu çoban salatası; 1. Kanser hastalarına 2. Şeker hastalarına 3. Zayıflamak isteyenlere tavsiye edilir.

Şekeri düşürür, tansiyonu ve kolesterolü dengeler.
Kanı çoğaltır, kanı temizler ve damarları açar.
Lifli besinler olduğu için; kanserle savaşır, hazmı kolaylaştırır ve zayıflatır.

DOMATES:

Aç karına suyu içilir. Elde yenir. Yemekler de ve çoban salatasında kullanılır.

HAVUÇ:

Soymadan iyice yıkanır, elde yendiği gibi; Çoban salatasında da kullanılır. Kızartması, şişmanlatır. Şeker hastalarına tavsiye edilmez.

ISPANAK:

Yemekler de ve çoban salatasında kullanılır.

LAHANA:

Taze yaprakları elde yenir. Yemeği yapılır. Çoban salatasında kullanılır.

LİMON:

İçilir. Çoban salatasında kullanılır.

MARUL:

Elde yenir. Çoban salatasında kullanılır.

NAR EKŞİSİ:

İçilir. Çoban salatasında kullanılır.

MAYDANOZ:

Elde yenir. Çoban salatasında kullanılır.

PATATES:

Haşlanmışı; elde yenir, Yemekler de ve çoban salatasında kullanılır. Kızartması şişmanlatır ve şekeri yükseltir.

PATLICAN:

Közlemesi. çoban salatasında kullanılır.

ROKA:

Elde yenir. Çoban salatasında kullanılır.

SALATALIK:

Elde yanir. Çoban salatasında kullanılır.

SEMİZOTU:

Elde yenir. Yemekler de ve çoban salatasında kullanılır.

SİRKE:

İçilir. Çoban salatasında kullanılır.

SİVRİ BİBER:

Elde yenir. Çoban salatasında kullanılır.

SOĞAN:

Çoban salatasında kullanılır. Ayrıca; akşamdan doğranır, suyun içine ıslanır, sabaha kadar bekletilir. Süzülür. Suyu içilir. Soğanı salatada kullanılır. Yemeklerde kullanırken yağda yakmayınız.

TERE:

Elde yenir. Çoban salatasında kullanılır.

TURP:

Elde yenir. Çoban salatasında kullanılır.

YERELMASI:

Elde yenir. Çoban salatasında kullanılır.

YUMURTA:

Haşlanmışı, elde yenir. Çoban salatasında kullanılır. Haşlanmışı tok tutar.

ZEYTİN YAĞI:

Çoban salatasında kullanılır.

YAĞLAR:

Yağlardan hayvanın iç yağları, kolesterol yapan sıvı yağlar, yani damarları tıkayan yağlar hariç, koyunun kuyruk yağı, tereyağı ve zeytinyağı yenmelidir. ( Kuyruk yağı romatizma, siyatik, bel ağrısı eklem kireçlemesi ve menüsküs için tavsiye edilir. )

(Hadisi Şerifte, dağda otlamış üç yaşındaki koyunun kuyruk yağı tavsiye edilmektedir. )

Kuyruk yağı;

Üç yaşında dağda otlamış olanı tercih edilmelidir. Romatizma, siyatik, bel ağrısı, eklem kireçlemesi ve menüsküs için tavsiye edilir.

Tereyağı;

Hadisi Şerifte “yağı devadır” buyuruyor. Mideyi yormaz, kolesterolü artırmaz, damarları tıkamaz.

Zeytinyağı;

Vücudu besler, tok tutar, kolesterolü düşürür, kalp ve damarları korur, safra kesesi ve raşitizm hastalığı için faydalıdır. Karaciğerin temizlenmesine yardımcı olur. Kabızlık için faydalıdır. Böbrekleri temizler ve taşların düşmesine yardımcı olur. “70 derde devadır.”

KEPEKLİ UN VE KEPEKLİ EKMEK

Kepeği alınmamış undan yapılmış ekmek yiyiniz. Peygamberimiz, (a.s.m) unu kepeğiyle ekmek yaptırmış. %30 Kepek % 70 Un olmalıdır.
Kepekli ekmek; bağırsak kanserine yakalanma ihtimalini yüzde 50 oranında azaltıyor. Kepekli ekmek, safra kesesinde taş oluşması ihtimalini de azaltıyor. Çünkü kepek ekmeği; beyaz ekmek, çavdar ekmeği ve mısır ekmeği gibi diğer ekmek türlerinde bulunan bütün vitamin ve mineralleri içerir. Bunun yanında kabızlığı önleyen kepekli ekmek, iştahı keser kilo vermeye yardımcı olur. Kolay hazmedilir.

Kepek ekmeği; metabolizmanın çalışmasını hızlandırdığı için, sindirimle ilgili rahatsızlıklara ve kabızlığa da birebir çözümdür. Bağırsakların çalışmasını sağladığı gibi, bağırsak kanserini ve hemoroit oluşumunu da engeller.

Kepek ekmeği; östrojenin ( kadınlık hormonu ) dolaşımını da azaltır. Bu da kadınlarda, göğüs ve rahim kanserini önleyen bir faktör oluşturur.

Kepekli ekmek; şeker hastalarının ve kilo problemi olan kişilerin rejim listelerinin başında olmalıdır.

Kepek ekmeği; kalp ve dolaşım hastalıklarına iyi gelir. Besin değeri yüksek, ekonomik bir gıdadır.

BULGUR:

Fıtri olarak yetişen buğdaydan yapılırsa, bulgur pilavını, üzüm hoşafı ile bol miktarda yiyiniz. Bulgur pilavı, üzüm hoşaf ile yenirse kan yapar.

PİRİNÇ:

Esmer pirinci evinizden eksik etmeyiniz. Bağırsak rahatsızlıkları için birebirdir. Şekeri düşürür.

BAL:

Soframızdan eksik olmasın, şifalıdır. “İki şifa biri Kur’an, biri bal” Hadisi şerif. Mikropların üremesini önler, beyin hücrelerinin beslenmesinde büyük rolü vardır. Vakitsiz ihtiyarlamaya engel olur. Çiçek balı zayıflamak isteyenlere ve şeker hastalarına tavsiye edilmez. Şeker hastaları ve zayıflamak isteyenler; çam balının ikinci ve üçüncü sağım veya mahsulünü kullanmalıdırlar.

İNCİR VE ZEYTİN:

İncir ve zeytin konusunda ayeti kerime var. (Kuru incir, zeytin yağı içinde 15 - 20 gün, güneşte bekletilerek yenir ve yağından içilirse, sperm sayısını artırır.

İncir; Hamileler ve çocuklar için çok faydalıdır. Az yenirse şekeri yükseltmez, kolit, akciğer ve yorgunluğa iyi gelir. Hazmı kolaylaştırır, kabızlığı giderir.

Zeytin; Zayıflamak isteyenler ve şeker hastaları yiyebilirler. “Zeytin Yağı 70 derde devadır.” Hadisi Şerif.

ÜZÜM:

Beyin için faydalıdır. Hafıza için her gün 21 adet kuru üzüm tavsiye edilmiştir.
Kanı çoğaltır. Kalbi, mideyi ve bağırsakları kuvvetlendirir. Böbreklerin çalışması, beden ve beyin yorgunluğuna iyi gelir. Zindelik, canlılık ve enerji verir.
Zayıflamak isteyenlere ve şeker hastalarına tavsiye edilmez. Şekeri yükseltir. Ölçüyü kaçırmayınız.

KIZARTMALAR:

Yağda kızartma yaparken aşırı kızartılmamalı, vasat olmalı. Yanmış yağ; kanserojen maddeye dönüşür.

YANIK YAĞLAR:

Tekrar tekrar kullanılan yağlar Kanserojen maddeye dönüşüyor. Aşırı yanmamalıdır.

YEMEK PİŞİRME METODU:

Yağlar; yemek yapılırken yanmamalıdır. Çift tabanlı tencere tavsiye edilir. Malzemesi konur hafif ateşte pişirilir. Besinlerin taze olanlarının yenmesi çok önemlidir. Bilindiği gibi bir sebze veya meyve dalından koptuğu andan başlayarak vitamin, mineral ve diğer besin değerlerini yitirmektedir. Pişirilen yiyecekler de bekletildiklerinde besin kaybına uğrarlar. Yiyecekleri pişirmeden yediğimizde besin değerleri, pişirerek yediğimize oranla daha yüksektir. Bu da besleyici değerini arttırmaktadır. Besinleri az suyla, yada kendi suları ve yağlarıyla veya az yağ kullanarak pişirmek en iyisidir. Kendi suyu ve yağıyla pişen yemekler hem daha lezzetli hem daha besleyici olur.

YEMEK VE İÇMEK:

Çok sıcak ve çok soğuk yemeyiniz ve içmeyiniz. Beş saat geçmeden yemeyiniz, yemekten sonra 2 saat geçmeden su içmeyiniz.
Mide çalışırken, soğuk su içilirse midenin çalışmasını önler. Yemek, içmek sadece beslenmemiz için gerekli değildir. Bizim yaşamdan keyif almamızı da sağlar. Bu sebeple yemek saatlerimizi keyfe dönüştürmeliyiz. Hastalar genellikle kendilerini geriye çeker, aile ve akrabalarından uzak dururlar. Sürekli hastalıklarını düşünür, günlük sosyal aktivitelerden uzaklaşırlar. Oysa bu yanlıştır. Aileyle birlikte keyif içinde yemek yemek daha sağlıklıdır. Doktorlar engellemediği sürece sosyal yaşamdan uzaklaşmamak, normalde sürdürülen yaşama devam ettirmek en iyisidir. Ayrıca sofraların özenli ve güzel olması, sofraya getirilen yemeğin görünümü ve sunumuna da özen gösterilmesi çok önemlidir. Hastaların iştahının yerine gelmesi demek, onların yeniden yemek yiyebilmeleri ve kendilerini daha iyi hissetmeleri, dolayısıyla yaşam kalitelerinin artması demektir. İnsan bedeni için, az az ve sık sık yemek yemek daha sağlıklıdır. Ara öğünlerde taze meyveler tavsiye edilir. Yiyeceğimiz şeyler çeşitli ve besleyici olsun.
Devamlı acı yemeyiniz. Aşırısından kaçınınız.

HORMON:

Hormonlu gıdalardan sakınılmalıdır. Bilhassa seralarda yetişen hormonlu gıdalardan. Fıtri olmayan, sonradan yapılan bir müdahale ile yetiştirilen, çekirdeksiz meyve ve sebzeler kısırlık yapar.
Suni yemle beslenen hayvanları yemeyiniz.
Suni gübre ile yetişen bitkileri yemeyiniz.
Hormonlu gıdalar, kanseri daha çok tetikler.

RADYASYON:

Radyasyon ve radyasyonlu gıdalardan sakınılmalıdır. Radyasyondan dolayı dağlarda ağaçların bazıları kurumuştur. (Çernobil olayına dikkat) Röntgen çekimleri sık olmamalıdır. Yılda bir kez çekilen röntgenin de kanser yapacağı düşünülmemelidir. Ayrıca bilgisayardan, dijital saatlere ve cep telefonundan televizyona kadar pek çok alet radyasyon yaymakta ve biz de bunların etkisinde kalmaktayız. Televizyonu yakından seyretmek, cep telefonundan gerekmedikçe konuşmamak, bilgisayarların arkasında oturmaktan kaçınmak bizi az da olsa radyasyonun zararlı etkilerinden korur. Uzun süre bilgisayarda çalışanların çıplak ayakla çalışmaları yararlı olur. Devamlı röntgen ışınlarına maruz kalmayınız Ayrıca radyasyon etkisinde kaldığımız zaman yapılacak en iyi şey hemen duş almaktır.

KATILAŞTIRILMIŞ YAĞLAR (MARGARİNLER):

Sindirimi oldukça zordur. Kalp ve damar hastalıklarına yol açar. Sağlıklı ve dengeli bir beslenme listesinde margarine yer yoktur.

Katılaştırılmış yağlar; yani eksi 40 - 50 derecede hidrojenle dondurulan bitkisel yağlar; 36 - 37 derece olan vücut sıcaklığında erimez.

Deneyiniz. Avuçlarınıza bir miktar tere yağı, bir miktar da margarin alınız. Acaba hangisi çabuk eriyecek, deneyiniz. Peygamberimiz; tereyağını tavsiye ediyor.

ÇAY VE KAHVE:

Çok çay ve kahve içmeyiniz. Çünkü çay ve kahve besinlerle alınan minareleri bağlayıp kana karışmasını engeller.

Bilhassa yemeklerden hemen sonra içilen çay ve kahve, demirin kana geçmesini engelleyerek kansızlığa sebep olur. Damar sertliği yapar.

Aşırısından kaçınınız. Aşırı siyah çay içmeyiniz, İçmek gerekirse birkaç damla limon damlatınız.
Çernobil olayını hiç bir zaman unutmayınız. Çayı demlerken, mutlaka soğuk su ile yıkayınız.
Tedbirli olmalıyız. Limon hayat kurtarır.

Şifalı bitkilerin çayını veya yeşil çayı tercih ediniz.

ALKOL VE ALKOLLÜ İÇECEKLER:

Alkol kullanmayınız. Çünkü çok tehlikeli hastalıklara sebep olduğu tıbben açıklanmıştır. Siroz hastalığı gibi.

KOLALI İÇECEKLER,
GAZOZ VE HAZIR MEYVE SULARI:

Kolalı içecekler, gazoz ve hazır meyve suları az içilmelidir. Çünkü kolalı içeceklerin içinde Asit düzenleyici sitrik asit (E330) vardır. Gazoz ve kolalarda asit fazla olduğundan, çocuklarda diş çürümelerine sebep olurlar. Zayıflamak isteyenlerin ve şeker hastalarının içmemesi gerekir. Susuzluğu gidermek için en iyisi, en güzeli, doğal memba sularıdır. Gazsız sodalar, şekersiz bitki ve meyve suları susuzluğu gidermek için idealdir.

SİGARA:

Sigara içmeyiniz. Kanser yaptığı, sayısız bilimsel çalışmayla tespit edilmiş olan sigara, bütün tehlikesine rağmen, bağımlıların vazgeçemediği bir zararlı alışkanlıktır. Sigara içen kişilerin, %100 kanser olma ihtimali kuvvetlidir. En iyisi, hiç başlamamak.

İÇME SULARI:

İçme suları ilaçsız olmalıdır. Doğal memba suları içiniz. Çünkü vücutta ortaya çıkan zararlı ve zehirli maddeleri temizleyip idrarla dışarı atmak için bol miktarda su içmeliyiz.
Kabızlığı önler. Tokluk hissi verir. Yağ depolanmasına engel olur. Böbrekleri çalıştırır. Günlük su ihtiyacımız 2 litre kadardır. Bitki ve meyve çayları ile doğal meyve suları susuzluğu gidermek için idealdir.

ZEMZEM SUYU:

- Açlığını gidermek için içen kişinin açlığını, susuzluğunu gidermek için içenin susuzluğunu giderir.
- Bol bol içmek çok faydalıdır.
- Tadı kendine has özeldir.
- İçilmesi sünnettir.
- Misafirlere ikram edilecek en güzel hediyedir.
- Dünyanın en içilebilir ve sağlıklı suyudur.
- Besleyici ve mineral bakımından zengindir.
- Cennet pınarlarındandır.
- Açları doyurandır.
- Mikrobik hastalıklara karşı etkili olan florürleri barındırır.
- İçinde hiçbir bakteri ve mikro organizma bulunmaz.
- Bedene kuvvet verir.
- Kalp krizine şifadır.
- Baş ağrısını giderir.
- Gözün görmesini ziyadeleştirir.
- Birçok hastalığın şifasıdır.
- Ne niyetle içilirse ona deva olan, her derde deva mübarek bir sudur.
- Zemzem gazlı bir içecektir. Karbonat litrede 366 mg’dır.
- Zemzem suyunda, Kalsiyum ve magnezyum tuzlarının oranının yüksek olması; yorgun insanları yüzlerine sürdükleri zaman ferahlatıyor.
- Zemzem suyunun mayalama özelliğinin de bulunduğu ortaya çıktı. Alman kimyacılar, Zemzem'in normal bir su ile karıştırıldığında baskın gelip bütününü Zemzem özelliğine çevirdiğini belirtiyorlar.
- Besleyicidir içinde bir çok mineral barındırmaktadır.
- Aluminyum, Bakır, Bikarbonat , Bromür, Çinko, Demir, Florürler, Hidroarsenat, Hidrofosfat, İyodür, Kalsiyum, Karbonat, Klor, Krom, Kükürt, Magnezyum, Mangan, Metaborik asidi, Metasilikat, Potasyum, Radon, Serbest karbondioksit, Serbest oksijen, Sodyum, Sülfat.
- Hangi niyet ve ne için içilirse ona göre netice verir.
- İçildiği an, duânın kabul edildiği andır.
- Bazı küçük günahlara keffaret sayılır.

OKSİJEN TEDAVİSİ VE BUHAR TATBİKATI:

Akciğere gelen kanın temizlenmesi için oksijen tedavisine ihtiyaç vardır. Normalde ormanlık bölgelerde yaşayan insanlar fıtri olarak oksijen tedavisini hiçbir tıbbi müdahale ihtiyaç duymaksızın elde etmektedirler. Büyük şehirlerde yaşayan insanların ise, fıtri oksijen tedavisini alabilmeleri mümkün değildir. Ancak, şifalı bazı bitkilerle yapılacak olan buhar tatbikatıyla bu mümkün olabilecektir. Çünkü akciğere gelen kirli kanın, alınacak bol oksijenle temizlenmesi mümkündür. Şöyle ki; oksijen kandaki karbon ile birleşince karbondioksit olarak dışarı atılır. Böylelikle hem kan temizlenmiş olur, hem de vücudun ısısı meydana gelir. Bu da gösteriyor ki; insan sağlığı açısından vücutta bulunan kanın mutlaka oksijen tedavisi ile temizlenmesi gerekmektedir.

GÜNEŞ IŞINLARI:

Sürekli güneş ışınlarına maruz kalmayınız. Özellikle son yıllarda ozon tabakasında meydana gelen deliğin büyümesi sonucu, güneşin zararlı ültraviyole ışıkları deriyi zedeleyerek kansere yol açmaktadır. Özellikle beyaz tenli, açık saç ve göz rengine sahip kişiler, esmerlere göre daha fazla risk altındadır. Derinin üst tabakasının hemen altında yer alan ve deriye rengini veren pigment dediğimiz kahverengi maddecikleri içeren hücreler, sarışınlarda esmerlere göre daha azdır. Aslında bu pigmentler güneş ışığının zararlı etkisini önleme görevini yaparlar. Bu sebeple esmerlerde deri kanseri daha az, sarışınlarda daha fazla görülür. Ancak bu pigmentlerin koruyucu etkisi de sınırlıdır. Bu sebeple, güneş ışığının uzun süre etkisinde kalanlarda, deri kanserleri geliştiği bilinmektedir. Ozon tabakası deliğinin büyük olduğu bölgeler (Avustralya gibi) daha fazla risk altındadır.
Güneş ışığının bu zararlı etkisinden korunmak için güneşte kalmamaya özen göstermeli özellikle saat 10-16 arası güneşten uzak durulmalı, güneşe çıkarken bedeni koruyan giysiler giyilmeli ve koruyucu faktörü yüksek güneş kremleri sürülmelidir. Ayrıca kozmik ışınlardan korununuz.

DENGELİ VE SAĞLIKLI BESLENME:

Ağız yolu ile alınan besinler, önce ağızda, sonra mide, on iki parmak ve ince bağırsakta bazı işlemlere tabi tutulduktan sonra emilerek kana geçmektedir. Kana geçen bu besinler, kanda bulunan alyuvarlar vasıtasıyla hücrelere ulaştırılmaktadır. Kan ve kan dolaşımının genel manada iki vazifesi vardır. Birinci vazifesi, hücrelerdeki tahribatı tamir etmek, ikinci vazifesi ise, ölen hücrelerin toplanarak vücudun temizlenmesidir. Kanın içinde bulunan alyuvarlar, akyuvarlar gibi diğer maddelerinde, kanda mutlaka dengeli bir şekilde bulunması gerekmektedir. Mesela: Kanda alyuvarın azalması halinde kan seviyesinin azalması, yani kansızlık demektir. Kan seviyesinin azalması da insan vücudunda bulunan hücrelerin beslenememesine sebep olur. Bunun için kan seviyesini arttıran gıda maddelerinin bol miktarda tüketilmesi gerekmektedir. Akyuvarlar, insan vücudunun askerleri gibidir. Azalınca vücut savunmasında yetersiz kalırlar. Haddinden fazla çoğalması halinde de kana geçen ve alyuvarlar vasıtasıyla hücrelere taşınacak olan besinleri kullanarak, hücrelerin yine besinsiz kalmalarına sebep olurlar. Böylece beslenemezler. Bu durumun ortaya çıkmaması ve vücut sağlığı açısından dengeli ve sağlıklık bir beslenme için bazı mineraller, vitaminler ve bitkisel besinlerin mutlaka alınması ve çokça tüketilmesi gerekmektedir.

LİFLİ BESİNLER BİR ÇOK HASTALIĞI ÖNLER
BİLHASSA KİST, TÜMÖR VE KANSER GİBİ:

Bir insanın ortalama günlük lif ihtiyacı 40 - 50 gram kadardır. 1 Dilim kepekli ekmekte 1.4 gram - Yarım bardak esmer pirinçte 1.0 gram - Yarım bardak bulgurda 0.9 gram - 1 bardak makarnada 1.1 gram - 1 orta elmada 3.5 gram - 3 orta kayısıda 1.8 gram - 1 orta muzda 2.4 gram - yarım greyfurtta 3.1 gram - 1 orta portakalda 0.8 gram - 1 orta armutta 1.9 gram - yarım bardak kuru fasulyede 7.3 gram - yarım bardak mercimekte 3.7 gram lif vardır.
Pişmiş sebzelerden yarım bardak bezelyede 3.6 gram - 1 orta patateste 2.5 gram - yarım bardak ıspanakta 2.1 gram - yarım bardak kabakta 1.8 gram lif bulunur.
1. Enerji değerleri sıfıra yakındır. Çünkü bağırsaklarda parçalanmazlar.
2. Suda dağılmazlar, suyu çekerler. Bu sayede doygunluk hissi verirler.
3. Bağırsakları çalıştırırlar ve kabızlığı önlerler.
4. Midede eriyen lifler tokluk hissi verirler ve midenin boşalmasını sağlayarak, kolesterolün düşmesine yardımcı olurlar.
5. Yağ ve şekerlerin emilmesini yavaşlatarak, yağ deposu olmayı azaltırlar.
6. Tüm zararlı maddeleri sürükleyerek, emilmelerini önlerler ve dışarı atılmasını sağlarlar. Bu sayede kanser yapıcı maddeleri engelleyerek, kanseri önlerler.

KÜFLENMİŞ GIDALAR:

Küflenmiş gıdalardan sakınmalıyız. Küflenmiş tahıl, yer fıstığı ve bakliyatla bedene giren bu maddelerin kanser yapıcı etkisi bilimsel çalışmalarla ispatlanmıştır. Bunun dışında bozulmuş ve küflenmiş her türlü yiyecekten uzak durmak sağlığımızı korumak açısından da önemlidir.

BEDENİNİZİN SESİNİ DİNLEYİN:

Beden, kendisine neyin gerekli olduğunu bilir ve isteklerini ve iştahı ona göre ayarlanır. Bu yüzden bedeninizin sesine kulak verin. Size ne gerekiyorsa o söyleyecektir. Kurallara aykırı bile olsa bazen hastanın iştahı ve istekleri doğrultusunda hazırlanan yemekler rahatsızlık vermediği gibi hastaya faydalı olur. Zaten zararlı olanı beden reddedecektir.

KİMYASAL TEMİZLİK MADDELERİ:

Çamaşırlar yıkanırken cildi tahriş eden deterjan kullanmayınız. Lavabolara atılan yuvarlak koku gidericiler aslında benzen maddesi içerirler. Bu maddelerin kokusunu uzun süre solumak lösemiye sebep olur.
Kullandığımız maddelerin içinde neler olduğuna dikkat etmek ve kansere yol açan maddelerden uzak durmak gerekir. Naftalin de bunlardan biridir. Giysilerimizi naftalinlerken tozunu solumamak, odayı ve giysileri iyice havalandırmak gerekir.

KİMYASAL BOYALAR VE CİLALAR:

Bazı boya ve cilaların çeşitli kanser türlerine sebep oldukları, bilimsel çalışmalarla gösterilmiştir. Bu sebeple, boya ve cila yapılan ortamdan uzak durmak, boyanan mekânı iyice havalandırmak gerekir. Bazı mobilya cilalarının uzun süre koku salarak, sağlığa zararlı olduğu bilinmektedir. Bunlar sadece kanser değil başka hastalıklara da sebep olmaktadır. Ev dekorasyonunda ve mobilya cilasında bu tip maddeleri kullanmamak gerekir.

DİŞ SAĞLIĞI:

Ağızda çürük diş bulundurmayınız. Yemeklerden sonra, mutlaka dişlerinizi fırçalayınız. Lokmaları iyice çiğneyiniz. Sindirimin iyi olması için, iyi çiğnemek çok önemlidir. Halk arasında da söylendiği gibi iyi çiğnemek hazmın yarısıdır veya midenin dişi yoktur.

SÜT:

Süt şifalıdır. Bilhassa inek sütü anne sütüne en yakın süttür. Katkısız olmak şartıyla tavsiye edilir.
Çocukların büyümesi ve beyin faaliyetlerinin artmasına yardımcı olur.
Saç ve cilt güzelliğine katkıda bulunur. Kişiyi zinde tutar ve enerji verir.

TUZ:

Tuzu fazla kullanmak sakıncalıdır. Tuz 70 derde devadır, fazlası zarardır. Vasatı muhafaza etmek şarttır. Perhize dikkat etmeliyiz. Her şeyin normali, vasatı ve Sünnete uygun olanı iyidir. Günlük ihtiyaç bir tatlı kaşığı. Himaliya tuzunu tavsiye ediyoruz.

Himalaya Tuzu doğal ve etkili bir antihistaminiktir. Astım tedavisinde kullanılır.
Himalaya Tuzu vücutta sitresi azaltan bir öğedir.
Beyin hücrelerinden asit fazlasının çıkarılmasını sağlar.
Böbreklerdeki asitin temizlenmesini sağlar. Vücutta yeterli tuz olmazsa asitlik giderek artar.
Duygusal ve ruhsal sorunların tedavisinde kullanılır.(lityum)
Tuzlu su, doğal antioksidan görevlerini yapar ve vücudu zehirli atıklardan temizler.
Tuz, kanserden korunma ve kanser tedavisi için kullanılır.
Tuz, kas sıklığının ve gücünün korunmasını sağlar.
Düzensiz kalp ritmini dengeler, tansiyonu düzenler.
Uyku düzenini sağlar uykuyu düzenler. horlamayı önler.
Diyabetik tedavisinde gerekli bir öğedir.
Vücut hücrelerinde, hidroelektrik enerji üretimini sağlar.
Doğumdan ölüme kadar sinir hücrelerinde bilgi ve iletişimi sağlar.
Besinlerin bağırsaklarda emilimini sağlar.
Özellikle astım anfizem ve kistik fibröz vakalarında akciğerleri mukoz salgıdan ve yapışkan balgamdan korur.
Dil üzerine konan tuz geçmek bilmeyen kuru öksürüğü tedavi eder.
Boğazda balgam toplanmasını ve sinüs tukanıklığını giderir.
Gut ve guta bağlı artritin önlenmesini sağlar.
Uykuda ağızdan çıkan aşırı tükürük salgısına engel olur. Aşırı tükürük salgısı vücuttaki tuz yetersizliğinin göstergesidir
Kaslardaki krampların giderilmesini sağlar.
Osteoporoz, su ve tuz yetersizliği sonucudur.
Tuz kemik yapısının sağlamlığı için gereklidir.
Tuz, serotonin ve melatonin salgılanmasına neden olduğu için özgüvenimizi artırır ve kendinizi daha çok beğenmenizi sağlar.
Libidonun korunmasına yardımcı olur. (libido=insana yaşama gücü veren enerji)
Tuz çene sarkmasını önler.
Tuz bacaklarda ve uylukta damarların genişlemesine ve örümcek ağına benzer damar ağlarının oluşumuna engel olur.

Himalaya Kristal Tuzunda yaklaşık 84 mineral vardır. İnsanın vücudu bunların bir kısmına eser miktarda gereksinim duyar. Günümüz sofra tuzlarının içinden bu yararlı mineraller çıkarılır ve toz halinde kalması için, içine alüminyum silikat katılır. Alüminyumun sinir sistemi üzerinde toksik etkisi vardır. Alzheimer hastalığının başlıca sebeplerinden birisi bu alüminyumdur.

YUMURTA:

Fıtri ortamda beslenen tavuğun yumurtası tavsiye edilir. Doğada beslenen bir tavuk yumurtası (köy yumurtası) çiftliklerde yapay gübre ile beslenen tavukların yumurtası arasındaki tat farkını hepimiz biliriz.
Yumurta; büyüme, üreme, süt meydana gelişi, kandaki alyuvarların oluşumu ve vücudun kendi kendine tamirinde önemli rolü vardır.

YOĞURT:

Yoğurt; inek sütünden yapılanı tavsiye edilir. Bolca yenmelidir. Sindirim sistemini korur. Kabızlığı, mide ülserini önler. Mide ve bağırsakları zinde tutar. Doğal bir antibiyotiktir.


TATLANDIRICILAR:

Yüksek dozlarda alındığında sağlığa zararlıdır. Bazı tatlandırıcılar da tehlikeli hastalık yapıyor. Tatlandırıcılar iştah artırıyor. Tatlandırıcı kullanmak yerine şekersiz içmek denenmelidir. Şeker ihtiyacımızı da meyvelerden karşılamalıyız. Bilhassa şeker hastaları.

KİMYASAL MADDELER VE GIDA BOYALARI:

Kimyasal madde ve boyalar ile renklendirilmiş ve tatlandırılmış besinleri kullanmayınız.

ASBEST:

Güneydoğu Anadolu gibi bazı yörelerimizde toprakta bol miktarda asbest bulunur. Bu yörelerde asbestli toprakla evlerin sıvandığı çok görülür. Bu yüzden bu yörelerde asbestin yaptığı kanser ve tümörlere sık rastlanır. Ayrıca evlerimizde içinde asbest bulunan maddeleri kullanmamamız gerekir. Yanmayan bir madde olan asbest ile pek çok ev eşyası yapılmaktadır. Örneğin, ütü tahtaları bu maddeyi içeren bezle kaplanır. Bir süre sonra yıpranma ve eskime sonucu asbest kristalleri kopup etrafa yayılır yada ütülediğimiz giysilere yapışır. Soluma ve temasla bedenimize girerek kansere yol açar. Aynı şekilde, asbestli ızgaralar da kullanılmamalıdır.

BESİNLERİN TAZELİĞİ:

Son kullanma tarihi geçmiş yiyecekler, paketleri ve kutuları zedelenmiş, paslanmış, üzeri bombeleşmiş konserveler, rengi ve kokusu değişmiş yiyecekler, faydadan çok zarar verir.
Besinlerin paketlenmesi ve saklanmasında, çevre ve insan sağlığına özen gösteren uygulamalara dikkat etmek gerekir.

ÇOK ÖNEMLİ TAVSİYELER

1. Tozlu yerde çalışmayınız. Çevre kirliliği olan yerlerden uzak durunuz.
Çam havasını tercih ediniz.
2. Aşırı derecede yorulmayınız. Dinlenerek çalışınız.
Sağlığımızı koruyamazsak, çalışamayız.
3. Zorunlu olmadıkça ağrı kesici dahil, ilaç kullanmayınız.
Doğalını tercih ediniz.
4. Rasgele kan aldırmayınız. Usulüne göre olursa faydalıdır.
Sünnete uygun olursa, daha güzel olur.
5. Siğilleri kesmeyiniz. ( Mantar, ben, kist, tümör, nasır v.s. )
6. Vücuttaki benler üzerine gelişi güzel şeyler sürmeyiniz.
Bazı bitkisel uçucu yağlar kullanılabilir.
7. Az yiyiniz. Yemekten sonra hemen uyumayınız.
Yatmadan önce de yemek yemeyiniz. Şişmanlıktan kaçınınız.
8. Bol sebze ve meyve yiyiniz.
9. Kanserojen madde olan E330 gibi
katkı maddelerinden kendinizi koruyunuz.
10. Sigara ve alkol içmeyiniz.
11. Sevdiğiniz bir işi yapınız, veyahut çalışınız.
12. Kendinize devamlı bir meşguliyet bulunuz.
13. Kitap okuyunuz, spor yapınız.
14. İnsanlara yardım ediniz.
15. Temiz havalı yerlerde yürüyüş yapınız.
16. Maneviyatınızı ve moralinizi yüksek tutunuz.
17. Moralinizi bozmayınız. Gülümseyiniz. Stresten uzak durunuz.
18. Antioksidan kanserle savaşan gıdalar:

KANSER SAVAŞÇILARI

Adaçayı, ananas, avakado, bal, bezelye, biber, biberiye, brokoli, çilek, dereotu, domates, fasulye, fındık, fıstık, greyfurt, hardal unu, havuç, kırmızı lahana, ısırgan otu, ıspanak, incir, kara lahana, kara üzüm, karabiber, karadut, karanfil, karnabahar, kayısı, kekik, keten tohumu, kırmızı üzüm, kızılcık, kimyon, kiraz kuş üzümü, kuşkonmaz, lahana, limon, mandalina, mürdüm eriği, nohut, pancar, patates nişastası ve elde edilen sıvısında, pazı, pırasa, pirinç, portakal, sarımsak; soğan, soya fasulyesi unu, soya filizi, susam yağı, şalgam, şeftali, tahıllar, taze fasulye, turp, üzüm çekirdeği özünde, vişne, yeşil çay, yeşil lahana, yulaf, zerdeçal, zeytin yaprağı, zeytinyağı.

ÇOK MÜHİM BİR AÇIKLAMA:

Vücudunda kist, tümör, ur, kitle, olan hastalar, 19k Gıda Maddelerini Kullanabilirler.

DAHA GENİŞ BİLGİ İÇİN ARAYINIZ:
YETKİLİ KİŞİ: YUSUF SAİT ŞENGÖZ
İŞ YERİ TELEFONU: 0 274 412 25 84
İŞ YERİ FAKSI : 0 274 412 81 31
CEP TELEFONU : o 542 374 22 92
www.19kkanser.com - www.19kpazarlama.com

yukarıˆ
İLAÇLAR - KEMOTERAPİNİN VE RADYOTERAPİNİN (IŞIN TEDAVİSİNİN) YAN ETKİLERİ: (ÇOK ÖNEMLİ BİR AÇIKLAMA)

İLAÇLAR - KEMOTERAPİNİN VE
RADYOTERAPİNİN (IŞIN TEDAVİSİNİN)
YAN ETKİLERİ VE ZARARLARI:
(ÇOK ÖNEMLİ BİR AÇIKLAMA)

Öncelikle bir hususu belirtmek istiyorum;
Telefon görüşmelerinde anlatamadığımız bir şeyi anlatmaya çalışacağım. Biz doktor, eczacı ve hoca değiliz. Kemoterapinin ve ışın tedavisinin (radyoterapi) zararları ile ilgili konuşmayada yetkili değiliz. Bizim anlatmaya çalıştığımız konu şu: İş yerimize 19k gıda takviyelerini almaya delen müşterilerimiz ve hastalar, başından geçen olayları anlatıyorlar. Ameliyat olduğunu, kemoterapi ve ışın (Radyoterapi) aldığını, tıppen yapılacak bir şey kalmadığını söyledikten sonra 19k gıda takvilerenini kullanmak istediklerini, eğer mümkünse; hem kemeterapi ve radyoterapi alacaklarını hemde 19k gıda takviyelerini kullanacaklarını söylüyorlar. İkisini bir kullanabilirmiyiz diyorlar. Bizim maksadımız 19k gıda takviyelerini satalımda nasıl satılırsa satılsın, gayemiz para kazanmak değildir. Eğer 19k gıda takviyelerinden fayda görmek istiyorsak, bizim tarif ettiğimiz gibi, kullanmamız lazım. Beraber kullanırsak hiç faydası olmazmı? Olur. Fakat; istediğimiz faydayı bulamayız. Çünkü, Kemoterapinin ve Radyoterapinin yan tesirleri ve zararları olduğu için, 19k gıda takviyeleri önce bu yan tesir ve zararlarların tahribatları ile uğraşır. Kanserle uğraşmayı vakit bulamaz. Sizde ararsınız ve dersiniz ki: Biz 19k dan fayda gömedik. Bizde deriz ki: 19k Kemoterapinin ve Radyoterapinin tahribatiyle uğraşıyor. Eğer siz; ameliyat olmadan, kemoterapi ve radyoterapi almadan 19k gıda takviyelerini kullanmış olsaydınız belki daha güzel neticeler alabilirdiniz. Diyelimki bütün bunlar oldu. Tıppen yapılacak bir şey kalmadı. Ne yapacağız. Allah’tan ümit kesilmez. Bizim ana sayfamızda KANSER TEDAVİSİ 1 - 2 - 3 - 4 haberler okuyunuz bizi arayınız 0 274 412 25 84.

İlaçların yan etkilerinden kendinizi koruyunuz. Aşırı ilaç kullanmayınız. Tedavi doğal olsun. Klinik deneyimler göstermiştir ki genel durumu iyi olan hastalar bile ilaç tedavisinden sonra sarsılmaktadırlar. Bunun da sebebi, yüksek dozda kullanılan ilaçların yan etkileridir. Yan etkilere dikkat. İlaçların organlara taşınması, özellikle karaciğer ve böbreklerde oluşturdukları zehirleyici (Toksit) etkiler, besin maddelerinin iyi emilimini ve yararlı kullanımını engelleyebilir. İlaç ve ışın tedavisi sadece tümörlü dokuya değil sağlam dokulara da zarar verir. Bu sebeple, besin maddeleri ve bol sıvıyla sağlam dokuları korumak gerekir

Kanser tedavileri bedeni sarsar; çünkü uygulanan tedaviler sadece kanser hücrelerini öldürmekle kalmaz bedenin diğer sağlam dokularına da zarar verirler. Kimi tedavilerse aynı zamanda savunma sistemini de zayıflatır. Bu sebeple pek çok yan etkisi ortaya çıkar. İştah kaybı, bulantı, kusma, ağızda yaralar ve yutma güçlükleri medyana gelir. Hasta kendini çok halsiz ve kötü hisseder. Bu durumda beslenme zorlaşır. Ancak bilinçli ve kararlı bir beslenme ile bu zorluklar yenilebilir.

CHICAGO - Kemoterapi tedavisi gören kanser hastalarında meydana gelen hastalık ve ölümlere, kandaki bir protein eksikliğinin yol açtığı belirlendi. Lancet dergisinde yayınlanan rapora göre, kanda mannose-bind-ing lectin ( MBL ) proteinin kemoterapi sırasında azalmasının enfeksiyonlara yol açtığının tespit edildiği belirtildi. Raporda, MBL’nin vücudunun bağışıklık sistemi üzerinde önemli rol oynadığına değinen uzmanlar kemoterapinin beyaz kan hücrelerinin de yoğunlaşmasını azalttığını kaydetti. Bu hücreler vücudun savunma sisteminde rol alıyor.

İngiltere’nin başkenti Londra’da Great Ormond Street Çocuk hastanesinde kanserli 100 çocuk hastanın MBL yoğunluğu ölçüldü. Kanlarında MBL yoğunluğu az bulunan çocuk hastaların enfeksiyonla karşı karşıya oldukları belirlendi. Uzmanlar miyeloid lösemi kanseri hastası çocukların yüzde 65’inin, kemoterapiden kaynaklanan hastalıklar’ dan öldüğünü belirtiyor. Ayrıca MBL eksikliği bulunan kanser hastalarında, kemoterapi sonrası ciddi enfeksiyonların meydana geldiği belirlendi.

Kanser hastalarına yapılan kemoterapi ve ışın tedavisinin yan etkilerini azaltmak için verilen bazı ilaçların, rahim boynu ve akciğer tümörlerinin büyümesini hızlandırdığı bildirildi.

“Cancer Research” dergisindeki habere göre, Heidelberg ken-tindeki Alman Kanser Araştırma Merkezi'nde (DKFZ) görevli Ingrid Herr başkanlığındaki ekip, dexamethason maddesinin insanlardan alınıp farelere aktarılan tümörler üzerindeki etkisini inceledi.

DKFZ tarafından yapılan açıklamada, glukokortikoid sınıfına giren dexamethason maddesini içeren ilaçların kemoterapinin saç dökülmesi ve mide bulantısı gibi yan etkileri için kullanıldığı belirtildi.

Bazı kanser türlerinde bu ilaçların verilip verilmemesinin incelenmesi gerektiği kaydedilen açıklamada, rahim boynu ve akciğer tümörlerinin glukokortikoid hormonlarının verilmesiyle daha hızlı büyüdüğü ifade edildi.

Hayvanlar üzerinde yapılan deneyin sonuçlarının insanlarda da geçerli olacağını tahmin eden Herr, bu ilaçların çok yaygın olduğunu, fakat cannabinoid grubundaki ilaçlar gibi alternatiflerinin de bulunduğunu kaydetti.

Dexamethason maddesinin programlı hücre ölümüne etki ettiğini belirten Herr, bu mekanizmanın bloke edilmesinin, tümör hücrelerinin tedaviye yanıt vermemesinin ana nedeni olduğunu söyledi. Herr ve ekibi, glukokortikoidlerin başka kanser türleri üzerindeki etkisini de inceliyor

Kemoterapiden sonra sakın zayıflama diyeti yapmayınız. Yiyeceklerinizin besin değerini arttırınız. Vitamin ve mineralleri doğal şeylerden almaya çalışınız.

ÇOK MÜHİM BİR AÇIKLAMA: 19k Gıda Maddelerini Bitkisel kemoterapi gibi Kullanabilirsiniz. Sağlam hücreleri öldürmeden, 40 gün içinde hücreleri yeniler.

KEMOTERAPİNİN YAN ETKİLERİ !

• Kanser hücrelerinin normal hücrelere göre hızlı büyümesi ve çoğalması nedeniyle çoğu antikanser ilaç bu tür özellik taşıyan hücrelerin tahrip edilmesi için geliştirilmiştir. Ancak bazı normal hücrelerde de benzer özellikler bulunmakta, bu hücreler de kanser tedavisinden doğrudan etkilenmektedir. Bu etkilenmeler yan etkileri de doğurmaktadır.
• Bunun iyi bilinen bir örneği saçlardır, hızlı büyüyen ve çoğalan saçlar kanser tedavisi sürecinde geçici olarak zayıflayabilmektedir.
• Önemli bir başka örnek de kemik iliği içinde gelişim gösteren kan hücreleridir.

DİĞER ÖRNEKLERDE ŞUNLARDIR:

SİNDİRİM SİSTEMİNDEDİR:
• Ağız, yemek borusu, mide, bağırsak hattındaki hücreler kanser tedavisi sürecinden olumsuz yönde etkilenebilmektedir.
• Bazı kanser ilaçları kalp, böbrekler, mesane, akciğerler ve sinir sistemi organları gibi hayati organlar üzerinde de olumsuz etkileri vardır.

HALSİZLİK - BİTKİNLİK:
• En sık karşılaşılan yen etkidir. Gündelik yaşamda karşılaşılandan daha farklı niteliktedir.
• Genellikle ani başlangıçlıdır. Bazı hastalar tarafından tükenmişlik, bitmişlik duygusu ile tarif edilmektedir.

BULANTI - KUSMA:
• Kemoterapi alacak hastaların en çok endişe ettiği yan etkiler arasında olan bulantı - kusma, yeni kuşak ilaçlar sayesinde hafiflemiştir.
• Güçlü bulantı önleyici ilaçlar da sorunun giderilmesine katkıda bulunmaktadır.

AĞRI:
• Sinir liflerini etkileyen kemoterapi ilaçlarının bazan ağrıya yol açtıkları bilinmektedir.
• Bazı durumlarda kemoterapi sırasında ortaya çıkan ağız yaraları, kas ağrıları ve benzer yakınmalar olur.

SAÇ KAYBI (ALOPESİ):
• Sık karşılaşılan bir yan etkidir. Ancak bütün ilaçlar saç kaybına yol açmaz.

KANSIZLIK (ANEMİ):
• Kemik iliğini baskılayan ilaçlar kansızlığa yol açabilmektedir.
Kansızlık belirtileri şunlar olabilir:
• Yorgunluk - bitkinlik hissi
• Nefes darlığı
• Çarpıntı hissetmek

MERKEZİ SİNİR SİSTEMİ (MSS) SORUNLARI:
• Kemoterapi MSS’ni etkilemesi durumlarında bilinç bulanıklıkları ve depresyon gibi sorunlara yol açabilmektedir.

ENFEKSİYON:
• Kemoterapi süresince beden enfeksiyonlara daha açık hale gelebilmektedir. Bunun önemli bir nedeni de kemik iliğinin baskılanması sonucunda, enfeksiyonlara karşı savaşan akyuvarların sayısındaki azalmadır.

PIHTILAŞMA SORUNLARI:
• Kanser ilaçlarının kemik iliği üzerindeki baskılayıcı özellik, kanın pıhtılaşmasında önemli bir işlevi olan trombosit hücrelerinin sayısının azalmasına, sonuç olarak da genel bir pıhtılaşma sorununun ortaya çıkmasına yol açabilmektedir. Bunun sonucunda, çok şiddetli durumlarda, herhangi bir yaralanma olmaksızın kendiliğinden kanamalar ortaya çıkabilmektedir.
Aşağıdaki yakınmalar bu durumla ilgili olarak ortaya çıkabilir.
• Umulmadık kanamalar
• Cilt altında küçük kırmızı noktacıklar oluşması
• İdrar renginde pembeleşme, kırmızılaşma
• Dışkı renginin siyahlaşması ya da dışkı renginde kan görülmesi
• Diş eti ya da burun kanamaları
• Bir adet döneminden uzun süren vajinal kanamalar
• Baş ağrıları ve görmedeki değişiklikler
• Kol ve bacaklarda sıcaklık ve ağrı hissi
• Kabızlık.

KAS VE SİNİR ETKİLENMELERİ:
• Bazı durumlarda kanser ilaçları sinir lifleri üzerinde etki gösterebilmekte, periferik nöropati denen merkezi sinir sistemi dışındaki sinir yapılarından kaynaklanan sorunlara yol açabilmektedir.
• Bu durumdaki kişinin bedenin belli bölgelerinde, özellikle el ve/veya ayaklarında karıncalanma, titreme, uyuşukluk, güç kaybı, yanma, ağrı gibi yakınmalar, ayrıca çenede ağrı, mide ağrısı, kabızlık gibi sıkıntılar gözlenebilmektedir.

CİLT VE TIRNAK SORUNLARI:
• Kemoterapinin cildi etkilemesi sonucunda kızarıklık, döküntüler, soyulma, kuruluk, sivilcelenme, güneşe karşı hassasiyet artışı gibi belirtiler ortaya çıkabilmektedir.
• Bazı ilaçlar ciltte koyulaşmalara yol açabilmektedir.
• İlaçlar tırnaklar üzerinde de kırılma ve renk değişiklikleri gibi sonuçlara yol açabilmektedir.

BÖBREKLER VE MESANE İLE İLİŞKİLİ SORUNLAR:
• Bazı antikanser ilaçların; mesanede irritasyon ve böbreklerde geçici ya da kalıcı hasarları vardır.
• Bazı ilaçlar idrar renginin ve kokusunun değişmesine yol açmaktadır.
• Hasta kemoterapi süresince bol su içmelidir. Bu ortaya çıkabilecek bazı sorunları önleyebilir.
• Gereğinde kemoterapi sürecinde böbrek işlevlerinin izlenmesine karar verilebilmektedir.

NEZLE BENZERİ BELİRTİLER:
•Bazı hastalarda kemopterapiyi takip eden günlerde nezle benzeri, zaman zaman ateşin de bulunduğu bir tablo sergileyebilir.
• Bu tablo gerçekten bir enfeksiyondan kaynaklanmış olabileceği gibi, kanserin kendisinin yarattığı bir durum da olabilir.

BEDENDE SIVI HACMİNİN ARTMASI:
• Kemoterapi süresince bedende su tutulumu artabilmektedir.
• Hasta, özellikle el ve ayaklarda öne çıkan bir şişlik hissedebilir.

CİNSEL ORGANLAR ÜZERİNDEKİ ETKİLER:
ERKEKLERDE:
• Sperm sayısında ve hareketliliğinde azalma olabilir.
• Bu sorun geçici ya da kalıcı olabilir.
• Sertleşme ve bunu sürdürebilmede sorunlar yaşanabilir.
• Olası bir sorun da, kanser tedavisi döneminde spermin içinde, genetik bilgi saklayan kromozomlarda bir bozulma olmasıdır.
KADINLARDA:
• Overlerin etkilenmesi durumunda, üretilen hormon miktarında değişiklikler olabilir.
• Bu da adet dönemlerini etkiler: Düzensizlikler olabileceği gibi, kemoterapi döneminde kesilebilir de.
• Bu değişiklikler geçici ya da kalıcı olabilmektedir. İnfertilite (doğurganlık kaybı) ve menapoz görülebilir.

Kaynak:www.roche.com.tr

RADYOTERAPİNİN (IŞIN TEDAVİSİNİN)
YAN ETKİLERİ VE ZARARLARI:

• Radyoterapinin amacı kanserli hücreleri yok etmektir, ama bu arada tedavi alanı içinde kalan sağlıklı hücreler de etkilenecektir. Bu şekilde ortaya çıkabilecek yan etkiler çoğu zaman hafif olmakla beraber, bazı hastalarda önemli sakıncalar olabilir.
• Alan genişledikçe komplikasyon riski artar. Ayrıca tedavi alanının içinde yer alan kritik organ sayısı ve hacmi arttıkça, risk artar.
• Her organın radyasyona direnci değişiktir. Özellikle radyasyona toleransı az olan böbrek, karaciğer gibi dokuların alan içinde bulunduğu durumlarda azami dikkat gerekir.
• Gerek toplam ve gerek günlük doz miktarı ne kadar yüksekse, yan etki riski de o kadar yüksek olacaktır.
• Yaşlı ve direnci düşük hastalarda, genel durumu bozuk hastalarda radyoterapiye bağlı yan etkiler daha çabuk gelişir ve daha problemli seyreder.

RADYOTERAPİNİN YAN ETKİLERİNDEN BAZI ÖRNEKLER:

KANDA GÖRÜLEN YAN ETKİLER:
• Radyoterapi bazen kan yapıcı sistemin ürettiği hücreleri etkileyebilir.
• Erişkin bir insanda kan hücrelerinin yapımı özellikle kemik iliği dokusunda gerçekleşir.
• Dolayısıyla radyoterapi alanı dahilindeki kemik dokusu hacmi arttıkça (omurga, kalça kemiği gibi) kanla ilgili yan etki riski de artar.
• Ayrıca kemoterapi ile birlikte giden ya da kemoterapiden hemen sonra başlayan radyoterapide kan ile ilgili yan etkiler daha sık görülmektedir. • Kandaki olası yan etkileri zamanında belirlemek ve gerekli önlemleri zamanında alabilmek için radyoterapiye giren her hastaya haftanın belli bir günü, düzenli olarak kan sayımı yapılır.

ERİTROSİTLER (ALYUVARLAR) :
• Bu hücreler tedavi nedeniyle azalabilir. Bu durumda kendinizi yorgun, halsiz, iştahsız hissedersiniz.
• Eğer eritrosit sayısı çok düşerse (radyoterapide bu çok nadir görülen bir durumdur) tedaviye ara vermek gerekebilir.
• Bu gibi durumlarda kan nakli ya da kan yapımını hızlandırıcı ilaçları kullanmak gerekebilir.

LÖKOSİTLER (AKYUVARLAR) :
• Radyoterapi ile azalma riski en fazla olan hücre grubudur.
• Bu hücrelerin düşüklüğünü hissedemezsiniz. Bunu ancak rutin ve düzenli yapılan kan sayımları ortaya koyabilir.
• Bu hücrelerin belli bir seviyenin altına düşmesi, sizi enfeksiyonlara karşı daha duyarlı kılar, direncinizi düşürür.
• Lökosit sayısı çok düşükse tedaviye ara vermek, birtakım ilaçlar kullanmak gerekebilir.
• Enfeksiyon riskine karşı evde ya da hastanede, izole bir odada bir süre istirahat etmeniz, antibiyotik kullanmanız gerekebilir.

TROMBOSİTLER :
• Bu hücreler kanın pıhtılaşma fonksiyonundan sorumlu hücrelerdir ve radyoterapiye bağlı olarak pek nadiren azalabilirler.
• Çeşitli yerlerden küçük kanamalar, cildinizde noktacıklar ya da çürüme tarzında görünümler bu hücrelerin düştüğünün göstergesi olabilir.

CİLTTE GÖRÜLEN YAN ETKİLER:
• Radyasyon tedavisinin uygulandığı her bölgede cilde ait birtakım yan etkiler gelişebilir.
• Bu yan etki riski, uygulanması planlanan toplam doz yükseldikçe artar. Yani daha çok 5 - 6 hafta süren uzun süreli tedavilerde ve tedavinin ileri dönemlerinde görülür. Koltuk altı, boyun gibi cilt dokusunun ince olduğu bölgelerde, anüs bölgesi, ağız içi gibi mukoza dokularında bu tip yan etki riski daha fazladır.
• Cilde ait yan etkiler, üzerine basmakla solan hafif kızarıklıklarla başlar (güneş yanığı gibi) ve sulu, açık yaralara kadar gidebilir.
• Cilt reaksiyonlarının büyük bölümü tedavi bitiminden 2 - 4 hafta sonra kaybolur.
• Bazen tedavi sonrası uzun dönemde radyoterapi alanına dahil olan cildinizde noktasal tarzda koyu lekeler (telenjiektazi) kalıcı olabilir ve zararsızdır.
• O bölge cildiniz, diğer bölgelere göre daha koyu renkli ve daha sert olarak değişikliğe uğrayabilir ve bu durum çoğu kez zamanla normale yaklaşır.

DİŞLERLE İLGİLİ YAN ETKİLER :
• Ağız boşluğuna radyoterapi uygulanması, dişlerinizin çürüme eğilimini artırabilir.

AĞIZ BOŞLUĞU VE BOYUNA AİT YAN ETKİLER :
• Ağız içi hücreler radyasyona duyarlı olduğundan, tedavi süresince ağız içinde yaralar olabilir.
• Bu bölgede tükrük üreten çok sayıda salgı bezi vardır ve bunlar radyoterapiden etkilenerek tükrük üretimini oldukça azaltabilir, hatta tamamen sonlandırabilirler. Bu durum sıkıntılı bir tablo yaratabilir. Yutma güçlüğü, ağız kuruluğu, çiğneme zorluğu sıkça görülür. Ayrıca tükrük salgısının azaldığı bu ortam fırsatçı enfeksiyonlar için çok uygun bir ortamdır. Bir fırsatçı mantar enfeksiyonu tablosu olan Pamukçuk Hastalığı bu hastalarda sık görülür.
• Bu tedavi dilinizi de etkileyeceği için bu bölgede bulunan tat almadan sorumlu hücrelerin fonksiyonu azalabilir.
• Bu durum, tat alma duyunuzu aksatabilir. Bazı hastalar, hiçbir gıdanın tadını alamadıklarını, her gıdanın tadının aynı olduğunu söylerler. Bazıları ağızlarında sürekli metalik bir tat hissederler.
• Boyun tedavisine bağlı cilt yaraları, yutma güçlüğü gelişebilir.Hastalar tedavinin ilerleyen dönemlerinde, yutma sırasında boğazlarında bir yumru hissettiklerini ifade ederler.
• Bu yan etkilerin büyük çoğunluğu geçicidir. Ama bazı yan etkilerin düzelmesi gecikebilir. Örneğin ağız kuruluğu aylarca sürebilir. Nadiren kuruluk kalıcı da olabilir.

İŞTAH AZALMASI VE ONA BAĞLI ETKİLER :
• Ağzınızda olan bu yan etkiler iştah azalmasına ve dolayısıyla kilo kaybına yol açabilir.
• Sağlıklı bir beslenmeye devam etmek, tedaviniz için çok önemlidir. Gerekirse, ağız içi sorunlarınız geçene kadar yüksek kalorili solüsyonlarla takviye yapılabilir.

SES DEĞİŞİKLİKLERİ :
• Ses tellerinizin bulunduğu bölgeye (boyun) radyoterapi uygulanıyorsa, sesinizin boğuklaşıp kısıldığını, bazen tamamen kesildiğini fark edebilirsiniz.

SAÇ VE KIL DÖKÜLMESİ :
• Sadece radyoterapi uygulanan bölgede olmak üzere, saç ve vücut kılları dökülebilir. Genellikle tedavinin ikinci haftasından sonra başlar.

YUTMA ZORLUĞU :
• Radyoterapi esnasında ve sonrasında bir süre için göğüs kafesinizde bir daralma hissi olabilir. Bu nedenle katı yiyeceklerin alınması zorlaşabilir. Daha ileri aşamada sıvı gıdaların alınması bile zor olabilir.

BULANT I - KUSMA :
• Bazı hastalar tedavi süresince, hatta ilk günlerden başlayarak bulantı ve bazen kusmadan yakınırlar. Tedavi alanı mideye ne kadar yakınsa, bu yakınma o kadar yaygındır. Bazen bulantı hissi nedeniyle yemek yeme problemi olan hastalarda hızlı kilo kaybı başlar.
• Bu durum da sizin kendinizi halsiz, yorgun hissetmenize ve vücut direncinizin düşmesine yol açar.

NEFES DARLIĞI, ÖKSÜRÜK :
• Göğüs bölgesine radyoterapi uygulanması sonucu kuru öksürük, nefes darlığı gelişebilir.
• Akciğer radyoterapisi sonrası bir geç komplkiasyon olarak özel bir enfeksiyon gelişebilir (Radyasyon Pnömonisi) Bunun asıl hastalıkla ilgisi yoktur, ama sıkıntılı bir durumdur. Bu enfeksiyonun akciğerde bıraktığı hasar kalıcı olabilir.

İSHAL :
• İshal, çok defa beraberinde mide krampları ve şişkinlik yakınması ile birlikte yaygın bir şekilde görülür. Zira ishal devam ederken tedaviye devam edilmesi, ishali artırır, önlenmesini geciktirir ve bu durum özellikle düşkün hastalarda sıvı kaybına yol açarak ciddi sorunlar yaratabilir.
• İshal durumunda çoğu kez ishal sona erene kadar tedaviye ara verilir ve bu arada ishal kesici ilaç başlanır. Az lifli gıdalar almak, bol miktarda su içmek faydalı olacaktır. İshal, tedaviden sonra tamamen geçecektir, kimi zaman birkaç hafta devam edebilir.

BULANTI - KUSMA :
• Bulantı hissi ve kusma daha sıktır. Bazı hastalarda gün boyu bulantı olabilirken bazılarında sadece tedaviden hemen sonra olur.

İŞTAH AZALMASI VE KİLO KAYBI :
• Bulantı sonrası iştahsızlık da, ishal de kilo kaybına yol açabilir. Bazen yemek yeme düşüncesi ve hatta yemek hazırlama fikri bile midenizi bulandırabilir.
• Aslında hiç de yoğun olmayan yemek kokularını çok rahatsız edici olarak algılayabilirsiniz. Bu tür durumlarda yemeğinizi bir başkasının hazırlaması en iyisidir. Düzenli, rutin öğünler yerine az ve sık öğünler yapmak daha doğru olacaktır.

İDRAR YAPARKEN AĞRI :
• Aşağı karın bölgesi ışınlamalarında idrar kesesinin radyasyona maruz kalması sonucu gelişen ve sistit adı verilen iltihabi durum, sık sık idarara çıkma, idrar yaparken yanma tarzında ağrı yakınmalarına yol açabilir.
• Bol su içmek bu belirtileri hafifletir, ama bu gibi zamanlarda çay, kahve, türü içeceklerden olabildiğince kaçınmakta fayda vardır.

DAHA GENİŞ BİLGİ İÇİN ARAYINIZ:
YETKİLİ KİŞİ: YUSUF SAİT ŞENGÖZ
İŞ YERİ TELEFONU: 0 274 412 25 84
İŞ YERİ FAKSI : 0 274 412 81 31
CEP TELEFONU : o 542 374 22 92
www.19kkanser.com - www.19kpazarlama.com

yukarıˆ
HIFZISSIHHA RAPORUNDAN ALINMIŞ TEHLİKELİ KATKI MADDELERİ

HIFZISSIHHA RAPORUNDAN ALINMIŞ,
TEHLİKELİ KATKI MADDELERİ.

E 102 KANSEROJEN
E 110 KANSEROJEN
E 120 KANSEROJEN
E 123 KANSEROJEN
E 124 KANSEROJEN
E 131 KANSEROJEN
E 142 KANSEROJEN
E 210 KANSEROJEN
E 211 KANSEROJEN
E 213 KANSEROJEN
E 214 KANSEROJEN
E 215 KANSEROJEN
E 216 KANSEROJEN
E 217 KANSEROJEN
E 239 KANSEROJEN

E 330 KANSEROJEN

E 220 BAĞIRSAK BOZUKLUĞU
E 221 BAĞIRSAK BOZUKLUĞU
E 222 BAĞIRSAK BOZUKLUĞU
E 223 BAĞIRSAK BOZUKLUĞU
E 224 BAĞIRSAK BOZUKLUĞU
E 230 DERİ VE DAMAR HASTALIĞI
E 231 DERİ VE DAMAR HASTALIĞI
E 232 DERİ HASTALIĞI
E 233 DERİ HASTALIĞI
E 250 DAMAR HASTALIĞI
E 251 DAMAR HASTALIĞI
E 252 DAMAR HASTALIĞI
E 311 SİNİR HASTALIĞI
E 312 SİNİR HASTALİĞI
E 220 KOLLESTEROL
E 221 KOLLESTEROL
E 320 KOLLESTEROL
E 321 KOLLESTEROL
E 338 HAZIMSIZLIK
E 339 HAZIMSIZLIK
E 340 HAZIMSIZLIK
E 341 HAZIMSIZLIK
E 407 HAZIMSIZLIK
E 450 HAZIMSIZLIK
E 451 HAZIMSIZLIK
E 461 HAZIMSIZLIK
E 463 HAZIMSIZLIK
E 465 HAZIMSIZLIK
E 466 HAZIMSIZLIK

ÇOK MÜHİM BİR AÇIKLAMA:

19k Gıda Maddeleri E maddesiz, hormonsuz ve radyasyonsuzdur.

GIDADAKİ SAKINCALI KATKI MADDELERİ:

Günümüzde ürünlerin raf ömrünü uzatmak, içindeki bakterinin oluşumunu engellemek ya da renk vererek cazip kılmak için birçok ürüne katkı maddesi ekleniyor. Katkı maddesi kullanımının gelişen şartlarla birlikte kaçınılmaz olduğuna dikkat çeken uzmanlar, yine de pazarda açıkta satılan ürünlerin, marketlerde açık olan kıymaların, sokaktan alınan sütlerin hayati tehlike taşıdığına dikkat çekiyor. Günümüzde hem artan nüfus sebebiyle gıdaların daha büyük hacimde üretilmesi hem de uzun süre dayanıklılık gerektirmesi gibi yeni üretim ve tüketim şartları, gıda katkı maddelerinin kullanılmasını zarurî kılıyor. Gıda katkı maddeleri olmasa, ekmek kısa zamanda küflenir, tuz kümeleşir ve dondurma buz kristallerine ayrılırdı.

Analiz ettirin

Bunlar bir yandan bakıldığında olumlu gibi gözlenirken şartlara uygun olmayan işletmelerde herbir besin maddesi adeta birer zehir manasına da gelebiliyor. Kırıntı peynirlerin jelatinle birleştirilerek pazarda satılması, kıymaların içine başka maddelerin katılarak besin değerinin düşürülmesinden mikrobik oluşumlara zemin hazırlanmasına kadar pek çok risk ile hergün burun buruna yaşıyoruz. Bunun için daha sıkı bir denetimin mutlaka olması gerektiğini belirten Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı Metabolizma ve Diyabet Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zeynep Oşar, tüketicilerin şüphelendikleri bir maddeyi Hıfzısıhha’ya götürmelerini istedi.

Nasıl numaralandırılır?

Gıda katkı maddelerini tanımlamak ve herhangi bir karışıklığa yol açmamak için Avrupa Birliği’nin (EC) simgesi olarak E harfi ve üç rakamlı sayıdan oluşan kodlar kullanılır. Mesela, 621 numaralı gıda katkı maddesi (monosodyum glutamat) Avrupa Birliği Kodeksi’nde E621 olarak isimlendirilir. Doğal veya sentetik olsun gıda maddelerinde kullanılan ve katkı maddesi olarak tanımlanan bütün kimyasallar bu kodlama sisteminin içindedir. Ülkemizde de aynı isimlendirme kullanılmakta. Aroma maddelerine E kodu veya numara verilmiyor. Çünkü bu grup çok geniş. Türk Gıda Kodeksi’nde izin verilen yaklaşık 340 gıda katkı maddesi varken, aroma maddelerinin sayısı bin 700 civarında.

Niçin kullanılır?

Prof. Dr. Zeynep Oşar gıda katkı maddelerinin kullanılma sebeplerini şöyle sıralıyor:
* Gıdanın besleyici değerini korumak, dayanıklılığını artırmak, raf ömrünü uzatmak.
* Gıdanın doku özelliklerini iyileştirmek.
* Gıdanın lezzetini ve rengini çekici hale getirmek ve korumak.
* Gıdanın işlenmesi sırasındaki teknolojik zaruret.
* Gıdada mikroorganizmaların gelişmesini önlemek.
* Gıda çeşitliliği sağlamak.

Dünya "E" yi yasaklıyor

Gıdalarda kullanılan katkı maddeleri ile ilgili düzenlemeler, bütün dünyada, BM’ye bağlı Dünya Sağlık Teşkilatı

(WHO) ve Dünya Gıda ve Tarım Teşkilatı (FAO) liderliğinde yürütülmekte. Katkı maddelerinin insan sağlığına hiçbir zarar vermeden hangilerinde hangi miktar kullanılacağı (WHO) ve (FAO) tarafından tespit ediliyor. Ancak, önceden kullanılabileceği deklare edilen pek çok madde sonradan zararları tespit edildiği için aynı kuruluşlar tarafından kullanımı iptal edilebiliyor. Ayrıca yürürlükte olduğu halde, ülkeler tek taraflı olarak pek çok katkı maddesinin kullanılmasını kendi ülkelerinde yasaklamakta. Mesela; E123 ABD’de 1976’dan beri yürürlükten kaldırılmış. E104, E131, E154, E173, E174, E175, E180, E215, E217, E236, E237 gibi toplam 52 adet katkı maddesi WHO ve FAO listelerinde mevcut olduğu halde Avustralya geçersiz saymış, ülkesinde kullanımını yasaklamış.

Zarar veriyor

1962’den günümüze kadar AB (Avrupa Birliği) tüketici bültenleri yayınlamakta. 1986 ocak ayından beri birçok gıda ürünlerinin ambalajlarında ürün içinde kullanılan katkı maddelerinin E numaraları ile kodlanmış olarak gösterilmesine başlandı. Gıda katkı maddelerinin ambalaj üzerinde gösterilmesi mecburiyeti insan sağlığı açısından önem arz etti. Buna misal olarak sıkça kullanılan bir gıda katkı maddesi olan E471 verilebilir. Ayrıca aspirine karşı duyarlı bir astım hastası, yediği gıdalarda kullanılan kıvam arttırıcılara, gıda boyaları vb. gibi katkı maddelerine çok dikkat etmeli. Fakat günümüzde hâlâ bazı tür gıda maddelerinde, alkollü içeceklerde ve ilaçlarda kullanılan katkı maddelerinin açıklanmasına yönelik kanuni bir zorunluluk yok.

Sos ve sucuklar mercek altında

Katkı maddeleri içerisinde en uzak durulması gereken nitrit ve nitratlardır. Kansere sebep olan nitrozaminleri oluşturan bu maddeler ayrıca kanın oksijen taşıma kapasitesini azaltır. Ülkemizde 1970’li yıllarda yapılan çalışmalarda, işlenmiş et ürünlerinde (sucuk, salam, sosis) izin verilenin çok üzerinde nitrit kullanıldığı tespit edilirken, son yıllarda daha iyi sonuçlar alındı. Birçok restoranın salata soslarında bulunan sülfitler; çeşitli alerjik reaksiyonlara, baş ağırısına, kurdeşen, göğüste sıkışma, karında kramp, ishal, kan basıncı düşmesi, halsizlik gibi durumlara yol açabilir. Monosodyum glutamat, özellikle Uzak Doğu ve Türk mutfaklarında değişik gıdalarda lezzet artırıcı olarak kullanılır. Fazla miktarda monosodyum glutamat alınmasıyla oluşan reaksiyona “Çin Restorantı Sendromu” denir; bu, baş ağrısı, bulantı, ishal, terleme, göğüste sıkışma ve boyun arkasında yanmaya sebep olur. Renklendiriciler hassas kişilerde deri döküntüleri ve astım gibi alerjik reaksiyonlara yol açabilir. Ülkemizde yapılan bir çalışmada 25 şekerleme örneğinin 11’inde izin verilmeyen renklendiricilere rastlandı.

4 grupta 340 çeşit

Prof. Dr. Zeynep Oşar, katkı maddesinin tabiî veya sentetik olarak elde edilmesinin, sağlık açısından güvenilir manası taşımadığını belirtiyor. Gıda katkı maddelerinin işlevlerine göre 4 ana grupta birçok farklı çeşide ayrıldığına dikkat çeken Prof. Dr. Zeynep Oşar, bu konuda aşağıdaki ayrıntıları verdi:

Koruyucular

Besinleri bakteri, küf, maya bozulmalarından korumak, raf ömrünü uzatmak maksadıyla kullanılır.
Antimikrobiyaller: Nitrit, nitrat, benzoik, propionik, sorbik asit, kükürt dioksit.
Antioksidanlar: C vitamini, BHA, BHT, gallatlar.

İyileştiriciler

* Asitliği düzenleyiciler, Topaklanmayı önleyenler, Emülgatörler, Stabilizatörler, Mayalanma sağlayıcılar, Nem ayarlayıcılar, Olgunlaştırıcılar, Ağartıcılar, dolgu maddeleri, köpük ayarlayıcılar, parlatıcılar.

Renklendiriciler

Bunlar aromayı daha cazip hâle getirmek, orijinal aromayı korumak, düzeltmek veya artırmak için kullanılır. Lezzetin iki bileşeni tat ve koku olduğu için, aroma maddeleri, lezzeti de artırır. Renklendiriciler; işleme ve depolama sırasında kaybolan tabiî rengi yeniden kazandırmak, zayıf olan rengi kuvvetlendirmek, gerçekte renksiz olan besine renk vermek, düşük kaliteyi gizleyerek tüketici takdirini kazanmak düşüncesiyle katılır. Bunların katılmaması sağlığımız için daha faydalı olacakken, sadece vitrin ve göz zevki için insanlar bu maddeleri almaya itilmektedir. Bunlar; lezzet artırıcılar (monosodyum glutamat), lezzet vericiler (aromalar), renklendiriciler (tartrazin, indigotin), suni tatlandırıcılar (aspartam, sakarin).

Geliştiriciler

* İşleme sırasında kaybolan besleyici unsurları yerine koyma: B1, B2, niasin gibi vitaminler.
* Diyette eksik olabilecek besin unsurlarını ekleme: A, D vitaminleri.

Nasıl üretiliyor?

Katkı maddelerinin üretilmesinde kullanılan maddeler, geniş bir yelpaze teşkil etmekte. Bazı katkı maddeleri tabii kaynaklardan elde edilir. Bitkilerden yapılan katkı maddeleri olduğu gibi (lesitin soya fasulyesi ve mısırdan elde edilir), hayvanlardan ve hayvan artıklarından elde edilen katkı maddeleri de vardır.
* Jelatin (E441) domuz, sığır veya diğer hayvanların kemik ve deri artıklarından;
* Karmin (E120) kırmızı bitten;
* Şellak (E904) yine bir bit türünden;
* Kasitin (E920) insan veya domuz kılından;
* Rennin, sığır veya davar midesinden;
* Pepsin, domuz midesinden elde edilmekte.
* Gliserin (E475), lesitin (E322), mono ve digliseridler (E471), betakarotenler (E160), benzoik asit (E210) ise, hayvan ve bitki artıklarından veya sentetik olarak üretilebilmekte.

Nerede kullanılıyor?

* Bakteri, küf mantarı ve domuz midesinden elde edilen E1100: Meşrubat, unlu mamuller.
* Kırmızı bitten yapılan E120: Pasta ve yoğurt.
* Bakterilerden elde edilen E234: Konserve, margarin ve çocuk maması.
* Şeker ve bakteri fermentasyonundan elde edilen E415: Konserve, margarin, çocuk mayası, bisküvi, salata sosu, yumuşak margarin.
* İnsan veya domuz kılından oluşan E921: Un, ekmek ve ilaç.
* Sentetik, bitkisel veya küçük yengeçlerden elde edilen E161a: Bisküvi.

Bu (E) listesini yanınızda taşıyın

E101
Bazı kahvaltılık mısır gevreği türünde bulunur. Önemli, faydalı bir besin.

E102
Balık köftesi, füme balık,çeşitli pastalar, şekerlemeler, kek ve şeker süsleri, bazı dondurmalar, kahve için süt-krema tozu, paket hazır çorbalar, jöleler, hazır soslarda bulunur. Özellikle aspirine hassas kişilerde akciğerlerde, burun ve ciltte reaksiyonlar, hiperaktiflik, astım, egzema, alerji ve kaşıntıya sebep olabilir.

E104
Limonlu pastalarda bulunur. Alerjik reaksiyon, hiperaktiflik ve aşırı duyarlılığa yol açabilir.

E107
Şekerler, soslar, çikolatalarda bulunur. Şüpheli kanserojen olarak değerlendiriliyor. Deneylerde hayvanların böbrekleri etkilendi.

E110
Meyveli yoğurtlar, reçeller, salam, pastalar, şekerler, bisküvi çeşitleri, dondurma, jöleler, ketçap, gazozlu içecekler. Şüpheli kanserojen; bazı kişilerde güneş ışığına karşı alerjik reaksiyon yapabilir.

E122
Yoğurtlar, reçeller, kırmızı pancar turşusu, pastalar, şekerlemeler, dondurmalar, paket çorbalar, jölelerde bulunur. Etkileri kanser ve aşırı duyarlılık.

E123
Böğürtlenli yoğurt, çikolatalı pasta, hazır çorbalar, jöleler, dondurmalar, ketçapta vardır. Etkileri kanser, aşırı duyarlılık, alerjik kaşıntı.

E124
Çilekli yoğurtlar, salam, paket çorbalar, dondurulmuş pizzada bulunur. Etkileri kanser, aşırı duyarlılık.

E127
Karışık meyve, kokteyl konservesi, salam, sosis, pastalar, dondurulmuş pizzada mevcuttur. Etkileri kanser, aşırı duyarlılık ve tiroid rahatsızlıklarıdır.

E128
Sosisler, bazı çikolatalı pasta çeşitlerinde kullanılır. Etkileri kanser, aşırı duyarlılık.

E131
Renkli şekerlemeler, bazı dondurmalar için tercih edilir. Etkileri, kanser, aşırı duyarlılık, sinirsel hastalıklar ayrıca mide bulantısı, düşük tansiyon bildirilmiştir.

E132
Jöle şekerler, renkli şekerlemeler, çikolata kaplı bir takım yiyecekler, hazır soslarda kullanılır. Etkileri kanser, aşırı duyarlılık ve yüksek tansiyon.

E133
Konserve bezelye, bisküviler, dondurmalar ve jölelerde yaygın kullanılır. Etkileri kanser, aşırı duyarlılık, alerjik reaksiyon.

E140
Yağlar, bazı sebze turşularında bulunur. Güvenli.

E142
Reçeller, konserveler ve çorbalarda bulunur. İngiltere’de yasak. Aşırı duyarılılık yapıyor.

E150
Çeşitli konserve ürünleri, hazır et ürünleri, hamburgerler, kek, pasta, bisküvi, şekerleme çeşitleri, çikolatalı ürünler, hazır çorbalar, soslar, soya sosu, bazı viskilerde yer alır. Uzun dönemde kansere yol açabilir.

E151
Bazı reçeller, meyveli soslarda kullanılır. Domuzlarda bağırsak kistlerinin oluşmasına sebep oldu. Etkileri aşırı duyarlılık ve sindirim problemleridir.

E153
Çikolata kaplı yiyecekler, şekerlemelerde bulunur. Etkisi kanser. Bu maddeyle sıkça temasta bulunan işçilerde deri kanseri gözlendi.

E154
Sosisler, şekerlemelerde kullanılır. Bazı ülkelerde yasak. Kanser ve aşırı duyarlılık yapıyor.

E160
Margarinler, peynirler, kek, pasta, bisküvi çeşitleri, şekerlemeler, dondurulmuş pizza, paket puding karışımlarında kullanılır. Doğal bitki pigmentlerinden elde edilir. Güvenli. Ayrıca doğal A vitamini kaynağı. Alerjik reaksiyonlara sebep olabilir.

E170
Kalsiyum katkılı ve sıkılaştırıcı madde olarak un, şekerlemeler, dondurmalar, vitamin haplarında kullanılır. Doğal mineral. Güvenli. Ancak çoğunlukla doğal gıdasal kalsiyumun yerini almak için yiyeceklere katıldığı için genel gıdasal değerler fakirleşir.

E173
Haplar ve bazı şekerlemelerde çok ender kullanılır. Bazı ülkelerde yasaklanmıştır. Zehirlidir ve aşırı duyarlılığa sebep olabilir. Metal kaynaklıdır.

E180
Bazı kaşar peynirlerin dış yüzeylerinde (kabukları) kullanılır. Aşırı duyarlılığa sebep olabilir. (Peynirin yüzeyi ayrılarak tüketilmediği sürece risk azalır.)

Piyasada satılan hazır gıda maddeleri ülkemizde insan sağlığını ciddi biçimde etkileyecek derecede katkı maddeleri içermektedir. Ancak bu maddeler, tüm çabalara rağmen medya aracılığı ile ilan edilememektedir. Günümüzde gıda sektörü büyük bir tröst halini almıştır. Örneğin hiçbir yayın organında Kola'nın zararlı olduğunu göremezsiniz. Ancak biz tüketiciler, aile fertlerimizi, çevremizdeki arkadaşlarımızı, haberdar ederek bilinçlendirebiliriz. Son yıllarda kanser vakalarının neden devamlı artış gösterdiğini hiç düşündünüz mü? Siz çocuğunuzun kanserojen madde içeren gıda almasını ister misiniz? Peki niye ketçap alıyorsunuz? Sizlere aşağıda sunduğumuz tablo alacağınız hazır gıda maddelerindeki katkılarla ilgili bilgi vermektedir. Sağlığınız için: Lütfen her hangi bir gıda maddesi satın almadan önce ambalajının üzerini dikkatlice okuyun.

TEHLİKELİ KATKILAR

E102, 120, E311, 312 (NÖROLOJİK HASTALIKLAR)

KANSEROJEN KATKILAR

E102, 110, 123, 124, 131, 142, 210, 211, 213, 214, 215,216, 217
ÖRNEĞİN E211-SODYUM BENZOAT KETÇAPLARDA BULUNMAKTADIR.

123,110 ABD, İNGİLTERE, FRANSA, ALMANYA, RUSYA,JAPONYA VE DAHA BİRÇOK ÜLKEDE YASAKLANMIŞTIR.

ÜLKEMİZDE RENKLİ DRAJE ÇİKOLATALARDA VE KAYMAKLI BİSKÜVİLERDE KULLANILMAKTADIR.

EN TEHLİKELİ KANSEROJEN KATKI: E330

( NE YAZIKKİ BİRÇOK HAZIR GIDADA KULLANILMAKTADIR.)

TÜM KOLALI İÇECEKLERDE KULLANILAN KATKI MADDELERİNİN TESBİTİ İÇİN ANALİZ YAPILMASINA İZİN VERİLMEMİŞTİR.

KAYNAK: http://www.diet-coke.net/kolanin_zararlari.html

DAHA GENİŞ BİLGİ İÇİN ARAYINIZ:
YETKİLİ KİŞİ: YUSUF SAİT ŞENGÖZ
İŞ YERİ TELEFONU: 0 274 412 25 84
İŞ YERİ FAKSI : 0 274 412 81 31
CEP TELEFONU : o 542 374 22 92
www.19kkanser.com - www.19kpazarlama.com

yukarıˆ
RUHEN GÜÇLÜ OLMALIYIZ (MANEVİ TAVSİYELER VE DUALAR)

RUHEN GÜÇLÜ OLMALIYIZ...
MANEVİ TAVSİYELER VE DUALAR...

Moral vücudun direncini artırır. Öncelikle sinir bozukluğundan, geçimsizlikten, sıkıntıdan, stresten, kurtulalım. Kanserden korkmak yerine, onunla savaşmaya karar verelim. Bedenin savunma sistemi bu hücreleri yok edecek güçtedir. Savunma sistemi zayıf düştüğünde kanser hücrelerini yok etmede güçlük çeker. Bu durumda kanserli hücreler çoğalarak bedene zarar verecek urlar haline dönüşürler. İnsanın ruhsal durumu ile savunma sistemi arasında sıkı bir bağ vardır. Kişi ruhsal olarak ne kadar güçlü, dengeli ve huzurluysa savunma sistemi de o nispette iyi çalışır. Yani morali bozmamak, tersine ruhsal olarak güçlü olmak başarıya giden en önemli adımdır. Ne kadar güçlü ve kararlıysanız hastalığı yenme şansınız o kadar fazladır.

Moralli olmak için; Bediüzzaman Said Nursi hazretlerinin Risale - i Nur külliyatından Lem’alar isimli eserinin 25. ci Lem’ası olan “Hastalar Risalesi” okunmalı veya Hastalar Risalesinin” teyp bandına okunmuş kasetleri dinlenmeli. Dinlemekte aynı neticeyi verir. Kitapçılarda bulabilirsiniz.

STRESTEN KURTULMAK İÇİN;

1. Kainata, dünyaya ve olaylara bakışımızı değiştireceğiz.
2. Güzel gören, güzel düşünür. Güzel düşünen, hayatından lezzet alır.
3. Allah bizi insan yaratmış. Yani; Allah bizi, taş yaratabilirdi, böcek yaratabilirdi, ot ve ağaç yaratabilirdi, ama; insan yaratmış.
4. Allah; kainatı insan için, İnsanı da; iman, itaat, ibadet ve kulluk için yaratmıştır.
5. En mükemmel insan, son peygamber Hazreti Muhammed Aleyhisselatü Vesselamdır.
6. Peygamberimiz, örnek ve numune insandır. Allah Ondan razıdır. Ona tabi olan, onun sünnetini ittiba edenlerden de razıdır.
7. Sağlık, sıhhat ve afiyet sünnete uygun yaşamakla mümkündür.
8. Ahir zamanda, sünnete uygun yaşayanlara yüz şehit sevabı müjdesi var.
9. Hem dünyada, hem de, ahiret te mes’ud ve bahtiyar olmak istiyorsak, sünnete uygun yaşamalıyız.

DABBET-ÜL ARZ:

Nasılki kavm-i Firavun'a "çekirge âfâtı ve bit belası" ve Kâ'be tahribine çalışan Kavm-i Ebrehe'ye "Ebabil Kuşları" musallat olmuşlar. Öyle de;

Hüseyin Şengözün yorumu:
(Her asrın hastalığı ayrı. Bu asırda da kanser yaygın. Bu asır ahirzaman, şartlar ağırlaşmış. İslamiyeti yaşamak zorlaşmış. Yaşayanlara 100 şehit sevabı var.)

Süfyan'ın ve Deccalların fitneleriyle bilerek, severek isyan ve tuğyana ve Ye'cüc ve Me'cüc'ün anarşistliği ile fesada ve canavarlığa giden ve dinsizliğe, küfr ve küfrana düşen insanların akıllarını başlarına getirmek hikmetiyle, arzdan bir hayvan çıkıp musallat olacak, zîr ü zeber edecek. Allahu a'lem, o dabbe bir nev'dir. Çünki gayet büyük birtek şahıs olsa, her yerde herkese yetişmez. Demek dehşetli bir taife-i hayvaniye olacak. Belki

اِلاَّدَابَّةُاْلاَرْضِتَأْكُلُمِنْسَأَتَهُ

âyetinin işaretiyle, o hayvan, dabbet-ül arz denilen ağaç kurtlarıdır ki; insanların kemiklerini ağaç gibi kemirecek, insanın cisminde dişinden tırnağına kadar yerleşecek. Mü'minler îman bereketiyle ve sefahet ve su-i istimalâttan tecennübleriyle kurtulmasına işareten, âyet, îman hususunda o hayvanı konuşturmuş.

رَبَّنَا لاَ تُؤَاخِذْنَا اِنْ نَسِينَا اَوْ اَخْطَاْنَا
سُبْحَانَكَ لاَ عِلْمَ لَنَا اِلاَّ مَا عَلَّمْتَنَا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ

RİSALE-İ NURDAN ALINMIŞTIR.
“insanların akıllarını başlarına getirmek hikmetiyle, arzdan bir hayvan çıkıp musallat olacak, zîr ü zeber edecek.”

Hüseyin ŞENGÖZ’ ün yorumu;
(Bu ikaz; İnsanlara Sünnete uygun yaşamaları için bir mesajdır. Yani; dikkatli olun, E maddelerinden, radyasyondan hormondan uzak durun vesair…)

MANEVİ TAVSİYELER:

Manevi yönden Kur’an şifadır. Hadisler şifadır. Hastalar Risalesi şifadır. Sekine duası şifadır.
Çok mühim tavsiyeler;
* Sekine duasının okunabilir büyük şekli (Arapça aslı)
Kanser - Hastalıklar ve
19k Gıda Maddeleri
Hakkında Açıklamalar
bölümünün sonunda var. Ayrıca Büyük cevşenin içinde de var. Hem okunur hem üstte taşınır. (muska gibi)

SEKİNE DUASININ OKUNUŞU

1- Niyet( ne için ve ne maksatla okunduğuna niyet etmek)
2. İstiğfar (7 DEFA)
3. Salavat-ı Şerife ( 7 DEFA)
4. Allah-u Ekber (10 DEFA)
5. Altı Esma her ayetle beraber okunacak.(19 DEFA)
yani besmele çekilir sonra FERDÜN, HAYYUN, KAYYUMUN, HAKEMUN, ADLUN, KUDDÛSUN."denir ve 1. ayet okunur bu sırayla 19 kere tekrarlanır, sonra tekrar besmele, 6 esma ve 2. ayet okunur. 19 ayet bitene kadar aynı şekilde okunur.
6 esma: "FERDÜN, HAYYUN, KAYYUMUN, HAKEMUN, ADLUN, KUDDÛSUN."

(Kur'an hattı bilmeyenler için latincesi)

1.Ayet: Seyec ‘alullahu ba’de ‘usru-y yusra”
2.Ayet:Anetil vucuhü lil hayyil kayyum
3.Ayet:Ve innallahe biküm lera ufün rahimu
4.Ayet:İnnallahe kane tevvaben rahime
5.Ayet:innallahe kane gafuran rahime
6.Ayet:fe innallahe kane afüvven kadira
7.Ayet:innallahe kane semian besira
8.Ayet:innallahe kane alimen hakime
9.Ayet:innallahe kane aleyküm rakibe
10.Ayet:İnnâ fetâhnaleke fethan mübiyna
11.Ayet:ve yen surakellahu nesran azize
12.Ayet:İnne hızballahi humül gâlibûn
13.Ayet:innallahe huvel kaviyyül aziz
14.Ayet:innallahe huvel ganiyyül hamid
15.Ayet:Hasbiyallâhu lâ ilâhe illâ HU
16.ayet:Hasbünallâhu veni'mel vekîl
17.ayet:la yeh zünühümül fezeul ekber
18.ayet:iyyake na'budü ve iyyake nestain
19.Ayet:velhamdü lillahi rabbil alemin

AYETLERİN MEALLERİ:

1- Allah her sıkıntıdan sonra kolaylık lütfedecektir.
2- Yüzlerin sıkıntısı Hayy-ı Kayyûm içindir.
3- Allah size karşı çok şefkatli, çok merhametlidir.
4- Allah tövbeleri çok kabul edici ve kullarına çok merhamet edicidir.
5- Muhakkak ki, Allah çok bağışlayıcı ve çok merhamet edicidir.
6- Muhakkak ki, Allah her şeye gücü yettiği halde çok bağışlayıcıdır.
7- Şüphesiz Allah her şeyi hakkıyla işitir ve her şeyi hakkıyla görür.
8- Şüphesiz Allah her şeyi hakkıyla bilir ve her işi hikmetle yerine getirir.
9- Muhakkak ki, Allah sizin üzerinizde gözeticidir ve her halinizi görür.
10- Biz sana apaçık bir fetih yolu açtık.
11- Ve Allah sana pek şerefli bir zaferle yardım etsin.
12- Şüphesiz Allah’a tâbi olan topluluk gerçek gâliplerin tâ kendisidir.
13- Muhakkak ki Allah, azabında pek kuvvetlidir ve kudreti her şeye galip olandır.
14- Muhakkak ki hiçbir şeye ihtiyacı olmayan ve her türlü övgüye lâyık olan ancak Allah’tır.
15- Allah bana yeter. O’ndan başka ibâdete lâyık hiçbir ilah yoktur.
16- Allah bize yeter. O ne güzel vekildir.
17- En büyük korku olan kıyâmetin dehşeti onlara üzüntü vermez.
18- Ancak Sana kulluk eder ve ancak Senden yardım isteriz.
19- Ve âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun.
Allah kabul etsin...

* Günde 500 defa حَسْبُنَا اللهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ "Hasbünallah ve ni' mel vekil" (okunur veya söylenir)
* 1000 ALLAH ( الله ) (okunur veya söylenir)
* 1000 RAHMAN ( اَلرَّحْمٰن ) (okunur veya söylenir)
* 1000 RAHİM ( الرَّحِيم ) (okunur veya söylenir)
* 1000 BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM, بِسْمِ الله اَلرَّحْمٰنِ الرَّحِيم (okunur veya söylenir)
* 1000 İHLAS SURESİ okunur ve Allahtan şifa istenir.
İHLAS SURESİ
بسم الله الرحمن الرحيم Bismillahirahmanirahim
قُلْ هُوَ اللَّهُ أَحَدٌ 1. Kul hüvellâahü ehad.
اللَّهُ الصَّمَدُ 2. Allâahüs samed.
لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ 3. Lem yelid ve lem yüüled
وَلَمْ يَكُن لَّهُ كُفُواً أَحَدٌ 4. Velem yeküllehüü küfüven ehad

AÇIKLAMA:

Bin Allah, bin Rahman, bin Rahim, bin Bismillahirahmanirahim, bin ihlas suresi İsmi Azamdır.

* İsmi azamla yapılan dualar makbuldür.
* Gıyabi yapılan dualar makbuldür.
(Bizim başkaları için yaptığımız dua, başkalarının bizim için yaptığı dualar gıyabi dualardır.)
* Mubarek mevkilerde yapılan dualar makbuldür.
* Mübarek gecelerde yapılan dualar makbuldür.
* 25. Lem'anın sonundaki salavat makbuldür.
اَللّهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ، Allahümme salliala seyyidina
طِبِّ الْقُلُوبِ وَدَوَاۤئِهَا tıbbil kulubi ve devaiha
وَعَافِيَةِ اْلاَبْدَانِ وَشِفَاۤئِهَا ve afiyetil ebdani ve şifaiha
وَنُورِ اْلاَبْصَارِ وَضِيَاۤئِهَا ve nuril ebdari ve dıyaiha
وَعَلٰى اٰلِهِ وَصَحْبِهِ وَسَلِّمْ ve ala alihi ve sahbihi ve sellim.

* Makbul bir dua olan salavatı şerifeyi, yapacağınız duanın hem başında, hem de sonunda üçer defa söylerseniz, yapacağınız dua inşallah kabul edilir.

* Ayrıca; sabah namazından sonra, güneş doğmadan devamlı akan bir çeşmeden yıkanacak kadar su doldurulur. Bu suya 41 yasin okunur. Bu su ile leğen içinde banyo yapılır. Bu su el ayak değmeyecek bir yere dökülür. Bu yapılan işlemler başkalarına söylenmez.

“MÜRİD” İSMİNİN (her gün 1000 defa) ZİKRİ İRADE GÜCÜNÜ ARTIRIR!

İRADE sıfatının ismi olan “MÜRÎD” ismi zikredildiğinde, kişinin beyninde boş duran hücreler, bu ismin frekansında programlanarak devreye girdiği için; bir süre sonra o kişide İRADE gücünün arttığı ve eskiden başaramadığı bir çok şeyi başardığı görülür.

"MÜRÎD" ismi, insanda en süratli gelişmeyi sağlayan bir güce sahip!.
Hemen hepimiz, pek çok şeyi biliriz de, bir türlü bu bildiklerimizi uygulamaya koyamayız. Bunun da gerçekte tek bir sebebi vardır, İRADE ZAYIFLIĞI!.

İşte bu irâde zayıflığının çaresi, "MÜRÎD" isminin zikredilmesidir. Bu ismin zikredilmesi sonucu, kişinin ilgi duyduğu konuya karşı irâdesi güçlenmeye başlıyor ve eskiden bilip de tatbik edemediği pek çok şeyi kolaylıkla tatbik edebilir hâle geliyor.

Meselâ diyelim ki; istediği gibi ibâdet edemiyor; yahûd kendini ilme verip kararlı bir biçimde ilim çalışamıyor; işte bu durumda bu zikir, kişinin irâde gücünü arttırdığı için, kolaylıkla bunları başarabiliyor.

BÜYÜ NASIL BOZULUR:

Büyüden kurtulmak için, sabah ve akşam okunması gereken bazı sureler ve dualar.
1. İnsanları kıskandırmamak.
2. Şüphelendiğiniz kişilerin verdiği yiyecekleri yememek.
3. Sabah ve akşam 7 Ayetel Kürsi 3 Felak 3 Nas sureleri okunur.
4. Bir miktar suya Ayet - el Kürsi - İhlas - ı Şerif - Nas ve Felak surelerini okumalıdır. Büyü yapılan kimse bundan 3 yudum içmeli kalan su ile gusletmelidir.
5. Sedir ağacının yeşil yaprağından 7 adedi iki taş arasında ezilip su ile karıştırılır. Üzerine Ayet - el Kürsi - İhlas - ı Şerif - Nas ve Felak sureleri okunur. Bu sudan 3 yudum içilir geri kalanla da üstüne su ilave edilerek gusledilir.
6. Üç kere salavatı şerife okumalı sonra 7 Fatiha - 7 Ayet - el Kürsi - 7 Kafirun suresi - 7 İhlas - ı şerif - 7 Felak - 7 Nas sureleri okuyup kendi üzerine veya ve hastanın üzerine üflemelidir.
7. 7 Fatiha suresi - 7 Ayet - el Kürsi - 7 Kafirun suresi - 7 İhlas suresi - 7 Felak - Nas sureleri okunup hasta olana üflenirse bütün afetler dertler için ve sihir - nazar için iyi gelir.Tuz üzerine okunup suda eritilerek içmek şeklinde de olur.
8. Bir kimse sabah Akşam “Bakara suresinin başından 4 ayet ve Ayet - el Kürsi ile Ayet - el Kürsiden sonraki iki ayeti ve Bakara suresinin sonundaki 3 ayeti okursa evine şeytan giremez. Mecnunun delinin üzerine okunursa iyi olur.
9. 25 Kere Estağfirullah denir. Sonuncusunda ve etübü ileyh’e kadar okunur. Sonra 11 Kere İhlas - 7 Kere Fatiha - ı şerife - 33 Kere “Allahümme Salli Ve Sellim Ala Seyyidina Muhammedin Ve Ala Ali Seyyidina Muhammed” Okuyup sevabı Peygamber Efendimizin ve Eshab - ı kiramın ve Evliyanın ruhlarına ve sonra Silsile - i aliyye denilen büyük alimlerin isimlerini söyleyip bu büyüklerin ruhlarına hediye edilir. Bunların hürmetine şifa vermesi için Allahü Tealaya dua edilir. Her sabah - akşam böyle dua edilir.
10. Fatiha suresi - Bakara - 1 - 2 - 3 - 4 - 5 -163 - 164 - 255 - 256 - 257 - 285 - 286 - Al - i İmran - 18 - 19 ayetten sadece - “İnneddine İndellah - İl İslam”- 26 - 27 -154 - En’am - 17 - A’raf - 54 - 55 - 56 - Tevbe - 51 - 128 - 129 - Yunus - 107 - Hud - 56 - İbrahim - 12 - İsra - 43 - 110 - 111 - Mü’minun - 116 - 117 - 118 - Ankebut - 60 - Rum - 17 - 18 – Fatir - 2 – Yasin - 83 – Saffat - 1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11 - 180 - 181 - 182 - Feth - 27 - 28 - 29 – Rahman - 33 - 34 - 35 - 36 – Hadid - 1 - 2 - 3 - 4 - 5 - Haşr - 21 - 22 - 23 - 24 - Cin - 1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - Buruç - 20 - 21 – 22 - İhlas - Felak - Nas suresi.
Abdest alınıp 7 İstiğfar ve 11 salavat okunup hastanın sıhhatine niyet ederek güneş doğduktan ve ikindi namazından sonra günde iki defa hasta üzerine okunmalı (Her ayet okunduktan sonra hastaya üfürülmelidir.) Şifa buluncaya kadar (Kırk gün kadar) devam etmeli Her okuma bittikten sonra sevabı Peygamber efendimizin ruhuna hediye edilmelidir. Bir nüsha da yazılıp hastaya yanında taşıttırılırsa hastayı sihirden - büyüden - nazar deymesinden korunmuş olur.
11. Sabah namazından sonra, güneş doğmadan devamlı akan bir çeşmeden yıkanacak kadar su doldurulur. Bu suya 41 yasin okunur. Bu su ile leğen içinde banyo yapılır. Bu su el ayak değmeyecek bir yere dökülür. Bu yapılan işlemler başkalarına söylenmez.
12. “ La ilahe illa ente sübhaneke inni küntü minez-zalimin “
13. Günde 500 kere (La havle vela kuvvete illa billah-il-aliyyilazim) okumaya başlarken ve okuduktan sonra yüzer kere salevat-ı şerife okuyup dua etmelidir.
14. Ha - Mim Mümin suresinin başından masir’e kadar ve Âyet-el kürsi okumalı.
15. La ilahe illallahü, vahdehü, la şerike leh, lehülmülkü, velehülhamdü, vehüve alâ külli şeyin kadir okumalı.
16. Cuma günü seher vakti, Nisa suresi 99. Âyeti, vemen yahruc’dan rahimâ’ya kadar yazılır, suyun içine konur ve su içilir
17. “Kuşluk namazına devam edene, cin musallat olmaz.”
18. “[Besmele ile] “Bismillâhillezi lâ yedurru ma’asmihi şey’ün fil erdi ve lâ fissemai ve hüves-semi’ul alim.” duasını sabah 3 kere okuyana, akşama kadar, akşam okuyana da, sabaha kadar hiç bela gelmez.”
19. “Li ilafi’ “ Gece ve gündüz, 11 defa okunmalıdır!
20. (“Euzü bikelimâtillahi-ttammâti min şerri mâ haleka” duasını okuyana, hiçbir şey zarar veremez.) [Müslim]
21. (Hasbiyallahü ve ni’mel vekil sözü her korku için bir emniyettir.) [Deylemi]
22. (Lâ havle velâ kuvvete illa billah-il-aliyyilazim)
23. “ Az sadaka çok belayı defeder.”

NAZARDAN KURTULMAK İÇİN:

Birincisi: İnsanın kendi kendine veya çocuğu gibi çok yakınına hiç bir kötü amaç taşımadan ürettiği negatif enerji şeklidir. Beyinde sürekli kodlanan bir kelime mevcuttur: Maşallah. Bu kelime söylendiği anda nazar değmeyeceğine beyin şartlandırılırsa veya başka bir deyimle kodlanırsa, beyin bu kelime söylendiğinde negatif enerji üretimini yapmamaktadır. Ama o Maşallah kelimesi söylenmediği anda negatif enerji üretmeye başlıyor.
İkincisi: İnsanın bir başkasına nazar etmesi. Beyin kıskançlık duygusu ile hareket ettiğinde yine negatif enerji üretimine yol açar. Bazı insanlarda bu türde kıskançlık duygusu çok yüksek olduğundan o insanların nazarı daha çok değer. Daha doğrusu yaydıkları negatif enerji çok yoğun olur. Bir hayli maddi veya manevi zarar verebilirler. İnsan beyni negatif veya pozitif enerjiyi sadece % 50 kadar üretir.
(Nazar haktır.) [Müslim]
İnsana, hayvana ve hatta cansıza da nazar değer. Nazar hastalık yapar, hatta öldürür. Kadınlara ve çocuklara daha çok tesir eder. En çok annelerin çocuklarına nazarı değiyor. İnsanın bir çok belası kendi nefsindendir. Nazarı kendine değiyor. Çocuğuna nazarı değiyor.
“İnsanların yarısı nazardan ölür.” [Taberani]
“Nazar insanı mezara, deveyi kazana sokar.” [İbni Adiy]
“Herkes, bilhassa nazarı değen kimse, beğendiği birşeyi görünce “Maşaallah” demeli, ondan sonra, ne söyliyecekse, o şeyi söylemelidir. Önce Maşaallah deyince, nazar değmez.”
“Bismillâhillezî lâ yedurru me’asmihi şey’ün fil erdı ve lâ fissemâi ve hüves-semî’ul alîm” duasını sabah 3 kere okuyana, akşama kadar, akşam okuyana da, sabaha kadar hiç bela gelmez. [İbni Mace]
“Euzü bi-kelimatillahittammati min şerri külli şeytanin ve hammatin ve min şerri külli aynin lammetin” sabah akşam 3 defa okunup kendine veya hastaya üflenirse, nazardan, cin, şeytan ve hayvanların zararından korur. (Mevahib)
“Ayet-el-kürsi, Fatiha, Muavvizeteyn (Felak ve nas) ve Kalem suresinin son iki ayetini (ve in yekâdüllezîne keferû leyüzlikûneke biebsârihim lemmâ semi-uz- zikra ve yekûlûne innehû lemecnûnün ve mâ hüve illâ zikrun lilâlemîne.”
“Fatiha, Âyet-el kürsi ve dört kul [Kâfirun, İhlas, Felak, Nas sureleri] 7şer defa okunup hastaya üflenir. Tuza okunup, suda eritilerek içilir. Fatiha ile Âyet-el kürsiyi okunur.”
“Lâ havle velâ kuvvete illâ billâhil ‘aliyyil ‘azîm )devamlı tekrar etmek lazım.
“Nazar için; sekiz ayet vardır. O sekiz ayetin yedisi Fatiha suresi, Sekizinciside Ayete’l-Kürsi ‘dir.
“Bismillahirrahmanirrahim”
Lâ havle ‘anil ‘anil buğzi -velâ kuvvete ‘alel muhabbetullahi ve ala kalbin selim illâ billah.
Lâ havle ‘an kulli şey’in mudirr. -velâ kuvvete ‘alâ kulli şey’in nafi’ illâ billah.
Lâ kuvvete ‘anil edviyetil muzirrah- velâ kuvvete ‘alel edviyetin-nafi’ illâ billah.
Lâ havle ‘an şerri-z zâlimin -velâ kuvvete ‘alâ-n nef’it tâlibin illâ billahil ‘aliyyil ‘azîm.
Lâ havle velâ kuvvete illâ billâhil ‘aliyyil ‘azîm.
Lâ havle ‘anil belâ-i -velâ kuvvete ‘anil ni‘ami.
Lâ havle ‘anil küfri- velâ kuvvete ‘anil Îmanî.
Lâ havle ‘anil ‘idami- velâ kuvvete ‘anil cenneti.
Lâ havle ‘anil emrâdî- velâ kuvvete ‘anil sihhatî.
Lâ havle ‘anil cemîil belaya vel emrâdi kaaaffeten aammeten- -velâ kuvvete ‘alel îmani bike ve ‘alâ vahdaniyyetike ve ‘alâ esmâike ve ‘alel imani bil-âhireti illâ bike.
Lâ havle ‘anil cezâ-i -velâ kuvvete ‘alel mukafati illâ billah.
Lâ havle ‘anil ihtilâfi- velâ kuvvete ‘anil ittfaki illâ billah.
Lâ havle ‘anil buğzi -velâ kuvvete ‘alel muhabbeti illâ billah vel buğzi fillah illa billah.
Bismillâhirrahmânirrahîm bismillâhi azîm-iş- şâni şedîd-il birri mâ şâallahü kâne habese hâbisün min hacerin yâbisin ve şihâbin kâbisin. Allahümme innî radedtü ayn-el âini aleyhi ve alâ men ehabb-en-nâsi ileyhi ve fî keyedihî ve kilyetihî lahmün rakîkun ve azmün dakîkun fîmâ lehû yelîku ferci-il basara hel terâ min fütûrin sümmerci-il basara kerrateyni yenkalib ileyk-el basaru hâsian ve hüve hasîr ve in yekâdüllezîne keferû leyüzlikûneke biebsârihim lemmâ semi-uz- zikra ve yekûlûne innehû lemecnûnün ve mâ hüve illâ zikrun lilâlemîne lâ havle velâ kuvvete illâ billâh-il aliyy-il azîmi Lâ ilâhe illallâhü hısnî, men kâle-hâ dehale hısnî, ve men dehale hısnî emine min azâbî. Sadaka rasûlullahi sallallahü teâlâ aleyhi ve selleme.

DAHA GENİŞ BİLGİ İÇİN ARAYINIZ:
YETKİLİ KİŞİ: YUSUF SAİT ŞENGÖZ
İŞ YERİ TELEFONU: 0 274 412 25 84
İŞ YERİ FAKSI : 0 274 412 81 31
CEP TELEFONU : o 542 374 22 92
www.19kkanser.com - www.19kpazarlama.com

yukarıˆ
HASTALAR RİSALESİNDEN BAZI TAVSİYELER

HASTALAR RİSALESİNDEN BAZI TAVSİYELER...
RUHEN GÜÇLÜ OLMAK İÇİN TAMAMINI OKUYUNUZ...

1 - “Hastalık sabreden için dert değil belki bir nevi dermandır.”
2 - “Hastalıkla geçen bir ömür , Allah’ tan şekva etmemek şartıyla mü’ min için ibadettir.’’

3 - “Hastalık hiç aldatmaz bir nasih ve ikaz edici bir mürşittir.” (hastalık ahireti hatırlatır.)

4 - “Vücudumuz bizim mülkümüz değildir. Allah mülkünde istediği gibi tasarruf eder.
Hakkımız şekva değil şükürdür.” (Şafi ismini hastalıkla bil .)

5 - “Hastalık uyandırıncaya kadar sabra çalış . Hastalık vazifesini bitirdikten sonra ,
Halık - ı Rahim inşallah sana şifa verir.”

6 - “Buda geçer "Ya Hu" de şekva yerine şükret.”
Not:6. Deva kitapta iki kere geçiyor. Aynen muhafaza edilmiştir.

6 - “Hastalıktaki manevi ibadet ve uhrevi sevap cihetini, düşün, zevk almaya çalış.”

7 - “İllet olmazsa afiyet zevksizdir. Maraz olmazsa sıhhat lezzetsizdir.”
(Yani hastalık olmazsa sıhhatin kıymeti anlaşılamaz. )

8 - “Ermiş ağacı silkmekle nasıl meyveleri düşer, imanlı bir hastanın titremesi de öyle günahları silker.”

9 - “Hastalıktan elem ve korkmak ise, hastalık bazen ölüme vesile olduğu cihetindedir… Ehl-i iman için ölüm rahmet kapısıdır, ehl - i dalalet için zulümat - ı ebediye kuyusudur.”

10 - “Hastalığın hafifleşmesini istersen…Hastalığın faydalarını, sevabını düşün merakı kaldır, hastalığın kökünü kes. Merak hastalığı ikileştirir.”

11 - “Cenaba - ı Hakkın sana verdiği sabır kuvvetini sağa sola dağıtma; bu saatteki eleme tahşid et:“Ya sabır” de dayan.”

12 - “Farzı mümkün mertebede yerine getiren Muttaki bir mü’min hastalık sebebiyle yapamadığı virdinin sevabını hastalık zamanında yine kazanır."

13 - “Hastalık gafleti dağıtır, ahireti düşündürür , ölümü hatırlatır.”

14 - “Bir mü’minin gözüne perde çekilse ve gözü kapalı kabre girse derecesine göre ehl-i kuburdan çok ziyade o alem-i nuru temaşa edebilir.”

15 - “En ziyade musibet ve meşakkate giriftar olanlar, insanların en iyisi en kamilleridir.” “Hastalıkların bir kısmı var ki, (Doğum sancısı gark, hark ve taun gibi ) eğer ölümle neticelense manevi şehit hükmündedir.”

16 - “Acır, şefkat eder. . . hiç olmazsa şer’an sünnet olan keyfine sormak için ziyaretine gideriz.” (Hasta ziyaretinin ehemmiyetini hasta olunca anlarız. )

17 - “Hastaların keyfini sormak, fakat hastayı sıkmamak şartıyla ziyaret etmek sünnet-i saniyedir.” “Hastanın duasını alınız onların duası makbuldür.”

18 - “Senin elin kırık ise kesilmiş ellere bak. Bir gözün yoksa , iki gözü de olmayanlara bak Allah’a şükret.”

19 - “Hastalık vazifeli gelmiştir, inşallah vazifesini çabuk bitirir gider.”

20 - “Allah her derde bir deva yaratmıştır, derdi o verdiği gibi şifayı da o veriyor. İlaçlara hasiyetleri veren ve tesiri var eden ancak Allah’tır.’’

21 - “Etrafındaki insanlar hastalık sebebiyle sana hizmetkarlık ettiklerinden, efendilerine efendi oldun.”

22 - “Hastalık, dünyanın zevalini ve insanın fani olduğunu ihtar ediyor, daha dünya seni boğamıyor. Gaflet senin gözünü kapamıyor."

23 - “Hastalık en katı kalpleri rikkate getirir, nazar - ı şefkati celbeder.”

24 - “Masum çocukların hastalıkları, o nazik vücutlarına bir idman, bir riyazet ve ilerde dünyanın dağdağalarına mukavemet verdirmek için bir şırınga ve bir terbiye -i rabbaniyedir.’’ (Çocuklara ve çocuk hükmündeki ihtiyarlara bakmak ibadettir.) Hasta bakıcılar buna dahildir.

25 - “İman ilacı her derde devadır. Feraizi yerine getirmekle tesirini gösterir. “Cenaba - ı Hak sizlere şifa versin hastalıklarınızı kefaret - üz - zünub yapsın.” Amin , Amin, Amin .

Risale - i Nur külliyatından Lem’alar isimli eserin 25. Lem’ası “Hastalar Risalesinden” , özetlenmiştir.

NOT: “Hastalar Risalesinin” sonunda “Bu kitap her derde dermandır.” diye bir ifade var. Bu kitap Kur’anı Kerimin bir tefsiridir. Kitabın sonunda ki, Salavat - ı Şerife sık sık namazlardan sonra okunmalı. Dilimizin tespihi olmalı. “Hastalar Risalesi’nin” tamamı okunmalı veya “Hastalar Risalesinin” teyp bandına okunmuş kasetleri dinlenmeli. Dinlemekte aynı neticeyi verir.

DAHA GENİŞ BİLGİ İÇİN ARAYINIZ:
YETKİLİ KİŞİ: YUSUF SAİT ŞENGÖZ
İŞ YERİ TELEFONU: 0 274 412 25 84
İŞ YERİ FAKSI : 0 274 412 81 31
CEP TELEFONU : o 542 374 22 92
www.19kkanser.com - www.19kpazarlama.com

yukarıˆ
KANSERİN TARİFİ

KANSERİN TARİFİ

KANSER; Anormal hücrelerin kontrolsüz bölünmesi ve çoğalması ile oluşan hastalıktır. Kanser, başlangıç yerinden vücudun diğer bölümlerine yayılabilir ve uygun şekilde tedavi edilmezse ölümcül olabilir. Kanser, doku ve organlarımızın işlevlerini bozan yada bu işlevlerin tümden ortadan kalkmasına yol açan bir hastalıktır. Kanserli hücreyi tanımlamak gerekirse “Ölmeyi unutmuş hücre” diyebiliriz. Kanser hücresi de doğar, gelişir ve çoğalır. Ancak bu hücreler ölmezler. Çünkü bu hücrelerin ölümünü düzenleyen gende bozukluk oluşmuştur. Bu sebeple hücrenin ölümü gerçekleşmez ve kanser hücresi sürekli bölünerek çoğalmayı sürdürür. Çoğalan kanser hücreleri yaşamını sürdürmek ve yeniden çoğalabilmek için besine ihtiyaç duyarlar. Ayrıca çoğalarak sürekli artan kanser hücreleri kendilerine yer açmak zorundadırlar. İşte bu sebeple çevredeki hücre ve dokuları yıkıma uğratarak yok eder ve böylece hem beslenir hem de kendilerine yer açarlar. Buna kanserin yayılması diyoruz. Bu yayılma çevre dokulara olabildiği gibi uzak doku ve organlara da olabilir. Kanser hücreleri, kan damarlarını delerek kana karışıp uzak organlara kadar gidebilir. Başka organlara giden kanser hücreleri oraya yerleşip çoğalmalarını sürdürürler. Lenf damarları ve sinir yoluyla da benzeri yayılımlar görülür. Yediğimiz içtiğimiz bazı gıdalar, kanserojen etki yapıyor, bazıları da tedavi ediyor.

"Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu" nun açıklamasına göre:

DİKKAT!... DİKKAT!... DİKKAT!...
KANSERLE İLGİLİ BİLGİLER

Anormal hücrelerin kontrolsüz çoğalması ve yayılması olarak tanımlanan kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri...

Ülkemizde 1970’li yıllarda sebebi bilinen ölümler arasında 4. sırada yer alan kanser, son yıllarda kardiyovasküler sistem hastalıklarından sonra 2. sıraya yükseldi.

Kanserin sebebi nedir?
Çevresel ve içsel nedenler olarak ikiye ayrılabilir. Çevresel nedenler (kimyasal, radyasyon, viruslar gibi) ve içsel nedenler (hormonal, bağışıklık bozuklukları, kalıtsal mutasyonlar ve diğer genetik nedenler gibi) birlikte veya ardışık olarak hücreleri etkileyerek uzun yıllar içinde kansere yol açabilirler.

Hangi organlarda kanser olur?
Kanser tek bir hastalık olmayıp, vücuttaki tüm doku ve organlarda kanser gelişebilir.

İyi huylu ve kötü huylu tümör ne demektir?
İyi huylu tümörler kanser değildir. Başka bölgelere yayılmazlar. Tamamen çıkartıldığı zaman genellikle tekrarlamazlar. Kötü huylu tümörler ya da kanser ise komşu organ ve dokulara yayıldığı gibi, lenf ve kan yoluyla uzak organlara da yayılır. Uzak organlardaki yayılımına metastaz (yayılma) denir.

Sigarayı bırak, kanser riskini azalt

Kanser ne sıklıkla görülen bir hastalıktır?
Erişkinlerde her yıl 100 bin nüfus için 150-300 kişi kansere yakalanır. Ülkemizde her yıl 150 bin kişinin kansere yakalandığı tahmin edilir.

Kanserden korunmak mümkün mü?
Sigara ve alkol kullanımı ile gelişen kanserlerin önlenmesi mümkün. Bu maddelerin kullanılmaması ile tam koruma mümkün olur. Ayrıca güneş ışınlarından korunma ile deri kanserinden çok yüksek oranlarda korunmam mümkün. Kanserden korunmada beslenmenin de rolü büyük.

Kanserden nasıl korunabilirsiniz?
Sigara içmeyerek, beslenme alışkanlıklarına ve yaşam tarzına dikkat ederek, güneş ışınlarından korunarak kanserden korunmak mümkün.

Sigara ve tütün kullanımından kaçınmak:
Sigara ve tütün ürünlerinin akciğer kanseri, ağız, yutak (farinks), soluk borusu (larinks), yemek borusu, pankreas, rahim ağzı (serviks), böbrek ve idrar torbası (mesane) kanserlerine yol açtığı kesin olarak biliniyor. Bu nedenle sigarayı içmeyerek bu kanserlerden korunubilirsiniz.

Sadece sigara içenler değil, pasif sigara içicileri de bu hastalıklara karşı risk altında bulunur.

Beslenme ve diyet:
Bitkisel kaynaklı besinlerin fazla tüketilmesi, özellikle hayvansal kaynaklı yüksek yağlı gıdaların sınırlandırılması, bitkisel yağların tercih edilmesi, fiziksel olarak aktif olup, egzersiz yapılması ve ideal ağırlığın korunması, alkol tüketiminin sınırlandırılması kanserden korunmada etkin rol oynuyor.

Güneş ışınlarından korunma:
Bazal ve skuamöz hücreli deri kanserleri güneş ışınlarına maruz kalma sonucunda ortaya çıkıyor. Bu nedenle güneş ışınından korunulması ile bu kanserlerin gelişimi engellenebilir.

Kanserle mücadelede eğitim şart

Erken tanı işe yarar mı?
Kişilerin kendi kendini muayenesi, kontrol muayeneleri ve taramalar ile erken tanı mümkün. Böylece hastalığı daha erken tanı konulabildiğinden tedavi şansı da yükseliyor. Buradan hareketli hiç şikayeti olmayanlar bile düzenli doktor kontrolleri yaptırmaları öneriliyor.
Erken tanı için bazı öneriler:

Meme kanseri:
40 yaş ve üzerindeki kadınlar her ay kendi kendine meme muayenesi yapmalı, yılda bir kez doktor muayenesi ve mamografi yaptırmalı. 20-39 yaşındaki bayanlar ise her ay kendi kendine meme muayenesi yapmalı, 3 yılda bir de mamografi yaptırmalı.

Kalın Bağırsak Kanserleri:
50 yaşından sonra dışkıda gizli kan testi, belirli aralıklarla sigmoidoskopi, kolonoskopi ve bağırsak filmi çekilebilir. (Ayrıntı için doktorunuza danışınız.)

Rahim kanserleri:
Cinsel olarak aktif olanlar ve 18 yaşın üzerinde olanlar yılda bir kez PAP testi ve pelvik muayene yaptırmalı. Ardışık üç muayene normalse daha seyrek yapılabilir.

Prostat kanseri:
50 yaş ve üzerindeki erkekler yılda bir kez doktor muayenesi ve PSA (prostat spesifik antijen testi) yaptırmalı.

Kanserin başlıca belirti ve bulguları nelerdir?
Kanserin belirti ve bulguları köken aldığı doku ve organlara göre değişir. Hatta bazen hiç belirti ve bulgu vermeden kontrol muayenelerinde kanser tanısı konulabilir.

Aşağıdaki belirtilere dikkat edin:
Dışkılama ve idrar alışkanlıklarında değişiklikler
Uzun süren, iyileşmeyen yaralar
Beklenmeyen kanama ve akıntılar
Meme veya başka organlarda elle hissedilen şişlikler
Yutma güçlüğü veya hazımsızlık
Siğil ve benlerde belirgin değişiklik
Uzun süren ses kısıklığı ve öksürük

KAYNAK: Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu

DAHA GENİŞ BİLGİ İÇİN ARAYINIZ:
YETKİLİ KİŞİ: YUSUF SAİT ŞENGÖZ
İŞ YERİ TELEFONU: 0 274 412 25 84
İŞ YERİ FAKSI : 0 274 412 81 31
CEP TELEFONU : o 542 374 22 92
www.19kkanser.com - www.19kpazarlama.com

yukarıˆ
KANSER TEDAVİSİNDE KULLANILAN BİTKİLER VE GIDALAR

KANSER TEDAVİSİNDE
KULLANILAN BİTKİLER VE GIDALAR

A VİTAMİNİ: İhtiva eden yiyecekler bol miktarda tüketilir.

ADAÇAYI: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

AKGÜNLÜK SAKIZI: Macunu yenir. Suyu ve hülasası içilir. Yağı kullanılır. Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

ANANAS: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

ARDIÇ TOHUMU (SİYAH): Macunu yenir. Çayı, suyu ve hülasası içilir. Yağı kullanılır. Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

ARI ÜRÜNLERİ: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

AT KUYRUĞU (KIRK KİLİT): Çayı ve suyu içilir. Dikkat! Çok miktarda alınırsa zehirleyebilir.

AVAKADO: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

AYVA: Şifalıdır. Yenir hoşafı yapılır. Suyu içilir

B VİTAMİNİ: İhtiva eden yiyecekler bol miktarda tüketilir.

BADEM: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

BAL: Yenir, şifalı bitkilerle macun yapılır, Şerbeti içilir. Merhem gibi sürülür. Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

BALIK YAĞI: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

BEZELYE: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

BİBER: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

BİBERİYE: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

BROKOLİ: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

BUĞDAY: Taze çimi, günde 1 - 2 tatlı kaşığı yenir.

BULGUR: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

C VİTAMİNİ: C vitamini ihtiva eden yiyecekler bol miktarda tüketilmelidir.

CEVİZ: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

CİVAN PERÇEMİ (AKBAŞLI): Çayı ve suyu içilir. Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

ÇİĞDEM (KARDELEN): Tohumunun çayı ve suyu içilir.

ÇİLEK: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

ÇÖREK OTU: 5 gram su ile yutulur. Macunu yenir. Yağı 5 gram içilir. Yağı kullanılır. Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

ÇUHA ÇİÇEĞİ: Çayı ve suyu içilir.

DEMİR HİNTİ (HİNT HURMASI): Balla içilir.

DEREOTU: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

DOMATES: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

E VİTAMİNİ: E vitamini ihtiva eden yiyecekler bol miktarda tüketilir.

ELMA: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

ENGİNAR: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

ERİK: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

ET (KOYUN): İnsanın ahlak ve cemalini güzelleştirir. Hadisi Şerif.

FASULYE: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

FESLEĞEN (REYHAN OTU): Macunu yenir. Çayı, suyu ve hülasası içilir. Yağı kullanılır.

FINDIK: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

FISTIK: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

GÖKÇE (ÖKSE - BURÇ): Macunu yenir. Çayı ve suyu içilir. Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

GREYFURT: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

GÜL: Macunu yenir. Suyu ve hülasası içilir. Yağı kullanılır.

HARDAL (SİYAH): Macunu yenir. Hülasası içilir. Yağı kullanılır.

HARDAL UNU: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

HAVUÇ: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

HELİLE (KARA VE SARI): Macunu yenir. Çayı ve suyu içilir. Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

HURMA: Yenir. Azı şifa, çoğu gıdadır. Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

IHLAMUR: Macunu yenir. Çayı ve suyu içilir. Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

ISIRGAN OTU VE TOHUMU: Macunu yenir. Çayı ve suyu içilir. Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

ISPANAK: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

İNCİR: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

İYOT: İyot ihtiva eden yiyecekler bol miktarda tüketilir.

KABAK (BALKABAĞI): Yenir. Şurubu içilir.

KANTARON (SARI): Macunu yenir. Çayı, suyu ve hülasası içilir. Yağı kullanılır. Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

KARA DUT: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

KARA ÜZÜM: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

KARABAŞ LAVANTA ÇİÇEĞİ: Macunu yenir. Çayı, suyu ve hülasası içilir. Yağı kullanılır. Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

KARABİBER: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

KARANFİL: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

KARNABAHAR: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

KAYISI: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

KEKİK: Macunu yenir. Çayı, suyu ve hülasası içilir. Yağı kullanılır. Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

KEPEKLİ UN VE KEPEKLİ EKMEK: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

KEREVİZ: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

KETEN TOHUMU: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

KINA: Bedene kuvvet verir. Macunu yenir. Lapası ve yağı kullanılır.

KIRMIZI PANCAR: Lapası sarılır. Taze suyu içilir

KISA MAHMUT (DALAK OTU): Çayı ve suyu içilir. Lapası sarılır.

KIZILCIK: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

KİMYON: Macunu yenir. Çayı, suyu ve hülasası içilir. Yağı kullanılır. Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

KİRAZ: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

KİVİ: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

KUŞ ÜZÜMÜ: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

KUŞBURNU (YABANİ GÜL): Macunu yenir. Çayı ve suyu içilir.

KUŞKONMAZ: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

LAHANA: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

LİMON: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

MALT HULASASI: Tekel mağazalarında bulunur her gün 1 fincan içilir..

MANDALİNA: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

MANTAR: Yenir. Suyu içilir.

MARUL: Salatası yenir. Lapası sarılır.

MAYDANOZ: Yenir. Lapası sarılır.

MAZI: Çayı ve suyu içilir.

MENEKŞE: Yağı sakızla veya arpa unu ile karıştırılıp sarılır.

MERSİN AĞACI: Yapraklarının külü sarılır.

MEŞE AĞACI: Çay ve kahve gibi içilir.

MEYAN KÖKÜ: Macunu yenir. Çayı, suyu ve şurubu içilir. Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

MİSVAK: Dişlerde fırça gibi kullanılır. Çayı ve suyu içilir. Şifalıdır. Hadisi şerif.

MÜRDÜM ERİĞİ: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

MÜRSAFİ: Macunu yenir. Çayı, suyu ve hülasası içilir. Yağı kullanılır. Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

NANE: Macunu yenir. Çayı, suyu ve hülasası içilir. Yağı kullanılır. Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

NAR: Meyveleri ve macunu yenir. Suyu içilir.

NERGİS ÇİÇEĞİ: Macunu yenir. Çayı, suyu ve hülasası içilir. Yağı kullanılır. Koklayınız.

NOHUT: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

OĞULOTU (MELİSA): Macunu yenir. Çayı, suyu ve hülasası içilir. Yağı kullanılır. Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

OKALİPTÜS (SITMA AĞACI): Çayı ve suyu içilir. Yağı kullanılır.

ÖDAĞACI (UDİ HİNDİ): Tozundan 3 gram bir fincan zeytinyağı içine akşamdan konur. Sabahları aç karına içilir.

PANCAR: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

PAPATYA: Macunu yenir. Çayı, suyu ve hülasası içilir. Yağı kullanılır. Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

PATATES: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

PAZI: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

PIRASA: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

PİRİNÇ: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

PORTAKAL: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

REZENE: Macunu yenir. Çayı, suyu ve hülasası içilir. Yağı kullanılır. Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

SAFRAN: 8 gramı, 40 gram bal ve sirke şerbeti ile karıştırılarak içilir. Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

SALKIM SÖĞÜT: Yaprağının külü sirke ile karıştırılıp sürülür.

SARIMSAK: Kokusunu gidermek için, sirkenin içinde bekletilerek yenir. Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

SEMİZ OTU: Un ile lapa yapılarak sarılır.

SİNAMEKİ: Macunu yenir. Çayı ve suyu içilir. Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

SİRKE: Balla karıştırılarak içilir. Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

SOĞAN: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

SOYA: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

SÖĞÜT (AKSÖĞÜT): 20 gram yaprağı, 5 gram nane, 10 gram papatya, 50 gram civan perçemi çayı ve suyu içilir.

SUSAM YAĞI: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

SÜT: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

SÜT KESİĞİ: Süt kesiği üzerine zeytin yağı, maydanoz konur, 3 öğün yenir.

ŞALGAM: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

ŞEFTALİ: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

TAHILLAR: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

TARÇIN (ÇİN TARÇINI): Çayı ve suyu içilir.

TERE OTU VE TOHUMU: Macunu yenir. Çayı ve suyu içilir. Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

TERE YAĞI: Yağı devadır. Yenir, insan sıcaklığında eriyen yağdır. Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

TURP: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

TURUNÇ: Yenir. Kalbe kuvvet verir.

TUZ: Yetmiş derde devadır. Fazlası zarardır.

ÜZERLİK TOHUMU: Macunu yenir. Çayı ve suyu içilir. Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

ÜZÜM: Şifalıdır. Yenir hoşafı yapılır. Akgünlük sakızı ile alınır. Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

ÜZÜM ÇEKİRDEĞİ: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

VENÜS SAÇI (BALDIRIKARA): Çayı ve suyu içilir.

VİŞNE: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

YAVŞANOTU (YARPUZ - FİLİSKİN): Gülyağı, sirke ve kabuklu arpa ile lapası sarılır.

YEŞİL ÇAY: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

YOĞURT: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

YULAF: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

YUMURTA: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

ZERDEÇAL: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

ZEYTİN YAĞI: Yetmiş derde devadır. İçilir, yemeklerde kullanılır vücuda sürülür. Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

ZEYTİN YAPRAĞI: Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

DAHA GENİŞ BİLGİ İÇİN ARAYINIZ:
YETKİLİ KİŞİ: YUSUF SAİT ŞENGÖZ
İŞ YERİ TELEFONU: 0 274 412 25 84
İŞ YERİ FAKSI : 0 274 412 81 31
CEP TELEFONU : o 542 374 22 92
www.19kkanser.com - www.19kpazarlama.com

yukarıˆ
KANSER HASTALIĞINA YOL AÇAN GIDA, KATKI MADDELERİ VE KANSER BELİRTİLERİ:

KANSER HASTALIĞINA YOL AÇAN;
GIDA, KATKI MADDELERİ VE KANSER BELİRTİLERİ.

A. KATKI MADDELERİ;
Bazı katkı maddeleri kansere zemin hazırlar. Bu nedenle, güvenilmeyen katı yağlar, meyve suları, çikolatalar yenmemelidir.

B. TATLANDIRICILAR (SAKKARİN);
Sakkarin, böbreklere zarar verdiği gibi, mesane kanserine de neden olmaktadır.

C. KÜFLER;
Gıdalar üzerinde üreyen küfler “aflatoksin” denilen kanser yapıcı maddeyi meydana getirir.

D. KAHVE;
Kahve içenlerde içmeyenlere göre 2-3 misli fazla mesane ve pankreas kanseri ortaya çıkmaktadır.

E. ALKOL;
Alkolün neden olduğu kanserler ağız boşluğu kanseri, larenks, özefagus ve karaciğer kanserleridir.

F. YİYECEKLER VE HAZIRLANIŞ ŞEKİLLERİ;
Fazla et yiyenlerde ( dana ve sığır eti ) kalınbağırsak kanseri sık görülür. Proteinli gıdalar, 100 C üzerinde pişirildiklerinde kanser yapan maddeler oluşur. Aşırı ısıtılan yağlarda kızartılan yiyecekler kanser yapıcı olurlar. Kullanılan kızartma yağları tekrar tekrar kullanılmamalıdır.

G. AŞIRI İLAÇ KULLANIMI;
Kemoterapi gibi ilaçlar.

KANSER BELİRTİLERİ:

Aşağıda belirtilen kanser tarama testleri, ABD Kanser Derneği tarafından önerilen kanser önleme programının bir parçası.

MEME KANSERİ
Uyarıcı Belirtiler:
Memede herhangi bir sertlik veya kitle, veya meme uçlarından gelen akıntı veya kan.

Kanser Riski Faktörleri:
Meme kanseri genellikle elli yaşın üzerinde olan kadınlarda; hiç çocuğu olmamış kadınlarda, ilk çocuklarını otuz yaşından sonra doğuran kadınlarda, hiç emzirmemiş olan kadınlarda, ideal ağırlıklarının yüzde 40 üzerinde olan kadınlar ile cinsel olgunluğa gecikmiş olarak gelen veya gecikmiş menapozu olan kadınlarda ve ailesinde (anne veya kızkardeşlerde) menapoz öncesi meme kanseri olayı olan kadınlarda ortaya çıkar.

Check-up Kuralları
Her kadın ayda bir defa göğüslerini dikkatlice muayene etmelidir.
Buna ek olarak, yirmi ile kırk yaş arasında olan kadınların her üç yılda bir göğüslerini bir hekime muayene ettirmesi gerekir. Kırk yaşın üzerinde olan kadınların bu muayeneyi her yıl yaptırması gerekir. Eğer kırk yaşın altındaysa-nız, ailenin geçmişinde göğüs kanseri yoksa yüksek risk gruplarından birine girmiyorsunuz demektir ve mamografinin alınmasına gerek duyulmayabilir. Eğer kırk ile kırkdokuz yaşlan arasında iseniz, herhangi bir belirti veya kitle yoksa ve ailenizde göğüs kanseri geçiren biri yoksa yalnızca basit bir mammogram yaptırın. Elli yaşından sonra mammogramı her yıl yaptırın. Eğer ailenizde göğüs kanseri varsa, yaşınıza aldırmaksızın her yıl bir mammogram yaptırın.

TESTİS KANSERİ
Uyarıcı Belirtiler:
Teslislerde herhangi bir kitle veya boyutlarında değişiklik.

Kanser Riski Faktörleri:
Yaşlı erkeklerden daha çok genç erkeklerde ortaya çıkar (kırk yaşından sonra fazla görülmez); normal yerine inmemiş testisler.

Check-up Kuralları:
İlk gençlik yıllarının son dönemlerinden başlayarak tüm yaştaki erkekler her ay teslislerini muayene etmelidirler.

KOLOREKTAL (KALIN BAĞIRSAK VE REKTUM) KANSER
Uyarıcı Belirtiler:
Herhangi bir rektal (makattan gelen) kanama veya dışkılama alışkanlıklarında uzun dönemli değişiklik.

Kanser Riski Faktörleri:
Aile üyelerinden birinde geçmişte kolorektal polip (iyi huylu tü-moral oluşum) veya kolorektal kanser veya kronik ülserleşmiş kolit olması.

Check-up Kuralları:
Kırk yaşın üzerinde olan kadın ve erkeklerin her yıl rektal muayeneden geçmesi gerekir. Bundan öte elli yaşın üzerinde olan erkek ve kadınların en azından iki yılda bir sigmoidoskopik muayeneden geçmesi (sigmoidoskop ile kolon içinin muayenesi) ve her yıl kan bulunup, bulunmadığının kontrolü için feces (dışkı) testini yaptırması gerekir.

AKCİĞER KANSERİ
Uyarıcı işaretler:
Rahatsız eden bir öksürük, öksürürken kan gelmesi ve akciğer iltihabı veya bronşit nöbetleri; göğüste ağrı.

Kanser Riski Faktörleri:
Çok sigara içmek ve özellikle astbest olmak üzere çevre kirletici maddelere maruz kalmak.

Check-up Kuralları:
Kırk yaşın üzerinde olan herkesin bir göğüs röntgeni çektirmesi gerekir. Bunu takip eden göğüs röntgenleri doktorunuzun kişisel kararına göre yapılacaktır.

SERVİKAL (RAHİM BOYNU) KANSER
Uyarıcı Belirtiler:
Anormal vajinal kanama.

Kanser Riski Faktörleri:
Genital (Cinsel) bölgelerde kabarcıklar oluşturan deri iltihaplan veya genital siğil enfeksiyonları-, ergenlik çağına geldikten kısa bir süre sonra cinsel ilişkiye girme veya çok fazla cinsel ilişki partnerinin olması.

Check-up Kuralları:
Onsekiz yaşına gelen kadınların veya seksüel olarak aktif olanların her yıl Pap testi yaptırması ve pelvik muayeneden geçmesi gerekir. Birbirini takip eden üç veya daha fazla normal sonuç veren yıllık muayenenin ardından doktorunuz Pap testinin daha az aralıklarla yapılmasına karar verebilir.

ENDOMETRİUM (RAHİM İÇ ZARI) KANSERİ
Uyarıcı Belirtiler:
Anormal vajinal kanama.

Kanser Riski Faktörleri:
Geçmişte kısırlık olması veya yumurtlama olmaması; menapozun geç başlaması veya uzun süreli östrojen tedavisi, vücutta aşırı yağlanma; çok fazla sigara içmek.

Check-up Kuralları:
Menapoza geldikten sonra geçmişinde kısırlık, aşırı şişmanlık, yfmurtlayamama, anormal rahim kanaması veya östrojen tedavisi olan kadınların endo-metriyal biyopsi yaptırmaları gerekir.

İDRAR YOLU VE MESANE KANSERİ
Uyarıcı işaretler:
İdrarda kan; sırt ağrısı; kilo ve iştah kaybı, sürekli ateş; anemi (kansızlık).

Kanser Riski faktörleri:
Elli yaşın üzerinde olan erkeklerde-, çok fazla sigara içenlerde, geçmişte kronik idrar yolu enfeksiyonlarından rahatsız olanlarda daha fazla görülür.

Check-up Kuralları:
Komple fiziki muayeneniz sırasında yapılan rutin idrar tahlilleri idrarınızda kan olup olmadığını (hemıtüri) gösterecektir. Eğer hematüri bulunursa, doktorunuz anormal bir doku da bulursa, biyopsi de dahil olmak üzere sistoskopik bir muayene yapabilir. Doktorunuz bir böbrek filmi de isteyebilir.

AĞIZ KANSERİ
Uyarıcı işaretler:
Ağzınızın renginde herhangi bir değişiklik veya ağzınızda iyileşmeyen herhangi bir yara.

Kanser Riski Faktörleri:
Genellikle kırkbeş yaşın üstünde erkeklerde, çok fazla sigara içenlerde ve özellikle çok fazla alkol kullanımı ile birlikte dumansız tütün kullananlarda (tütün çiğneyenlerde) daha fazla görülür.

Check-up Kuralları:
Eğer iyileşmeyen bir yara varsa doktorunuza veya diş hekiminize başvurun.

GIRTLAK KANSERİ
Uyarıcı Belirtiler:
Boğuk seslilik.

Kanser Riski Faktörleri:
Çok fazla sigara içmek, eğer fazla miktarda alkol kullanımı ile birlikte oluyorsa.

Check-up Kuralları:
Konuşma özelliğinizde herhangi bir değişiklik olması durumunda bir boğaz uzmanı tarafından yapılan muayene veya eğer çok fazla sigara içiyorsanız yıllık muayene.

PROSTAT KANSERİ
Uyarıcı Belirtiler:
idrara çıkmada zorluk; sırtın alt kısmında sürekli bir ağrı, pelvis veya kasıkların üst kısmında sürekli ağri; idrarda kan.

Kanser Riski Faktörleri:
Yetmiş yaşın üzerinde olan erkeklerde daha fazla görülür.

Check-up Kuralları:
Eğer kırk yaşın üzerinde iseniz, periyodik tıbbi muayeneniz sırasında bir dijital (parmakla) rektal muayeneden de geçmeniz gerekir.

CİLT KANSERİ
Uyarıcı Belirtiler:
Düzensiz sınırları olan küçük bir lezyon (yara, bere) ve vücutta veya kol ve bacaklarda kırmızı, beyaz, mavi veya mavi-siyah lekeler; cildin herhangi bir yerinde rengi inci beyazından siyaha kadar değişen yumru veya lezyonlar; avuç içi, ayak tabanı, el ve ayak parmaklarının uç kısımlarında koyu renkli lezyonlar; güneşe maruz kalmış cilt üzerinde daha koyu renkli beneklerle birlikte geniş kah-verengimsi lekeler; cildin herhangi bir yerinde kırmızımsı mor lekeler; ayak parmakları veya bacakta mor-kahverengi veya koyu mavi no-düller; yüz, kulak veya boyunda inci gibi veya mumlu gibi yumru veya şişler-, göğüs veya sırtta düz, ten rengi veya kahverengi yara izine benzer lezyonlar; yüz, kulaklar, boyun, eller veya kollarda pullu veya kabukla kaplı yüzeyi olan düz lezyon veya kırmızı nodul; herhangi bir bende görülen değişiklik veya iyileşmeyen bir yara.

Kanser Riski Faktörleri:
Kadın ve erkeklerde kızıl saç, açık cilt rengi veya gözlerin mavi olması; çocuklukta ciddi güneş yanığı olması; ailenin geçmişinde doğum lekeleri veya benler (displastik nevüs doğumda mevcut ben oluşumu sendromu.)

Check-up Kuralları:
Eğer yukarıda sıralanan uyarıcı belirtilere sahip herhangi bir cilt lezyonunuz varsa doktorunuza danışınız.

ÇOK ÖNEMLİ AÇIKLAMA
Vücudunda kist, tümör, ur, kitle, olan hastaların dikkat edeceği hususları bu bölümde anlatmaya çalıktık. Bunlar sadece hastaların değil, herkesin dikkat etmesi gereken hususlardır. Yemeyiniz, içmeyiniz, yapmayınız ve kullanmayınız diye açıkladığımız bu tavsiyeler çok mühimdir. Bilhassa kanser hastalarının, daha çok dikkat etmeleri gerekmektedir. Çünkü, dikkat edilmezse hem kanser hastalığına davetiye çıkarırız, hem de hastalığın tedavisi zorlaşır.

DAHA GENİŞ BİLGİ İÇİN ARAYINIZ:
YETKİLİ KİŞİ: YUSUF SAİT ŞENGÖZ
İŞ YERİ TELEFONU: 0 274 412 25 84
İŞ YERİ FAKSI : 0 274 412 81 31
CEP TELEFONU : o 542 374 22 92
www.19kkanser.com - www.19kpazarlama.com

yukarıˆ
TEDAVİ KONUSUNDA HADİSİ ŞERİFLER

TEDAVİ KONUSUNDA HADİSİ ŞERİFLER

*Tedavide, Tıbbı nebeviyi esas almak şarttır, ihya etmek lazımdır.*

*Hastalık Allah’tan, tedavisi Allah’tan. Tedavide, ehil ve liyakatli ise kadın, erkek fark etmez.*

*Haramla tedavi olmaz.*

*Hastalarınıza yemede içmede zorlamayınız.*

*Harareti soğuk su ile söndürünüz.*

*Ayın 17, 19 ve 21. de kan aldırınız.*

*Spor, yürüyünüz. Dinlenmek için, meşguliyetinizi değiştiriniz.*

*Hastaya canının çektiği yiyeceklerden hemen veriniz.*

*İklim değişikliği, tebdili mekanda hayır vardır.*

*Ayakta bevl etmek doğru değildir.*

*Hastaya moral vermek hasta ziyaretinde, onun uzun yaşayacağı konusunda, onu ümitlendirin, bu ümitlendirme kaderi değiştirmez, ama hastanın gönlünü hoş eder.*

*Hastaya “dilersen dua edeyim, Allah şifa versin, dilersen sabret, cennet senin olsun.*

*Hastalarınızı sadaka ile tedavi edin. Belaya, dua ve sadaka ile karşı koyun.*

*Dua ibadetin özüdür, hastalıklar günahlardır, ilacı istiğfardır.*

*Tedavisiz hastalık yoktur, intihar haramdır.*

*Ölüme netice veren, yiyip içmemek, haramdır.*

*Tedavi kaderdendir, Allah’ın kaderinden, Allah’ın kaderine sığınmalıyız.*

*Belaya dua ile karşı koyun.*

*Mü’minin mü’mine gıyabi duası makbuldür.*

*Hasta ziyaretinde, bazı şeyleri şefaatçi yaparak, “Yarabbi, hastalığımızı gider, şifa ver, şifa veren ancak sensin, senin şifandan başka şifa yoktur, hiçbir hastalık bırakmayan şifa ile şifa ver.”*

DAHA GENİŞ BİLGİ İÇİN ARAYINIZ:
YETKİLİ KİŞİ: YUSUF SAİT ŞENGÖZ
İŞ YERİ TELEFONU: 0 274 412 25 84
İŞ YERİ FAKSI : 0 274 412 81 31
CEP TELEFONU : o 542 374 22 92
www.19kkanser.com - www.19kpazarlama.com

yukarıˆ
YEMEK VE İÇMEKLE İLGİLİ, HADİSİ ŞERİFLER

YEMEK VE İÇMEKLE İLGİLİ, HADİSİ ŞERİFLER

*Az yemek, doymadan kalkmak.

*Kepekli ekmek yemek.

*Mutlaka Besmele çekmek.

*Yemeği birlikte yemek.

*Sağ elle yemek ve içmek.

*Aynı çeşitse önünden yemek.

*Yiyecekler meyve gibi farklı ise, seçerek yemek.

*Cemaat Halinde yeniyorsa, kenardan yemek ortadan yememek.

*Eti bıçakla değil, dişlerle kopararak yemek.

*Yemek yerken, oturarak, bir yere yaslanmadan, sağ dizi dikerek yemek uygundur.

*Elleri yemekten önce veya yemekten sonra yıkamalıdır.

*Elleri yalamak, parmakla tabağı sıyırmak.

*Çok yemekten dolayı öğürmek doğru değildir.

*Yemenin ölçüsü, midenin üçte birini yemeğe, üçte birini suya, üçte birini havaya ayırmaktır.

*Akşam yemeğinin terki, ihtiyarlık sebebidir.

*Yeme hususunda, iştah duyduğunu ye, hoşuna gitmeyeni terk et. Yemeğe laf etmemek.

*Yemek kabına sinek düşerse, önce batırın, sonra çıkarın, yemeye devam edin.

*Hurma kurtlanmışsa, kurdunu çıkarınız ve yemeye devam ediniz.

*İki kişilik yemek üç kişiyi de yeter.

*Başkalarına rahatsız edecek kokusu olan, soğan ve sarımsak gibi şeyleri evinizde yiyiniz mescide gelmeyiniz.

*İnek sütü ve yağı şifalıdır, fakat eti marazdır, hastalık yapar.

*Sirke faydalıdır.

*Zeytin yağı 70 derde dermandır.

*Arpa ekmeği ve hurma, tereyağı ve hurma yemek.

*Taze hurma ile kavun, salatalık, acur, hurma, yemek.

*Kabak, peynir, helva ve bal, yani tatlılar yemek.

*Et sulu tirit, bir yaşındaki koyunun sağ ön budu, çabuk pişer, çabuk hazmolur.

*Davete icabet etmek, davetsiz gitmemek.

*Düğünlerde yemek ikram etmek.

*Doğan çocuk için kurban kesmek.

*Bal şerbeti içmek.

*Hurmayı aç karına yemek.

*Su, un ve baldan yapılan sütlü çorbayı içmek.

*Mantar suyunu göze damlatmak.

*Yara bere için kına sarmak.

*Kabızlık için, sinameki çayını balla tatlandırıp içmek.

*Udi Hindinin tozunu zeytin yağında bekletip burna damlatmak.

*Gözler ve saçlar için, gece yatmazdan önce ismid sürmesini kullanmak.

*Çörek otu, dere otu, hardal, üzerlik, sabır otu - sarı sabırın damıtılmış usaresini, akik taşının yüzüğünü kullanmak sünnettir.

*Hadisi şeriflerden özetlenmiştir.

DAHA GENİŞ BİLGİ İÇİN ARAYINIZ:
YETKİLİ KİŞİ: YUSUF SAİT ŞENGÖZ
İŞ YERİ TELEFONU: 0 274 412 25 84
İŞ YERİ FAKSI : 0 274 412 81 31
CEP TELEFONU : o 542 374 22 92
www.19kkanser.com - www.19kpazarlama.com

yukarıˆ
HÜSEYİN ŞENGÖZ; SORULARI CEVAPLIYOR:

HÜSEYİN ŞENGÖZ; SORULARI CEVAPLIYOR:

SORU:KISACA KENDİNİZİ TANITIRMISINIZ?

CEVAP:Gediz 1950 doğumluyum. Araştırmayı ve kitap okumayı seven bir insanım. 1992 yılından bu yana şifalı bitkiler üzerine çalışmalar yapmaktayım. Piyasada yayımlanmış ne kadar “ŞİFALI BİTKİLER” ile ilgili kitap varsa, bu kitapları inceledim ve bilgisayarıma aktardım. Bilgisayarımda 2000 sayfalık bir çalışmam var. Şu anda Nesil yayınları tarafından basılarak satışa sunulan, her evde bulunması gereken İKSİR (ŞİFALI BİTKİLERLE TEDAVİ YOLLARI) İsimli kitabımı kitapçılarda bulabilirsiniz. Bu kitap 30 - 40 adet kitabı içine alan bir çalışmadır.

SORU:SİZİ BU KONUYA YÖNLENDİREN ÖZEL BİR SEBEP VARMI ?

CEVAP:Evet beni bu konuya sevk eden özel bir sebep var. 19 Mayıs 1992’de, ismini Nurefşan verdiğim kızım dünyaya geldi. Doğum sırasında sol kolunun sinirleri zedelendiği için, sol kolu felç olmuştu. Hastaneden çıkmazdan önce, doğumu gerçekleştiren görevliler, “çocuğu ortopedi doktoruna gösterin öyle çıkarın” dediler. Ortopedi doktoru çocuğu muayene ettikten sonra “sol kolunun sinirlerinin doğum sırasında zedelendiğini ve çocuğun kolunun felç olduğunu” söyledi. Çocuğu büyük şehirlerdeki hastanelere ve bu işin uzmanı olan doktorlara götürdük. Bir ay eve girmeden çocuğun tedavisinin yapılabilmesi için şehir şehir, doktor doktor dolaşarak çareler aradık. Doktorların genel kanaati şu idi. “Bu çocuğu boşuna gezdirmeyin, bunun kolu felç olmuş Amerika’ya dahi götürseniz yapılacak hiçbir şey yok.” Eşim inançlı bir insandır, hafızdır. Eşime dedim ki “Hayatı veren Allah, hayatı alan Allah, derdi veren Allah, şifayı veren Allah, Bunun üzerine biz Allah’a iltica ettik. Sonunda, her derde bir şifa yaratan Rabbim, şifalı bitkilerle çocuğumun kolunu iyileştirdi. Bu olaydan sonra bizde şifalı bitkilere karşı bir merak uyandı. 1992 den itibaren “19k ŞİFALI BİTKİLER MEZKEZİ” adı altında baharat ve aktariye işi yapmaktayım.

SORU: ÇOCUĞUNUZUN KOLU NASIL İYİLEŞTİ ?

CEVAP:Özet olarak şunları söyleyebilirim; Bir gece Bediüzzaman Said Nursi hazretlerinin Hastalar Risalesini okumaya başladım. Kitabın sonunda:“Bu kitap her derde dermandır.” ifadesini gördüm. Bu cümleyi merak ettim. Kitabı tekrar tekrar okudum. Fakat bu ifade edilen manayı tam anlayamadım. Kitabın üzerinde uyumuş kalmışım.

Rüyamda Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin talebelerinden mübarek bir zatla, Hastalar Risalesini beraber okumaya başladık. Okudukça anlayamadığım o mana açılmaya başladı. Uyandığım zaman “Bu kitap her derde dermandır” ifadesinin ne manaya geldiğini anlamış gibiydim. İkinci gün gece saat 03.00 sıralarında uyandım. Abdest alarak iki rekat namaz kıldım ve dua ettim. Bu vaziyette yine uyumuş kalmışım. Sabah namazına kalktığımda çok enteresan bir rüya görmüştüm. Unutmamak için gördüğüm rüyayı bir yere not aldım. Bu rüyalar daha sonraki günlerde hiç ara vermeden tam 19 gün devam etti.

Rüyayı gördüğüm her gün, görülen rüyayı unutmamak için not aldım. Peygamberimiz (A.S.M.) “Beni rüyada görürseniz, o benimdir, şeytan benim suretime giremez.” Buyurmuşlardır. Böyle bir rüya sadık rüyadır, rahmanidir. Böyle bir rüya ile amel edilebilir. Bu rüyaları gördükten sonra kimseye anlatamadım. Bir gün eşim ve çocuklarımla Hastalar Risalesini rüyamda beraber mütalaa ettiğimiz Bediüzzaman Hazretlerinin talebelerinden olan o mübarek zatın ziyaretine gittim. Eşim ve çocuklarım onun yanında kaldılar. Ben öğle namazını kılmak için oradan ayrılmıştım. Namazdan sonra döndüğümde o mübarek zattan müsaade istedik, dışarı çıktık ve ben eşime sordum:“Size ne anlattı?” Eşim de “sen rüyalar görmüşsün, senin gördüğüm bu rüyalar sadık rüyalarmış, sen bu rüyalar ile amel edebilirmişsin” dedi. Gediz’e geri döndük.

Prof. Dr. İbrahim Canan’ın 18 ciltlik hadis külliyatını temin ederek okumaya başladım. Tamamını üç kere okuma imkanım oldu. Hadis külliyatını okuduktan sonra şunu anladım; 19 gün rüyasını gördüğüm, Tıbb-ı Nebeviye uygun Peygamberimizin bu tavsiyelerini hadis külliyatının içinde de gördüm. Yani Peygamberimizi görmek isteyen ve Peygamberimizle görüşmek isteyen, bu hadis külliyatını mutlaka okumalıdır. Peygamberimiz Aleyhisselatü Vesselamın yaşantısı bize örnek olmalıdır. Bütün mesele Peygamberimizin yaşadığı hayatı yaşamaya çalışmak ve onun sünnetine harfiyen ittiba etmektir.

Rüyada gördüğüm ve hadis külliyatında okuduğum 19 çeşit şifalı bitkiyi ve gıda maddesi olarak yediğimiz, içtiğimiz bazı şeyleri Peygamberimizin tavsiyelerine uygun olarak kullanırsak maddi ve manevi fayda göreceğimiz muhakkaktır.

19k adını verdiğimiz bu gıda maddelerinden öncelikle kızım Nurefşan’a 15 gün çay gibi içirdik. 15 gün sonra çocuğun parmaklarına can geldi. Bu olay bizleri çok sevindirdi. O akşam iki rekat şükür namazı kılarak Cenab-ı Hakka dualar ettim. O gece bir rüya daha görmüştüm. Bu rüyada bize bal tavsiye ediliyordu. Biz bu rüyayı şöyle yorumladık:Elimizdeki 19 çeşit bitkiyi öğüterek bal ile karıştırdık ve macun haline getirdik. Bu macunu kızım Nurefşan’a yedirmeye başladık. Balı yedikten sonra çocuğumun elinde, dirseğinde ve omzundaki hareketlilik artmaya başladı. Netice olarak şunu söyleyebilirim:Bu 19k gıda maddelerini kızım Nurefşan’da uyguladıktan sonra fevkalade neticeler aldık. Halbuki Amerika’ya dahi götürseniz netice alamazsınız, bu çocuğun kolu felç olmuş denilen bir olayda Allah’ın izniyle rüyasını gördüğüm, hadislerde okuduğum 19 çeşit şifalı bitkileri kullanarak hem kızım Nurefşan’ın kolunda hem de bu olayı yakından takip eden bazı tanıdıklarımızın hastalıklarında fevkalade neticeler aldık.
19k gıda maddeleri olarak sattığımız, bu şifalı gıda maddeleri bu rüyalar sonucu ortaya çıkmıştır. Ortaya çıkan bu 19k gıda maddelerinin hiçbir yan tesiri yoktur. 19k gıda maddeleri, Hüseyin Şengöz’ün rüyasını gördüğü peygamber tavsiyesi 19 bitkinin karışımıdır.

SORU: YAN TESİRİ YOKTUR DİYORSUNUZ BU KANAATA NASIL VARDINIZ ?

CEVAP:19k bir gıda maddesidir. Bu kanaate; bir gördüğüm rüyalarla, iki kızımda kullanarak, üç Anadolu üniversitesinde tahlil yaptırarak, dört Sağlık bakanlığının müspet raporu ve beş şimdiye kadar bu 19k gıda maddelerini gönüllü hastaların kullanması ile, kanaatim gelmiştir ki, Tıbbî - ı Nebeviye uygun bu şifalı bitkiler, vücutta bozulan dengeleri eski haline getirirken 40 gün içinde, vücudu rektefiye ediyor, hücreleri yeniliyor ve insan eski sağlığına kavuşuyor.

İsterseniz bu konuyu biraz daha açalım; 19k gıda maddelerinde kanı çoğaltma, kanı temizleme, kanı inceltme ve damarları açma özelliği var. Kan çoğalmışsa, kan temizlenmişse, damarlar açılmışsa, vücudun her tarafına, beyinden ayak tırnağına kadar kan dolaşımı rahatça ve kolayca dolaşıyorsa, 40 gün içinde hücre yenilenmesi gerçekleşir ve bütün organlarda hiçbir rahatsızlık kalmaz. İşte bu olaya vücudun rektefiye olması diye ifade ediyoruz.

SORU: BU İLAÇLARI NASIL YAPIYORSUNUZ ?

CEVAP:Öncelikle şunu belirteyim ki, biz bunları ilaç demiyoruz. Bunlar birer gıda maddesidir. Yani reçel gibi, marmelat gibi veyahut çay gibi. Ana madde 19 çeşit şifalı bitkidir. Bunlar mevsiminde toplanır. Gölgede kurutulur. Öğütülür ve elenir. İnce tozu ile kalın tozu ayrılır. Kalın tozu çay olarak kullanılır. Yani çay gibi demletilir çay gibi içilir. Ayrıca imbik sistemi ile damıtılarak yağı ve suyu çıkarılır. İnce tozu balla karıştırılarak macun haline getirilir. Ayrıca 19k gıda maddeleri, 500 gramlık kavanozlar halinde sıcak suyun içinde konserve yapar gibi vakumlaştırılır, serin yerde muhafaza edilir, kapağını açtığımız 19k gıda maddelerini 40 gün içinde mutlaka kullanmanız gerekmektedir.

SORU: HASTALARINIZI NASIL TEDAVİ EDİYORSUNUZ ?

CEVAP:Şifayı veren Allah’tır, biz doktor ve eczacı değiliz. Biz şifalı bitkileri alıp satan, devlete vergisini ödeyen bir esnafız. (şimdi limitet şirket olduk) Bize gelen insanlara sorarız. Doktora gittiniz mi? Doktor ne teşhis koydu? Bizden istediği nedir? Bunları dinledikten sonra, elimizdeki gıda maddelerini tattırarak, isteği doğrultusunda satarız. Allah’a şükür, şimdiye kadar hiçbir şikayet gelmedi, fakat çok dualar aldım ve kullananların büyük bir kısmı, bizi arayarak memnuniyetlerini belirttiler. Biz de bu insanlara ziyaret ederek onların kendi dillerinden nasıl iyileştiklerini kamera ile video bantlarına kaydettik.

SORU:SİZE GELENLER EN ÇOK HANGİ HASTALIKTAN GELİYORLAR ?

CEVAP:En çok kanser hastaları geliyorlar. Bunun sebebi şudur. Bir gün TGRT de bir program seyrettim. Bir köyün insanları genç yaşta ölüyorlarmış. Bu insanların kanserden öldüklerini söylediler, bende telefon açıp o köyün ismini muhtarın telefonunu sordum. Bu konuşmamızda, şifalı bitkilerle uğraştığımı, bazı insanların bunları kullanarak, kanserden kurtulduklarını söyledim. Benimle görüşmek istediler. Geldiler, görüştük, konuştuk ve bunu yayınladılar. Bunu yayınlamazdan önce, reklamını yaparken “Gediz’de kansere çare bulan Hüseyin ŞENGÖZ” diye reklamını yaptılar. Yayınlandığı gün en az 40 - 50 kişi telefonla arayarak bilgi aldılar. Sonra bu gıda maddelerini kullanan kanserli hastalar kısa zamanda şifa buldular. Bu gıda maddelerini herkes kullanabilir. Hasta kullanacak diye bir şey yok. Bunu sağlıklı insanlarda kullanabilirler.

SORU: HASTALARA VERDİĞİNİZ BU İLAÇLARIN MADDİ DEĞERİ NEDİR?

CEVAP: ISPARTA havalisinde hakiki gül yağının değeri 1 kilosu 5 - 6 bin dolardır. 19 çeşit şifalı bitkiyi imbik sistemi ile damıtarak yağını çıkarmak isterseniz, 100 kilo bitkiden 1 kilo yağ alırsınız. Biz bu yağları kendimiz elde ettiğimiz için, çok ucuza mal ediyoruz. Dolayısıyla ilk uygulamada, 19k çayından, 2 ad. 19k tozundan 2 ad. 19k yağından 1 ad. 19k suyundan 5 ad. 19k macunundan 4 ad. ve 19k balından 2 ad. 10 gün yetecek miktarda veriyoruz. Bunların toplam değeri 300 YTL. Netice olarak şunu söyleyebilirim piyasa değeri, para ile ölçülmeyecek olan bu gıda maddeleri bizde 300 YTL.dir. Maksadımız insanlara faydalı olmaktır. Hastaların duası bizim için en büyük ücrettir. “İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır.”
Hadisi Şerif.

SORU: HER GELEN HASTAYA VE MÜŞTERİNİZE AYNI ŞEYLERİ Mİ VERİYORSUNUZ?

CEVAP:Bizim kullandığımız ana madde 19 çeşit şifalı bitkidir. Bu 19 çeşit şifalı bitkiden 6 çeşit gıda maddesi hazırlıyoruz. Bunlar 19 çeşit bitkinin çayı, suyu, yağı, tozu, macunu ve hülasasıdır. Bu gıda maddelerinin kullanma şekilleri farklıdır. Yemenin, içmenin yanı sıra (çayını, tozunu, suyunu, yağını) birazda çeşme suyu, ilave etmek suretiyle kaynatırız, üzerimize bir çarşaf örterek, buharını içimize çekeriz. Netice, beyin ile akciğer arasında meydana gelen hastalıklarda çok faydası görülmüştür. Mesela, beyin tümörü, sara hastalığı, felç, duyu organları, öksürük, bronşit, nefes darlığı, bademcik, akciğer kanseri ve bunun gibi hastalıklar. Eğer bu içimize çektiğimiz buharın üstüne oturulursa basur, makat hastalıkları, ayrıca çocuğu olmayan kadınlar, 40 gün bu uygulamayı devam ederlerse rahimdeki rahatsızlıklar ortadan kalkacağı için, çocuk olma ihtimali artmaktadır. Yemenin, içmenin yanı sıra, yağı masaj yağı gibi kullanılırsa, romatizma, siyatik, adale ağrıları, bel ağrısı gibi ağrılarda çok faydalıdır. Bu gıda maddelerini, yemenin içmenin yanı sıra, macun ile yağını karıştırmak suretiyle gözle görülen tümör, şişlikler, çıban, sedef, egzama, mantar ve buna benzer cilt hastalıkları üzerine sarılırsa, yine çok faydalıdır. Netice olarak şunu söyleyebiliriz. Bu gıda maddelerini tarif ettiğimiz gibi 40 gün kullanan insan çok büyük faydalar görmüştür.

SORU: BU İLAÇLARIN TAHLİLİ KONUSUNDA BİR ARAŞTIRMANIZ OLDUMU?

CEVAP:Biz bu gıda maddelerini önce çocuğumuzda kullandık. Sonra genç bir doktor kardeşimiz Türkiye’nin uzak bir vilayetine tayini çıktı. Giderken yanında annesini de götürdü. Bir müddet sonra annesi rahatsızlanıyor. Oğlu daha mütehassıs bir doktora annesini götürüyor. Yapılan muayene ve tetkiklerden sonra rahim kanseri teşhisi konuluyor ve rahminin alınmasına karar veriliyor. Annesi ameliyat olmak istemiyor ve oğluna diyor ki:“Oğlum, Hüseyin amcana telefon et, kızına yedirdiği baldan bize göndersin.” Biz de aile dostumuz olduğu için kızımız için hazırladığımız macunlardan 3-4 kavanoz kargo ile gönderdik.

Aradan 20 gün sonra genç doktor bizi arayarak annesinin iyileştiğini ve ameliyat olmaya gerek kalmadığını söylüyor. Ve şunları ilave ediyor. “Hüseyin amca ben doktor olduğum için böyle şeylere inanmazdım. Ama, annemin iyileşmesi bu konudaki kanaatimi müspete çevirdi.” Daha sonra yine aynı genç doktorumuz beyin tümörü olan bir hastası için bizden bu macunları istedi. Bizde doktor kardeşimize şunları söyledik. “Genç doktor kardeşim bu benim gönderdiğim macunlar bir gıda maddesidir. Hem kendin, hem annen, hem de hastaların bu macunları hiç çekinmeden, rahatlıkla yiyebilirler.” Yine aradan 20 gün sonra doktor kardeşimiz bizleri tekrar arayarak beyin tümörü hastasının da fayda gördüğünü telefonda ifade etti.

Bu gelişmelerden sonra, Eskişehir Hastanesinde yatan bir tanıdığımıza ziyarete gitmiştik. Bir hafta sonra beyin tümöründen ameliyat olacağını öğrendik. Anadolu üniversitesine tahlil için götürdüğümüz bu gıda maddelerinden kendisine verdik. Bir hafta içerisinde bu gıda maddelerini bitirmiş, ameliyat olacağı gün tekrar beyin tümörünün filmini çekmişler. Tümörü göremeyince şaşırmışlar. 45 gün rapor vermişler ve hastaneden çıkarmışlar.

Bir hafta sonra ameliyattan kurtulan hasta geldi. Durumunu anlattı ve bizden bu 19k gıda maddelerinden alarak gitti.

Yine bir dostumuz bu gıda maddelerini kullanarak, kan kanserinden kurtuldu. Bu gibi olaylar bizi bu gıda maddelerinin tahlilini yaptırmaya sevk etti.

Öncelikle Anadolu Üniversitesi Tıbbî – i ve Aromatik Bitki ve İlaç Araştırma Merkezi Farmakoloji Laboratuarına resmen müracaat ettik. 19 bitki karışımının numunesini tahlil için götürüp teslim ettik. Altı ay üzerinde çalışma yaptıktan sonra telefonla arayarak bizimle görüşmek istediler.

Gittik görüştük. Bize söylenen söz şu idi:Bu altı ay içerisinde yapılan deneylerde çok enteresan şeyler bulduklarını, ama bunların tamamını bir rapor halinde bize vermelerinin mümkün olmadığını, sadece sağlığa zararı olmadığına dair bir rapor verebileceklerini söylediler.

Bunun üzerine TÜBİTAK’ta çalışan Profesör bir araştırmacıya Eskişehir’in verdiği raporu ve numuneyi gönderdik. TÜBİTAK bu numuneyi Amerika’ya gönderdi. Amerika’dan gelen raporda “tümör testinde etkili çıktı” ibaresi olan, bir rapor gönderiyorlar. Biz bu raporu istedik. Fakat bu raporu bize vermelerinin mümkün olmadığını ifade ettiler.

Ayrıca Sağlık Bakanlığının 22 06 1998 tarihli Sayı:B. 10. 1. RSH. 0. 00. 00/0. 09/11/823 Protokol no:1436 Raporuna göre “Patojen mikro organizma üremedi” Küf ve maya sayısı:0/gr. Gıda Maddeleri Tüzüğüne Uygundur. Bu rapor TC. Refik Saydam Hıfzısıhha Merkezi Başkanlığı tarafından tanzim edilerek verilmiştir.

Bütün bunlardan sonra Bediüzzaman Hazretlerinin talebesi olan o mübarek zata tekrar ziyarete gittik. Bu ikinci gidişimizde bir kavanoz macun götürdük. Kapağını açtı, macundan bir miktar tattı. Çok beğendi ve bu macunlardan istedi. Biz hemen kısa zamanda bu macunlardan hazırlayarak kendisine götürdük.

Daha sonra bu mübarek zat bizleri arayarak bu macunlardan tekrar istedi. Sonradan öğrendiğimize göre bu ikinci istediği macunları muhtelif, hastanelere, doktorlara, Profesör ve Doçent tanıdıklarına göndermiş.

Bir ay sonra bizi arayarak hem macun getirmemizi hem de bizimle bazı mühim şeyler konuşacağını söyledi. Gittik, macunları teslim ettik. Bizimle görüşeceği özel meseleleri görüşmeye başladık. Odanın içinde öbek öbek mektuplar vardı. Bu mektuplardan bazılarından pasajlar okudu. Sağa sola gönderdiği macunlardan fevkalade neticeler alınmış ve mektuplarla duygu ve düşüncelerini, macun hakkındaki kanaatlerini söylemeye çalışmışlar.

O mübarek zatta bu müspet kanaatleri bize aktarmaya çalışıyordu. Netice olarak o mübarek zat bizim bu işe ağırlık vermemizi, bütün diğer işleri bırakıp tamamen bu işle ilgilenmemizi tavsiye ediyordu. Bizde bu tavsiyeleri bir emir telakki ederek bütün çalışmalarımızı ve mesaimizi bu konu üzerinde yoğunlaştırdık. 19k Gıda maddelerinin üretim izinleri alınmıştır.

SORU: GIDA MADDESİ OLARAK ANLATTIĞINIZ VE HASTALARA VERDİĞİNİZ 40 GÜN KULLANMASINI TAVSİYE ETTİĞİNİZ BU ŞİFALI BİTKİLERİ TIBB–I NEBEVİYE UYGUNDUR DİYORSUNUZ, BUNU İZAH EDER MİSİNİZ?

CEVAP:19 gün arka arkaya gördüğüm rüyalar sadık rüyalardır. O sadık rüyalar Tıbbı - ı nebeviye uygundur. Rüyadan sonra hadis kitaplarını araştırdığım zaman hayretler içinde kaldım. Peygamber efendimizin yaşantısı bize örnek olmalı, tıp konusundaki tavsiyeleri bize örnek olmalı, çünkü bu günün en büyük hastalığı kanser, vücutta bozulan dengelerin ortaya çıkmasıyla meydana gelmektedir. Bu dengeler bazı şifalı bitkileri kullanarak, eski haline geldiği zaman, vücutta kanser dahil hiçbir hastalıktan eser kalmaz. Yani kanseri meydana getiren sebepler, sünnete uygun yaşadığımız zaman ortadan kalkar. Sünnete uygun yaşantı olduğu zaman, insanlar niye hasta olsun ki. Öyle ise, hastalandığımız zaman, Tıbbı Nebeviye uygun tedavi uygularsak, kanser gibi ciddi hastalıklardan kurtuluruz. Biz bunları gelen hastalara anlatıyoruz. Moralini yükseltiyoruz.

SORU: HASTALARINIZA EN ÇOK TAVSİYE ETTİĞİNİZ ŞEY NEDİR?

CEVAP:Gelen hastalara en çok tavsiye ettiğim şey, morallerini bozmamak, şifayı Allah’tan beklemek, bunun için de Bediüzzaman Said Nursi hazretlerinin Risale – i Nur külliyatından Lem’alar isimli eserinin 25. Lem’asında (hastalar risalesinde) anlattığı, hastalara tavsiyelerini bol bol okumalarıdır. Çünkü o kitapta hastalara öyle bir moral veriliyor ki, en tehlikeli hastalık olan kanser hastası dahi, o kitabı okuduğu zaman, çok büyük fayda görür. Ayrıca dengeli beslenmek, kan yapan, kanı çoğaltan, kanı temizleyen, damarları açan Tıbbı-ı Nebeviye uygun gıda maddelerini çok miktarda tüketmek. Balı, tereyağını, zeytin yağını ve şifalı bitki çaylarını soframızdan eksik etmemektir.

SORU: HASTALARA TAVSİYE ETTİĞİNİZ VEYA ETMEDİĞİNİZ ŞEYLERİ KISACA ÖZETLER MİSİNİZ?

CEVAP:Bilhassa kanser hastalarına sığır etini, margarini, siyah çayı, patlıcanı ve mercimeği tavsiye etmiyoruz. Koyun, erkeç, tavuk (köy tavuğu), balık, tereyağı, kuyruk yağı yiyebilir. Sıvı yağlardan zeytinyağı kullanabilir. Çay olarak ta şifalı çaylardan içebilir. Hormonlu ve radyasyonlu gıdalardan sakınılmalıdır. Alkol, aşırı acı, sigara ve kahve içmek doğru değildir. Çok sıcak yemek, içmek, 5 saat geçmeden yemek yemek. Yemekten sonra 2 saat geçmeden su içmek doğru değildir. Suni yemle beslenen hayvanları ve suni gübre ile yetişen bitkileri yemek doğru değildir. Devamlı röntgen ışınlarına veya sürekli güneş ışınlarına maruz kalmak doğru değildir. Tozlu yerde çalışmak, kozmik ışınlara maruz kalmak, aşırı ilaç kullanmak, aşırı derecede yorulmak, rast gele kan aldırmak, vücuttaki siğilleri kesmek doğru değildir. Dengeli beslenmeyi dikkat etmek lazımdır. Mevsimin meyve ve sebzeleri C vitamini ihtiva eden yiyecekler bol bol yenmeli, küflenmiş gıdalardan sakınmalı. Yemek hazırlanırken orta ateşte pişirilmeli çift tabanlı tencere kullanılmalı yemek yapılırken yağlar yakılmamalı, kızartmalar yapılırken aşırı derecede kızartılmamalı, ruhen güçlü olmalı, çünkü moral vücudun direncini arttırır.

SORU: SİZE ULAŞMAK İSTEYEN HASTALAR, SİZE NASIL ULAŞABİLİRLER?

CEVAP:Bize ulaşmak isteyen hastalar öncelikle, Internet sitemizi incelemeli sonra bizi telefonla aramalı ve bizden bilgi almalıdırlar.

DAHA GENİŞ BİLGİ İÇİN ARAYINIZ:
YETKİLİ KİŞİ: YUSUF SAİT ŞENGÖZ
İŞ YERİ TELEFONU: 0 274 412 25 84
İŞ YERİ FAKSI : 0 274 412 81 31
CEP TELEFONU : o 542 374 22 92
www.19kkanser.com - www.19kpazarlama.com

yukarıˆ
ZEMZEM SUYU ÖZELLİĞİ TAŞIYAN KÜTAHYA – GEDİZ – MURATDAĞI KAPLICALARININ ŞİFALI SULARI HAKKINDA ÖNEMLİ BİLGİLER

ZEMZEM SUYU ÖZELLİĞİ TAŞIYAN
KÜTAHYA – GEDİZ – MURATDAĞI KAPLICALARININ
ŞİFALI SULARI HAKKINDA ÖNEMLİ BİLGİLER

Murat Dağı Şifalı Suları;
Murat Dağı’nın kuzey yamaçlarında, 1500 m. Yükseklikte, Gediz’e 27 km. uzaklıkta, orman arazisi içinde,
Gediz Belediyesi tarafından işletilen, kaplıca sularıdır.

Murat Dağı Şifalı Suları;
Doğal çıkışlıdır, sıcaklığı 40 Co- 42 Co derecedir.
PH değeri 7,2 Radon değeri ise 2300 picocuri / litredir.

Murat Dağı Şifalı Suları;
Sülfatlı, Kalsiyumlu, Bromürlü ve Radyoaktif bir bileşime sahiptir. Hem banyo, hem de içme kürleri için elverişlidir. Toplam olarak 2100 mg / litre eriyik mineral değerine sahiptir.

Murat Dağı Şifalı Suları;
Romatizma, Deri, Kadın, Sinir ve Kas yorgunluğu, Sinirsel hastalıklar, Eklem ve Kireçlenme, Beslenme bozukluğu gibi hastalıklara olumlu etki yaptığı görülmüştür.

NOT: Murat Dağı Şifalı Sularının hücre yenileme özelliği vardır, bu özelliğinden dolayı birçok hastalığa iyi geldiği şifa bulanlar tarafından ifade edilmiştir.

MURAT DAĞI
Murat Dağı; Sıradan bir dağ değildir.
Murat Dağı; Doğal bir hastanedir.
Murat Dağı; Hastalara şifa, dertlere devadır.
Murat Dağı; İlaçtır ve doğal bir eczanedir.
Murat Dağı; Kanı temizler ve damarları açar.
Murat Dağı; Kanı çoğaltır, hücreleri yeniler.
Murat Dağında; Çam ağaçları ve fındık ağaçları vardır.
Murat Dağında; Kekikler, kantaronlar ve çiçekler vardır.
Murat Dağında; Yabani meyveler ve tohumlar vardır.
Murat Dağında; Şifalı, soğuk ve sıcak sular vardır.
Murat Dağında; Dağa ismini veren Şehitler vardır.
Murat Dağında; Şifa bulmak için gelen, hastalar vardır.
Murat Dağında; Her sene uzun müddet kalıyorum.

Gelen insanlarla tanışıyorum. Onlara, Murat Dağını tercih etmelerinin sebebini soruyorum. Aldığım cevaplar, Murat Dağı ile alakalı kanaatlerimi kuvvetlendiriyor.

Şifalı sular;
Sabır kahramanı Eyyub Aleyhisselam, hastalığı için dua ediyor. Allah duasını kabul ediyor. Kur’anı kerimde anlatılana göre, Allah, “Ayağını yere vur.” Buyuruyor. Sağ ayağını vurunca yerden sıcak su çıkıyor, yıkanıyor ve cilt hastalığından kurtuluyor. Sol ayağını vurunca da soğuk su çıkıyor. Soğuk suyu içince iç hastalıklarından kurtuluyor.

Murat Dağının Şifalı Suları;
Yapılan araştırma ve tahlil raporlarına göre, hücre yenileme özelliği olan, Zemzem suyu gibi, Eyyub peygamberin yıkandığı ve içtiği şifalı sular gibi, şifalı suların, dünyada iki yerde var olduğu söyleniyor. Bunlardan birisi de, “Murat Dağının Şifalı Sularıdır”. Bu konuda daha geniş bilgi, GEDİZ Belediye başkanlığından temin edilir.

Netice olarak;
Murat Dağının Şifalı Suları, “Her Derde Devadır.” Allah’tan ümidinizi kesmeyiniz, Murat Dağına geliniz.

NOT: BU BİR REKLAM DEĞİLDİR,
15 senedir, bu işlerle ilgilenen bir insanın, tecrübe ve araştırmalarına dayanarak yazdığı hakikatlerdir.
Hüseyin Şengöz

KÜTAHYA – GEDİZ – MURAT DAĞI
KOCAHAMAM KAPLICA SUYU ANALİZ RAPORU

İYONLAR................................mg / lt........milival/ lt........% milival
Sodyum: Na+........................4.8716..........0.2119..........0.7067
Potasyum : K+......................2.8426..........0.0727..........0.2426
Kalsiyum: Ca2+ ...............462.9366.......23.1468........77.2020
Mağnezyum: Mg2+............78.2000..........6.4362........21.4669
Demir: Fe2+...........................0.4500..........0.016.............0.0537
Aluminyum: Al3+..................0.1600..........0.0457...........0.1524
Mangan: Mg2+.......................0.4400..........0.0160...........0.0534
Çinko: Zn2+............................0.0050..........0.0001...........0.0003
Krom: Cr3+.............................0.6250..........0.0361...........0.1204
Bakır: Cu2+.............................0.0164..........0.0005...........0.0017
...............................................549.9309........29.9821......100.0000

Klorür: Cl- ..............................0.4837..........0.0136...........0.0463
İyodür: İ- .................................0.0200..........0.0016...........0.0055
Bromür: Br-............................1.4800...........0.0185...........0.0631
Sülfat: SO42-...................1322.5000.........27.5520.........93.8842
Hidrofosfat: HPO42- ............0.0500...........0.000.............0.003
Bikarbonat:HCO3-............107.3600...........1.7600...........5.9972
Hidroarsenat:HAsO42-.........0.0732..........0.0010...........0.0034
.............................................1981.8977........29.3468.......100.0000

Metaborik asidi:HBO2..........5.2650
Metasilikat: H2SİO3..........113.3300
TOPLAM:...........................2100.4927

Serbest karbondioksit:........4.57................mg / lt
Serbest oksijen:.....................8.0..................mg / lt ...
Temperatür:...........................41.oC
PH:.............................................7.2
Radon:Rn222...................2300.0..................Pci / lt

Kimyasal sınıflandırma:
Sülfatlı (% 93.88 milivan),
Kalsiyumlu ( % 77.20 milival)
Mağnezyumlu ( % 21.46 milival )
Bromürlü (1.48 mg/lt )
Radyoaktif (2300 Pci/lt)
Metoborik asid ( 5.26 mg / lt )

Not: Kütahya – Gediz – Murat Dağı
“Koca Hamam Kaplıca Suyu Analiz Raporu”
Gediz Belediyesinden Temin Edilmiştir.

ZEMZEM SUYU İLE MURATDAĞI KOCA HAMAM SUYUNUN ÖZELLİKLERİ BİRBİRİNE ÇOK YAKINDIR.

Hz. Peygamber (a.m.s.) şöyle buyurmaktadır:
"Yeryüzündeki en hayırlı su, Zemzem suyudur. O açlığı giderir ve hastalıklara şifadır."
"Zemzem suyundan içen şifa bulur. Ben de ondan içiyorum ve şöyle dua ediyorum: Allahumme innî es’eluke ılmen nâfia ve rızgan vâsia ve şifâen min kulli dâe."
Manası: “Allahım! Senden faydalı ilim, bol rızk ve her türlü dert için şifa niyaz ediyorum.”

ZEMZEM:

- Açlığını gidermek için içen kişinin açlığını, susuzluğunu gidermek için içenin susuzluğunu giderir.
- Bol bol içmek çok faydalıdır.
- Tadı kendine has özeldir.
- İçilmesi sünnettir.
- Misafirlere ikram edilecek en güzel hediyedir.
- Dünyanın en içilebilir ve sağlıklı suyudur.
- Besleyici ve mineral bakımından zengindir.
- Cennet pınarlarındandır.
- Açları doyurandır.
- Mikrobik hastalıklara karşı etkili olan florürleri barındırır.
- İçinde hiçbir bakteri ve mikro organizma bulunmaz.
- Bedene kuvvet verir.
- Kalp krizine şifadır.
- Baş ağrısını giderir.
- Gözün görmesini ziyadeleştirir.
- Birçok hastalığın şifasıdır.
- Ne niyetle içilirse ona deva olan, her derde deva mübarek bir sudur.
- Zemzem gazlı bir içecektir. Karbonat litrede 366 mg’dır.
- Zemzem suyunda, Kalsiyum ve magnezyum tuzlarının oranının yüksek olması; yorgun insanları yüzlerine sürdükleri zaman ferahlatıyor.
- Zemzem suyunun mayalama özelliğinin de bulunduğu ortaya çıktı. Alman kimyacılar, Zemzem'in normal bir su ile karıştırıldığında baskın gelip bütününü Zemzem özelliğine çevirdiğini belirtiyorlar.
- Besleyicidir içinde bir çok mineral barındırmaktadır.
- Aluminyum, Bakır, Bikarbonat , Bromür, Çinko, Demir, Florürler, Hidroarsenat, Hidrofosfat, İyodür, Kalsiyum, Karbonat, Klor, Krom, Kükürt, Magnezyum, Mangan, Metaborik asidi, Metasilikat, Potasyum, Radon, Serbest karbondioksit, Serbest oksijen, Sodyum, Sülfat.
- Hangi niyet ve ne için içilirse ona göre netice verir.
- İçildiği an, duânın kabul edildiği andır.
- Bazı küçük günahlara keffaret sayılır.

DAHA GENİŞ BİLGİ İÇİN ARAYINIZ:
YETKİLİ KİŞİ: YUSUF SAİT ŞENGÖZ
İŞ YERİ TELEFONU: 0 274 412 25 84
İŞ YERİ FAKSI : 0 274 412 81 31
CEP TELEFONU : o 542 374 22 92
www.19kkanser.com - www.19kpazarlama.com

yukarıˆ
ZAYIFLAMAK İSTEYENLERİN DİKKAT EDECEĞİ HUSUSLAR.

ZAYIFLAMAK İSTEYENLERİN
DİKKAT EDECEĞİ HUSUSLAR.

1. Sabah kahvaltısını ihmal etmeyeceğiz. Sabah kahvaltısını yapmazsak, vücut aç kalacağım diye tedbir alır, öğle yemeğinde yediklerimizi depolar ve iç yağına dönüşerek şişmanlatır. Aynı şey, diğer öğünler için de geçerlidir. Öyle ise, öğün atlamayacağız. Yemeği zevkle, neşe içinde, az ve sık yemeliyiz.

2. Meyve aç karına yenmelidir. Ara öğünlerde, şişmanlat endeksi düşük olan meyveler yiyebiliriz. Yemeklerden hemen sonra meyve yemek sakıncalıdır. Hem şişmanlatır, hem de yemekten sonra yendiğinde, midedeki besinlerle mayalaşarak alkole dönüşür ve alkolün verdiği zararlar ortaya çıkar. Siroz gibi.

3. Şişmanlatma endeksi yüksek olan:Bakla, Patates, Balkabağı, Beyaz pirinç, (esmer pirinç veya bulgur tercih edilmeli.) Beyaz ekmek, (kepekli ekmek tercih edilmeli.) Pekmez ve Çiçek balı, (hakiki çam balı tercih edilmeli), Muz, Kavun, Karpuz, Üzüm, Gazoz ve kola. Sütün ve yoğurdun yağsız olanı tercih edilmelidir. Bu gıdalar şişmanlatır. Çok az ve ölçülü yenebilir. Ayrıca, mısırın her türlüsü, pişmiş havuç, pancar, şeker, kurabiye kek v.s. kola gazoz ve hazır meyve suları.

4. Kepeksiz beyaz undan yapılmış gıdaların tamamı şişmanlatır. Kepekli undan yapılırsa, afiyet olsun.

5. Lifli gıdalar şişmanlatmaz. Enerji değerleri sıfıra yakındır. Çünkü bağırsaklarda parçalanmazlar. Suda dağılmazlar, suyu çekerler. Bu sayede doygunluk hissi verirler. Bağırsakları çalıştırırlar ve kabızlığı önlerler. Midede eriyen lifler tokluk hissi verirler ve midenin boşalmasını sağlayarak, kolesterolün düşmesine yardımcı olurlar. Yağ ve şekerlerin emilmesini yavaşlatarak, yağ deposu olmayı azaltırlar. Tüm zararlı maddeleri sürükleyerek, emilmelerini önlerler ve dışarı atılmasını sağlarlar. Bu sayede kanser yapıcı maddeleri engelleyerek, kanseri önlerler.

6. Şişmanlamamak için, yemekten sonra, egzersiz, spor veya yürüyüş yapmalıyız. Güneşi ve oksijenli ortamı değerlendirmeliyiz.

7. Ayakta yiyip içtiğimiz zaman, besinler midede durmadığı için doyma ve tokluk hissi oluşmaz. Doyma hissi oluşmadığı zaman, çok yeriz ve şişmanlarız. Sindirim açısından en güzel pozisyon, oturarak yemektir. Ayak üstü yenen, Fast Fooddan kaçınmalıyız. Şişmanlatır.

8. Lokmalar küçük olmalı ve çok çiğnemeliyiz. Çok çiğnemek beyindeki tokluk hissini uyandırır ve yemeye ara verilir. Yani, tokluk hissi, çok çiğneme ile alakalıdır.

9. Vücudun ihtiyaç duyduğu, çeşitli ve değişik gıdaları sebzeleri ve meyveleri mevsiminde yemeliyiz. Salata yemeğini ihmal etmemeliyiz. Lahana, tere, soğan, marul, salatalık, turp, domates, yer elması, maydanoz karıştırılarak salata yapılır. Limon ve zeytin yağı ilave edilir. Yemeklerden 30 dakika Önce yenir. Şekeri düşürür, tansiyonu ve kolesterolü dengeler, kanı temizler, damarları açar ve hazmı kolaylaştırır. Lifli besinler olduğu için şişmanlatmaz.

10. Peygamberimizin buyurduğu gibi; “Acıkmadan sofraya oturmamalıyız, doymadan sofradan kalkmalıyız.” Yani, yerken aşırıya kaçmamalıyız. İki öğün arası ez az 4 veya 5 saat olmalıdır.

11. Kepeği alınmış beyaz un, şeker, aşırı tuz, margarinler, bunlardan yapılanlar, ilaçlı konserveler, kimyasal mayalı gıdalar, alkollü içkiler, rafine edilmiş gıdalar, E maddeli; uzun süre dayanabilmeleri için kimyasal maddeler katılmış, renklendirilmiş, tatlandırılmış veya koyultulmuş gıdalar, sakıncalıdır. Bu sakıncalı gıdalar, sağlığımız için zararlıdır, hem hasta eder, hem de şişmanlatır.

12. Şişmanlamamak için; bol su içmeliyiz. İçme suları ilaçsız, doğal memba suları olmalı. Çünkü vücutta ortaya çıkan zararlı ve zehirli maddeleri temizleyip idrarla dışarı atmak için bol miktarda su içmemiz gerekiyor. Kabızlığı önler. Tokluk hissi verir. Yağ depolanmasına engel olur. Böbrekleri çalıştırır. Günlük su ihtiyacımız 2 litre kadardır. Bitki ve meyve çayları ile, doğal meyve suları susuzluğu gidermek için idealdir.

13. Zayıflamak için irade gücünü artırmak lazım; irade gücünü artırmak için, Allah'ın isimlerinden:

“MÜRİD” İSMİNİN (her gün 1000 defa) ZİKRİ LAZIM. ALLAH'IN "MÜRİD" İSMİ; İRADE GÜCÜNÜ ARTTIRIR!

İRADE sıfatının ismi olan “MÜRÎD” ismi zikredildiğinde, kişinin beyninde boş duran hücreler, bu ismin frekansında programlanarak devreye girdiği için; bir süre sonra o kişide İRADE gücünün arttığı ve eskiden başaramadığı bir çok şeyi başardığı görülür.

"MÜRÎD" ismi, insanda en süratli gelişmeyi sağlayan bir güce sahip!.
Hemen hepimiz, pek çok şeyi biliriz de, bir türlü bu bildiklerimizi uygulamaya koyamayız. Bunun da gerçekte tek bir sebebi vardır, İRADE ZAYIFLIĞI!.

İşte bu irâde zayıflığının çaresi, "MÜRÎD" isminin zikredilmesidir. Bu ismin zikredilmesi sonucu, kişinin ilgi duyduğu konuya karşı irâdesi güçlenmeye başlıyor ve eskiden bilip de tatbik edemediği pek çok şeyi kolaylıkla tatbik edebilir hâle geliyor.

Meselâ diyelim ki; istediği gibi ibâdet edemiyor; yahûd kendini ilme verip kararlı bir biçimde ilim çalışamıyor; işte bu durumda bu zikir, kişinin irâde gücünü arttırdığı için, kolaylıkla bunları başarabiliyor.

AÇIKLAMA: 1
Aynı özelliği taşıyan, değişik bölgelerde, değişik bitkiler vardır. Dağlık bölgede yetişen bir bitkinin özellikleri, deniz kenarında yetişen başka bir bitkide değişik isimler altında yaratılmıştır.

Burada bizim üzerinde duracağımız husus, isim değil, yediğimiz içtiğimiz şeylerin özellikleridir.

Mesela; Kanı çoğaltma, kanı inceltme yani temizleme ve damarları açma özelliği olan gıdalar, “ölümden başka her derde dermandır.” Yani bitkide bu özellikler varsa, o bitki; “her derde dermandır.” Bu özellikler; meyvede varsa, o meyve; “her derde dermandır.” Bu özellikler; sebzelerde varsa, o sebze; “her derde dermandır.” Bu özellikler, Sularda varsa, o sular; “her derde dermandır.”

Zayıflatma özelliği olan bitki ve gıdaların ortak özelliği; Şunlardır:
1. Çok idrara çıkaran ve idrar söktüren,
2. Çok büyük abdeste çıkaran ve kabızlığı önleyen,
3. Vücuttaki yağları eriten, kandaki yağı eriten ve kolesterolü önleyen,
4. Damar açma özelliği olan ve damar yağlanmasını önleyen,
5. Terleten, vücuttaki iltihabı ve toksinleri dışarı atan,
6. Vücuttaki taşı, kumu, iltihabı, kisti, kitleyi, tümörü ve dışarı atılması gereken her şeyi eriterek iltihapvari vücuttan dışarı atma özelliği olan her şey, İnsanı zayıflatır. Her dertten kurtarır.

AÇIKLAMA: 2
Bitkilerin damıtılmış suları ve yağları, daha etkilidir.
Mesela: 100 kilo bitkiden 1 kilo yağ ve 20-25 kilo su alınır.
Günde; 50 gram yağından ve 1 litre suyunda içersek 40 günde etkisini görmeye başlarız. Çünkü; 40 gün de hücre yenilemesi başlar ve böylece vücut temizlenir.

AÇIKLAMA: 3
19k Zayıflama çayı hazırlanmıştır.
125 gramı 5 YTL. 250 gramı 10 YTL. den satışa sunulmuştur.
0274 412 2584 den irtibat kurunuz.

SABAH, ÖĞLE, AKŞAM VE ARA ÖĞÜNLERDE
YENECEK VE İÇİLECEK GIDALARDA, DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR:

1. Et ve et ürünlerinde yağsız olanları, balık, derisi alınmış tavuk, kızarmış et yerine haşlanmış et, mineral bakımından zengin olduğu için, et suyu tercih edilmeli. Salam, sosis, sucuk, sakatat ve kabuklu deniz hayvanlarının tüketimi tercih edilmemeli.
2. Süt ve süt ürünlerinde az yağlı olanları tercih edilmelidir.
3. Mayonez hafif yağlı veya tam yağsız olmalı.
4. Tatlılar mümkün mertebe az tüketilmeli.
5. Hayvansal yağlardan iç yağı tercih edilmemeli.
6. Tereyağı; taze ve az olmak kaydı ile tüketilmeli.
7. Yağlardan tercihimiz zeytinyağı olmalıdır.
8. Tahıllar ve tahıl ürünlerinin kepekli ve bol lifli olanları tercih edilmeli.
9. Patatesin haşlanmışı tercih edilmeli.
10. Yumurtanın haşlanmışı tercih edilmeli.
11. Dondurulmuş yiyecekler mecbur kalmadıkça tercih edilmemeli.
12. Gıdalardan aldığımız günlük tuz miktarı, 6 gram yani bir tatlı kaşığı kadar olmalıdır.
13. Midemizi katı gıdalarla doldurmayalım.
14. Yemekten hemen sonra uyumayalım.
15. Yemek yerken midenin üçte birini boş bırakalım.

SALATA YEMEĞİ ŞİŞMANLATMAZ:

Aşağıda isimleri liste halinde verilen sebzeler; karıştırılarak çoban salatası yapılır. Limon ve zeytin yağı ilave edilir. Yemeklerden 30 dakika Önce yenir.

DOMATES:
Aç karına suyu içilir. Elde yenir. Yemekler de ve çoban salatasında kullanılır.

HAVUÇ:
Soymadan iyice yıkanır, elde yendiği gibi; Çoban salatasında da kullanılır. Kızartması, şişmanlatır. Şeker hastalarına tavsiye edilmez.

ISPANAK:
Yemekler de ve çoban salatasında kullanılır.

LAHANA:
Taze yaprakları elde yenir. Yemeği yapılır. Çoban salatasında kullanılır.

LİMON:
Çoban salatasında kullanılır.

MARUL:
Elde yenir. Çoban salatasında kullanılır.

NAR EKŞİSİ:
İçilir. Çoban sdalatasında kullanılır.

MAYDANOZ:
Elde yenir. Çoban salatasında kullanılır.

PATATES:
Haşlanmışı; elde yenir, Yemekler de ve çoban salatasında kullanılır.

PATLICAN:
Közlemesi. çoban salatasında kullanılır.

ROKA:
Elde yenir. Çoban salatasında kullanılır.

SALATALIK:
Elde yanir. Çoban salatasında kullanılır.

SEMİZOTU:
Elde yenir. Yemekler de ve çoban salatasında kullanılır.

SİRKE:
İçilir. Çoban salatasında kullanılır.

SİVRİ BİBER:
Elde yenir. Çoban salatasında kullanılır.

SOĞAN:
Çoban salatasında kullanılır. Ayrıca; akşamdan doğranır, suyun içine ıslanır, sabaha kadar bekletilir. Süzülür. Suyu içilir. Soğanı salatada kullanılır. Yemeklerde kullanırken yağda yakmayınız.

TERE:
Elde yenir. Çoban salatasında kullanılır.

TURP:
Elde yenir. Çoban salatasında kullanılır.

YERELMASI:
Elde yenir. Çoban salatasında kullanılır.

YUMURTA:
Haşlanmışı, elde yenir. Çoban salatasında kullanılır. Haşlanmışı tok tutar.

ZEYTİN YAĞI:
Çoban salatasında kullanılır.

LİFLİ BESİNLER ŞİŞMANLATMAZ:

Bir insanın ortalama günlük lif ihtiyacı 40 - 50 gram kadardır. 1 Dilim kepekli ekmekte 1.4 gram - Yarım bardak esmer pirinçte 1.0 gram - Yarım bardak bulgurda 0.9 gram - 1 bardak makarnada 1.1 gram - 1 orta elmada 3.5 gram - 3 orta kayısıda 1.8 gram - 1 orta muzda 2.4 gram - yarım greyfurtta 3.1 gram - 1 orta portakalda 0.8 gram - 1 orta armutta 1.9 gram - yarım bardak kuru fasulyede 7.3 gram - yarım bardak mercimekte 3.7 gram lif vardır.
Pişmiş sebzelerden yarım bardak bezelyede 3.6 gram - 1 orta patateste 2.5 gram - yarım bardak ıspanakta 2.1 gram - yarım bardak kabakta 1.8 gram lif bulunur.
1. Enerji değerleri sıfıra yakındır. Çünkü bağırsaklarda parçalanmazlar.
2. Suda dağılmazlar, suyu çekerler. Bu sayede doygunluk hissi verirler.
3. Bağırsakları çalıştırırlar ve kabızlığı önlerler.
4. Midede eriyen lifler tokluk hissi verirler ve midenin boşalmasını sağlayarak, kolesterolün düşmesine yardımcı olurlar.
5. Yağ ve şekerlerin emilmesini yavaşlatarak, yağ deposu olmayı azaltırlar.
6. Tüm zararlı maddeleri sürükleyerek, emilmelerini önlerler ve dışarı atılmasını sağlarlar. Bu sayede kanser yapıcı maddeleri engelleyerek, kanseri önlerler.

KEPEKLİ UN VE KEPEKLİ EKMEK ŞİŞMANLATMAZ:

Kepeği alınmamış undan yapılmış ekmek yiyiniz.
%30 Kepek % 70 Un olmalı. Besin değeri yüksek, ekonomik bir gıdadır.
Kepek ekmeği; metabolizmanın çalışmasını hızlandırdığı için, sindirimle ilgili rahatsızlıklara ve kabızlığa da bire bir çözümdür.
Kepek ekmeği; beyaz ekmek, çavdar ekmeği ve mısır ekmeği gibi diğer ekmek türlerinde bulunan bütün vitamin ve mineralleri içerir.
Kepek ekmeği; iştahı keser kilo vermeye yardımcı olur. Kolay hazmedilir.

DAHA GENİŞ BİLGİ İÇİN ARAYINIZ:
YETKİLİ KİŞİ: YUSUF SAİT ŞENGÖZ
İŞ YERİ TELEFONU: 0 274 412 25 84
İŞ YERİ FAKSI : 0 274 412 81 31
CEP TELEFONU : o 542 374 22 92
www.19kkanser.com - www.19kpazarlama.com

yukarıˆ
ŞEKER HASTALARININ DİKKAT EDECEĞİ HUSUSLAR

ŞEKER HASTALARININ
DİKKAT EDECEĞİ HUSUSLAR:

ŞEKERİ YÜKSELTEN GIDALAR:

BAKLA;
Kemik, sinirler ve idrar yolları için çok faydalı bir gıda maddesidir. Fakat şeker hastalarının yememesi gerekir. Çünkü, Glisemik endeksi % 80

BAL;
Mikropların üremesini önler, beyin hücrelerinin beslenmesinde büyük rolü vardır. Vakitsiz ihtiyarlamaya engel olur. Çiçek balı şeker hastalarına tavsiye edilmez. Şekeri yükseltme endeksi % 90 dır. Şeker hastaları çam balının ikinci ve üçüncü sağım veya mahsulünü kullanmalıdırlar.

BALKABAĞI;
Mikrobik hastalıklara karşı vücut direncini artırır. Şeker hastalarının yememesi gereken bir gıdadır. Glisemik endeksi % 75 dir.

BEYAZ EKMEK;
Beyaz ekmek ( Pazar ekmeği - ev ekmeği – köy ekmeği ) şekeri yükseltir. Kepeği alınmamış undan yapılan kepekli ekmek şekeri yükseltmez.

KARPUZ;
Böbrekleri çalıştırır, taşları düşürür, kanı temizler. Şekeri yükseltme endeksi % 75 çok yüksektir. Ölçülü yiyiniz. Aç karına tavsiye edilir.

KAVUN; Kansızlık, böbrek ve safra kesesi taşları, basur, romatizmaya iyi gelir. Deriyi yeniler, bağırsakları yumuşatır, idrar söktürür. Aç karına tavsiye edilir. Şekeri yükseltme endeksi % 60 çok yüksektir.

KOLALI İÇECEKLER, GAZOZ VE HAZIR MEYVE SULARI;
Kolalı içecekler, gazoz ve hazır meyve suları içilmemelidir. Çünkü kolalı içeceklerin içinde Asit düzenleyici sitrik asit (E330) vardır. Gazoz ve kolalarda asit fazla olduğundan, çocuklarda diş çürümelerine sebep olurlar. Şeker hastalarının içmemesi gerekir. Susuzluğu gidermek için en iyisi, en güzeli, doğal memba sularıdır. Gazsız sodalar, şekersiz bitki ve meyve suları susuzluğu gidermek için idealdir.

MUZ;
Enfarktüs riskini azaltır, hazmı kolaylaştırır, baş ağrılarına iyi gelir. Bağışıklık sistemini güçlendirir, sperm üretimini artırır. Mide ülserine tavsiye edilir. Şekeri yükseltme endeksi çok yüksektir.

PATATES;
Kanı zehirlerden temizler. Hücreleri yeniler. Mide hastalıklarına, gastrite, ülsere, karaciğer iltihaplanmasına ve basura, yani hemoroite iyi gelir. Şeker hastalarının şiddetle kaçınması gereken bir gıdadır. Bilhassa kızartmasından.

PEKMEZ;
Kan yapar. Kemikleri geliştirir. Vücudun su dengesini sağlar. Tansiyonu düzenler. İshallerde kaynamış suya biraz tuz katılarak şerbeti içilir. Cam kaplarda muhafaza edilir. Tahinle karıştırılarak tüketilmesi daha güzeldir. Fakat, şeker hastaları için uygun değildir.

PİRİNÇ;
Beyaz pirinç şekeri yükseltir. Esmer pirinci evinizden eksik etmeyiniz. Bağırsak rahatsızlıkları için birebirdir. Kabuğu alınmamış, esmer pirinç şekeri yükseltmez. Pirinç yerine bulgur tercih edilmeli.

ÜZÜM;
Beyin için faydalıdır. Hafıza için her gün 21 adet kuru üzüm tavsiye edilmiştir. Şeker hastalarının yememesi gerekir. Glisemik endeksi çok yüksektir.

ŞEKERİ YÜKSELTMEYEN GIDALAR:

Armut, ayva, balık, biber, bulgur, çilek, domates, elma, erik, erkeç eti, greyfurt, havuç, ıspanak, kabak, karnabahar, kayısı, kepekli un ve kepekli ekmek, kereviz, kiraz, kivi, koyun eti, lahana, limon, mandalina, mantar, marul, maydanoz, mercimek, nar, nohut, patlıcan, peynir, pırasa, esmer pirinç, portakal, sarımsak, sirke, soğan, soya, süt, şeftali, tavuk eti, tere otu, turp, yoğurt, yumurta, zeytin, zeytinyağı, salatalar ve sebzeler gibi, lifli besinlerin yanında; dut, hurma, kabuklu yemişler, incir, tereyağı, kuyruk yağı, tuz gibi gıdaları da ölçülü yemek şartıyla, diyet yapanlar yiyebilirler. Şekeri yükseltmezler.

SALATA YEMEĞİ:

Aşağıda isimleri liste halinde verilen sebzeler; karıştırılarak çoban salatası yapılır. Limon ve zeytin yağı ilave edilir. Yemeklerden 30 dakika Önce yenir. Şekeri düşürür, tansiyonu ve kolesterolü dengeler. Kanı çoğaltır, kanı temizler ve damarları açar.

DOMATES:
Aç karına suyu içilir. Elde yenir. Yemekler de ve çoban salatasında kullanılır.

HAVUÇ:
Soymadan iyice yıkanır, elde yendiği gibi; Çoban salatasında da kullanılır. Kızartması, şişmanlatır. Şeker hastalarına tavsiye edilmez.

ISPANAK:
Yemekler de ve çoban salatasında kullanılır.

LAHANA:
Taze yaprakları elde yenir. Yemeği yapılır. Çoban salatasında kullanılır.

LİMON:
Çoban salatasında kullanılır.

MARUL:
Elde yenir. Çoban salatasında kullanılır.

NAR EKŞİSİ:
İçilir. Çoban sdalatasında kullanılır.

MAYDANOZ:
Elde yenir. Çoban salatasında kullanılır.

PATATES:
Haşlanmışı; elde yenir, Yemekler de ve çoban salatasında kullanılır.

PATLICAN:
Közlemesi. çoban salatasında kullanılır.

ROKA:
Elde yenir. Çoban salatasında kullanılır.

SALATALIK:
Elde yanir. Çoban salatasında kullanılır.

SEMİZOTU:
Elde yenir. Yemekler de ve çoban salatasında kullanılır.

SİRKE:
İçilir. Çoban salatasında kullanılır.

SİVRİ BİBER:
Elde yenir. Çoban salatasında kullanılır.

SOĞAN:
Çoban salatasında kullanılır. Ayrıca; akşamdan doğranır, suyun içine ıslanır, sabaha kadar bekletilir. Süzülür. Suyu içilir. Soğanı salatada kullanılır. Yemeklerde kullanırken yağda yakmayınız.

TERE:
Elde yenir. Çoban salatasında kullanılır.

TURP:
Elde yenir. Çoban salatasında kullanılır.

YERELMASI:
Elde yenir. Çoban salatasında kullanılır.

YUMURTA:
Haşlanmışı, elde yenir. Çoban salatasında kullanılır. Haşlanmışı tok tutar.

ZEYTİN YAĞI:
Çoban salatasında kullanılır.

TATLANDIRMAK İÇİN;

Çam balının ikinci ve üçüncü sağımını veya mahsulünü kullanarak tatlandırabilirler.

ŞİFALI BİTKİLER ÖĞÜTÜLEREK TOZLARI KULLANILIR;

Su ile yutulur veya yoğurtla karıştırılarak yenir.

ŞİFALI BİTKİLERİN YAĞLARI VE DAMITILMIŞ SULARI
ŞEKER HASTALIĞINDA KULLANILIR;

Siyah ardıç, keten, tere, üzerlik, ısırgan, çörek otu, hardal, rezene tohumu, biberiye, çuha çiçeği, kantaron, karabaş lavanta çiçeği, kekik, kuşburnu, nane, oğulotu, papatya, tarçın yağları, zeytin ve balık yağı gibi yağlar VE SULAR kullanılır.

TEDAVİNİN MANEVİ YÖNÜ;

İnsanın ruhsal durumu ile savunma sistemi arasında sıkı bir bağ vardır. Kişi ruhsal olarak ne kadar güçlü, dengeli ve huzurluysa savunma sistemi de o nispette iyi çalışır. Yani morali bozmamak, tersine ruhsal olarak güçlü olmak başarıya giden en önemli adımdır. Ne kadar güçlü ve kararlıysanız hastalığı yenme şansınız o kadar fazladır.

ÇOK MÜHİM BİR AÇIKLAMA:
Şeker Hastaları 19k Gıda Maddelerini Kullanabilirler.

DAHA GENİŞ BİLGİ İÇİN ARAYINIZ:
YETKİLİ KİŞİ: YUSUF SAİT ŞENGÖZ
İŞ YERİ TELEFONU: 0 274 412 25 84
İŞ YERİ FAKSI : 0 274 412 81 31
CEP TELEFONU : o 542 374 22 92
www.19kkanser.com - www.19kpazarlama.com

yukarıˆ
HEM GIDA HEM ŞİFA OLAN BAZI BİTKİLER VE BESİNLER:

HEM GIDA HEM ŞİFA OLAN BAZI
BİTKİLER VE BESİNLER

ACI BAKLA:
Şeker hastalığına karşı kullanılır.

ACI YONGA:
İştah açıcı, kuvvet verici, kurt ve ateş düşürücü.

ADAÇAYI:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Sıkça içildiğinde tüm bedeni güçlendiriyor.
2. Kalp krizi tehlikesini azaltıyor ve Kötürümlüklerde çok yararlı olduğu biliniyor.
3. Gece terlemelerinde ve aşırı terlemelerde, lavanta çiçeğinin yanı sıra yardımcı olabilecek tek bitki olarak gösteriliyor.
4. Hastalık sonrası güçsüzlük hallerinde başarıyla kullanılabiliyor.
5. Kramplarda, omurilik rahatsızlıklarında, beze hastalıklarında ve organ titrekliklerinde kullanılabiliyor.
6. Adaçayının karaciğerde de çok olumlu etkiler oluşturduğu bilinirken, oluşan tüm rahatsızlıkları gidererek, gazları yok ediyor.
7. Kan temizleyici etkisi bulunan adaçayı, solunum organlarını ve mideyi balgamsı salgılardan temizliyor, iştah açıyor.
8. Adaçayı, mideyi ve bağırsakları rahatlatıp gazların dışkılanmasını sağlıyor.
9. Kramp çözücü etkisi sayesinde, ishalde çok rahatlatıcı etki gösteriyor.
10. Böcek sokmalarında, sokulan bölgeye adaçayı yaprağının tozu uygulanabiliyor.
11. Adaçayı dıştan uygulandığında (çalkalama ve gargara), bademcik iltihabı, boğaz hastalıkları, diş iltihaplanmaları, yutak ve ağız boşluğu iltihaplanmalarında veya ülserlerinde özellikle öneriliyor.
12. Adaçayı, sallanan dişlere, dişeti çekilmesine ve kanamasına karşı da kullanılabiliyor.
13. Bitki çayına batırılan pamuğun hasta bölgelere uygulanması uygun görülüyor.
14. Sinirli ve yorgun olan kişilere arada sırada adaçayı oturma banyoları tavsiye ediliyor.
15. Zayıf ve güçsüz çocuklara balla tatlandırılarak içirilebiliyor.
16. Adaçayının aşırı kullanımında kan basıncı (tansiyon) yükselebiliyor.
17. Gaz söktürücü, antiseptik, kuvvet verici ve uyarıcı. Mide ve bağırsak gazlarını giderir.
18. Mide bulantısını keser. Hazım sisteminin düzenli çalışmasını sağlar.
19. Göğsü yumuşatır. Astım hastaları için yararlıdır.
20. Bu uyarıcı bitki kan dolaşımını hızlandırır.
21. Hücre yenilenmesini ve cildin elastikiyetinin artmasını sağlar.
22. Bu bitkiyle sivilcelerinizden de kurtulabilirsiniz.

AHLAT (YABAN ARMUDU):
1. Gülgillerden, kendi kendine yetişen ve üzerine armut aşılanan bir ağaçtır.
2. Yemişi iyice olgunlaştıktan sonra yenir.
3. Meyveleri ishal keser.
4. Zehirli hayvan sokmalarında da filizleri dövülüp konur.

AHUDUDU:
1. Gülgillerden, böğürtlen gibi çalı halinde, dikenli bir bitkidir.
2. Kümeler halindedir. Kendiliğinden yetişir.
3. Meyvesi duta benzer. Sarımtırak kırmızı portakal renginde, sulu ve güzel kokuludur.
4. Meyvesi toplanıp, kurutulur. Reçel ve şurup yapılır. Meyve olarak da yenir.
5. Kanı temizler, vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını sağlar.
6. Terletir ve idrar söktürür, kabızlığı giderir, vücuda dinçlik verir, romatizma, mafsal kireçlenmesi, nikris, boğaz, bademcik ve göz iltihaplarında kullanılır.
7. Kansızlık ve veremde çok iyi bir gıdadır.
8. Ateş'i düşürür. Üre ve şeker hastalarına da faydalıdır.
9. Mide ülseri olanların kullanmamaları gerekir.

AKGÜNLÜK SAKIZI:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
Macunu yenir. Suyu ve hülasası içilir. Yağı kullanılır.

ALIÇ:
Özellikle kalp üzerinde etkili, idrar söktürücü, kabız yapıcıdır.

ALOE VERA ( SARISABIR ):
1. Ameliyat yaraları,
2. Ülser, ağrı, kalın bağırsak iltihabı,
3. Sindirim yolları tahrişleri,
4. Sindirim güçlüğü, şişkinlik giderici,
5. Kan ve lenfatik dolaşımını kolaylaştırıcı,
6. Böbrek, karaciğer ve safra kesesi fonksiyonları,
7. Vücudun doğal direncini artırma,
8. Cilt ve cilt hastalıkları, sivilce, egzama ve yanıklar, böcek veya sinek ısırıklarından kaynaklanan kaşıntı, yıpranmış saçları onarma ve nemlendirmeye iyi gelmektedir.

ALTINOTU:
1. İdrar söktürücü,
2. Kabız yapıcı etkileri vardır.
3. Basura karşı, haricen kullanılır.

AMBER:
Kaşalot balığından elde edilir. Kalbi kuvvetlendirir, iştah açar ve cinsel arzuyu artırır.

ANANAS:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Değerli mineraller ve vitaminler deposudur. Örneğin;
2. Pürüzsüz bir cilt için, demir;
3. Güçlü saç-tırnak ve cilt için, kalsiyum;
4. Sağlıklı cilt ve göz için, vitamin A;
5. hücrelerin çoğalmasını sağladığı için, vitamin b
6. Ciltdeki kollagen oluşumu için vitamin C vitamini içeriyor.
7. Protein sindiren ve zayıflamayı sağlayan enzim olan bromelain sayesinde sadece sindirime yardımcı olmakla kalmaz, vücutta meydana gelebilecek olan iltihapları ve şişkinlikleri de etkili bir biçimde azaltır.
8. Özellikle sinüzit, bademcik iltihabı, gut hastalığı, mafsal iltihabı ya da yaralanma veya ameliyatlardan sonraki iyileşme dönemlerinde ananasın faydalı olduğu bilinmektedir. Bromelain, vücudun su tutmasını azaltır, iltihapları giderir.
9. Aşırı trombosit yapışkanlığını önlediği için doğal bir kan incelticidir. Ancak bromelainin kan inceltici ilaçlarla beraber kullanılması tavsiye edilmez. Bazı kişilerde alerjik reaksiyonlar oluşturabilir veya kalp hızını yükseltebilir.
10. Ananas, az bulunan bir mineral olan manganezin mükemmel bir kaynağıdır.
11. Antioksidan koruma sağlar ve bağışıklık sisteminin destekçisidir.
12. Sağlıklı bir diyet meyvesidir. Ananas kilo verdirir. Ananas insan vücudunun ihtiyaç duyduğu bütün vitaminleri ve 16 doğal mineral içerir.
13. Ananasın kilo verdirmedeki sırrı ise zengin suyunda saklıdır. Ananas suyu vücuttaki yağı etkili bir şekilde eritebilir. Dolayısıyla her gün yemekte ananas ya da ananas suyu tüketilebilir. Ancak yemeden önce ananası tuzlu suda yarım saat bekletmek gerekir.
14. Mide ve bağırsakları temizler. Ananas etin sindirilmesinde yardımcı olabilir. Ananasta bulunan protein mayası, yemeklerdeki proteinleri etkili bir şekilde çözümleyerek mide ve bağırsakları hareketlendirir.
15. Cilt ve saçı güzelleştirir. Ananasın içerdiği zengin B vitamini cildi etkili bir şekilde nemlendirir ve saçı da parlatır. Bunun yanı sıra ananas stresin giderilmesi ve bağışıklık sisteminin güçlendirilmesine de yardımcı olur.
16. Tansiyon ve kandaki yağ oranını düşürür. Ananas kan dolaşımını hızlandırarak hem tansiyonu, hem de kandaki yağ oranını düşürmede etkili olabilir. Ananas, vücutta yağ birikimini de önler. Nezleye karşı birebirdir. Ateş, öksürük ve boğaz ağrısı nezlenin en önemli belirtileridir. Bu durumda, yatakta dinlenmenin yanı sıra bir bardak taze ananas suyu da içilebilir. Çünkü ananas suyu ateşin düşürülmesi ve nefes borusu enfeksiyonunun önlenmesinde de etkilidir.
17. Tıbbi araştırmalara göre, eskiden beri insanlar, boğaz ağrısı ve öksürüğü ananasın içerdiği protein mayasıyla gidermeye çalışmıştır.
18. Beyne giden kan yollarını temizler ve beynin kan dolaşımını arttırır.
19. Kansere karşı ananas;
20. Ananasın son yapılan araştırmalarda doğal yapısında bulunan bromelain enziminin CCS molekülünü içerdiği ve bunun da KANSERE karşı insan vücudunun bağışıklık sistemini harekete geçirdiği kanıtlandı.
21. Bromelain, vücuttaki proteinleri ayrıştıran ve sindiren bir enzim olduğundan hazmı kolaylaştırır, mide asidini düzenler. Kemik ve eklemlerdeki kireçlenmeyi önler. Alerjilere karşı korunma sağlar.
22. Ananasın içindeki enzimlerin yağ yakma özelliğinin olması kozmetik sektörünün de bu meyveye olan ilgisini giderek arttırıyor.
23. İdrar söktürücü etkisi nedeniyle vücuttaki toksinlerin atımına yardımcı olduğundan selülit tedavisinde de kullanılıyor.
24. Ananasın içindeki enzimler, protein sindirimini hızlandırdığından oldukça doyurucudur.
25. Anason; Kanser savaşçısı bir antioksidandır. Gaz söktürücü, iştah açıcı, süt artırıcı ve uyku vericidir.

ANDIZ KÖKÜ:
1. Safra söktürücü,
2. Öksürük kesici,
3. Göğüs yumuşatıcı,
4. Kuvvet verici ve
5. Kurt düşürücüdür.

ARDIÇ TOHUMU (SİYAH):
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. İdrar artırıcı,
2. Terletici,
3. Midevî ve
4. Antiseptik özellikleri vardır.
5. Macunu yenir. Çayı, suyu ve hülasası içilir. Yağı kullanılır.

ARI ÜRÜNLERİ:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Arı sütü; arı sütünün kullanım alanlarının aşağıdakiler oldugu belirtilmektedir; kandaki hücreleri yenileyici, kansere karşı etkili, kalp ve damar rahatsızlıklarında, tansiyon düzenleyci ve şekere karşı etkili, zihinsel ve fiziksel gelişmelerde, sindirim sistemi, verem, astım ve ünserde, felç rahatsızlıklarında, kalp atışını düzenleyici, damar genişletici, cilt ve saç rahatsızlıklarında, sinirsel ve ruhsal hastalıklarda, iştah açıcı ve kuvvetlendiric,. büyüme ve gelişmeyi fiziksel ve zihinsel olarak yardımcı olur.
2. Süzme bal; arıların çeşitli çiçeklerden ve ağaçlardan toplayarak kovan içinde petek gözeneklerine salgıladıkları süzme balın; sindirimi kolaylaştırır, Kalbi uyarır ve günçledirir. Tamamen doğaldır. Zayıflık ve yorgunlıkta, mide ve bağırsak rahatsızlıklarında, solunum yolu rahatsızlıklarda kullanılır.
3. Polen; polen arıların çok çeşitli çiçeklerden ayaklarında topladıkları ve kendi ifazatı ile ilave yaparak, biyolojik değerini arttırdığı, çiçek tozlarına verilen genel isimdir.
4. Polen; kalp kasının çalışmasını güçlendirir.
5. İnce bağırsak iltahabını yok eder.
6. Organizmayı zinde tutar. Kilo almaya yardımcı olur.
7. Çoçuklarda zihinsel ve fiziksel gelişmeyi kolaylaştırır.
8. Kabızlık ve bağırsaktaki tıkanmaları kaldırır.
9. İshali önler, bağırsak mukozlarını düzenler.
10. Sinirliliği ortadan kaldırır, insanı rahatlatır.
11. Kılcal damarları etkiliyerek fazla kanamaya engel olur.
12. Deri ve gözkapağı iltihabını önler.
13. Düşünme yeteğini artırır.
14. Kan yapıcı özelliğe sahiptir.
15. Alyuvar sayısını %25–30, hemoglobini %15 yükseltir.
16. Riboflavin sayeisinde görmeyi kuvetlendirir.
17. Saçın gelişmesini sağlar, saç sayısını artırır. Saçın dökülmesini önler.
18. Kansere karşı etkilidir.

ARMUT:
1. Sulu ve tatlı bir meyvedir.
2. Rengi sarı ile yeşil arasında değişir. İçinde A, B1, B2, B3, B6, ve C vitaminleri bulunur. Yemeklerden önce yenmelidir.
3. Armut kandaki üre asidi ve üre tuzlarını dışarı attığından, böbreklerin düzenli çalışmasına yardımcı olur.
4. Nezleyi geçirir, hazmı kolaylaştırıp çarpıntıyı önler, sinirleri yatıştırarak beyni çalıştırır.
5. Kabızlığı önleyerek idrar söktürür, böbrek kum ve taşlarının dökülmesine yardım eder, tansiyonu düşürür, kanı temizler, hamilelerin kusmalarını önler.
6. Mafsal kireçlenmesi, nikris ve romatizma tedavisinde faydalıdır.
7. Ödemler, kalp ve böbrek, kansızlık, damar rahatsızlıkları, bağırsak, idrar söktürme, arterit ve gut rahatsızlığına iyi gelir.
8. Diyet yapanlar yiyebilir.

ASPİR:
1. Romatizma ağrılarına karşı etkilidir.
2. Dahilen terletici,
3. Kurt düşürücü ve
4. Adet getiricidir.

AT KESTANESİ:
1. Atkestanegiller familyasından, süs olarak yetiştirilen iri bir gölge ağacıdır.
2. Nisan-Temmuz aylarında çiçek açar.
3. Meyveleri kestaneye benzer.
4. İçinde nişasta, saponin ve yağ vardır.
5. Kabuklarından yapılan ilaçlar ateşi düşürür.
6. Vücuda kuvvet verir. Tohumları ise romatizma ve mafsal ağrılarını giderir.
7. Varis flebit ve basur memelerinin tedavisinde ve deri çatlaklarını gidermekte kullanılır.

AT KUYRUĞU (KIRK KİLİT):
1. Çayı ve suyu içilir.
2. Dikkat! Çok miktarda alınırsa zehirleyebilir.

AVAKADO:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Kabızlığa karşı etkilidir.
2. Bağışıklık sistemini güçlendirici özelliği bulunmaktadır.
3. İçerdiği doymamış yağ asitleri kanda kolesterolün yükselmesini önlemesinden dolayı kalp ve damar hastalıkları için en iyi doğal ilaçtır.
4. Avokado, vücutta toksit maddeleri etkisiz hale getirerek, yaşlılığa yol açan zararlı maddeleri yok etmesinden dolayı yaşlanma sürecini yavaşlatarak, hastalıkları önlemede önemli rol oynar.
5. İçeriğinde bulunan protein, mineral ve vitaminler, küçük çocukların ve hamile bayanların dengeli ve sağlıklı beslenmelerinde çok gerekli olan maddelerdir.
6. Avokado, vücudun karbonhidrat, protein ve yağ metabolizmasında düzenleyici olarak görev yapar.
7. Deriyi kurumaktan korur ve özellikle, duyarlı, kuru, yıpranmış ve yaşlanmış derileri iyileştirir ve güçlendirir.
8. Bol miktarda içerdiği a vitamini, hücrelerin yenilenmesini destekler ve üst deride kepeklenmeyi nasırlaşmayı önler.
9. Çok kalorili olmasına rağmen içerdiği Glutathion süper bir hücre koruyucusudur. Antioksidanlar hücrelerin yaşlanmasını yavaşlatırlar ve kanseri önlerler.
10. Tüm meyveler arasında protein bakımından en zengin olanıdır.
11. Bol miktarda E vitamini de içerir. Bu vitamin kalp ve deriyi koruyarak dolaşımı düzene sokar.
12. Ayrıca potasyum ve B6 vitamini de içerir. Kadınlar açısından çok gereklidir.

AYVA:
1. Vitamini bol bir meyvedir. Her bölgede yetişir, limon ve ekmek ayvası olarak iki çeşidi vardır. Altın sarısı renkli ve hoş kokulu bir meyve olan ayva A ve B Vitaminleri yönünden çok zengin olan bu meyvenin bileşiminde tanin ve kireçli tuzlar bulunur. İ
2. shal ve dizanteriyi keser, mide ve bağırsakları güçlendirir, kanı temizler, karaciğeri çalıştırır, safra akışını sağlayarak çarpıntıyı giderir.
3. Kadınlardaki beyaz akıntıyı keser.
4. Bronşit, müzmin öksürük ve verem tedavisinde kullanılır.
5. Merhem olarak kullanılırsa el ayak ve meme ucu çatlaklarını, egzamaya, yüz ve boyun kırışıklığını giderir.
6. Yapraklarından yapılan çay gerginliğe iyi gelir.
7. Tohumları soğuk algınlığı ve boğaz ağrısında kullanılır.
8. Ayva; Kalbe kuvvet verir, rahatlatır. Harareti keser. Mideyi kuvvetlendirir, hazmı kolaylaştırır.
9. Bağırsak gazlarını giderir.
10. Komposto ve şurupları, ishallerde etkilidir.
11. Şişmanlatmaz ve şekeri yükseltmez.

BADEM:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

BAKLA:
1. Böbrek ağrılarını ve böbrek iltihaplarını giderir.
2. Böbrek kum ve taşlarının düşürülmesine yardımcı olur.
3. Kemik, sinirler ve idrar yolları için çok faydalı bir gıda maddesidir.
4. Zayıflamak isteyenlerin ve şeker hastalarının yememesi gerekir. Glisemik endeksi yüksektir.

BAL:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Yenir, şifalı bitkilerle macun yapılır, Şerbeti içilir. Merhem gibi sürülür.
2. Bal, kansızlar için kan deposudur.
3. Bal ılık bir beze sürülüp boğaza sarılırsa, boğaz ve gırtlak ağrıları kesilir.
4. Sinirleri bozulanları ve uykusuzları sakinleştirir.
5. Süt ile bol sulandırılıp içilirse şeritleri öldürür.
6. Bir miktar sirke ile karıştırılıp ağız çalkalanırsa, ağızda koku kalmaz.
7. “İki şifa biri Kur’an, biri bal” Hadisi şerif.
8. Mikropların üremesini önler,
9. Beyin hücrelerinin beslenmesinde büyük rolü vardır.
10. Vakitsiz ihtiyarlamaya engel olur.
11. Çiçek balı zayıflamak isteyenlere ve şeker hastalarına tavsiye edilmez.
12. Şeker hastaları ve zayıflamak isteyenler; çam balının ikinci ve üçüncü sağım veya mahsulünü kullanmalıdırlar.

BALIK:
1. Etle aynı besin değerine sahiptir.
2. Daha az yağlıdır.
3. Zayıflamak isteyenler ve şeker hastaları balığın, haşlanmışını ve ızgarasını tercih edebilirler.

BALIK OTU:
1. Dahilen kurt düşürücü,
2. Sara nöbetlerini azaltıcı olarak kullanılır.
3. Tehlikeli bir drogdur.

BALIKTA BULUNAN OMEGA-3 YAĞ ASİTLERİNİN FAYDALARI:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Bebekler ve çocuklarda; büyüme ve gelişimi destekler.
2. Merkezi sinir sisteminin gelişmesine yardımcı olur.
3. Bilişsel yetenekte ve öğrenim başarısını, beyin gelişimini destekler.
4. Görme keskinliğinin artmasında yardımcı olur.
5. Kan ve dolaşım sağlığının korunmasında etkilidir.
6. Genel sağlığa et kalp krizi ve ani inme riskini azaltır.
7. Kanseri önleyici etkisi bulunur.
8. Zihinsel sağlığa olumlu etki eder.
9. Asabiyet ve depresyonu önleyici etkisi bulunur.
10. Şizofreni ve bunama riskini azaltır.
11. Dikkat eksikliğini önleyici etkisi bulunur.
12. Bağırsak hastalıklarının oluşumunu yavaşlatır ve riskini azaltır.
13. Egzama ve birçok hastalığın riskini azaltır ve oluşumunu yavaşlatır.
14. Balık yiyen insanların Alzheimer hastalığına yakalanma risklerinin azaldığı görülmüştür.

BALKABAĞI:
1. Mikrobik hastalıklara karşı vücut direncini artırır.
2. Zayıflamak isteyenlerin ve şeker hastalarının yememesi gereken bir gıdadır.

BAMYA ÇİÇEĞİ:
1. Dahilen göğüs yumuşatıcı,
2. Lapa halinde haricen çıbanları olgunlaştırıcıdır.
3. Kabızlığa karşı etkili ve zararsız bir gıdadır.

BESBASE:
1. Müshil,
2. Safra ve
3. Balgam söktürücü,
4. Kurt düşürücü etkilere sahiptir.

BEZELYE:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Protein, lif ve nişasta açısından zengin bir besindir.
2. Bezelye A, C ve B grubu vitaminlerinin yanı sıra demir, fosfor ve potasyum gibi mineralleri de içinde barındıran besleyici bir sebzedir.
3. Kuru bezelye protein ve nişasta açısından taze bezelyeden daha zengindir.
4. Bununla birlikte, taze bezelyeyi sindirmek daha kolaydır.
5. Bezelye vücuda enerji verir ve vücudu kuvvetlendirir.
6. Kasların gelişmesine ve yenilenmesine yardım eder.
7. Kansızlığa iyi gelir. Kan Kanserine karşı koruyucudur.
8. Karaciğerin çalışmasını düzene sokar.
9. Özellikle taze bezelye bağırsakları çalıştırarak kabızlığı giderir.
10. Bezelye pek çok yemekte ve çorbalarda kullanılır.
11. Bütün bu yararlarının yanında içerdiği besin öğeleri nedeniyle kuvvetli bir besin olan bezelyeyi sindirmekte bazen güçlük çekilebilir. Bu nedenle, vücudu zorlamayacak ölçüde yemek daha faydalıdır.
12. Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

BİBER:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Mideyi kuvvetlendirir. Mide tembelliğini önler, sindirimi kolaylaştırır ve iştahı açar.
2. Nefes yollarını açar, grip ve bronşite iyi gelir. Balgam söktürür.
3. Zayıflamak isteyenler bol miktarda yiyebilirler. Kırmızı biber; Bulaşıcı hastalıklara karşı etkili, vücudun özellikle bulaşıcı hastalıklara karşı olan direncini artırıyor.
4. Portakaldan daha fazla miktarda C vitamini içeren bu sebze, aynı zamanda içerdiği beta karoten ile bağışıklık sistemimizi güçlendiriyor.
5. Kırmızı biber mide suyu ve tükürük oluşumunu artırır, sindirimi kolaylaştırır,
6. Romatizma, mafsal ve diş ağrılarını azaltır, krampları giderir, kolera ve kanser tedavisinde kullanılır.
7. Terlemeyi artırır, gut hastalıkları başta olmak üzere bir çok hastalığa iyi gelir.
8. Kanser riskini azaltır, öksürük ve boğaz ağrılarını gidermede (gargara olarak) kullanılır, sinir hastalıkları için doğal yatıştırıcıdır, vücuttaki aşırı yağ ve kolesterol birikiminin önlenmesini sağlar.
9. Anti bakteriyel etkisi ile hastalıkların önlenmesinde de etkilidir.
10. Acı pul biber; Capsantin adlı kimyasal madde zona hastalığının neden olduğu ağrıları dindirmek için yapılan kremlerde kullanılır.
11. Mideyi kuvvetlendirir. Mide tembelliğini önler, sindirimi kolaylaştırır ve iştahı açar.
12. Nefes yollarını açar, grip ve bronşite iyi gelir. Balgam söktürür.
13. Zayıflamak isteyenler bol miktarda yiyebilirler.

BİBERİYE:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Eski zamanlarda gençliği geri getiren bitki olarak adlandırılan biberiye, sivilcelere iyi geliyor. Cildin esnekliğini ve sıklığını artırıyor.
2. Bir litre suya, biberiye ve kekik yağından iki kaşık ekleyin. Bu karışımı cildinizi temizlemek ve yumuşatmak için kullanın. Dahilen kabız, hazım sistemi uyarıcısı, safra artırıcı ve idrar söktürücüdür.
3. Haricen ise iltihaplı yaraların tedavisinde kullanılır.

BİTKİLERİN VİTAMİN ZENGİNLİĞİ:
1. Doğada kendiliğinden yetişen bazı şifalı bitkiler, E, A, C, B2 ve B6 vitaminleri, demir ve kalsiyum mineralleri bakımından oldukça zengindir.
2. Bu vitamin ve minerallerin yetersizliği kansızlık, cilt bozuklukları, sindirim ve sinir sistemi bozukluklarına neden olabilmektedir.
3. Bu nedenle doğada bol bulunan bu otların tüketilmesi tavsiye edilr.
4. Bu otlar içeriklerindeki vitamin ve mineraller ile çeşitli hastalıklara, ilaçlara, bazı kimyasal maddelere ve hava kirliliğine karşı vücudun direncini artırırlar, ısı değişimlerine karşı vücudu korurlar.
5. Böylece vücudun savunma mekanizmaları güçlendirilmiş olur.
6. Şifalı bitkiler, içeriklerinde bulunan A vitamininin depolanabilme özelliğine sahiptirler, A vitaminlerinin bitkilerde bulunan karatoneidlerin depolanarak vücutta uzun süre kullanılır ve bu vitaminlerin hücreleri koruyucu özelliği vardır.
7. Şifalı bitkilerin içeriğinde bulunan folikasitlerin ise gebe ve anneler için daha büyük önem taşır. Ayrıca, beslenme açısından oldukça önemli bir vitamin çeşididir.
8. Gebeler ve anneler diğer insanlara göre günlük olarak daha fazla folikasit tüketmelidirler. Bu açıdan otlar, gebeler ve anneler için de önemli bir besin kaynağıdır.
9. Doğadan toplanan otların tüketilmeden önce temizliğinin iyi şekilde yapılması gerekir.
10. Otların içeriğindeki folikasit ve C vitamini suda erime özelliğine sahiptir.
11. Bu nedenle pişirilerek yenecekse otların pişirme suları dökülmemelidir. Bu otların ıspanak gibi yemeği yapılabilmesine rağmen daha çok taze olarak tüketilmesini tavsiye edilir.

BÖĞÜRTLEN (TİLKİ ÜZÜMÜ):
1. Gülgillerden bahçe çitlerinde, yol kenarlarında kendiliğinden yetişen, dikenli bir çalıdır.
2. Yemişi ahududuya benzer, fakat ondan küçüktür. Önceleri kırmızı iken sonraları kararır.
3. Yaprakları, çiçekleri açmadan toplanıp kurutulur.
4. Kabız, kuvvet verici, idrar söktürücü ve şeker hastalığına karşı kullanılır.
5. Bademcik iltihaplarında da gargara yapılır.
6. İdrar söktürür,
7. Ayaklardaki şişlikleri indirir.
8. Yüksek tansiyonu düşürür.
9. Gözlerdeki zafiyeti giderir.
10. Mesane taşlarının düşmesine yardımcı olur.
11. Ağız, dil, diş eti ve bademcik iltihaplarını giderir.
12. Kadınlarda görülen beyaz akıntıyı keser.
13. Haricen kullanıldığı takdirde ağrıları dindirir, yanıkları iyileştirir.
14. Kökü kaynatılıp, suyu içilecek olursa kandaki şeker miktarını düşürür.

BROKOLİ:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Kansere karşı bizi koruyan ve ömrümüzü uzatan müthiş bir sebze.
2. Çok miktarda kalsiyum içerdiği için kemik erimesine bire bir.
3. Mineral ve demir eksikliğini gideren brokoli, vitamin deposudur. Brokoli tutkunlarında ender olarak bağırsak ve akciğer kanseri görülür, kalp dolaşım hastalıklarına da pek fazla rastlanmaz.
4. Kadınlarda göğüs kanserini önler, göğüs kanserine ve spinabifida hastalığına karşı etkili.
5. Brokoli bol miktarda, göğüs kanseri riskini azaltan 'indole' adlı bir madde içeriyor. İndole, göğüs kanserine neden olan östrojen bozukluklarını engelliyor.
6. Brokolinin diğer bir özelliği de, spinabifida hastalığını (doğuştan belkemiğinde son omurun kapanmamış olması) önlemesi.
7. Brokoli; uzmanlar, brokolide, havuçtakinden daha fazla beta karoten bulunduğunu söyleyerek, bu sebeple yenilebilecek, suyu içilebilecek en iyi besinlerden olduğunu kaydediyor.
8. Beta karotenin, güçlü bir kanser savaşçısı olduğunu vurgulayan uzmanlar, yemek borusu, mide, bağırsak kanserleri tehlikesini azalttığını ifade ediyor.
9. Brokolinin ayrıca, B1 ve C vitamini ile dolu olduğunun altını çizen uzmanlar, yüksek miktarda kalsiyum, kükürt, potasyum ve selenyum maddeleri içerdiğini belirtiyor.
10. Mineral ve demir eksikliğini gideren brokolinin vitamin deposu olduğunu bildiren uzmanlar, suyunun havuç veya elma suyu ile karıştırılarak içilmesinin de faydalı olduğunu kaydediyor.
11. Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

BUĞDAY:
Taze çimi, günde 1 - 2 tatlı kaşığı yenir.

BULGUR:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Uzmanlar; "bulgurun folik asit açısından zengin olduğunun toplumda yeterince bilinmediğini kaydetti. "
2. Annelerin sağlıklı bebek dünyaya getirmeleri için yeterince almak zorunda olduğu bir vitamin türü olan folik asidin, doğumsal beyin ve omurilik hastalıklarının oluşumunu önleyen (B) grubundan bir vitamin türü olduğunu kaydeden uzmanlar, şöyle konuştu; “Hamilelik süresince yeterince folik asit alamayan kadın sayısı pek fazla olmakla birlikte, ucuz bir ürün olan bulgurda bu vitaminin bol miktarda bulunduğu da bilinmiyor.
3. Anne adayları, bebeklerini, folik asit yetersizliğinin neden olduğu sağlık sorunlarından korumak için bulgura sofralarında daha çok yer vermeli.
4. Folik asit yetersizliği yaşayan kadınların, anemi, anemiden kaynaklanan yorgunluk, nefes darlığı ve ishal ile kilo kaybı, çarpıntı ve huzursuzluk gibi olumsuzlukları daha sık ve daha yoğun yaşadıkları biliniyor.
5. Anne, bulgur yemekleri yiyerek bebeğini de kendini de bu olumsuzluklardan koruyabilir. ” Bulgur, bağırsak kanseri ve mide ülserini önlüyor.
6. Fitik asit içermeyen bulgurun bağırsak kanseri ve mide ülserini önlüyor.
7. Bulgurun içerdiği yüksek mineral ve selülozdan dolayı besin emilimini hızlandırarak, başta bağırsak kanseri olmak üzere, mide ülseri ve kabızlığa karşı vitamin değeri yüksek bir üründür.
8. Hububat ürünlerindeki fitik asitin bulgurda bulunmadığını aktaran uzmanlar, bu asitin bazı besinlerin emilimini engellediğini, ancak bulgurun sahip olduğu pişirme ve kurutma işlemlerinden ötürü fitik asit içermez.
9. Bulgur kepekli olması nedeni ile posa yönünden iyi kaynaktır.
10. Bulgurdaki kepek suda çözünmez. Bu yüzden şeker ve yağın emilimini azaltarak kan şekeri ve kan yağlarının yükselmesini önler.
11. Sindirim sisteminin çalışmasını hızlandırarak hareketsizliğin insan vücuduna getirdiği olumsuzlukların bir çoğunu engeller (kabızlık, kalın bağırsak kanseri gibi).
12. Kan lipitleri (yağları) yüksek olanlar, şeker hastalığı riski taşıyanlar, kabızlıktan yakınanlar beyaz ekmek yerine yulaf, çavdar ve tam buğday unundan yapılan ekmek, pirinç yerine bulgur tüketilmelidir.
13. Bulgur; Fıtri olarak yetişen buğdaydan yapılırsa, bulgur pilavını, üzüm hoşafı ile bol miktarda yiyiniz.
14. Bulgur pilavı, üzüm hoşaf ile yenirse kan yapar.
15. Kan çoğalırsa kanseri önler.
16. Yani kan çoğalırsa, kan temizlenirse ve damarlar açılırsa vücut hastalıklardan kurtulur.
17. Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

CEVİZ AĞACI:
Meyvesi;
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Uzun ömürlü, gövdesi kalın, kerestesi ve meyvesi değerli ulu bir ağaçtır.
2. Yemişi nişastalı ve yağlıdır.
3. Hekimlikte, yaprakları, meyvesinin üzerindeki yeşil kabukları ve yağı kullanılır.
4. Yaprakları ve kabukları ile hazırlanan ilaçlar kanı temizler, kansızlığı giderir.
5. İshal ve dizanteriyi keser. Verem ve şeker hastalığında hem besleyici, hem de tedavi edicidir. Kadınlarda görülen beyaz akıntıyı keser.
6. El ve ayak donuklarında, deri çatlaklarında faydalıdır.
7. Saç ve elleri boyamakta da kullanılır.
8. Çok kuvvetli bir besin olduğundan fazla yememek gerekir.
9. Ceviz yağı, raşitizm ve sıracada faydalıdır.
10. Kabızlığı giderir.
11. Bağırsak solucanlarını düşürür.
12. Derinin yanmasını önler.

CİVAN PERÇEMİ (AKBAŞLI):
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. İdrar artırıcı, iştah açıcı, gaz söktürücü, adet söktürücü ve yara iyileştiricidir.
2. Çayı ve suyu içilir.

ÇAKAL ERİĞİ:
1. İshali keser,
2. Mide ve bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar.
3. Ateşli hastaların kalbini kuvvetlendirir.
4. Terletir ve vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını sağlar.
5. Boğaz ve bademcik iltihaplarını giderir.
6. Anne sütünü artırır.

ÇAKŞIR OTU KÖKÜ:
Cinsel kudreti artırıcı olarak etkilidir.

ÇAM AĞACI:
1. Birçok çeşidi olan bir ağaçtır.
2. Kozalakları ilk yıl kapalıdır.
3. İkinci yıl açılıp, kurur ve ağacın düşer.
4. İlaç yapımında, tomurcuğu, palamudu, kozalağı, filizleri ve çırası kullanılır.
5. Balgam söktürür. Müzmin öksürüğü keser.
6. Kolay doğum yapmayı sağlar.

ÇAM FISTIĞI:
1. Bronşit, verem, akciğer hastalıklarının çabuk iyileşmesine yardımcı olur.
2. Ruhi çöküntüyü giderir.
3. Kalp hastalıklarında da faydalıdır.

ÇAM SAKIZI:
Solunum ve idrar yolları hastalıklarında kullanılan etkili bir antiseptiktir.

ÇAY:
1. Binlerce yıllık bir bitki olan çayın yaprakları güzelleşmek içinde kullanılıyor. Yağlı bir cildiniz varsa, çaydan bir tonik olarak faydalanabilirsiniz.
2. Gözleriniz şişse iki soğuk çay poşetini göz kapaklarınızın üstünde bekletin. Saçlarınızın eskisinden daha parlak görünmesini istiyorsanız, şampuandan sonra çayla durulayın. Farkı göreceksiniz.

ÇİĞDEM (KARDELEN):
Tohumunun çayı ve suyu içilir.

ÇİKOLATA:
1. Beyin için faydalıdır. Kilo ve şekeri olanlar az miktarda bitter çikolata yiyebilirler.
2. Bitterin şişmanlatma ve şekeri yükseltme endeksi düşüktür.
3. % 22 Kakao yağı, yağları eritir, kolesterolü artırmaz.
4. Dişleri çürütmez. Kabızlık yapmaz.
5. Bağışıklık sistemini harekete geçirir.
6. Vücudu sakinleştirir.
7. İçindeki katkı maddeleri alerji yapabilir.
8. Ölçülü yenmelidir.

ÇİLEK:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Çilekte bol miktarda demir ve fosfor bulunmaktadır. Ayrıca C, B ve K vitamini açısından da zengindir.
2. Çilek vücuda kuvvet verir.
3. Kolesterolü düşürür ve damar tıkanıklığını önler.
4. Çok iyi bir antioksidan olan çilek bağışıklık sistemini güçlendirir.
5. Sindirim sisteminin düzenli çalışmasına çok faydalıdır.
6. Bağırsak kurtlarını döker, idrar söktürür ve vücuttaki zararlı maddeleri vücuttan uzaklaştırır.
7. Kanı temizler. Diş etlerini güçlendirir ve ağız kokusunu giderir.
8. Sakinleştirici etkisi ile tansiyonu düşürür ve stresi azaltır.
9. Ateşi düşürür. Romatizma ve karaciğer rahatsızlıklarına iyi gelir.
10. Cildi nemlendirir, tazelik ve güzellik verir.
11. Çileğin yaprakları, iyi kurutulmak şartıyla, çay yapımında kullanılabilir. Çilek aç karına yenirse daha iyi sindirileceği için daha yararlı olur.
12. Çilek ezilerek püre haline getirildikten sonra süt ile karıştırılıp cildi temizlemek ve canlandırmak için kullanılabilir.
13. Çilek komposto ve reçel yapılarak da tüketilebilir.
14. Çilek yiyenlerde bazen kurdeşen görülebilir fakat kalıcı değildir ve kısa sürede geçer. Kolesterol düzeyini düşürür ve sindirim sistemini düzenler.
15. Ellegic asit adı verilen kanser savan bir maddeyi de içerir.
16. Romatizmanın ilacıdır. Gut, arterit ve idrar söktürür. Kilo ve şekeri olanlar bol miktarda yiyebilirler.
17. Çilek; Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
18. Vücudu kuvvetlendirir. Hasta olmayı önler.
19. İdrar söktürür ve karında biriken suyu boşaltır.
20. Böbrek ve mesane hastalıklarının iyileşmesine yardımcı olur.
21. Mide ve bağırsak tembelliğini giderir.
22. Sinirleri kuvvetlendirir.
23. Yüksek tansiyonu ve kolesterolü düşürür.
24. Bağırsak kurtlarını döker.
25. Safra ifrazatını arttırır ve safra taşlarının dökülmesine yardımcı olur.
26. Karaciğer kifayetsizliğini ve şişliğini giderir. Ateşi düşürür.
27. Diş etlerini güçlendiriyor, dişlerdeki tartarı önlüyor, ağız kokularını ve boğaz ağrılarını gideriyor. Cilde tazelik ve güzellik verir.
28. Damar sertliği, mafsal iltihabı, romatizma, ve nıkriste de faydalıdır. Şeker hastaları da yiyebilir. Midesi zayıf olanlar suyunu içmelidir.

ÇÖREKOTU:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. İştah açar. Vücuda kuvvet ve dinçlik verir.
2. Hazmı kolaylaştırır. Mide ve bağırsak gazlarını söker.
3. Koklanacak olursa baş ağrısını keser.
4. İdrar ve süt artırıcı, iştah açıcı ve adet söktürücüdür.
5. 5 gram su ile yutulur. Macunu yenir. Yağı 5 gram içilir. Yağı kullanılır.

ÇÖVEN KÖKÜ:
1. Tedavide nadiren kullanılır.
2. Bilhassa tahin helvası yapımında kullanılır.
3. İdrar ve balgam söktürücüdür.

ÇUHA ÇİÇEĞİ:
Çayı ve suyu içilir.

DAĞÇAYI:
1. Uyarıcı,
2. Gaz söktürücü,
3. İştah açıcı ve
4. Mide ağrılarını kesici özelliklere sahiptirler.

DEFNE YAPRAĞI:
1. Terletici,
2. Antiseptik ve
3. Midevi etkilere sahiptir.

DEMİR HİNDİ:
1. Müshil ve müleyyin bir etkiye sahiptir.
2. Hiçbir tahriş edici etkisi yoktur.
3. Balla içilir.

DENİZ KADAYIFI:
Dahilen, çok kullanılan bir göğüs yumuşatıcı ve öksürük kesicidir.

DEREOTU:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

DEVE ÇÖKERTEN:
Taş düşürücü, idrar söktürücü ve kuvvet verici olarak kullanılmaktadır.

DEVE DİKENİ:
Karaciğer hastalıklarına karşı ve safra artırıcı olarak kullanılır.

DOMATES:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Bilim adamları domatesin kanı daha akışkan hale getirerek damar tıkanıklığı ve daralmasını engellediğini açıkladı.
2. Domates suyu da benzer bir etki yaratıyor.
3. Kalp krizinin en önemli nedenlerinden biri sayılan damarlardaki daralma ve tıkanıklığa karşı doğal bir tedavi yöntemi keşfedildi;
4. Vücutta bir yara açıldığı zaman kanın pıhtılaşmasını sağlayarak kan kaybını engelleyen kan pıhtısı hücreleri çok yoğun olduğu zaman damar tıkanıklığı ve daralmasına neden olabiliyor. Bazı kişilerde de pıhtılaşmayı sağlayan ‘Platelet’ maddesi çok yoğun olarak bulunuyor, bu da damardaki kan akışını giderek zayıflatıyor ve zamanla damar tıkanıklığına neden oluyor. Yapılan araştırmalar domateste bulunan bir maddenin pıhtı hücrelerinin neden olduğu kan yoğunluğunu azalttığını ve kanı daha akışkan hale getirdiğini gösterdi.
5. Suyu da yararlı; sonuçları İngiliz Platelet Dergisinde yayınlanan araştırmaya göre; domatesin çekirdeğinin çevresindeki sarı sıvı işte bu etkiyi yaratıyor. Yani domates yemek ve domates suyunu içmek faydalı.
6. Bol bol domates yiyin; uzmanlar sigara içenlere, doğum kontrol hapı kullanan kadınlara, uzun yolculuklar yapanlara, bütün gün oturarak çalışanlara kanı akışkan hale getirmek için bol bol domates yemesini tavsiye ediyor.
7. Likopen açısından zengin ender bitkilerden biridir. Likopen, pankreas gibi çeşitli kanser hastalıklarını önleme konusunda hayati önemdedir.
8. C vitamini açısından zengindir ve bağışıklık sistemini kuvvetlendirir.
9. Lifli bir besin olması da bağırsak kanseri riskini azaltır.
10. Kanserden koruyucu, zihinsel ve bedensel yaşlanmayı yavaşlatıcı özelliğe sahiptir.
11. C vitamini açısından da zengindir ve bağışıklık sistemini kuvvetlendirir.
12. Fotokimyasallar bakımından oldukça zengindir.
13. Likopin diye isimlendirilen bir antioksidan sadece domateste var.
14. Asitli bir sebze olması nedeni ile pişme sırasında C vitaminini korumasına yardım eder. Domates olgunlaştıkça besin değeri artar.
15. Zayıflamak isteyenler, şeker hastaları, midedeki asitleşme, kabızlık, kanın temizlenmesi, üreyi azaltmak, böbrek taşlarını düşürmek, damla hastalığı, karaciğer ve romatizmaya iyi gelir. Damarları açar. Kanser hücrelerinin çoğalmasını önler.
16. Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
17. Domatesin içeriğinde lycopin denilen bir madde bulunur. B, C vitaminleri bakımından zengindir.
18. Bol idrar söktürür. Vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını ve kanın durulmasını sağlar, damar sertliğini giderir.
19. Romatizma ve nikriste faydalıdır.
20. Safra ve böbrek taşlarının düşürülmesine yardımcı olur.
21. Üreyi düşürür. Hazmı kolaylaştırır. Kabızlığı giderir. Mide ve bağırsakların düzenli bir şekilde çalışmasını sağlar. Cilde tazelik ve pembelik verir.
22. İsiliği ve mayasılı giderir. Nasırların sökülmesine yardımcı olur.
23. Çıbanların olgunlaşmasını sağlar.
24. Arı sokmasında ve yanıkların tedavisinde faydalanılır.
25. Kansere karşı korur. Midesi zayıf olanlar, böbrek ve mesanelerinde iltihap olanlar, suyunu içmelidirler.

DUT MEYVASI:
1. Ak dut; saç dökülmesi,
2. Kansızlık, böbrek ve idrar yolları,
3. İshal ve yorgunluğa iyi gelir.
4. Şişmanlatma ve şekeri yükseltme endeksi düşüktür. Ölçülü yenmelidir.
5. Beyaz dut yaprakları idrar söktürür.
6. Vücutta biriken suyu boşaltır.
7. Aç karnına yenen beyaz dut bağırsak solucanlarını söktürür.
8. Kara dut; meyvelerden hazırlanan şurup, gargara halinde, ağız ve boğaz hastalıklarına (pamukçuk) karşı kullanılır.

EBEGÜMECİ:
1. Göğsü yumuşatır.
2. Öksürük keser.
3. Mide bulantısı ve kusmaları önler.
4. Ateşi düşürüp vücuda rahatlık verir.
5. Boğaz ve bademcik iltihaplarını giderir.
6. Dişeti hastalıklarını tedavi eder.
7. Bu bitkinin yaprakları tahriş olan cildi dış etkenlere karşı korur. Cildi nemlendirir ve yumuşatır. Ebegümeciyle kan dolaşımını hızlandırabilir, bağ dokusunun elastikiyetini artırabilirsiniz.
8. Göz altındaki kırışıklara ve şişliklere de iyi gelir.


EĞİR KÖKÜ:
Gaz söktürücü, terletici ve antispazmotiktir. Dahilen Prostat, haricen ise romatizma için kullanılır.

ELMA:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Vücudun beslenmesi ve direncinin artması, bazı rahatsızlıkların tedavisi açısından oldukça faydalıdır. Kabuğu ile yenmesi tavsiye edilir. Günde bir elma yemek, doktoru evinizden uzak tutar. İki elma yerseniz, kalp ve dolaşım sorunlarına karşı korunmuş olursunuz.
2. A ve C vitaminleri oldukça bol bulunmaktadır.
3. Kasları kuvvetlendirir.
4. Sinirleri yatıştırır.
5. Cildi güzelleştirir. Cilde tazelik verir.
6. Kanı temizler.
7. Hazmı kolaylaştırır.
8. Yüksek tansiyonu düşürür.
9. Şeker hastalığını giderir.
10. Karaciğeri kuvvetlendirir.
11. Öksürüğü keser.
12. Kalp krizini önler.
13. Bulantı ve kusmaları geçirir.
14. İdrarı arttırır.
15. Gastrit ve ülser için faydalıdır.
16. Kolesterolü düşürür.
17. Damar sertliğini önler.
18. Bağırsakları çalıştırır.
19. Şeker ve tansiyonu düşürür.
20. Dişleri temizler.
21. Migren krizine engel olur.
22. Yaşlanmayı geciktirir.
23. Sindirimi kolaylaştırır. Kokusu rahatlatır ve kan basıncını düşürür.
24. Artrit, romatizma ve gut hastalıklarına karşı da yararlıdır.

EKŞİ ELMA ( YABANİ ELMA ):
1. Meyveleri küçük ve çok ekşidir. Çiçekleri, açık pembedir.
2. Mide ve bağırsaklardaki gazı boşaltır.
3. Buralardaki iltihapları giderir.

ENGİNAR:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Karaciğer ve kalbin en iyi dostu olan enginarın kanı temizlediğini ve yorgunluğu giderir.
2. Zehirli maddeleri ve yorgunluk maddelerini idrarla dışarı atarak vücuda dinçlik verip dinlendirir. Beyin yorgunluğunu çabucak geçirir. Kalp adalelerini kuvvetlendirir.
3. Üre ve kolesterolü düşürerek kalbin rahat çalışmasını sağlar.
4. Şeker hastaları için çok faydalıdır.
5. Mide ve bağırsakları dezenfekte ederek ishalleri durdurur.
6. Karaciğer ve böbrek yetersizliğinde, sancılarında. Sarılık ve gut hastalıklarında. Aşırı şişmanlıkta. Kurdeşende. Romatizmada. Egzamada faydalıdır.
7. Kan dolaşımını düzeltir.
8. Kollestrolün neden olduğu damar sertleşmelerinde. Kalp sancıları. Enfarktüs. Beyin kanamaları gibi rahatsızlıkların önleyicisidir.
9. Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
10. Kandaki üre ve kolesterolü düşürür. İdrar söktürür. Kandaki şeker miktarını ayarlar.
11. Damar sertliği ve kalp hastalıklarını önler. Böbrekteki kumların dökülmesine yardımcı olur. Prostat, meme ve rahim ağzı kanserine karşı iyi gelir.
12. İçinde bulunan Silymarin maddesinin, hücrelerin hasar görmesini engeller.
13. Silymarin maddesinin, prostat, meme ve rahim ağzı kanserini önleme konusunda da etkilidir. İçinde, fiber, magnezyum, folate ve C vitamini bulunduğu, bu sebzeyi bol miktarda tüketenlerin, bulundukları yaşın daha altında gösterdikleri görülmüştür.

ERİK:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Kansızlığı giderir, iştah açar ve hazmı kolaylaştırır.
2. Romatizma, mafsal kireçlenmesi ve nikriste faydalıdır.
3. Ateş düşürücü etkisi de olan erik, diş temizliğine de yardımcı olur.
4. İdrar söktürücü ve terleticidir.
5. Tuzsuz rejim yapan ve romatizma rahatsızlığı olanlara iyi geldiği bilinmektedir.
6. Kalp ve böbrek hastalıklarına, karaciğer hastalıklarına karşı B vitamini ihtiva eden erik, bu özelliği sayesinde sinir sistemini takviye eder.
7. Çekirdekleri ise bağırsak solucanlarını düşürmekte kullanılır. Vücut sıvılarının yeterli oranda olmasını, sinirlerin uyarımını, kas dokusunun çalışmasını sağlar.
8. Zayıflamak isteyen ve şeker hastaları yiyebilirler.

ERKEÇ ETİ:
1. Erkeç teke değildir.
2. Keçinin erkeğinin kısırlaştırılmışıdır,
3. Erkeç eti yemekte sakınca yoktur.
4. Kıymayı erkeç etinden yaptırabilirsiniz.

FASULYE:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. B1, B2, B3 ve E vitaminleri ile birlikte protein, selüloz, karbonhidrat, fosfor, kalsiyum, potasyum, demir ve sodyum bulunur.
2. Taze fasulye; İdrardan albümin çıkmasında, karaciğer yetersizliğinde ve idrar tutukluğunda çok faydalıdır.
3. Taze fasulyede bulunan bir madde kalbin ve böbreklerin kuvvetlenmesine yardımcı olur. Kalbi zayıf olanlara ve çarpıntıdan şikayeti bulunanlara taze fasulye tavsiye edilir.
4. Pankreası fasulye İle çalıştırın; fasulye pankreası çalıştırarak inüsilin üretimini artırır. Bu durum şeker hastalığının ortaya çıkmasını önlediği gibi şeker hastalarında da tedaviyi destekler ve kısa zamanda iyileşmelerine yardımcı olur.
5. Şeker hastaları için bir formül; günde üç kere mutfak robotuyla sıkıp elde ettiğiniz fasulye suyunu yemeklerden önce bir tatlı kaşığı kadar bir bardak su ile karıştırıp içerseniz çok faydasını görürsünüz. Belki de bu sayede inüsilin iğnelerine olan ihtiyacınız da azalabilir.
6. Kuru fasulye; günlük protein ihtiyacının büyük bir kısmını tek başına karşıladığı gibi vücuda kalori de sağlar.
7. Zihnen ve bedenen yıpratıcı işlerde çalışanlar bulması kolay, yapması kolay bu gıdadan mutlaka yararlanmalıdırlar.
8. Hazım zorluğu çekenler; bu tür şikayetler sebebiyle hiç kimse kuru fasulye gibi bir gıdadan uzaklaşmamalıdır. Çünkü bunun bir çaresi var. Pişerken içine bir parça kimyon atmalısınız. Karabiber veya kekik de olabilir. Kuru fasulyeden yapılacak bir püre vücuttaki apseli ve şiş olan yerlere yakı gibi yakıldığında kısa sürede iyileşme sağlar.
9. Kuru fasulyenin kalorisinin taze fasulyeye göre daha fazla olduğu unutulmamalıdır. Güzel bir kuru fasulye çorbası zayıflığından yakındığınız kimseler için iyi bir şişmanlık vesilesi olabilir.
10. Dikkat! Taze fasulyede okzalat bulunduğundan romatizma, eklem iltihabı ve eklemlerde ürat tuzu birikenler fasulyenin pişirme suyunu bir iki defa değiştirerek yerlerse daha doğru olur. Aksi takdirde rahatsızlıkları artabilir.
11. Fasulyenin gaz yapıcı etkisini gidermek için içine bir miktar kimyon atmalısınız.
12. Fasulye, C vitamini ve betakaroten gibi kalp hastalığı ve kanseri önleyen antioksidanlar açısından zengindir.
13. B vitamini de seks hormonlarını kuvvetlendirir.
14. Taze fasulye, bedeni ve zihni yorgunlukları giderir. Vücudun kuvvetlenmesini sağlar. Pankreas bezi'nin gereği gibi çalışmasına yardımcı olur. Şeker hastalığını önler ve kandaki şeker miktarını düşürür. İdrar tutukluğunu giderir. Albümini düşürür. Böbreklerdeki kum ve taşların dökülmesine yardımcı olur. Karaciğer yetersizliğini tedavi eder.
15. Zehirlenmelerden sonra yenilecek olursa, çabuk iyileşmeyi sağlar.
16. Kalbi ve böbrekleri kuvvetlendirir ve kalp çarpıntılarını giderir.
17. Fasulye pişirilirken, pişirme suyunu 2-3 kere değiştirmek gerekir.

FESLEĞEN:
1. Sakinleştirici ve yatıştırıcı özelliği vardır.
2. Enerji verir ve cildi rahatlatır.
3. Fesleğenli saç losyonlarıyla saç derisine masaj yaparak, onların kökünü güçlendirebilirsiniz. Fesleğen yağıyla selüloitlerinizden de kurtulmanız mümkün.
4. Yatıştırıcı, midevi, idrar artırıcı ve gaz söktürücüdür.
5. Macunu yenir. Çayı, suyu ve hülasası içilir. Yağı kullanılır.

FINDIK:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Kalp krizine karşı koruyucu olan E vitamini açısından en zengin besinlerin başında gelir.
2. Her gün yenilen bir avuç fındık kansere ve kırışıklıklara karşı koruyucudur.
3. İçerdiği yağlar doymuştur. Yani sağlığa zararlı değildir.
4. Kötü kolesterolü düşürüp iyi kolesterol seviyesini artırarak kalp hastalığını önler.
5. Ceviz gibi türleri ellagic adı verilen bir tür asit içerir. Bu asit kanserli hücrelerin kendilerini öldürmeleri anlamına gelen apoptosis sürecini başlatır.
6. İçeriğinde nişasta ve yağ vardır. Bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. Vücuda kuvvet verir. Nekahet devresinin çabuk geçmesini sağlar.
7. Hamilelere de faydalıdır.
8. Dövülmüş yenirse öksürüğü keser.
9. Varise faydalıdır.
10. Fındık yağı, böbrek ağrılarını giderir.
11. Kum ve taşların düşürülmesinde yardımcı olur.
12. Bağırsak solucanlarını düşürür.
13. Sarada da faydalıdır.
14. Mideleri hasta olanlar, damar sertliği ve yüksek tansiyondan şikayet edenler, çok az yemelidirler.

FISTIK:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

FUNDA:
1. İdrar yolları dezenfektanı,
2. İdrar söktürücü ve
3. İshali keser.

GELİNCİK:
Yatıştırıcı, öksürük kesici, göğüs yumuşatıcı ve hafif uyutucu etkilere sahiptir.

GİNSENG:
Kalp kuvvetlendirici ve yorgunluğu gidericidir. Cinsel gücü artırıcı etkileri vardır.

GREYFURT:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Bol miktarda C vitamini içeren vücudun kalkanıdır.
2. Kolesterolü düşüren pektin maddesi bulunur.
3. Bağışıklık sistemimizi güçlendirici ve kansere karşı koruyucu özellikleri bulunuyor.
4. C vitamininden yüksek gıdaların tüketiminin, meme kanseri oluşma riskini azalttığını gösteriyor.
5. Antioksidan etkisi olan greyfurt, kandaki şeker değerlerini düşürürken aynı zamanda diş etini koruyor.
6. Greyfurtun tipik acımsı tadı, narinjenin adlı kimyasal bileşikten ileri geliyor.
7. Greyfurt meyvesi içeriğinde şekerler, flavanoidler, kumarin ve psoralen türevleri bulunuyor. Karaciğeri çalıştırır. İştah açar. Cinsel gücü artırır. Sabahları aç karına içilmelidir.
8. Şişmanlatmaz ve şekeri yükseltmez

GÜL:
Macunu yenir. Suyu ve hülasası içilir. Yağı kullanılır.

GÜNLÜK:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
Dahilen kuvvet verici, yatıştırıcı, kabız, idrar artırıcı, adet söktürücü, adet getirici ve romatizma ağrılarını dindiricidir.

HARDAL TOHUMU (SİYAH):
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Haricen lapası, yakısı ve banyosu yapılır.
2. Kanı cilde toplamak ve ağrı kesmek için kullanılır. Macunu yenir. Hülasası içilir. Yağı kullanılır.

HATMİ ÇİÇEĞİ:
Göğüs yumuşatıcı ve tahrişleri gidericidir.

HAVACIVA:
Kabız ve yara iyileştiricidir.

HAVUÇ:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Parlak turuncu rengi, yüksek karoten içeriğini gösterir.
2. A, C, B1 ve B2 vitaminlerince zengin bir ürün olan havuç, çiğ olarak ya da pişirilerek tüketilir. Tohumlarından halk arasında gaz söktürücü, idrar artırıcı, adet getirici ve mide ilacı olarak yararlanılır.
3. Havuçtaki kompleks karbonhidratlar vücuda ererji verir.
4. Sindirimi kolay olan havuç suyu, karaciğerin safra salgılamasına ve kolestrolü dengelemesine yardım ettiğinden tüm sebze suları içinde en önemlilerindendir.
5. Alkalin mineralleri sinir sistemini korurken, ince bağırsak duvarlarını da çalıştırır ve düzenler.
6. Cildin güneş ışınlarına karşı korunmasına da yardım eder ki, bu özelliğiyle açık havada dolaşmayı sevenler için koruyucu işlev görmesi açısından son derece önemlidir.
7. Aşırı havuç suyu içildiğinde cilt hafif portakal rengi alırsa da bunun bir zararı söz konusu değildir.
8. Havuçlar kirli olsa bile kabuğunu soymamak gerekir. Çünkü yarım kilogram havuçta 30 mg C vitamini, B1-B-B6 vitaminleri, kalsiyum, demir ve potasyum mineralleri bulunur ve bunların büyük bölümü kabuğun altındadır.
9. Kabuğu soyulduğunda havuç besin değerinden çok şey kaybeder. Havucun kabuğunu soymak yerine musluğun altında hafifçe fırçalamak yeterlidir. Kanser riskini azaltır. Bunun temel nedeni betakaroten , C ve E vitaminleri gibi antioksidanlar açısından zengin oluşudur.
10. Gözler, cildimiz ve bağırsaklar için çok faydalıdır.
11. Zayıflamak isteyenler ve şeker hastalarının yiyebileceği bir gıdadır.
12. Çiğ ve rendelenerek yenilebilir.
13. Havuçta bol miktarda şeker de bulunur.
14. Havuç suyunun mide ve bağırsak rahatsızlıklarına iyi geldiği bildirilmiştir.
15. Midevi, gaz söktürücü, gebeliği önleyici ve cinsel gücü artırıcıdır.

HAYIT TOHUMU:
idrar artırıcı, gaz söktürücü ve yatıştırıcıdır.

HELİLE (KARA VE SARI):
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Macunu yenir. Çayı ve suyu içilir.
2. Sarı helile müshil, Kara helile ise kabız için kullanılır.
3. Haricen ise yara iyileştiricidir.

HELVACI KABAĞI ( KESTANE KABAĞI ):
1. Kabakgillerden tatlısı yapılan bir çeşit kabaktır.
2. Yaprakları uzun ve büyüktür.
3. Ev ilaçlarında çekirdekleri kullanılır.
4. Bağırsak kurtlarının düşürülmesinde yardımcı olur.

HURMA:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Vücudun sağlıklı ve zinde kalmasını sağlar,
2. Organlara bol miktarda hareket ve ısı enerjisi verir. Şişmanlatma ve şekeri yükseltme endeksi düşüktür.
3. Yenir. Azı şifa, çoğu gıdadır.

HÜNNAP:
1. Göğüs yumuşatıcı,
2. Öksürük kesici,
3. Müshil ve kan temizleyicidir.
4. Şeker hastalığına karşı da kullanılır.

IHLAMUR:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Macunu yenir. Çayı ve suyu içilir.
2. Sinirleri kuvvetlendirir, sinir bozukluğunu giderir. Uyku verir.
3. Kan dolaşımının normal olmasını sağlar. Kansızlığı giderir.
4. Kalp kifayetsizliğinde faydalıdır.
5. Damar kireçlenmesini önler.
6. Böbrekleri ve mesaneyi temizler, idrar söktürür, kum döker, taş oluşmasını önler, ter söktürür. Grip ve soğuk algınlığının şikayetlerini giderir. Göğsü ve bronşları yumuşatır.
7. Mide ifrazatını artırır. Balla karıştırılıp içilirse, mide ülserine faydalıdır.
8. Kabızlığı ve bağırsak spazmını giderir. Boyun ve yüze güzellik verir. Burkulma ve ezilmelerde ağrıyı keser.
9. Saç dökülmesini önler. İdrar artırıcı, terletici, yatıştırıcı, uyutucu ve göğüs yumuşatıcıdır.

ISIRGAN OTU: ISIRGAN OTU VE TOHUMU:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Macunu yenir. Çayı ve suyu içilir.
2. Yaprak, kök ve tohumları dahilen kan temizleyici, idrar artırıcı ve iştah açıcıdır.
3. Dıştan tatbik edildiği zaman, iç organlarda biriken kanı çeker.
4. Romatizma ve mafsal ağrılarını dindirir.
5. Burun kanamasını keser.
6. Egzamanın şikayetlerini giderir.
7. Aybaşı kanamalarının düzenli olmasını sağlar.
8. Böbrek kumlarını döker.
9. Balgam söktürür.
10. Haricen tatbik edildiği zaman, dalak hastalıklarına ve çıbanlara da faydalıdır.

ISPANAK:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. ABD’de, tüketimde ıspanak salatası başı çekiyor. Demir yönünden zengin, koyu yeşil yapraklı ve güzel tadı olan ıspanak, diğer yapraklı sebzelere nazaran daha çok protein içeriyor.
2. Salatada yenilen çiğ ıspanak, harika bir lif kaynağı.
3. Ispanak suyu, bol C vitamini ile soğuk algınlıklarına karşı dayanıklılık veriyor ve hemoroid rahatsızlığına iyi geliyor.
4. Ispanak suyu, kalp adalelerini de kuvvetlendiriyor. Özel enzimi ile pekliği giderip bağırsak zehirlenmesini önlüyor.
5. Kalp rahatsızlığı olanlara, haftada 1-2 fincan taze sıkılmış ıspanak suyu içmeleri öneriliyor.
6. Ispanak, provitamin A, C vitaminleri, demir ve çeşitli enzimlerce çok zengin olup, bu maddeler, insanda bol kan yapıyor.
7. Kemiklerin ve dişlerin sağlamlığını temin ediyor.
8. Karaciğeri, lenf bezlerini, kan dolaşımını uyarır.
9. Hamilelere, kanlı - canlı bir bebeğe sahip olmaları için bol ıspanak yemelerini tavsiye ediyoruz. Kansere, kalp hastalıklarına, yüksek tansiyona karşı çok etkili bir sebzedir.
10. Zihinsel ve fiziksel yorgunlukları giderir. Kan yapar, zayıflamak isteyen ve şeker hastaları yiyebilir.
11. Kalp hastalıklarına, felce, yüksek tansiyona, yaşlılığın getirdiği göz hastalıklarına, kansere, hatta pişik rahatsızlıklara karşı da etkili bir sebzedir.
12. Göz hastalıklarına ve derideki lekelenmelere karşı etkili.
13. Ispanak içerdiği iki kimyasal madde sayesinde görme bozukluklarına karşı etkili.
14. Haftada 6 kez ıspanak yiyenlerin % 86 oranında yaşın ilerlemesiyle birlikte ortaya çıkan derideki lekelenmeler gibi bir sorunlarının olmayacağını gösteriyor.
15. Yaşla birlikte ortaya çıkan göz hastalıklarına karşı da etkili.
16. Bir porsiyon ıspanak, günlük demir ihtiyacımızın onda birini karşılıyor.

İĞDE ÇİÇEĞİ:
1. Kabız, kuvvet verici ve antiseptiktir.
2. C vitamini deposudur.
3. Gribe karşı etkilidir.

İNCİR:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Hamileler ve çocuklar için çok faydalıdır.
2. Az yenirse şekeri yükseltmez, kolit, akciğer ve yorgunluğa iyi gelir.
3. Hazmı kolaylaştırır, kabızlığı giderir. Kanser hastaları daha çok yiyebilirler. Ayrıca, (Kuru incir, zeytin yağı içinde 15 - 20 gün, güneşte bekletilerek yenir ve yağından içilirse, sperm sayısını artırır. )
4. Hakkında ayet var. Kuranı kerimde "vettini ve zeytuni" olarak geçer.
5. Potasyum, demir ve kalsiyum içerir.
6. Sindirim sistemine yardımcı olur.
7. Eski çağlarda kanserli hücrelerin tedavisinde kullanılan incir, modern tıp tarafından da kansere karşı koruyucu olarak öneriliyor.
8. Bağırsakları yumuşatır. Kabızlığı giderir.
9. Bronşit, öksürük ve boğaz ağrılarında faydalıdır.
10. Enerji verir.

İYOT:
İyot ihtiva eden yiyecekler bol miktarda tüketilir.

KABAK:
1. Kabızlık,
2. Hemoroit
3. Bağırsak kanserine karşı önleyici etkiye sahiptir.
4. Zayıflamak isteyenler ve şeker hastalarının yiyebileceği bir gıdadır.

KABAK (BALKABAĞI):
Yenir. Şurubu içilir.

KABUKLU YEMİŞLER:
1. Fındık, fıstık, ceviz, badem gibi;
2. Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
3. Kolesterolü yükseltmezler,
4. Kalp ve damarları koruyucudurlar.
5. Enerji verirler,
6. Cinsi gücü artırırlar.
7. Bedensel ve zihinsel yorgunluğa iyi gelirler.
8. Kilo ve şekeri olanlar ölçüyü kaçırmadan yiyebilirler.

KAFUR:
Sinir sistemi, solunum ve kalp üzerinde uyarıcı etkileri vardır.

KAKULE:
1. İştah açıcı,
2. Gaz söktürücü ve
3. Midevi etkilere sahiptir.
4. Kahveye konur.

KANTARON (SARI):
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Macunu yenir. Çayı, suyu ve hülasası içilir.
2. Yağı kullanılır.
3. Dahilen antispazmotik,
4. Kabız,
5. yatıştırıcı,
6. Haricen ise antiseptik ve yara iyileştiricidir.

KARA DUT:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Bilim adamlarının araştırmalarında dutun kanserden kolesterole kadar birçok hastalığa iyi geldiği ortaya çıkmıştır,
2. Üzüm, dut ve yerfıstığında kanseri önleyen bir madde bulunur.
3. Resveratrol' isimli molokülün pek çok ürünün bozulmasına yol açan mantarlara karşı savaştığı gibi, vücutta kanser hücrelerini hedef alarak onları tahrip eden, kanser karşıtı bir unsura dönüşür.
4. Beyaz dut yapraklarının extrelerinde bir seri biyolojik olarak aktif bileşenler vardır. Bu bileşenler, hücre paslanmasını önleyici, antioksidan ve damar sertleşmesini engelleyici ve damarlarda kolesterolden zengin plakların oluşumunu baskılayıcı etkiye sahiptir.
5. Dut yapraklarının aynı zamanda yüksek kan şekeri seviyelerini düşüren bileşiklere sahiptirler.
6. Yapraklar bu etkilerini, bağırsaklarda maltoz, laktoz, sakroz gibi çifte şekerleri parçalayarak onları bağırsaktan emilebilen glikoz, fruktoz, galaktoz gibi tekil şekerlere dönüştüren enzimleri baskılamak suretiyle gösteriyorlar. Böylece şekerler bağırsaktan emilemediği için kandaki seviye de yükselmiyor.
7. Kalsiyum, demir, B1, B2 ve C vitamini yönünden zengin olan dutun birçok hastalığa iyi geldiği biliniyor.
8. Beyaz dut ateş düşürücü ve idrar söktürücü etkiye sahip. Yaprakları idrar söktürür, vücutta biriken suyu boşaltır. Aç karnına yenen beyaz dut bağırsak solucanlarını döker. Ne şekilde tüketilirse tüketilsin iyi bir kan yapıcıdır.
9. Dutun taze yaprakları ile derideki yaralara ve burundaki kanamalara tampon yapılırsa kanamalar durur.
10. Sabah aç karnına yenir ve üzerine su içilirse bağırsakların çalışması temin edilir.
11. Beyaz dutun 15-20 gram yaprağı 3 su bardağı ile kaynatılırsa iyi bir idrar söktürücü olduğu görülür. Bu terkip aynı zamanda ateş de düşürür. İştah artırır, enerji verir.
12. Kalsiyum , demir, B1, B2 ve C vitamini yönünden zengin. Kara duttan elde edilen şurubun ise ağız ve boğaz hastalıklarında olumlu etkiye sahip olduğu biliniyor.
13. Karadut şurubu ya da karadutun yaprak ve kabuklarının kaynatılması ile elde edilen sıvı ağız ve boğaz antisepsisinde, diş eti iltihaplarında kullanılır.

KARA LAHANA:
1. Lahana C vitamini bakımından zengindir.
2. Yapısında kükürt bulunur.
3. Çiğ olarak yemek veya sıkarak suyunu içmek daha faydalıdır.
4. Kansızlığı giderir, idrar söktürür.
5. Vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını sağlar.
6. Mide ve bağırsak yaralarını yumuşatır. Kabızlığı giderir. Kandaki şeker miktarını düşürür. Vücudu hastalıklara ve kansere karşı korur.
7. Göğüs ucu çatlaklarını giderir.
8. Sarılık ve safra kesesi hastalıkları için iyidir.
9. Astımda faydalıdır.
10. Romatizma, siyatik, lumbago ve Apsede yararlıdır.
11. Ses kısıklığını giderir, iştah açar. B Guatr olanlar yememelidir.

KARA ÜZÜM:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Aspirin gibi kanı sulandırarak koroner kalp hastalıklarına karşı insanları korur.
2. Kabuklarında bulunan ve fitoaleksin grubu bileşiklerden olan resveratrolün kanser oluşumunu engellemektedir.
3. Bazı karaciğer hastalıkları ve kansızlığın tedavisinde de etkili olan kara üzüm, içerdiği meyve asitleri ve lifli yapısından dolayı mideye zarar vermeden böbrek ve bağırsak sisteminin çalışmasını düzenler ve kanın temizlenmesine yardımcı olur.
4. Yağların erimesine yardımcı olur.
5. Vücudu virüslere karşı dirençli hale getirir.
6. Kabuk ve çekirdekleri bağırsak metabolizmasını hızlandırır.
7. Cildin taze ve temiz bir görünüm almasını sağlar.
8. Koroner kalp hastalıkları ve kanser gibi ölüm oranı yüksek hastalıkları önlediğini ve bu hastalıkları tedavi edici özelliği vardır.
9. Kara üzümün kabuklarında bulunan ve fitoaleksin gurubu bileşiklerinden olan 'resveratrol'ün kanser oluşumunu engellediğini, düşük yoğunluktaki yağlı bileşiklerin okside olarak kılcal damarlarda birikmesini engelleyerek kalp krizi riskini azalttığı.
10. "Antioksidan olarak görev yapan resveratrol, nemli bölgelerde yetişen ve renkli olan üzümlerin kabuk kısımlarında bol miktarda bulunmaktadır.
11. Yüksek şeker içeriği dolayısıyla kalori değeri fazla olan bir besin maddesidir.
12. Beslenme değerini oluşturan maddelerin niteliği ve miktarı taze veya işlendikten sonra dönüştüğü ürüne bağlı olarak değişmektedir.
13. Bazı karaciğer hastalıkları ve kansızlığın tedavisinde de etkili olan kara üzüm, içerdiği meyve asitleri ve lifli yapısından dolayı mideye zarar vermeden böbrek ve bağırsak sisteminin çalışmasını düzenler, kanın temizlenmesine de yardımcı olur.
14. İçerdiği besin maddeleri sayesinde güzellik iksiri olan ve zayıflama rejimlerinde kullanılan üzümün gerçek bir beyin besinidir.
15. Öğleden sonra yenilecek bir salkım üzüm veya içilecek bir bardak üzüm suyu (taze sıkılmış), vücudu ve beyin hücrelerini zindeleştirmektedir.
16. Bir kilo üzüm, bin 150 gram süt, 390 gram et, 300 gram ekmek ve bin 200 gram patatese eşdeğer sayılmaktadır.
17. Aspirin gibi kanı sulandırıyor. Sonuç olarak üzüm, güzellik iksiri, gerçek beyin besini ve zayıflama rejimlerinin ana ürünüdür.
18. Renkli üzümlerin kabuklarında bulunan resveratrol maddesi kansere karşı savaşmakta,
19. Antioksidan görevi sayesinde yağlı bileşiklerin kılcal damarlarda birikmesini engellemekte yani antikoagulant olarak davranmakta veya aspirin gibi kanı sulandırarak koroner kalp hastalıklarına karşı insanları korumaktadır.
20. Amino asitler, B vitaminleri (B1, B2), mineraller, potasyum, magnezyum ve demir içerdiği için bağışıklık sistemini kuvvetlendirir.
21. İçerdiği doğal fruktoz sayesinde vücudun harcadığı enerjinin kısa sürede depolanmasını sağlar. Bünyesindeki magnezyum insanın iş verimliliğini arttırır.
22. Bünyesindeki asitler (tartarik, sitrik, malik, süksinik, fumarik, pyruvik, -oxaglutarik, gliserik, glikolik, dimetil-süksinik, shikiminik ve guinik asit) mideye zarar vermeden böbrek ve karaciğerin çalışmalarını hızlandırır, bu çalışmaları destekler.
23. Yağların erimesine yardımcı olur.
24. Vücudu virüslere karşı dirençli hale getirir.
25. Kabuk ve çekirdekleri bağırsak metabolizmasını hızlandırır.
26. Cildin taze ve temiz bir görünüm almasını sağlar.
27. İçerdiği bioflavonoidler sayesinde C vitamini aktivitesini arttırır.
28. Alerji ve kireçlenmelerde iltihap oluşumunu engeller.
29. Besinlerin parçalanması sonucunda oluşan serbest radikallerin kılcal damarların duvarlarına saldırmasında güçlü bir antioksidan görev üstlenerek düşük yoğunluktaki lipoproteinlerin (LDL) kılcal damarlarda birikmesini engeller.
30. Hücrelerde değişim sonucunda tümör oluşumuna izin verebilecek hücre için moleküller üzerine serbest radikallerin saldırısını bloke eder ve sonuçta kanser oluşumunu engeller.

KARABAŞ LAVANTA ÇİÇEĞİ:
1. Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
2. Macunu yenir. Çayı, suyu ve hülasası içilir. Yağı kullanılır.

KARABİBER:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

KARANFİL:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
Uyarıcı, midevi ve antiseptik etkileri vardır.

KARNABAHAR:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Fosfat ve potasyum ihtiva eden ve içeriğinde, kadınları Göğüs Kanserine karşı koruyan “indol-3 karbonal” bulunan karnabaharın, lahanadaki besin değerinin çoğuna sahip olduğunu bildiren uzmanlar, Karnabahar çiçek olduğu için, bol bol fosfor ve vitaminleri, cinsiyet hormonu, bol E vitamini ve protein içerir.
2. Bu maddeleri ile cinsel gücü arttırır.
3. Kalp rahatsızlıklarını da giderir.
4. Sinirleri ve beyni iyi çalıştırır, onların yıpranmasını önler.
5. Bağırsakların çalışmasını düzenler.
6. Kabızlık yapmaz.
7. Besleyici ve güç vericidir.
8. Zayıflamak isteyenler ve şeker hastalarının yiyebileceği bir gıdadır.

KARPUZ:
1. Böbrekleri çalıştırır,
2. Taşları düşürür,
3. Kanı temizler.
4. Şişmanlatma ve şekeri yükseltme endeksi çok yüksektir.
5. Ölçülü yiyiniz.
6. Aç karına tavsiye edilir.

KAVUN:
1. Kansızlık,
2. Böbrek ve safra kesesi taşları,
3. Basur,
4. Romatizmaya iyi gelir.
5. Deriyi yeniler,
6. Bağırsakları yumuşatır,
7. İdrar söktürür.
8. Şişmanlatma ve şekeri yükseltme endeksi yüksektir.
9. Aç karına tavsiye edilir.

KAYISI:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Hem taze hem de kuru kayısıda bulunan A vitamininin organizmanın ve sağlıklı hücrelerin direncini artırarak, kanser hastalıklarına karşı koruyuculuk görevini yapıyor.
2. Akciğer, ağız, kolon, deri, göğüs ve rahim tümörleri etkili.
3. Göz sağlığı ile kemik ve dişlerin gelişimini de olumlu etkiliyor.
4. Sodyum bakımından fakir, potasyum yönünden ise zengin bir meyvedir.
5. Bu sebeple bazı diyetlerin uygulanmasında oldukça önemli görevler üstleniyor.
6. Zihin zaafıyetini gideriyor.
7. Beyin yorgunluğunu gideriyor ve uyku veriyor.
8. İştah açıyor ve hazmı kolaylaştırıyor.
9. Raşitizm türü kemik rahatsızlığının tedavisine yardımcı oluyor.
10. Kansızlığı tedavi ediyor,
11. Kabızlığı gideriyor.
12. Cilde tazelik ve canlılık veriyor.
13. Haşlanmış veya pişirilmiş kayısı, beta karoten içeriğini korur.
14. Parlak sarı veya turuncu renkteki kuru kayısılar yüksek miktarda sülfürdioksit taşıdıkları için astım şikayeti olanlara tavsiye edilmez.
15. Kuru kayısı alırken koyu renkli ve şekilsiz olanlar, koruyucu madde içermeyenler tercih edilmelidir.
16. Antioksidan olan betakaroten açısından zengindir.
17. Hücrelere ve dokulara zarar veren moleküllerin etkisini ortadan kaldırarak kansere karşı koruyucu etkisi vardır.
18. Lifli olduğu için bağırsakları koruyucudur.
19. Hücrelere ve dokulara zarar veren moleküllerin etkisini ortadan kaldırarak kansere karşı koruyucu etki sağlar.
20. Sindirim sistemi, beyin, kemikler, dişler, mide ve on iki parmak bağırsağı ülserleri, cinsel gücün artması, kalp kaslarının kuvvetlenmesinde çok faydalıdır.
21. Şişmanlatma ve şekeri yükseltme endeksi düşüktür.

KEBABİYE:
1. Solunum sistemi antiseptiğidir.
2. Belsoğukluğunda kullanılır.

KEKİK:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Macunu yenir. Çayı, suyu ve hülasası içilir. Yağı kullanılır.
2. Etlere, köftelere vb. hoş bir tat veren güzel kokulu ottur.
3. Kekik çayı, soğuk algınlığına, boğaz ağrısına çok iyi gelir.
4. Kekik; tabii antibiyotiktir.
5. Kekik çayı emzikli anneler için de çok faydalıdır.
6. Bir avuç kekiği 3 bardak kaynar suya atıp, 15 dakika demlendirin. Süzün ve için.
7. Midevi, yatıştırıcı, antiseptik etkileri vardır.

KEPEKLİ UN VE KEPEKLİ EKMEK:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Kepeği alınmamış undan yapılmış ekmek yiyiniz. %30 Kepek % 70 Un olmalı.
2. Kepek ekmeği; östrojenin ( kadınlık hormonu ) dolaşımını da azaltır. Bu da kadınlarda, göğüs ve rahim kanserini önleyen bir faktör oluşturur.
3. Kepek ekmeği; kalp ve dolaşım hastalıklarına iyi gelir. Besin değeri yüksek, ekonomik bir gıdadır.
4. Kepek ekmeği; metabolizmanın çalışmasını hızlandırdığı için, sindirimle ilgili rahatsızlıklara ve kabızlığa da birebir çözümdür.
5. Bağırsakların çalışmasını sağladığı gibi, bağırsak kanserini ve hemoroit oluşumunu da engeller. Kepekli ekmek; bağırsak kanserine yakalanma ihtimalini yüzde 50 oranında azaltıyor.
6. Kepekli ekmek, safra kesesinde taş oluşması ihtimalini de azaltıyor.
7. Kepek ekmeği; beyaz ekmek, çavdar ekmeği ve mısır ekmeği gibi diğer ekmek türlerinde bulunan bütün vitamin ve mineralleri içerir.
8. Kabızlığı önleyen kepekli ekmek, iştahı keser kilo vermeye yardımcı olur. Kolay hazmedilir. Kepekli ekmek; şeker hastalarının ve kilo problemi olan kişilerin rejim listelerinin başında olmalıdır.

KEREVİZ:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. İç salgı bezlerini ve özellikle vücutta çok çeşitli vazifesi olan böbrek üstü bezlerini çalıştırır.
2. Sinir yorgunluğunu önler.
3. Kanı pisliklerinden temizler ve sivilcelerin geçmesine, yüzün pembe bir hal almasına yarar. Karaciğerin şişliğini giderip, onu yorgunluk maddelerinden temizliyor.
4. Sarılığı gideriyor,
5. Böbrekleri çalıştırıyor, fazla suyu dışarı atıyor.
6. Böbreklerden kumu, taşı döküyor.
7. Şişmanları zayıflatıyor.
8. Cinsel faaliyeti çok arttırıyor.
9. Kereviz besin değeri çok yüksek olmamakla beraber besleyicidir.
10. Kerevizde B vitamini, demir ve kireç vardır.
11. Kereviz unutkanlığı ve sinir yorgunluğunu giderir, İdrar söker, böbrek taş ve kumlarının düşürülmesine yardım eder, kan ve süt yapar, Karaciğeri temizler.
12. Şeker, yüksek tansiyon ve romatizmaya karşı da faydalıdır.
13. Mideyi kuvvetlendirir ve iştah açar.
14. Gut hastalığına ve romatizmaya iyi gelir.
15. Mideyi ve böbrekleri tedavi eder, cinsel gücü artırır.
16. Zayıflamak isteyenler ve şeker hastalarının yiyebileceği bir gıdadır.
17. Uyarıcı ve iştah açıcıdır. Prostat için kullanılır.

KESTANE:
1. Kabuklarının suda kaynatılması ile hazırlanan ilaç, ateş düşürür ve sinirleri yatıştırır.
2. Meyvesi, kasları kuvvetlendirir.
3. Kan dolaşımını düzenler.
4. Bedeni ve zihni yorgunluğu giderir.
5. Varis ve basur memelerinin meydana gelmesini önler.
6. Karaciğer yorgunluğu ve şişliğini geçirir.
7. Kansızlığı giderir.
8. Mideyi kuvvetlendirir.
9. Damar sertliği ve
10. Yüksek tansiyondan şikayet edenlerle, şeker hastaları yememelidir.

KETEN TOHUMU:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
Müshil, sindirim sistemi iltihapları ve tahrişlerine karşı koruyucudur.

KINA:
Bedene kuvvet verir.
Macunu yenir. Lapası ve yağı kullanılır.

KINAKINA:
Midevi, sıtma ve gribal enfeksiyonlara karşı koruyucu, kalp yatıştırıcıdır.

KIRMIZI BİBER:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Bulaşıcı hastalıklara karşı etkili.
2. Vücudun özellikle bulaşıcı hastalıklara karşı olan direncini artırıyor.
3. Portakaldan daha fazla miktarda C vitamini içeren bu sebze, aynı zamanda içerdiği beta karoten ile bağışıklık sistemimizi güçlendiriyor.
4. Kırmızı biber mide suyu ve tükürük oluşumunu artırır, sindirimi kolaylaştırır, romatizma, mafsal ve diş ağrılarını azaltır, krampları giderir, kolera ve azaltır ve kanser tedavisinde kullanılır. Terlemeyi artırır, gut hastalıkları başta olmak üzere bir çok hastalığa iyi gelir.
5. Kanser riskini azaltır, öksürük ve boğaz ağrılarını gidermede (gargara olarak) kullanılır.
6. Sinir hastalıkları için doğal yatıştırıcıdır.
7. Vücuttaki aşırı yağ ve kolesterol birikiminin önlenmesini sağlar.
8. Anti bakteriyel etkisi ile hastalıkların önlenmesinde de etkilidir.

KIRMIZI PANCAR:
Lapası sarılır. Taze suyu içilir.

KISA MAHMUT (DALAK OTU):
Çayı ve suyu içilir. Lapası sarılır. Midevi, uyarıcı, şeker hastalığına karşı etkilidir.

KIZILCIK:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Beyninde bulunan epifiz bezi, hava karardıktan sonra melatonin adı verilen bir hormon salgılar.
2. Yaşam ritmimizi ve uykumuzu bu hormona borçluyuz.
3. Uyku beyni dinlendirir, güçlendirir, hücre yenilenmesini sağlar, bağışıklık sistemini, oksidasyonu onarır ve tüm yaşam kalitesini yükseltir. Önemli hormonların salgılanmasına yardımcı olur.
4. Birçok bilim adamı melatonini en önemli anti-oksidan olarak tanımlarlar.
5. Melatonin takviyesi günümüzdeki temel anti aging tedavilerinden birisi olmuştur.
6. Bu hormonun doktor kontrolünde kullanımı, bağışıklık sistemini ve yaşam kalitesini etkili bir şekilde yükseltir.
7. Melatonin ilaçlarının birçoğu kızılcıktan yapılır.
8. Uyku sorunları olan kişilere, gece yatmadan önce bir bardak kızılcık suyu içilmesi tavsiye edilir. Kızılcık kanın pıhtılaşmasını artırır.
9. Çiğden hazırlanmış kızılcık suyu veya kaynatarak yapılan kızılcık şerbeti, kan pıhtılaşmasını düzenler.
10. Kızılcık kabuğu ateş düşürücü ve güçlü bir ishal kesicidir.
11. Özellikle bayanlar sık sık sistit ve idrar yolu enfeksiyonu geçirirler. Kızılcık bu sorunların tedavisine yardımcı olur.
12. İdrar enfeksiyonlarının çoğuna e-coli adı verilen bir bakteri neden olur. Kızılcıkta bulunan benzoik asit bakterilerin çoğalmasını engeller ve vücudumuzdan atılmasını kolaylaştırır.
13. Kızılcık suyu, şerbeti veya kompostosu idrarımızdaki asit miktarını arttırır. Böylece böbrek taşlarının tedavisinde kullanılır. Bu arada İdrardaki ağır kokuları da giderir.
14. Etkili ve zararsız bir ishal kesicidir.

KİMYON:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
Macunu yenir. Çayı, suyu ve hülasası içilir. Yağı kullanılır.

KİRAZ:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Fitokimyasallar açısından zengindir. Bunlar; anthocyanins (mevye ve sebzelerin rengini veren pigmentler; ki bunlar hücreleri zararlı kanserojen maddelere karşı koruyan antioksidan özellikleri sebebiyle kansere karşı seçenek oluşturabilirler).
2. Aynı şekilde bir flavonoid olan quercetinki içinde hem anti-kanser bir oluşum, hem de anti-imflamotoral ve intihistaminik (alerji ve enfeksiyon önleyici) özellikler taşıyan bir Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
3. Kiraz hem kolesterolü hem de kan şekerini düşürmeye yardımcı olabilir.
4. 100 gram kirazda, 17 bin miligram C vitamini bulunmaktadır. Her insanın günde 60-80 miligram C Vitamini alması gerekiyor.
5. B1, B2, B5 vitaminleri, magnezyum ve kalsiyum da bulunmaktadır.
6. Ürik asit ve ürat tuzlarının vücuttan atılmasını sağlayabilir.
7. Romatizma ve gut hastalıkları, eklem kireçlenmesi ve damar sertliğinin tedavisinde kullanılabilir.
8. Kabızlığı önlemede etkilidir.
9. Kirazda bulunan kinik asit, böbreklerin taş ve kum yapmasını önleyebilir ve varsa zamanla dökülmesine yardımcı olabilir.
10. Kandaki zararlı maddelerin vücuttan atılmasına yardımcı olabilir.
11. Aşırı ilaç tüketimi ile karaciğerde oluşan yükün azaltılmasında yardımcı olabilir.
12. Nikotinin vücuttan atılmasında yardımcı olur.
13. İçerdiği meyve şekeri levüloz rahat sindirilebildiği için, şeker hastaları da kirazı yanında protein kaynağı besinlerle birlikte tüketebilir.
14. A vitamininin önemli bir kaynağı olan karoteni içeren kiraz, göz problemlerinin önlenmesinde yardımcı olabilir.
15. 20 kirazda 12 - 25 miligram arasında antosiyanin bulunmaktadır, bu da bir aspirinden on kat daha etkilidir.
16. 30 gram kiraz sapını 1 litre suda 10 dakika kaynatarak hazırlayacağınız çay, böbrekleri çalıştırarak, diüretik (idrar söktürücü), kan ve idrar yolları temizleyicisi, safra akımını sağlayıcı, bağırsak düzenleyici etki gösterebilir.
17. Böbrekler, romatizma, yorgunluk, safra kesesi, ağrıların dindirilmesinde faydalıdır.
18. Şişmanlatma ve şekeri yükseltme endeksi düşüktür.
19. Aspirin yerine kiraz yemek, ağrıların dindirilmesinde aspirinden çok daha etkili oluyor.
20. 20 kirazda 12-25 miligram arasında antosiyanin bulunduğu ve bu maddenin ağrı kesici etkisinin aspirinden on kat daha fazla olduğu görüldü.
21. Kirazda bulunan antosiyanin maddesinin E ve C vitaminlerine benzer antioksidan etkileri vardır.
22. İdrar söktürür. Böbreklerde biriken zararlı maddelerin atılmasına yardımcı olur. Kabızlığı giderir.
23. Kanın temizlenmesine yardım eder.
24. Nikris, romatizma, damar sertliği ve mafsal kireçlenmesinde faydalıdır.
25. Karaciğer şişliğine iyi gelir. Safra akışını normale döndürür.
26. Sivilceleri önler.
27. Susuzluğu giderir.
28. Kabukları ishali keser. Ateşi düşürür.
29. Çiçekleri göğsü yumuşatır ve öksürüğü giderir.

KİTRE:
Boğaz hastalıkları ve iltihaplarında koruyucudur.

KİVİ:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Göğüs kanserini önler.
2. Kan basıncını ve kolesterolü dengeler.
3. Bağışıklık sistemini güçlendirir.
4. C vitamini bakımından çok zengindir.
5. Zayıflamak isteyenler ve şeker hastalarının yiyebileceği bir gıdadır.

KOYUN ETİ:
Peygamberimiz Hazreti Muhammed Aleyhisselatü Vesselam, bir yaşındaki koyunun, sağ ön kolunu severmiş. İç yağları sakıncalıdır, ölçülü yenmelidir. İnsanın ahlak ve cemalini güzelleştirir. Hadisi Şerif.

KUDRET NARI:
1. Mide ve barsak ülserine karşı dahilen kullanılır.
2. Yara, çıban ve egzamalarda haricen kullanılır.

KUŞ ÜZÜMÜ:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

KUŞBURNU:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Vitamin deposu, Kuşburnu insanların bu zamana kadar tanıdıkları en güçlü vitamin deposu olarak gösteriliyor.
2. İhtiva ettiği bol miktarda C vitamini dolayısıyla vücut direncini yükseltiyor.
3. Romatizmalılar için en önemli gıdadır.
4. Kanı inceltip toksinlerini çözer.
5. Kan devir daimini hızlandırır.
6. Pankreası ikaz ederek daha fazla insülin salgılanmasına sebep olarak, şeker hastalığında etkilidir.
7. Kuşburnu kansere sebep olan toksit maddeleri vücutta temizlediği için bu hastalığa sebep olacak gelişmeleri engeller.
8. Bilhassa C vitamini bakımından zengindir.
9. Kabız ve kuvvet vericidir.
10. Macunu yenir. Çayı ve suyu içilir.

KUŞKONMAZ:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

KUYRUK YAĞI:
1. Üç yaşında dağda otlamış olanı tercih edilmelidir. Romatizma,
2. Siyatik,
3. Bel ağrısı,
4. Eklem kireçlemesi ve
5. Menüsküs için tavsiye edilir. Hadisi şerif.

LAHANA:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Bol miktarda B, C ve E vitamini ve potasyum içeren lahananın, şeker ve romatizma hastaları için de çok faydalı olduğunu belirten uzmanlar, bol arsenik, kükürt ve vitaminleri ile kanı temizleyip cildi güzelleştirdiğini, bol idrar söktürdüğünü, vücuttaki suyu ve zehirli maddeleri idrarla dışarı attığını bildiriyor.
2. Uzmanlar, lahananın kansızlığı giderdiğini ve kansere karşı etkili olduğunu da kaydediyor.
3. Uzmanlar, sadece lahana çeşitlerinde bulunan U vitamininin, mide ve bağırsakların iç yüzeyini koruduğunu, oralardaki yaraların iyileşmesini sağladığını da vurgulayarak, bu sebzenin, yaşlanmayı önleyici ve kalp krizine karşı koruyan bir mineral kabul edilen selenyumun kaynağı olduğunu hatırlatıyor.
4. Uzmanlar, selenyumun ayrıca, sağlıklı görünüşlü bir cilt verdiğini ve erkeğin cinsel gücünü arttırdığını da belirtiyor.
5. Meme ve rahim kanserine etkilidir. Vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını sağlar.
6. Kanserli hücrelerin çoğalmasını önleyen karoten maddesini içerir.
7. Kandaki şeker miktarını düşürür.
8. Kanı zehirlerden temizler, idrar söktürür, cildi güzelleştirir, sinirleri yatıştırır, zindelik verir.
9. Ayrıca; böcek sokmalarına ve sivilcelere karşı etkilidir.
10. Tansiyonu ve kolesterolü dengeler, kanı temizler, damarları açar, hazmı kolaylaştırır ve şekeri düşürür.
11. Zayıflamak isteyenlerin yiyebileceği bir gıdadır.

LAVANTA:
1. İdrar artırıcı,
2. Romatizma ağrılarını dindirici,
3. Antiseptik,
4. Sinir ve
5. Kalp kuvvetlendiricidir.

LİMON:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. C vitamini, sitrik asit, şeker ve müsilaj içeriyor.
2. Stres giderir, rahatlatır ve antiseptik etkisi vardır.
3. Mide, bağırsak ve idrar yollarındaki mikropları öldürür.
4. İdrar söktürür,
5. Gıda zehirlenmesini önler.
6. Dişetlerini güçlendirip dişleri beyazlatır.
7. Skorpit hastalığında tedavi edici etkisi vardır.
8. Ağrı kesicidir; baş ağrılarını dindirir.
9. Damar sertliğinde,
10. Romatizmada yararlıdır.
11. Limonsuyu yorgunluğu alır, gribal durumlarda organizmayı güçlendirir.
12. Boğaz iltihaplarını yatıştırmak için gargara olarak kullanılır.
13. İshali, kansızlığı önler.
14. Karaciğeri rahatlatır, karaciğer rahatsızlığı olanlara bolca limonsuyu içmeleri önerilir.
15. Cilt lekelerini hafifletir; rengini açar; sadece leke üzerine sürmek bile yarar sağlar.
16. Limonun kabuğu organları uyarır, terleme sağlayarak toksinleri sürer.
17. Eskiden soba üzerinde limon kabuğu yakılarak aromasıyla evin havası temizlenirdi.
18. Limon kabuklarının kaynatılarak elde edilen suyu toksin sürücü olarak mide ve karaciğer fonksiyonlarına yardımcı olur.
19. Uçucu yağ ve bir tür glikoz içeren meyvenin kabuğu sıkılıp damıtılarak limon esansı elde edilir.
20. Limon ağacı yapraklarının idrar söktürücü, kurt düşürücü, terletici etkileri var.
21. Sabahları çayınızı limonla içtiğinizde, limonlu çayın az da olsa yağları parçalayıcı rolü olduğunu düşünebiliyor musunuz?
22. Zayıflamak isteyenlerin, terletici, toksin sürücü ve yağları parçalayıcı rolü nedeniyle hayatlarına limonu sokmaları öneriliyor.
23. İdrar söktürücü,
24. Kurt düşürücü etkiye sahiptir.
25. Şişmanlatma ve şekeri yükseltme endeksi düşüktür.
26. Bol miktarda C vitamini ihtiva eder.

MAHLEP:
Afrodizyak, balgam söktürücü, nefes darlığı ve prostat için, ayrıca şeker hastalığına karşı kullanılır.

MALT HULASASI:
Tekel mağazalarında bulunur her gün 1 fincan içilir..

MANDALİNA:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Zengin bir B ve C vitamini kaynağıdır.
2. Aynı zamanda yüksek miktarda şeker içerir, serbest asit oranı oldukça düşüktür.
3. Bir ufak mandalinada bazı büyük portakallardan daha fazla C vitamini vardır.
4. Mandalinanın ince kabuklarının altında serinletici iştah açıcı ve susamayı gidermek için bol miktarda vitamin ve mineral bulunmakta.
5. Özellikle kayda değer olan içerdiği yüksek miktarda Puro vitamin A, yüz ve cilt için gerekli. Kabuğundan esans yapılır. Kanı temizler. Sinirleri yatıştırır. Gribe karşı etkili bir ilaçtır.
6. Şişmanlatma ve şekeri yükseltme endeksi düşüktür.

MANTAR:
1. Yenir. Suyu içilir.
2. Bağışıklık sistemini güçlendirir.
3. Kanın pıhtılaşmasını önler,
4. Kolesterolü düşürür.
5. Virüsleri etkisiz hale getirir.
6. Romatizmaya iyi gelir.
7. Şekeri düşürür.
8. Zayıflamak isteyenlerin rahatça yiyebileceği bir gıdadır.

MARUL:
1. Sinirleri teskin eder,
2. Şekeri düşürür,
3. Kanı yeniler,
4. Zayıflamak isteyenler bol miktarda yiyebilirler.
5. Salatası yenir.
6. Lapası sarılır.

MAYDANOZ:
1. Meyvelerinin içeriğinde uçucu bir yağ ile apiin adlı bir glikozit vardır.
2. Kökünde, biraz uçucu yağ, müsilaj ve apiin vardır.
3. Yaprakları, kökü ve meyvesi kullanılır.
4. İdrar söktürür.
5. İştah açar.
6. İltihaplı yaraların iyileşmesini sağlar.
7. Aybaşı sancılarını keser.
8. Aybaşı kanamalarının düzenli olmasını sağlar.
9. Sürmenajda faydalıdır.
10. Yüksek tansiyonu düşürür.
11. Kalbin yorulmasını önler.
12. Kansızlığı giderir.
13. Kansere karşı korur.
14. Karaciğer şişliğini giderir.
15. Safra akışını ve
16. Vücuttaki zehirli maddelerin atılmasını kolaylaştırır.
17. Vücutta biriken suyu boşaltır.
18. Böbrek taşlarının düşürülmesine yardımcı olur.
19. Romatizmada faydalıdır.
20. Mide ve bağırsaklarda gaz birikmesini önler.
21. Bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardımcı olur.
22. Anne sütünü azaltır ve böylelikle memelerin şişmesini önler.
23. Cinsel istekleri artırır.
24. Görme gücünü artırır.
25. Böbrek iltihabı olanlar maydanoz yememelidir.
26. Şekeri düşürür.
27. Damarları açar.
28. Zayıflamak isteyenler bol miktarda yiyebilirler.

MAZI:
Çayı ve suyu içilir.

MENEKŞE:
Yağı sakızla veya arpa unu ile karıştırılıp sarılır.

MENENGİÇ:
Dahilen idrar ve solunum yolları antiseptiği olarak kullanılır.

MERCİMEK:
Vücudunda kist ve tümör bulunan hastaların iyileşinceye kadar mercimek yemesi uygun değildir. Kabızlık için birebirdir. Görme kuvvetini artırır, Zekayı geliştirir.

MERSİN AĞACI:
Yapraklarının külü sarılır.

MEŞE AĞACI:
Çay ve kahve gibi içilir.

MEYAN KÖKÜ:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Macunu yenir. Çayı, suyu ve şurubu içilir.
2. Göğüs yumuşatıcı,
3. Balgam söktürücü,
4. Tat düzeltici ve
5. Öksürük kesici etkileri vardır.

MISIR:
1. Mısır püskülünün içeriğinde glikoz, maltoz gibi şekerler, sabit yağ, steroller, reçine ve çok miktarda potasyum tuzları vardır.
2. Mısır iyi bir besindir. Ancak hazmı biraz güçtür.
3. Daha ziyade mısır püskülü ve mısırözü yağı kullanılır.
4. Guatr olanların yememesi tavsiye edilir.
5. İdrar söktürücü, idrar yollarını temizleyici ve hararet verici olarak kullanılır.

MISIR PÜSKÜLÜ:
İdrar söktürücü ve taş düşürücüdür.

MİSVAK:
Dişlerde fırça gibi kullanılır. Çayı ve suyu içilir. Şifalıdır. Hadisi şerif.

MUSKAT:
1. Gaz söktürücü ve
2. Antiseptik olarak bilhassa
3. Karın ağrıları için kullanılır.

MUZ:
1. Enfarktüs riskini azaltır,
2. Hazmı kolaylaştırır,
3. Baş ağrılarına iyi gelir.
4. Bağışıklık sistemini güçlendirir,
5. Sperm üretimini artırır.
6. Mide ülserine tavsiye edilir.
7. Şişmanlatma ve şekeri yükseltme endeksi çok yüksektir.
8. Folik asit, potasyum ve B6 vitamini bakımından son derece zengin bir meyvedir.
9. Potasyum krampları önler.
10. Adet sancılarını gidermeye birebirdir.

MÜRDÜM ERİĞİ:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

MÜRSAFİ:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Macunu yenir. Çayı, suyu ve hülasası içilir. Yağı kullanılır.
2. Antiseptik ve uyarıcıdır.
3. Bilhassa solunum yolu hastalıklarına karşı kullanılır.

NANE:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Macunu yenir. Çayı, suyu ve hülasası içilir. Yağı kullanılır.
2. Özellikle sinirsel kaynaklı mide bulantılarını kesici olarak etkilidir.

NAR:
1. Çarpıntıya,
2. Mideye,
3. Susuzluğa,
4. Böbreklere,
5. Vücudun zehirli atıklardan temizlenmesine iyi gelir.
6. Şişmanlatma ve şekeri yükseltme endeksi düşüktür.
7. Meyveleri ve macunu yenir. Suyu içilir.

NERGİS ÇİÇEĞİ:
Macunu yenir. Çayı, suyu ve hülasası içilir. Yağı kullanılır. Koklayınız.

NOHUT:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Besleyici bir gıdadır. İçinde bol miktarda fosfor ve potasyum, magnezyum, demir gibi madensel tuzlar, A, B, C vitaminleri, azotlu maddeler, nişasta ve şeker bulunur.
2. Enerji verir; her yüz gram nohut 360 kalori sağlar. Enerji veren bir besindir.
3. Ağır işlerde çalışanlar, fazla miktarda fiziksel güç harcayanlar nohutla beslendikleri takdirde daha az yorgunluk hissederler.
4. Tok tutar; Yapısında azotlu maddeler ve selüloz bulunduğu için tok tutar.
5. Anne sütünü arttırır;
6. Kadını güzelleştirir; yüzdeki lekeleri giderir. Nohutu suda beklettiğiniz zaman suyunu atmayın. Bu su ile yüzünüzü yıkayın, parasız bir doğal losyondur.
7. Kanı temizler; nohut kanı toksin dediğimiz zehirli artıklardan temizler.
8. Cinsel gücü arttırır; İçinde fosfor bulunduğu ve gaz yaptığı için erkeğin cinsel gücünü arttırır.
9. Damarları açar, bağırsakları yumuşatır.
10. Sırt ve baş ağrılarını keser.
11. Böbrekteki ve idrar yollarındaki kumları temizler.
12. Göğüs ve boğazdaki şişkinliği indirir. Öksürüğü keser.
13. Kilo aldırır. Yağ düzeyi düşük olan ve kolesterol içermeyen nohut kalsiyum, magnezyum, fosfor, potasyum, bakır, manganez, betakaroten ve folik asit açısından zengindir.
14. Göğüs kanserine karşı korur.
15. Kolesterole iyi gelir.
16. Pankreas ve mideye yardımcı olur.
17. Bağırsakları yumuşatır.
18. İdrar söktürür. Anne sütünü artırır. Kanı temizler.
19. Cilt lekelerine losyon kadar etkilidir. Kilo ve şekeri olanlara tavsiye edilir.

OĞULOTU (MELİSA):
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Macunu yenir. Çayı, suyu ve hülasası içilir. Yağı kullanılır.
2. Yatıştırıcı,
3. Midevi,
4. Terletici,
5. Damar açıcı ve
6. Antiseptiktir.

OKALİPTÜS (SITMA AĞACI):
Çayı ve suyu içilir. Yağı kullanılır.

ÖDAĞACI (UDİ HİNDİ):
Tozundan 3 gram bir fincan zeytinyağı içine akşamdan konur. Sabahları aç karına içilir.

ÖKSEOTU ( BURÇ ):
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Kalbin atışlarını arttırır.
2. Damar kireçlenmelerinde faydalıdır.
3. Sara ve akciğer kanamalarında kullanılır.
4. Macunu yenir. Çayı ve suyu içilir.

PANCAR:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. 100 gr. pişirilmiş ve suyu süzülmüş kırmızı pancarın içerdiği besin değerleri şunlardır; 32 kalori; 1, 1 gr. protein; 7, 2 gr. karbonhidrat; 0 kolesterol; 0, 1 gr. yağ; 0, 8 gr. lif; 23 mgr. fosfor; 14 mgr. kalsiyum; 0, 5 mgr. demir; 43 mgr. sodyum; 208 mgr. potasyum; 23 mgr. magnezyum; 20 IU A vitamini; 0, 03 mgr. B1 vitamini; 0, 04 mgr. B2 vitamini; OJ5 mgr. B3 vitamini ve 6 mcgr. folik asit.
2. Yüksek oranda potasyum içerdiği için yüksek tansiyonu düşürücü etki yapar.
3. İçerdiği yüksek oranlı lifiyle pekliğe (kabızlığa) iyi gelir.
4. İştah açıcıdır.
5. Dikkat; Oksalat içerdiği için böbrek taşı rahatsızlığı çekenler kırmızı pancarı yememelidir.
6. Demir ve folik asit açısından zengin olan pancar eski çağladan beri kan hastalıklarının tedavisinde kullanılmaktadır.
7. Amerikalı uzmanlar pancar suyunun sarılık tedavisinde de etkili olduğunu belirtiyor.

PAPATYA:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Macunu yenir. Çayı, suyu ve hülasası içilir. Yağı kullanılır.
2. Her derde deva bir bitki.
3. Tahriş olmuş, temizliğe ve ferahlamaya ihtiyacı olan ciltler için ideal.
4. Kurutulmuş papatyalardan hazırlanmış bir losyonla gözlerinize yapacağınız kompres şişkinliğini alıyor.
5. İdrar artırıcı, yatıştırıcı, safra söktürücü, boğaz iltihaplarında ve iltihaplı yaralara karşı etkilidir.

PATATES:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Kanı zehirlerden temizler.
2. Hücreleri yeniler.
3. Mide hastalıklarına, Gastrite, Ülsere,
4. Karaciğer İltihaplanmasına,
5. Basura, yani hemoroite iyi gelir.
6. Nişasta ve etanol üretimi sırasında elde edilen sıvı, çok güçlü bir Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
7. Zayıflamak isteyenlerin ve şeker hastalarının şiddetle kızartmasından kaçınması gereken bir gıdadır.
8. Yumrularında Solanin denilen bir madde vardır.
9. İçeriğinde bol miktarda nişasta, B ve C vitaminleri bulunur.
10. Mide ve Onikiparmak ülserinde yararlıdır.
11. Karaciğer şişliğini giderir. Safra akışını kolaylaştırır. kanı temizler. Kansere karşı korur. Bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardımcı olur. Damar sertliğine faydalıdır.

PATLICAN:
1. Vücudunda kist ve tümör bulunan hastaların iyileşinceye kadar patlıcan yemesi uygun değildir.
2. Karaciğer ve böbrekleri kuvvetlendirir.
3. Kolesterolü düşürür,
4. Damar tıkanıklığına iyi gelir,
5. Çarpıntıyı önler.
6. Gut (eklem ağrıları) romatizma ve Mideye iyi gelir.
7. Ayrıca; şeker hastalarına közlemesi ve salatası tavsiye edilir.
8. Çekirdeksiz ve yumuşak olanı iyidir.
9. Zeytinyağlı yapılarak közlenip kabuklarının soyularak yenmesi daha faydalıdır.
10. Patlıcan, A vitamini, fosfor ve kendine has bazı esanslara sahiptir.
11. Pankreas, karaciğer ve böbrekleri Kuvvetlendirir.
12. Bol idrar söktürür,
13. Kansızlığı giderir,
14. Vücuttaki fazla suyu dışarı boşaltır ve kilo verdirir.
15. Böbrek yanması ve ağrısını keser.
16. Kalp çarpıntısını giderir ve sinirleri yatıştırır.
17. Közlenmiş patlıcan salatası, şeker hastalarının şeker seviyesini ayarlamakta etkilidir.

PAZI:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

PEKMEZ:
1. Kan yapar.
2. Kemikleri geliştirir.
3. Vücudun su dengesini sağlar.
4. Tansiyonu düzenler.
5. İshallerde; kaynamış suya biraz tuz katılarak şerbeti içilir.
6. Cam kaplarda muhafaza edilir.
7. Tahinle karıştırılarak tüketilmesi daha güzeldir.
8. Şeker hastaları ve zayıflamak isteyenler için uygun değildir.

PELİNOTU:
Midevi, ateş düşürücü, adet getirici etkileri vardır.

PEYNİR:
Süte göre daha besleyici, hazmedilmesi daha kolaydır. Kilo, şeker ve kolesterolü yüksek olanlar, yağsız peynir tercih etmelidirler.

PIRASA:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Pırasanın bol vitaminleri, mineralleri ve çeşitli nitritleri ile çok şifa verici özelliği vardır.
2. Mide - bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları, damar sertliği için faydalıdır.
3. Bağırsaklara yumuşaklık verip pekliği giderir, hemoroiti olanlara da ferahlık sağlar.
4. Çorbası, böbrekleri çalıştırarak bol idrar söktürür ve vücutta birikmiş üre asidi ve ürat tuzlarını dışarı atar.
5. Sinirleri yatıştırır, kan yapar, idrar söktürür, bağırsakları çalıştırır.
6. Cildi güzelleştirir. Kanı temizler. Gut hastalığına iyi gelir. Sütü çoğaltır.
7. Şişmanlatma ve şekeri yükseltme endeksi düşüktür.
8. Böbreklerdeki kum ve taşların düşürülmesine yardımcı olur. İdrar söktürür.
9. Mide rahatsızlığına iyi gelir. Kabızlığı giderir. Basur memeleri için faydalıdır.

PİRİNÇ:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. İçeriğinde bol miktarda nişasta ve vitaminler vardır.
2. Pirinç kabuğundan tabii phytine elde edilir. Bu madde, gelişmeye yardımcı olur.
3. Zihin açıklığı sağlar.
4. Bağırsak kanserine karşı koruyucu, kolesterolü düşürücü ve kalp krizi riskini azaltıcı etkisi vardır.
5. Vücuda gerekli olan kaloriyi sağlar.
6. Yüksek tansiyonu ve fazla üre miktarını düşürür.
7. İshali keser. Kaynatılması ile elde edilen su ishal kesici olarak kullanılır.
8. Unu, yaraları kurutmak maksadıyla kullanılır.
9. Esmer pirinci evinizden eksik etmeyiniz.
10. Bağırsak rahatsızlıkları için birebirdir.
11. Kanser hastaları için şifadır.
12. Esmer pirinç; şekeri düşürür. Normal pirinç şekeri yükseltir.
13. Şeker hastaları bulguru tercih etmelidirler.
14. Bağırsak rahatsızlıkları için birebirdir.
15. Kabuğu alınmamış, esmer pirinç şekeri yükseltmez.
16. Pirinç mükemmel bir enerji kaynağıdır.
17. E ve B vitaminleri açısından zengindir.
18. Bağırsak kanserine karşı koruyucu olan pirinç, kolesterolü düşürerek kalp krizi riskini de azaltır.

PORTAKAL:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Soğuk algınlığı, grip, kas incinmesi, kalp hastalıkları ve felçten korur,
2. Portakal suyundaki bir antioksidan olan bioflavin damarları ve kılcal damarları güçlendirerek kalbin zarar görmesini engeller,
3. Ezik ve çürüklerin daha çabuk iyileşmesini sağlar,
4. İçerdiği C vitamini ve folik asit sayesinde öksürüğü azaltır,
5. Kanın pıhtılaşmasını, mide ve pankreas kanserini önleyici etkisi vardır,
6. İçerdiği yüksek potasyum tansiyonun dengelenmesine yardımcı olur.
7. Aynı zamanda, içerdiği potasyum, cildin kuruyup kırışıklıkların oluşmasını da önler,
8. Çocukların hastalıklardan korunması ve fiziksel gelişiminin tam sağlanması için gerekli olan cevherler dolu bir meyvedir.
9. Kabuklarında bulunan uçucu maddenin bazı kanser türlerinin tedavilerinde çok önemli iyileştirici bir madde olduğu bilimsel olarak kanıtlanmıştır.
10. Soğuk algınlığı ve gribe karşı direncimizi artırır.
11. Sinir sistemimizin iyi çalışmasını sağlar ve güçlendirir.
12. Bedensel ve ruhsal yorgunluğu giderir.
13. Kanı sulandırır ve hazmı kolaylaştırır.
14. Şişmanlatma ve şekeri yükseltme endeksi düşüktür.

REZENE:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Macunu yenir. Çayı, suyu ve hülasası içilir. Yağı kullanılır.
2. Midevi, gaz söktürücü ve süt artırıcıdır.

SAFRAN:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Uyarıcı, iştah açıcı, adet söktürücü, koku ve renk vericidir.
2. Değerli bir baharattır.
3. 8 gramı, 40 gram bal ve sirke şerbeti ile karıştırılarak içilir.

SALATALIK:
1. Zayıflamak isteyenler, şeker hastaları, gut hastalığı, bağırsak iltihaplanması, sinirlerin yatışması, uykusuzluk, cilt, sivilceler ve yüzdeki çıbanlar için iyidir.
2. Lifli bir gıdadır. Çok çiğnettirir.
3. Salatalığı zaten birçok kadın cilt bakımı için kullanıyor. Hassas ciltlerde meydana gelen kaşıntıyı, pullanmayı ve gerginliği ortadan kaldırıyor. Cilde yoğun bir şekilde nem vererek, günlük nem ihtiyacını karşılıyor.
4. Salatalığın kendisi yada suyu cildimizi bir tonik kadar temizler.
5. Kabızlığı önler, böbrek ve kalp hastalıklarında vücutta biriken suyun atılmasına yardımcıdır. Kalp hastalıkları ve enfeksiyonlara karşı etkili.
6. Kükürt içeriyor ve bu madde vücudun enfeksiyonlara karşı dayanıklılığını artırdığı gibi, kolesterolü de düşürüyor.

SALEP:
Afrodizyak, kuvvet verici, çocuk ishallerini kesicidir.

SALKIM SÖĞÜT:
Yaprağının külü sirke ile karıştırılıp sürülür.

SANDALOS SAKIZI:
Haricen ve dahilen romatizma ağrılarını dindirici olarak etkilidir.

SARIMSAK:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Sarımsağın tansiyon düşürdüğü,
2. Kan pıhtılaşmasını azalttığı,
3. Kötü LDL kolesterolünü düşürdürdüğü,
4. Bazı mide kanserlerini önlediği,
5. Bağışıklık sistemini güçlendirdiğini,
6. Sarımsaktaki “allicin” denilen bir maddenin, sadece kendi özgü kokusunu vermekte kalmadığını, ayrıca bakteri gelişimini önlediğini, vücuttaki mantarı ve maya oluşumunu tahrip ediyor.
7. Damar sertliğini giderir, kanı durultur, kalbi kuvvetlendirir, bronşları dezenfekte eder, cilt hastalıklarını giderir ve kansere karşı korur.
8. Sarımsaklı yoğurt, zehirlenmelere karşı insanı korur .
9. Sarımsak en ince damarları dahi temizleyerek oralara kan gitmesini sağlar.
10. Sarımsak, bütün salgı bezlerini çalıştırarak vücudu zehirlerinden temizler.
11. Genç ve dinç olmayı, uzun yaşamayı sağlar.
12. Bağışıklık sistemini güçlendirir.
13. Kansere, yüksek kolesterole, kalp ve dolaşım sistemi hastalıklarına karşı koruyucu etkisi vardır. Antibiyotik özelliğinden dolayı bağışıklık sistemini güçlendirir ve kanın akışkanlığını sağlayarak kolesterolü düşürür.
14. Kokusunu gidermek için, sirkenin içinde bekletilerek yenir.
15. Soğanı özel kokulu uçucu bir yağ, şekerler, A, B, C, P vitaminleri içerir. Yağında alliin denilen bir madde vardır.
16. Yüksek tansiyonu düşürür. İştah açar. Solunum ve hazım sistemindeki mikropları öldürür.
17. Grip, tifo ve difteri gibi salgın hastalıklarda, romatizma ve mafsal iltihaplarında, arpacık ve basur memelerinde faydalıdır.
18. Hazmı kolaylaştırır. Kabızlığı giderir. Bağırsak solucanlarının düşürülmesinde, karında ve bacaklarda toplanan suyun boşalmasında, Saçların uzamasında yardımcı olur.
19. Kanı temizler. Kalp adalelerini kuvvetlendirir. Böbreklerin normal çalışmasını sağlar.
20. Damar sertliğini önler. Ateşi düşürür.
21. Zehirlenmelerde ve zehirli hayvan sokmasında faydalıdır.
22. İdrar tutukluğunu giderir.

SEMİZ OTU:
Un ile lapa yapılarak sarılır.

SERVİ KOZALAĞI:
1. Çocukların gece işemelerinde,
2. Haricen basura ve
3. Kokulu ayak terlemelerine karşı kullanılır.

SİNAMEKİ:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Macunu yenir. Çayı ve suyu içilir.
2. Kalın barsak üzerinde etkili olan, kabızlığı önleyici kuvvetli bir müshildir.

SİRKE:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Hakkında hadisi şerif var.
2. İştah açar, Sindirim salgılarını artırır, Hazmı kolaylaştırır.
3. Kalbin elektrik enerjisini takviye eder.
4. Zayıflamak isteyen ve şeker hastaları için, içilmesi tavsiye edilir.
5. Balla karıştırılarak içilir.

SOĞAN:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Bol miktarda A, B ve özellikle C vitamini, bol fosfor, iyot, silis, kükürt gibi vücuda çok faydalı maddeler, antibiyotik vazifesi gören esanslar ve hazım arttırıcı fermentler vardır.
2. Kalp ve prostat bozukluğu, pankreas tembelliği (şekerliler), sinir zafiyeti, romatizma, cilt hastalıkları, cinsel iktidarsızlık, mide zayıflığı gibi hastalıklarda çok fayda verir.
3. Bol idrar söktürür ve vücutta birikmiş su ve üreyi dışarı atar.
4. Vücuttaki fazla tuzu da dışarı atar.
5. Pankreası çalıştırarak insülin ifrazatını artırır ve kanda şeker seviyesini düşürür.
6. Fazla soğan yenen ülkelerde kanser nadir görülmüştür ve o ülke halkı uzun yaşamıştır.
7. Karaciğeri ve bağırsakları dezenfekte edip zehirlerini temizler
8. Bağırsak kurtlarını döker.
9. Ağızda soğan kokusunu gidermek için yemekten sonra biraz ekmek kabuğu veya maydanoz çiğnenir.
10. Bağışıklık sistemini güçlendirir.
11. İçerdiği allicin ve sülfür, mide ve bağırsak kanserine karşı koruyucu etkiye sahiptir.
12. İdrar söktürür, terlemeye yardımcı olur,
13. iskorbüt hastalığına iyi gelir,
14. Şekeri düşürür,
15. Kurt düşürücüdür,
16. Çok etkin bir antiseptiktir,
17. Suyu; küçük kesiklerin ve hafif yanıkların iltihaplanmasını engeller,
18. Ergenlik sivilcelerine iyi gelir.
19. Pişmişinin; yumuşatıcı, gerginlikleri giderici, öksürük ve astım krizlerini yatıştırıcı etkisi vardır. Nezle ve anjinlerde çok faydalıdır.
20. Çiğ soğan; böcek, örümcek sokmaları ve köpek ısırmalarına karşı iyidir. Kalp ve damar hastalıkları, pıhtılaşmayı sağladığı için, kanamaların durdurulmasında etkilidir.
21. Zayıflamak isteyenler bol miktarda yiyebilirler.
22. Bileşiminde uçucu ve sabit yağ, şekerler, fermentler ve amino asitler vardır.
23. Romatizma, mafsal iltihabı, idrar tutukluğu, damar sertliğinde faydalıdır.
24. Böbreklerdeki kum ve taşların dökülmesine yardımcı olur.
25. Zayıflamayı sağlar.
26. Böbrek ağrısını dindirir.
27. Zihin yorgunluğunu dindirir. Baygınlığı geçirir.
28. Prostat bezinin hastalanmasını önler.
29. İktidarsızlıkta faydalıdır. Cinsel gücü artırır.
30. Egzama ve diğer cilt hastalıklarında faydalıdır.
31. Öksürük söktürür, bronşları temizler, astım nöbeti, akciğer hastalıkları, grip ve soğuk algınlığında faydalıdır.
32. Kandaki şeker seviyesini düşürür. Şeker hastalarında faydalıdır.
33. Kolera ve veremde bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardımcı olur.
34. İhtiyarlamayı geciktirir. Kalbi kuvvetlendirir. Koroner damarları genişletir.
35. Cerahatlerin boşalmasına yardımcı olur.
36. Dolama ve arpacıkta da faydalıdır.
37. Kırmızı soğan nikotini çözüyor, insan bünyesinde, özellikle sigara içenlerde biriken nikotinin çözülmesinde etkilidir.
38. Kırmızı soğan kanda yükselmiş olan lipit miktarını düşürür.
39. Safrayı incelterek, karaciğerin rahat çalışmasını sağlar.

SOYA:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Mükemmel bir kalp ilacıdır.
2. Kolesterolü düşürür.
3. Safra kesesini taşlardan korur.
4. Oluşan taşların yok edilmesinde yardımcı olur.
5. İndirim sistemini çalıştırır.
6. Kabızlığa iyi gelir.
7. Kandaki şeker oranını dengeler.
8. Kadınlarda dişilik hormonunu artırır.
9. Zayıflamak isteyenlerin yemesi gereken bir gıdadır.

SÖĞÜT (AKSÖĞÜT):
20 gram yaprağı, 5 gram nane, 10 gram papatya, 50 gram civan perçemi çayı ve suyu içilir.

SUSAM YAĞI:
Susam yağı çok güçlü
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

SÜT:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Süt şifalıdır. Bilhassa inek sütü anne sütüne en yakın süttür.
2. Katkısız olmak şartıyla tavsiye edilir.

SÜT KESİĞİ:
Süt kesiği üzerine zeytin yağı, maydanoz konur, 3 öğün yenir.

ŞAHTERE:
İdrar artırıcı, yatıştırıcı, zayıflatıcı ve tansiyon düşürücüdür.

ŞALGAM:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Kanser hastalarına kırk iki gün boyunca, havuç, kereviz, patates ve şalgam suyu içmeleri öneriyor ve bu kür sayesinde kanserin yenebileceği söyleniyor.
2. Yapısında A, B ve C vitaminleri, iyot, kalsiyum, magnezyum, potasyum ve fosfor gibi madensel tuzlar, yapraklarında demir ve bakır bulunan şalgam zengin bir besin kaynağıdır.
3. 'Vitamin, şeker ve madensel tuzlar yönünden çok zengindir.
4. Bronşları açıp göğsü yumuşatır, solunum yollarını temizler, Öksürüğe, bronşite, anjine, zatürreye, zatülceme, astıma ve boğmacaya karşı etkin bir doğal ilaçtır,
5. Dıştan uygulandığında romatizma, gut ve eklem yangılarının ağrılarını dindirir,
6. Çıban ve apseleri iyileştirir, Soğuktan meydana gelen çatlakları, yara bereleri kapatır.
7. İnce kıyılmış büyük bir şalgamı bir litre suya atın ve balla tatlandırarak istediğiniz kadar için.
8. Taş ve kum döker, bronşları boşaltır, bol idrar söktürür ve pekliği giderir.
9. Bileşiminde kalsiyum ve demir gibi madensel maddeler ile A, C ve B grubu vitaminleri bulunur. Şalgam suyu yapımında maya olarak genellikle ekşi hamur kullanılır.
10. Şalgam suyu kırmızı renkli, bulanık, ekşi lezzetli ve fermantasyon ürünü bir içecektir.
11. İştahı açar, sindirimi kolaylaştırır. sinirleri yatıştırır. Mide ve karaciğer, kemik ve dişleri kuvvetlendirir.
12. Kalp, damar ve göz sağlığı için faydalıdır. Vücuttaki toksinleri atmak, kolesterolden uzaklaşmak, stresten kurtulmak için bolca yenip, suyu içilir. İdrar söktürücü, romatizma, nikris ağrılarına, mafsal şişliklerine, böbrek kumu ve taşının düşmesine, apse, dolama, kan çıbanı, donma, ergenlik sivilceleri, egzama, göğsü yumuşatıcı, akciğer ve bronşları temizler.
13. Boğaz iltihabına, pekliğe, şeker hastalarına verilir. Toksinleri atar. Stresi önleyip sinirleri yatıştır.
14. Kansızlık için ideal bir ilaçtır. Vücutta şişliklerin üstüne, el ve ayağı donanlara haşlanıp lapası sarılır.
15. Haşlanan suyu ile saçlar yıkandığında beyazlaşmayı önler.
16. Kökünün haşlanıp içilmesi sindirim güçlüğünü giderir. Nikris hastalığına iyi gelir. Akciğer ve bronşları temizleyen şalgam, pekliği giderdiği gibi bazı cilt hastalıklarında da merhem gibi kullanılır.
17. Yaşlıların ayak üşümelerini gidermek için, kalın, etlice soyulmuş, 2 şalgam kabuğu, 1 çay bardağı ısırgan otu ile 1 litre suda haşlanıp haftada 2 gün ayaklar bu su ile yıkanır.

ŞEFTALİ:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Bir tanesi bile insanın C vitamini ihtiyacının yüzde 50, sini karşılayabilir.
2. Sindirimi kolaydır. Kansere ve kalp krizine karşı koruyucu olan betakaroten açısından da zengindir.
3. Bir tanesinde 33 kalori vardır. 100 gr. taze şeftalinin içerdiği önemli besin değerleri şöyle sıralanabilir; 38 kalori; 0, 6 gr. protein; 9, 7 gr. karbonhidrat; 0 kolesterol; 0, 1 gr. yağ; 0, 6 gr. lif; 19 mgr. fosfor; 9 mgr. kalsiyum; 0, 5 gr. demir; 1 mgr. sodyum; 202 mgr. Potasyum; 10 mgr. magnezyum; 1. 330 IU A vitamini; 0. 02 mgr. B1 vitamini; 0, 05 B2 vitamini; 1 mgr. B3 vitamini; 0, 024 mgr. B6 vitamini; 2. 3 mcgr. folik asit ve 28 mgr. C vitamini. Beyaz etli şeftalinin A vitamini içeriği düşüktür. 100 gr. nektarinin içerdiği önemli besin değerleri ise şöyledir; 46 kalori; 11, 4 karbonhidrat; 0 kolesterol; l gr. lif; 22 mgr. fosfor; 3, 6 mgr. kalsiyum; 0, 42 mgr. demir; 8, 4 mgr. sodyum; 247 mgr. Potasyum; 11, 6 mgr. magnezyum; 1. 650 IU A vitamini; 0, 02 mgr. B6 vitamini; 20, 1 mcgr. folik asit ve 23, 1 mgr. C vitamini. Şeftalinin çiçek ve yapraklarının, yumuşatıcı ve hafif yatıştırıcı etkileri vardır;
4. Bu etkileri sağlamak için şeftali ağacının körpe yaprakları ve çiçekleri alınıp karıştırılarak kıyılır. Bu karışımdan 3-4 tatlı kaşığı alınıp üzerine bir bardak kaynar su dökülerek 10-15 dakika süreyle demlendirilir. Böylece elde edilen infüzyondan günde 2-3 bardak içilir.
5. Nektarinin bazı besin değerleri şeftaliden daha yüksek olduğu için hastalık sonu nekahet döneminde, güçlenme diyeti yapan kişilere ve çocuklara yemeleri tavsiye edilir.
6. Şeftali (ve nektarinin) cinsel isteği artırıcı (afrodizyak) etkileri vardır. Bunun için sabahları aç karnına bu meyvelerin bolca yenilmesi tavsiye edilir.
7. Böbreklere, uykusuzluğa, yorgunluğa, idrar söktürmeye, kabızlığa iyi gelir.
8. Şişmanlatma ve şekeri yükseltme endeksi düşüktür.

ŞEYTAN TERSİ:
Sinir sistemi yatıştırıcısı, hazmı kolaylaştırıcı ve gaz söktürücüdür.

TAHILLAR:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Arpa, mısır, buğday, yulaf gibi tahıllar B ve E vitamini, potasyum ve kalsiyum içerir.
2. Kanserojen maddelerin vücuttan atılması sürecini hızlandırır.
3. Tahıl ağırlıklı bir beslenme rejimi, bağırsak kanseri riskini yarı yarıya azaltıyor.

TARÇIN (ÇİN TARÇINI):
Çayı ve suyu içilir.

TAVUK ETİ:
1. Köy tavuğu yemekte sakınca yoktur.
2. Hazır tavukların hormonlu olma ihtimali çok yüksektir.
3. Dikkatli olmalıyız, hormonlu olması çok sakıncalıdır.

TERE OTU VE TOHUMU:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Macunu yenir. Çayı ve suyu içilir.
2. Şekeri düşürür, Kanı temizler, Damarları açar.
3. Zayıflamak isteyenler bol miktarda yiyebilirler.
4. Yapısındaki madeni tuzlar ve vitaminler sayesinde, kanı mikroplardan temizler,
5. Bedenimizin hastalıklara karşı direncini artırır, idrarı söktürür, böbrekteki taşları eritir, yada bunların düşmesini kolaylaştırır.
6. İştah açar, dokulardaki madeni tuzların eksiğini tamamlar, kan yapar.
7. Kandaki seker oranını düşürdüğü için özellikle seker hastaları için bol bol tere yemelidir.
8. Güç vericidir, dermansızlık ve halsizliğe karşı bire bir ilaçtır.
9. Ayrıca, havanda dövüp cildin yada yaranın üstüne sarıldığında, cilt hastalıklarını, bağ dokusu yangınlarını ve kızıl yara denen şirpençeyi iyileştirir.

TERE YAĞI:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Yağı devadır. Yenir, insan sıcaklığında eriyen yağdır.
2. Hadisi Şerifte “yağı devadır” buyuruyor.
3. Mideyi yormaz,
4. Kolesterolü artırmaz,
5. Damarları tıkamaz.
6. Avuçlarınıza bir miktar tere yağı, bir miktar da margarin alınız. Acaba hangisi çabuk eriyecek, deneyiniz.
7. Peygamberimiz; tereyağını tavsiye ediyor.

TURP:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. C vitamini, kalsiyum potasyum ve demir kaynağı turp;
2. Cildi güzelleştirip, bağışıklık sistemini güçlendirmesinin yanı sıra çok sayıda hastalığa doğal şifa kaynağı olarak gösteriliyor.
3. Mide ve bağırsağı çalıştıran, Sindirimi kolaylaştıran, öksürüğe, romatizmaya ve damar sertliğine iyi geldiği yaygın olarak bilinen turp, bağırsakları adeta dezenfekte ediyor, kabızlığı gideriyor. Turpun en büyük özelliği ise içeriğindeki antioksidan etki.
4. Turpun antioksidan etkisi, vücutta kanser hücrelerinin oluşumunu engelliyor.
5. Turp; uzmanlar, çeşitli esansları, bol c vitamini, iyot ve kükürdüyle turpun, karaciğeri, mideyi çalıştırdığını, böbreklerdeki kum ve taşı döktüğünü, bronşlara çok iyi tesir ettiğini, dalak şişliğini giderdiğini ve cildi güzelleştirdiğini ifade ediyor.
6. Uzmanlar, turpun bağırsakları dezenfekte edip pekliği giderdiğini, akşam yenilen turp veya içilen bir bardak turp suyunun çok iyi uyku verdiğini söylüyor.
7. Kanserojen maddelere, Kalp damarlarındaki kan pıhtılaşmasına iyi gelir.
8. Ayrıca, böbrekleri temizler ve diş etlerini kuvvetlendirir.
9. Şekeri düşürür, Kanı temizler.
10. Zayıflamak isteyenler bol miktarda yiyebilirler.
11. Gerçek bir şifã kaynağıdır.
12. Bir kilo siyah turp rendeden geçirilir, biraz tuz atıp suyu tülbentle sıkılıp çıkarılır.
13. Aç karnına yarım fincan içilirse, böbrek taşlarını eritir. Teneffüs yolları için yararlıdır.
14. Bilhassa siyah turp böbreklere çok faydalıdır. Turpun, tümörlerin ve kistlerin çözülmesinde etkili olduğu ileri sürülüyor.
15. Kırmızı Adana turpu da yanlış beslenme ve hareketsizlikten dolayı vücutta meydana gelen kireçlenmeyi önlüyor.

TURUNÇ:
Yenir. Kalbe kuvvet verir.

TUZ:
1. Yetmiş derde devadır.
2. Fazlası zarardır.

ÜZERLİK TOHUMU:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Macunu yenir. Çayı ve suyu içilir.
2. Kurt düşürücü,
3. Adet söktürücü,
4. Uyuşturucu,
5. Terletici ve
6. Yatıştırıcıdır.

ÜZÜM:
1. Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
2. Beyin için faydalıdır.
3. Hafıza için her gün 21 adet kuru üzüm tavsiye edilmiştir.
4. Kanı çoğaltır. Kalbi, mideyi ve bağırsakları kuvvetlendirir.
5. Böbreklerin çalışması, beden ve beyin yorgunluğuna iyi gelir.
6. Zindelik, canlılık ve enerji verir.
7. Kanser için şifadır.
8. Zayıflamak isteyenlere ve şeker hastalarına tavsiye edilmez. Şekeri yükseltir. Ölçüyü kaçırmayınız.
9. Şifalıdır. Yenir hoşafı yapılır. Akgünlük sakızı ile alınır.
10. Üzüm asmasının glikozca zengin olan meyvesidir.
11. Besleyicidir. Şişmanlatır. Bedeni ve zihni gücü artırır.
12. Kan yapar. Vücutta biriken zararlı maddelerin dışarı atılmasını sağlar.
13. Yüksek tansiyonu düşürür. Mide ülseri, gastrit, karaciğer hastalıkları, dalak hastalıkları, romatizma ve mafsal iltihabında faydalıdır.
14. Cilt güzelliğini sağlar. Nekahet devresinin kolayca atlatılmasına, böbreklerdeki kum ve taşların düşürülmesine yardımcı olur.

ÜZÜM ÇEKİRDEĞİ:
Üzüm çekirdeğinin özü, yağı veya damıtılmış suyu, çok güçlü Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

VENÜS SAÇI (BALDIRIKARA):
Çayı ve suyu içilir.

VİŞNE:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Vişnenin besin değerleri kirazınkine benzer.
2. Ancak şeker oranı daha düşük olduğundan, vişnenin tadı ekşi ya da mayhoş olur.
3. Aynı nedenle kalorisi de kirazınkinden düşüktür.
4. Ortalama 100 gr. taze vişnede, 58 kalori ile 14, 3 gr. karbonhidrat vardır. Oysa, vişnenin A vitamini yüksek olup 1. 000 lU'ya kadar varır.
5. Vişnenin diğer besin değerleri kirazınkine çok yakındır.
6. Vişne meyvesinin taze ya da kurutulmuş saplan, aynen kiraz sapları gibi sağlığımıza yararlı etkiler yapar.

YAVŞANOTU (YARPUZ - FİLİSKİN):
Gülyağı, sirke ve kabuklu arpa ile lapası sarılır.

YER ELMASI:
1. Besin maddesi olarak insülin ihtivâ eder.
2. Besin değeri patatese yakındır.
3. Karbonhidrat miktarının düşük olması sebebiyle şeker hastalarının kullanabileceği iyi bir besin kaynağıdır.
4. Süt arttırıcı ve safra söktürücü etkisi de vardır.
5. Haşlanarak sebze olarak yenir.
6. Bol idrar söktürür.
7. Kabızlığı giderir.
8. Anne sütünü artırır.
9. Şekeri düşürür.
10. Kanı temizler.
11. Vücudun direncini arttırır.
12. Zayıflamak isteyenler bol miktarda yiyebilirler.

YEŞİL ÇAY:
Yeşil çay çok güçlü
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

YOĞURT:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Yoğurt; inek sütünden yapılanı tavsiye edilir. Bolca yenmelidir.
2. Sindirim sistemini korur.
3. Kabızlığı, mide ülserini önler.
4. Mide ve bağırsakları zinde tutar.
5. Doğal bir antibiyotiktir.
6. Zayıflamak isteyenler Ve şeker hastaları bol miktarda yağsız yoğurt yiyebilirler.

YULAF:
Yulaf çok güçlü
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.

YUMURTA:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Yumurta; büyüme, üreme, süt meydana gelişi, kandaki alyuvarların oluşumu ve vücudun kendi kendini tamirinde önemli rolü vardır.
2. Fıtri ortamda beslenen tavuğun yumurtası tavsiye edilir.
3. Doğada beslenen bir tavuk yumurtası, (Köy yumurtası) çiftliklerde yapay gübre ile beslenen tavukların yumurtası arasındaki tat farkını hepimiz biliriz.
4. Zayıflamak isteyenler kaynamışını yiyebilirler, midede uzun süre kalır, tok tutar.

ZAHTER:
Şeker hastalığına karşı kullanılır.

ZENCEFİL:
Yatıştırıcı ve gaz söktürücüdür.

ZERDEÇAL:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Midevi,
2. Gaz söktürücü ve
3. Safra artırıcıdır.

ZEYTİN :
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Zeytinyağı, safrayı artırır. Karaciğeri çalıştırır.
2. Karaciğer ağrılarını keser.
3. Sarılıkta faydalıdır.
4. Yaprak ve kabukları yüksek tansiyonu düşürür.
5. Kandaki şeker miktarını düşürür.
6. Bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardımcı olur.
7. Yağı; yetmiş derde devadır. İçilir, yemeklerde kullanılır vücuda sürülür.

ZEYTİN VE YAPRAĞI:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. Hakkında ayet var. Hadisi şerifler var.
2. Yaprağının çayı ve damıtılmış suyu çok güçlü bir antioksidandır.
3. Zayıflamak isteyenler ve şeker hastaları içebilirler.

ZEYTİNYAĞI:
Kanser savaşçısı bir antioksidandır.
1. İçindeki omega yağ asitleri, kandaki kolesterol düzeyini dengede tutar.
2. Antioksidan özelliği olan E vitamini açısından da zengindir.
3. Bu sayede kalp krizi, felç, kanser ve erken yaşlanmaya karşı beyni koruyucu etkiye sahiptir.
4. “Zeytinyağı 70 derde devadır. ” Hadisi Şerif.
5. Zeytinyağı; vücudu besler, tok tutar,
6. Kolesterolü düşürür,
7. Kalp ve damarları korur,
8. Safra kesesi ve
9. Raşitizm hastalığı için faydalıdır.
10. Karaciğerin temizlenmesine yardımcı olur.
11. Kabızlık için faydalıdır.
12. Böbrekleri temizler ve taşların düşmesine yardımcı olur.
13. İncir ve zeytin konusunda ayeti kerime var.
14. Kuru incir, zeytin yağı içinde 15 – 20 gün, güneşte bekletilerek yenir ve yağından içilirse, sperm sayısını artırır.

ZULUMBA:
1. İştah açıcı, uyarıcı, idrar artırıcı, balgam ve gaz söktürücüdür.
2. Gaz söktürücü, midevi, ter kesici, idrar artırıcıdır.
3. Haricen yara iyi edici ve antiseptik olarak kullanılır.

DAHA GENİŞ BİLGİ İÇİN ARAYINIZ:
YETKİLİ KİŞİ: YUSUF SAİT ŞENGÖZ
İŞ YERİ TELEFONU: 0 274 412 25 84
İŞ YERİ FAKSI : 0 274 412 81 31
CEP TELEFONU : o 542 374 22 92
www.19kkanser.com - www.19kpazarlama.com

yukarıˆ
HANGİ HASTALIĞA, HANGİ YİYECEKLER FAYDALIDIR:

HANGİ HASTALIĞA,
HANGİ YİYECEKLER FAYDALIDIR

Doğa bir eczane gibidir! Tahıl, sebze yada meyvelerde bulunan çeşitli maddeler, vitaminler; depresyondan tansiyona birçok hastalığa iyi gelir. Urfa'nın acı pul biberinin cilde yararlı, teni güzelleştiren maddeler içerdiğini, İlaçta aspirin neyse, yiyecekler içinde elmanın da o, olduğunu söyleyen Londra Üniversitesi uzmanlarının hazırladığı doğal savaş programında hangi hastalığa karşı neler yemeniz gerektiği anlatılıyor.

ALERJİ:

Kayısı;
İçindeki betakarotene adlı madde hücrelere saldıran molekülleri kontrol altına alarak, kanseri önler. Bir kayısı ne kadar parlaksa, içindeki betakarotene oranı o kadar yüksektir. İçerdiği kalsiyum ve magnezyum, gırtlak yanmalarını engeller. Kuru kayısıya rengi bozulmasın diye eklenen sülfür dioksit, astım gibi alerjilere iyi gelir.

ARTİRİT:

Enginar;
Enginarın en büyük özelliği toksinleri temizleme yeteneğidir. Bu nedenle artirit ve romatizması olan hastalara özellikle tavsiye ediliyor. Cynarine adlı madde, karaciğer ve safra kesesinin rahatsızlanmasını engelliyor.

ARAÇ TUTMASI:

Zencefil;
Sindirime yardımcı olur. Mide bulantısını giderir. Enerjinizi artırır. Seyahatin ve otomobilde uzun süre gitmenin yol açtığı bulantı ve rahatsızlıkları azaltır.

ASTIM:

Soğan;
Sarımsakla birlikte enfeksiyonlarla mücadele eder. Kükürt bileşimleri atardamarların zarar görmesini önler. Soğan; kemik erimesine de iyi geliyor.

BAĞIRSAK:

Elma;
Protein, vitamin ve doğal kimyasallar sayesinde sindirime yardımcı olur. Sindirimi kolaylaştırır. Bağırsak sorunları çeken kişiler için dengeleyici ve normalleştirici besin olarak nitelenirler.
Demirden zengin yiyecekler;
Hayvansal gıdalar ve yumurta. Bitkisel gıdalar, Üzüm, pekmez, kuru meyveler, yeşil sebzeler, kuru baklagiller, fındık, fıstık, susam

BAŞ AĞRISI:

Nane;
Nane çayı baş ağrılarını dindirmek için birebirdir. İçerdiği mentol ve doğal yağları sayesinde mideyi rahatlatma etkisine de sahiptir.
Biberiye;
Kimyasal içerikleri sayesinde doğal bir ağrı kesici görevi görür.
Çikolata;
Doğal antidepresan özelliği vardır. Çikolata magnezyum ve demir içerir. Sinirleri gevşetici özelliği sayesinde baş ağrısını dindirir.

CİLT HASTALIKLARI:

Papatya;
Bitkisel yağ ve kimyasallar içerir. Çay olarak içildiğinde sindirime yardımcı olur, karın ağrılarını dindirir. Sıcak bir banyonun ardından hazırlanacak papatya çayı torbaları, egzamanın neden olduğu kaşıntı ve yanmaları alır.
Acı pul biber;
Portakaldan 3 kat daha fazla oranda C vitamini içerir. Capsantin adlı kimyasal madde zona hastalığının neden olduğu ağrıları dindirmek için yapılan kremlerde kullanılır.
Portakal suyu;
Bir bardak portakal suyu günlük C vitamini ihtiyacınızın tamamını karşılar. İçindeki potasyum vücudun su dengesini korur; cildin kurumasını, kırışıklıkların meydana gelmesi önler.
Portakal yağı;
Susam yağıyla karıştırılarak kullanıldığında iyi bir cilt yağı elde edilir. Ayrıca, selülitli bölgelere portakal yağıyla masaj yapılması tavsiye edilir.

ÇÖLYAK HASTALIĞI:

Kestane;
Önemli bir enerji kaynağıdır. Kolayca sindirilebilir. Çölyak hastaları için buğday içermeyen un kaynağı olabilir. E ve B6 vitaminleri içerir. yağ oranları düşüktür.

DEPRESYON:

Avokado;
Sindirimi çok rahat olan bu meyveyi özellikle yeni doğmuş bebeklerin ilk maması olarak tavsiye ederiz. İçerdiği E vitamini kalbe iyi gelir, yüksek potasyum da dinç tutar ve insanı depresyona sokan uyuşukluluk ve rahatlığı üzerinden atar. Vücudun kolesterol oranını ayarlar. Teninizin sürekli hücre yenilemesine neden olur. (Zayıflamak isteyenler dikkat; Yağ oranı bir çikolata kadar yüksek olan avokadoyu yememenizi öneririz.)
Çikolata;
Sütlü çikolataları tercih edin. Çünkü içerdiği kakao yağı, magnezyum, E vitamini beynin kendisini yenilemesine ve psikolojik rahatlık sağlamasına yardımcı olur. Migreni olanlar çikolatadan uzak durmalıdır.
İstiridye;
İçindeki demir, sperm sayısını ve insanın seks gücünü artırır. A, B12 ve C vitaminleri içerir. Beyin için en faydalı yiyecek olan istiridye, enerji verir. (Dikkat; Kolesterol oranı birçok balığın iki katıdır.)Patates; Orta boy bir patates, bir insanın bir gün içinde alması gereken C vitaminini içerir. Beyindeki serotonin adlı kimyasal maddenin kendisini yenilemesini sağlar.

DİŞ:

Ekmek;
Şekerli yiyecek yenildiğinde içindeki asitler dişlere her 20 dakikada bir saldırır. Ekmek, dişleri korur. Gün boyunca 6 ila 11 dilim ekmek yiyin.
Meyve;
(Her çeşit) Günde 2 ila 4 öğün meyve tüketin.
Sebze;
(Her çeşit) Günde 3 ila 5 öğün tüketin.
Yoğurt veya beyaz peynir;
Eğer yemekler arası atıştırırken diş sağlığınızı düşünüyorsanız, kalsiyum deposu olan bu iki yiyeceği tercih edin
Muz;
Yüksek miktarda karbonhidrat içerir. Zengin bir potasyum kaynağıdır. Bu mineral, kalbin düzenli olarak çalışmasını ve tansiyonun düzenli olmasını sağlar.

GÖZ:

Mısır;
Zeaksantin adlı bir bitkisel bileşim içerir. Bu madde yaşa bağlı olarak gelişen görme bozukluklarını azaltır.
Ispanak;
Antioksidan özelliği taşıyan A vitaminine dönüşen betakaroten içerir. Sağlıklı gözler için gereklidir. Katarakt ve diğer göz tabakalarının bozulmasına karşı lutein maddesi de içerir. Pişirdikten sonra hemen tüketin; beklemesi halinde içindeki yararlı maddeler toksit maddelere dönüşebilir.

FELÇ:

Turunçgiller;
C vitamini zengini turunçgiller içerdikleri flavonoid adlı antioksidanlar sayesinde atardamarların, kalbin zarar görmesini önlüyor. Portakal içerdiği folik asit, kalp dostu potasyum ve kalsiyum sayesinde sağlıklı alyuvar hücrelerinin çoğalmasına neden oluyor.

GRİP:

Satsuma (Küçük portakal);
İçerdiği folik asit ve C vitamini sayesinde öksürüğü ve kanlı tükürükleri keser. Ayrıca kan pıhtılaşmasına karşı en etkin doğal yiyecek olduğu için ileri yaşlarda felç yada kalp krizi riskini de azaltır.
Tarçın;
Yemeklere girmiş olabilecek E-coli bakterisinin vücutta yayılmasını engeller. Mideyi düzene sokar. Kusmayı engeller. Hatta bal yada limon suyuyla birlikte alındığında boğazdaki yanmaları keser.
Hardal;
İçindeki singrin maddesi, midenin gaz çıkarmasına yardımcı olur. Sindirim sistemini düzenler, mide ağrılarını giderir. En fazla bir çay kaşığı alınmalıdır.
Nane;
İçerdiği mentol, midenin normalleşmesine neden olur. Vücuda giren grip mikrobuna karşı savaştığı gibi, ileri yaşlarda ülsere yakalanma riskini de azaltır. Nane çayı, baş ağrısı, grip, stres gibi hastalıkların yanı sıra mide yanmasına da bire birdir.

DİYABET:

Kuru fasulye;
İçerdiği karbonhidratları vücudun şekere dönüştürmesi uzun sürer. Lif açısından zengin bir besindir. Bu da diyabet riskini büyük oranda azaltır.
Mercimek;
B vitamini, demir, kalsiyum, potasyum, fosfor ve magnezyum içerir. Çözünebilir lif içermesi sayesinde kandaki kolesterol oranını düşürür. Bu nedenle diyabet ve kalp hastaları için kaçınılmaz bir besindir.

GUT ( DAMLA HASTALIĞI ):

Hamsi;
Omega-3 yağı açısından çok zengindir. Kolesterol seviyesini düşürür. Kanın pıhtılaşmasını önleyerek damar tıkanıklığı, kalp krizi ve dolayısıyla da felç geçirme riskini düşürür. Haftada en az 1 kez yemek gerekir. Kalp hastaları için bu miktar haftada 3-4 porsiyon olmalıdır.

HAMİLELİK:

Enginar;
Bol miktarda folik asit ve potasyum içerir. Düşük yağ oranı, sindirimi kolaylaştırıcı etkisi, antioksidan özellikleri sayesinde anne adayı ve bebeğin sağlığına önemli faydaları vardır.
Böğürtlen;
E vitamini içerir. Vücuttaki zararlı besin atıklarının temizlenmesini sağlar. C vitamini boldur. Cenini korur.

İDRAR VE BÖBREK:

Pancar;
Böbrekleri çalıştırır. Önemli bir potasyum kaynağıdır. Vücuttaki tuz oranını dengeler. Bu sayede böbrekler ve idrar yollarının çalışmasını destekler.
Kavun;
Orta boy bir kavunun yarısı, günlük C vitamini ihtiyacını tamamen karşılar. A vitamini ve betakaroten içerir. Bunlar antioksidan, yani vücudu temizleyici etkiye sahiptir. Böbrekleri rahatlatır. Yüksek miktarda su ve düşük miktarda kalori içerir.

İDRAR YOLLARI:

Nane;
İdrar söktürücü özelliğe sahiptir. İçerdiği mentol, midenin normal işlevini görmesine neden olur. Vücuda giren grip mikrobuna karşı savaştığı gibi, ileri yaşlarda ülsere yakalanma riskini de azaltır. Sabahları mide bulantısını keser. Nane çayı, baş ağrısı, stres gibi hastalıkların yanı sıra mide yanmasına da bire birdir. Ancak nane çayını aç karnına değil, tok karnına içiniz.
Elma;
Kolesterolü düşürür, sindirim sistemini düzenler ve idrar ve hacet yollarındaki sorunları giderir. İçindeki C vitamini ve pektin oldukça faydalıdır.
Kepekli ekmek;
B3 vitamini, demir, potasyum ve folik asit içerir. Çok fazlası idrar yollarına zarar verirken, günde 2 dilim yemek iyi gelir.

HEMOROİD (BASUR):

Hindistan cevizi;
İçerdiği myristin adlı madde kusmayı engeller, basur tedavisinde birebirdir. (Dikkat! Ancak fazlası basur için tehlikelidir.)

KALP VE DAMAR HASTALIKLARI:

HİPERTANSİYON:

Sürekli yüksek tansiyondur. Yorgunluk, uykusuzluk, aşırı yeme, hızlı hareket gibi nedenlerle tansiyon yükselebilir. Ancak, sürekli değildir. Hipertansiyon ise kalbi idare eden sinir sisteminin aşırı hassaslaşmasından, ileri yaşlarda görülen damar sertliğinden, kanın katılaşmasından, böbrek rahatsızlığından (nefrit) ileri gelir. Hipertansiyonda kalp büyür ve felçlere neden olabilir.
BELİRTİLER;
Sürekli baş ağrısı ve baş dönmesi, Dengesizlik, Görmede zayıflık ve gözler önünde sinekler uçuşması, Çarpıntı, Nefes darlığı, Kulaklarda çınlama, El ve ayakların sürekli üşümesi, Bacaklarda sık sık kramplar, Uykusuzluk , Hafıza zayıflığı, Geceleri ellerde karıncalanma
BİTKİLERLE TEDAVİ;
Bu bitkiler, hipertansiyon tedavisinde iyi sonuç verirler; Sarımsak, Alıç çayı, Limon kürü, Ökse çayı, Zeytin yaprağı çayı.

SÜREKLİ DÜŞÜK TANSİYON:

Genellikle büyük iç kanamalardan veya sebebi bilinmeyen nedenlerden olabilir. Yetersiz beslenme, vitamin eksikliği, bazı ilaçların yan etkisi de tansiyonu düşürür.
BELİRTİLERİ;
Bitkinlik, baygınlık, el ve ayaklarda üşüme ve morluk, ayağa kalkınca baş dönmesi ve göz kararması, çabuk yorulma
BİTKİLERLE TEDAVİ;
Isırgan otu, Adaçayı, Mersin yaprağı, Tarçın, Badem, Fındık, Bal, polen, arı sütü, Şalgam, Kırmızı pancar. Bu bitkiler tedavide iyi sonuç verirler:

KALP SPAZMI (anjin dö puatrin):

Kalbi besleyen atardamarların kireçlenme ve kolesterol sonucunda daralması, böylece daha az kan geçebilmesi nedeniyle ortaya çıkar. Yemeklerden sonra veya süratli yürüme, merdiven çıkma, soğuk hava teneffüs etme sırasında zaman zaman sol göğüste bir ağrı hissedilir. Bu ağrı sol omuza ve sol kola kadar yayılır ve hastaya nefes aldırtmaz. Daha çok erkeklerde görülür. Genellikle 5-10 dakika sürer. Kalp spazmının en önemli yanı, Enfarktüse yol açmasıdır.
BİTKİLERLE TEDAVİ;
Alıç çayı, Anason, Kimyon. Bu bitkiler tedavide iyi sonuç verirler:

ENFARKTÜS:

Önemli ve tehlikeli bir kalp rahatsızlığıdır. Fransa'da ölümlerin % 20'si enfarktüsten olmaktadır.
Kalbin bir bölgesinin, oraya besin ve oksijen taşıyan atardamardaki bir pıhtı ile tıkanması sonucu aniden ölmesidir.
SEBEPLERİ;
Atardamar iltihabı, Kanda pıhtılaşma, Kolesterol veya kireçlenme sonucu atardamarın iç çeperinin daralması ve sertleşmesi, Kalp spazmı.
BELİRTİLERİ;
Kalpte korkunç bir sancı ve sıkıntı, Sol kolda sancı, Bazen kusma ve geğirme, Solgunluk ve gözün parlaklığını yitirmesi, Tansiyon düşüklüğü.
BİTKİLERLE TEDAVİ;
Bu bitkiler gerek krizden önce, gerekse kriz sırasında kullanılırsa tedavide iyi sonuç verirler:Alıç çiçeği ve meyvesi, Dişotu, Limonlu sarımsak .

DAMAR SERTLİĞİ:

Kanda biriken ve balmumu kıvamındaki kolesterol, damarların iç yüzeyini kaplar ve damar iç dokusunun sertleşmesine yol açar. Sertleşen damarlar kan nakli görevini yapamazlar ve çapları küçüldüğü için de kan basıncı artar ve tansiyon yükselir.
SEBEPLERİ;
Aşırı alkol, Şişmanlık, Damla (gut) hastalığı, Şeker hastalığı, Frengi, Yanlış beslenme, Sinir bozuklukları.
BELİRTİLERİ;
Belirtiler başlangıçta hafiftir, zira bu hastalık yavaş ve uzun sürede meydana gelir. Bedensel ve ruhsal çalışma gücünde azalma, Gündüzleri bile uyuma ve uyuklama, Zayıflık ve solgunluk, Hafıza zayıflığı, Çabuk yorulma ve kalp çarpıntısı, Sık idrara çıkma.
BİTKİLERLE TEDAVİ;
Bu bitkiler sürekli kullanılırlarsa tedavide iyi sonuç verirler:Bol kükürt ihtiva eden sarımsak, soğan, turp vb. yenmelidir. Zeytin yaprağı, Zerdeçal, Enginar yaprağı, Servi tohumu, Limon.

VARİS:

Bacaklardaki toplardamarların bozulmasıdır.
SEBEPLERİ; ,
Hareketsizlik yada yeterli hareket etmeme, Sürekli ayakta kalma, Çorap bağı, korse, sıkan ayakkabı gibi şeyler giyilmesi, Aşırı ve yağlı şeyler yeme, Hamilelik, Aşırı alkol ve sigara
BELİRTİLERİ;
Kalçalarda, bacak ve baldırlarda ağrılar. Ayaklarda yanma ve makatta kaşıntı. Ayak damarlarında şişmeler, siyah iplikler ve düğümler oluşur. Bacaklar gülle gibi ağırlaşır. Ayaklarda sürekli üşüme ve kısmi felç. Bacak, baldır ve kalçada kramplar. İleri aşamalarda, baldırlarda ödem, egzama ve yaralar oluşur. Varis makatta olursa buna HEMOROİD adı verilir.
BİTKİLERLE TEDAVİ;
Sodalı ve şaplı banyolar, Sık sık ve hızlı yürümek, Zeytinyağı ile masaj, Zulumba, üzerlik tohumu, nöbet şekeri karışımı, Hemoroit için atkestanesi, civan perçemi, servi kozalağı, maydanoz ve patates lapaları. Bu bitkiler sürekli kullanılırlarsa tedavide iyi sonuç verirler;

KANSIZLIK:

Genellikle, kandaki alyuvarların azalması şeklinde ortaya çıkar.
BELİRTİLERİ;
Yüz daima solgundur. El ve ayaklar daima üşür. Kulaklarda sık sık çınlama olur. Kalp çarpıntısı olur. İştahsızlık, çabuk yorulma vs. gibi belirtiler görülür.
SEBEPLERİ;
Kanamalar (hemoroit, mide-barsak ve regl kanamaları gibi). Kan yapan organların yeterli çalışmaması (dalak, ilikler, karaciğer). Beslenmede yaşa göre yeterli demirin alınmaması.
BİTKİLERLE TEDAVİ;
1 Litre sirkeye 1 yemek kaşığı öğütülmüş rezene tohumu katılır, 1 hafta sonra süzülerek, günde 5-6 tatlı kaşığı içilir. 1 su bardağı siyah kuru üzüm + 8 bardak su + 1 yemek kaşığı pelin otu orta ateşte kaynatılır, soğuyunca süzülüp günde 3-4 bardak içilir. Kınakına şurubu içilmelidir. Enginar, yulaf ezmesi, kayısı, tere, erik, üzüm, maydanoz, havuç, ıspanak, mercimek ve soya bolca yenmelidir.

KOLESTEROL:

Kolesterol, tüm canlıların bünyesinde bulunan ve vücudumuzda özel görevleri olan ancak, kandaki oranı belli sınırları aşınca zararları görülen bir maddedir. Sağlıklı bir insanda kolesterol oranı, 100gr kanda 250mg'dır.
BİLİNEN GÖREVLERİ ŞUNLARDIR;
Deri altında, mikroplara karşı koruyucu bir baraj görevi yapar. Kanda, alyuvarları zararlı maddelere karşı korur ve bir nevi zırh görevi yapar. Sinir dokuları içerisinde, onların dayanıklı olmasını sağlar. Çeşitli dokularda su dengesini sağlar.
KOLESTEROL DENGESİNİN BOZULMA NEDENLERİ;
Hayvani yağlardaki kolesterol, kullanılmış kolesteroldür ve işe yaramadığı gibi, kanda oranı artınca damarlarda tortu yapar. Vücutta kolesterol üreten ve kolesterolü dengeleyen organların iyi çalışmaması (böbrek üstü bezleri, yumurtalıklar, husyeler, tiroit bezesi, karaciğer, safra kesesi, bağırsaklar, akciğer, ciltteki ter bezesi)
SEBEP OLDUĞU RAHATSIZLIKLAR;
Kandaki nötr yağ oranının artması. Vücutta yağ lekeleri oluşması. Parmaklarda, omuzda, dizlerde ve kalçada yağ urları meydana gelir. Göz kapaklarında sarı lekeler oluşur ve gece körlüğü yapar. (tavuk karası). Siroz:Safra kanalının tıkanması, karaciğer ve dalağın şişmesi ve safra taşının oluşması. Damar sertliği:Kanda biriken kolesterol kan damarlarının iç yüzeyine yapışır ve damar sertliğine yol açar.
BELİRTİLERİ;
Ciltte sarı lekeler, göz altında siyah halkalar, gözün beyaz kısmında sarı lekecikler, terin ve nefesin ağır kokması, ağızda acılık hissi, baş ağrısı ve başta ağırlık hissi, görme zayıflığı, baş dönmesi ve beyinde boşluk hissi, hazımsızlık ve iştahsızlık, genel yorgunluk ve ruhi bunalım, uykusuzluk, sol kolda ve kalp üzerinde zaman zaman ağrılar.
BİTKİLERLE TEDAVİ;
Yemeklerde zeytinyağı, mısır, ayçiçeği, haşhaş ve aspir yağları kullanılmalıdır. Sarımsak (günde 2-4 diş, çiğ olarak yenmelidir) Enginar, soğan, pırasa, havuç, kereviz, soya fasulyesi, lahana, tere, maydanoz, turp bol yenmelidir. Kiraz, limon, çilek, elma, üzüm, şeftali, armut, muz gibi meyveler de yenebilir. Ardıç tohumu, Mısır püskülü, Zeytin yaprağı, Zerdeçal. Bu bitkiler sürekli kullanılırlarsa tedavide iyi sonuç verirler.

KALP İÇİN KULLANILACAK GIDALAR:

BEZELYE;
Haftada 10 porsiyon domatesli bezelye yemeği yiyen bir erkeğin, yemeyene oranla prostat kanserine yakalanma riski yüzde 35 daha az. B vitamini ve protein deposu olan bezelye, kalp için de çok önemli.

KEPEKLİ EKMEK;
Kalp hastalıklarıyla bağırsak kanseri için faydalıdır. Günde 12 gramdan fazlası kişiye göre zararlı olabilir.

KİRAZ;
100 gramında 40 kalori bulunuyor. İçerdiği Ellegic asit, vücudu kansere karşı korurken, kiraz kalp damarlarındaki normal bir kan dolaşımını sağlar. Çok kiraz yenmesi, gut hastalığına yakalanma riskini de düşürür. Günde 20 kiraz yemek 1 aspirin yerine geçiyor.

ÇİKOLATA;
E vitamini, magnezyum ve demir, kalp hastalıklarına yakalanma riskini düşürür. Günde en fazla 1 çikolata yiyin.

ELMA;
Günde 5 adet yiyin.

MISIR GEVREĞİ;
Günde 1 tabak yeterli.

SALATALIK;
Diyet yapanların en büyük yardımcısı olan salatalık, kolesterolü düşürür. Kalbi güçlendirir. Unutmadan ekleyelim. Salatayı soymadan yiyin. Çünkü kalbi kuvvetlendiren madde, kabuğu ile derisi arasında bulunuyor.

YUMURTA;
Tüm yiyecekler içinde en kaliteli proteini içerir. En önemli özelliği, kolesterol oranını düzenleyen lesitin maddesi içermesi. Tavada az yağda pişirilmiş yumurtayı tavsiye ederiz.

SARIMSAK;
Mutfağınızdan eksik etmeyin. En az 1000 doğal tedavide kullanan sarımsak, sindirim sisteminden, kansere, kan dolaşımından kalp hastalıklarına kadar her şeye yararlı. Ancak hamileler dikkat olmalı. Aşırı sarımsak da kalp yanmaları ve çarpıntılarına yol açar. Günde bir diş yeter.

HUMUS;
E vitamini zengini humus, kanda kolesterol oranını da ayarlar.

KAVUN;
Bir kavunun yarısı insan vücudunun günlük C vitamininin ihtiyacının tamamını, A vitaminin de yüzde 15'ini karşılar. Kavun, kalp ve böbrek hastalarının diyetlerinde sıkça kullanılan bir meyvedir.

SÜT;
Tam bir kalsiyum, protein, folik asit, A, E ve D vitaminleriyle fosfor deposu. Çocuk, genç ve hamilelerin günde en az yarım litre süt içmesi tavsiye ediliyor.

ŞEFTALİ;
Bir şeftali, günlük C vitamini ihtiyacınızın yarısını karşılar. Sindirimi kolay olan meyvenin koyu renklilerini tercih edin. Çünkü kabuğuna renk veren betakarotene maddesi, kalp ve kansere karşı faydalıdır.

PİRİNÇ;
E ve B12 dışında tüm B vitaminleri ve potasyum içerir. Özellikle kolon ve bağırsak kanserlerine faydalıdır. Kolesterolü düşürdüğünden kalbe iyi gelir.

TUZ;
Vücuttaki kan dolaşımını ve sinir sistemini düzenler. Mide kanseri, kemik erimesi, kalp sorunlarına bire birdir. İngiliz Sağlık Bakanlığı, halkına günde 9 gram tuzun kafi olduğunu, aşırısının vücuda zarar vereceğini açıkladı.

YEŞİL ÇAY;
Günde 2 bardak içilen yeşil çayla, 4 elma, 5 soğan, 7 portakal yemiş gibi kalp dostu antioksidan madde almış olursunuz. Özellikle çocukların haftada en az 6 bardak sütlü çay içmesi öneriliyor.

TON BALIĞI;
Kolesterol ve tansiyonu düzenler. Anemi hastalığına karşı D ve B12 vitamini içerir. Birçok kansere karşı vücudu içerdiği nikotinik asitle korur. Bir konserve ton balığı vücudun D vitamini ihtiyacının tamamını karşılıyor.

HİNDİ ETİ;
125 gram hindi eti, vücudun günlük folik asit ihtiyacını karşılar. Folik asit, Kan hücrelerinin yenilenmesine yardımcı olur.

KARPUZ;
Bir dilimiyle günlük C vitamini ihtiyacınızın %80'nini karşılarsınız. İçerdiği potasyum, kan dolaşımını sağlar.

KANSIZLIK:

Hurma;
Türüne göre değişse de hurmaların birçoğu yüksek oranda demir içerir. Besin değeri yüksek ve önemli bir enerji kaynağıdırlar. Doğal müshil etkisine sahiptir. Kurutulmuş olanlarına göre daha yüksek oranda su ve daha düşük kalori içerir.

KARIN AĞRISI:

Papatya çayı;
Bağırsak yollarında toplanan gazı çıkartır, sindirim sistemini düzenler, mide ağrısını keser.

KARACİĞER:

Enginar;
Cynarine adlı madde sayesinde en sert yiyecekleri dahi sindirimine yardımcı olur. Karaciğer hastalarının yanı sıra romatizma, artirit ve gut hastalığına yakalananlarla, hamilelere şiddetle tavsiye ederiz.
Meyan kökü;
Dünya üzerinde birçok kabile yüzyıllardır ülser, artirit, bronşit ve karaciğer rahatsızlıklarına karşı meyan kökünü "doğal ilaç" olarak kullanır. Adrenalini yükseltir, insanın strese girmesini engeller, kan basıncını düşürür.
Zerdeçal;
Karaciğer rahatsızlıklarının yanı sıra sindirime de yardımcı olur.

KEMİK ERİMESİ:

Kayısı;
Yüksek oranda kalsiyum ve magnezyum içerir.
Süt; Kalsiyum, protein, B2-A-E-D vitaminleri, folik asit, fosfor ve demir kaynağıdır. Kalsiyum, D vitamini ve fosfor ile birlikte kemikleri ve dişleri güçlendirmek için çalışır. Bunların eksikliği kemikleri eritir.

KİLO KAYBI:

Çikolatalı puding;
Vücuttaki kanın istediği protein ve mineralleri alır. İngiliz Sağlık Bakanlığı, kilo kaybı yaşayanların günde 3 kez 1 hafta boyunca puding yemesini tavsiye ediyor.
Peynir;
100 gramında 78 kalori bulunuyor.
Yumurta;
Günde 2 yumurta kadınların günlük protein ihtiyacının 4'te 1'ini, erkeğin ise 5'te birini karşılar. A, D, E ve B vitaminleri içeren yumurtadaki selenyum maddesi, bebeklerde sindirim sorunlarını çözer, yetişkinleri de kansere karşı korur.
Dondurma;
Günde 2 top vanilyalı dondurma yemek, insan vücudunun günlük protein ihtiyacının yüzde 20'sini karşılar.
Salam;
B vitamini, demir, sodyum ve potasyum deposudur.

LAKTOZ DAYANIKSIZLIĞI:

Badem;
Yüksek oranda kalsiyum, magnezyum, potasyum, fosfor, E vitamini, B2 vitamini, antioksidan içerir. Bu nedenle laktoz (süt şekeri) dayanıksızlığı bulunan ve günlük gıdalar yiyemeyen kişiler için badem ideal bir besin kaynağıdır.

MENOPOZ:

Nohut;
Sebze hormonu "fitoöstrojen" içerir. Bunlar östrojenin vücuttaki etkilerini dengeler ve menopozun yarattığı etkilere karşı korur. Sebze proteininin en zengin kaynaklarından birisidir.
Kola; Kafein vücudun yorgunluğunu alır ve konsantrasyonu sağlar.
Üzüm;
İçerdiği "elajik" asit sayesinde menopozun neden olduğu kemik erimesine karşı korur. Kandaki östrojen seviyesini yükselterek de menopoz semptomlarını en aza indirir.
Kuru erik;
Sadece iki-üç adet yemek dahi vücudun ihtiyacı olan antioksidanları karşılar. İdrar yolları kaslarını rahatlatır. Bu da kolon kanserine karşı korur. Demir, A vitamini, B6 vitamini ve potasyum içerir. İçerdiği yüksek orandaki bor minerali sayesinde menopoz dönemindeki kadınlarda östrojen seviyesini dengede tutar.
Tatlı patates;
Adrenal salgılayan bezleri güçlendirerek vücuda enerji sağlar. Fosfor, magnezyum, kalsiyum, C vitamini, potasyum ve folik asit içerir.

MİDE RAHATSIZLIĞI:

Tarçın;
Mide yanmalarını ve kusma hissini alır.
Hindistan cevizi; Sütlü içeceklere eklendiği zaman mideyi gevşetici ve gazını alıcı bir etki yapar. Mide bulantılarını önler.
Lahana;
Mayalanma sırasında laktik asit üretir. Bu da sindirim sistemindeki zararlı bakterileri öldürerek sindirime yardımcı olur.

ROMATİZMA:

Enginar;
Vücuttaki zehiri atma etkisi sayesinde başta romatizma olmak üzere gut hastalığı ve eklem yanmasına karşı birebirdir. Folik asit ve potasyum kemikleri güçlendirir.
Domates;
C vitamini boldur.
Tahıl;
İçerdiği doğal kimyasallar, romatizmanın yol açtığı eklem yanmaları ve romatizmal ağrıları hafifletir.
Kekik;
Timol adı verilen bir tür doğal yağ, vücuttaki diğer yağların parçalanmalarını sağlar. Kekik yağı banyoda sürüldüğü zaman romatizma ağrılarını büyük oranda azaltır.
Zencefil;
Uyarıcı etkileri kan damarlarını genişletip kan dolaşımını artırarak romatizma ağrıları ve yanmaları yok eder.

SİNDİRİM SORUNLARI:

Arpa;
İçerdiği kalsiyum ve potasyum gibi mineraller ile B vitamini vücuda direnç kazandırır. Ayrıca 6 ay boyunca her gün arpa ürünü şeylerin yenmesi kolesterolü düşürür.
Yoğurt;
Günde 150 gram yoğurt vücudun bir günlük kalsiyum ihtiyacını karşılar. Meyveli yoğurtlara 3 çay kaşığı şeker eklendiği için şeker oranları daha yüksektir. Yoğurttaki potasyum, kan basıncı ve kalp atışlarını düzenler. Midenin yiyecekleri düzenli olarak öğütmesini sağlar.

SİSTİT:

Kuşkonmaz;
Folik asit, C ve E vitaminleri içerir. Yenilen besinlerin vücuttaki zehirli kalıntılarını atmayı sağlar. Karaciğer ve böbreklerin çalışmasını kolaylaştırır. Bu nedenle doktorlar, sistit hastalarının mutlaka kuşkonmaz yemeleri gerektiğini söylüyor.

STRES:

Meyan kökü;
Anti virüs etkisi vardır. Karaciğeri korur. Adrenalin salgılanmasını dengeler. Stresle başa çıkabilmek için gerekli olan kortizol hormonunu salgılatır.

TANSİYON:

Rezene;
İçerdiği potasyum sayesinde tansiyonu düzenler. Sağlıklı kan hücreleri için gerekli olan folik asidi de bol miktarda bulundurur. Rezene çayı sindirim için iyidir.
Tahıl;
Kan damarlarını gevşeten ve rahatlatan bir tür fotosentez kimyasal maddesi içeriyor. Bu sayede kanın damarlardan daha rahat geçmesini sağlıyor. Tahıl yemek sebzelere oranla vücutta daha fazla kalori yakılmasını sağlar. Kalorinin azalması tansiyonu düzenler.
Un;
Yapıldığı tahılın besin değerlerini içerir. B vitaminleri, E vitamini, demir ve magnezyum açısından oldukça zengindir.
Karaciğer;
Sağlıklı bir bağışıklık sistemi, cilt ve keskin gözler için gerekli olan A vitamini açısından zengindir. Küçük bir porsiyonu günlük A vitamini ve demir ile aylık B12 vitamini ihtiyacını giderir.

TİROİD:

Midye;
Omega-3 yağı açısından zengin bir besin kaynağıdır. İçerdiği selenyum minerali tiroit bezlerinin normal işleyişi için gereklidir.
Hamsi;
Kolesterolü düşüren, kan pıhtılaşmasını önleyen Omega-3 bol miktarda vardır.

ÜLSER:

Lahana;
Ülseri olan kişiler için tonik, yani mideyi temizleyici etki vardır. Yüksek oranda C vitamini içerir. Kırmızı lahana vücutta antioksidan özelliğe sahip A vitamini içerir. Kanseri önleyici etkiye sahiptir. Çiğ olarak salatalara katılması tavsiye edilir.

VÜCUT SU TUTMUŞSA:

Kuş üzümü;
100 gramı günlük C vitamini ihtiyacının tam 3 katını karşılar. Antibakteriyel ve yanmayı önleyici etkileri vardır. Zengin potasyum ve düşük tuz içeriği, dehidratasyonu olanlar için önemli bir doğal ilaçtır.
Kabak;
100 gram kabak günlük folik asit ihtiyacının 4'te birini karşılar. Yüksek orandaki potasyum sıvı-tuz dengesini sağlar.
Tahıl;
İdrar yollarını açıcı, çalıştırıcı ve rahatlatıcı etkileri vardır. Dehidratasyon rahatsızlığı olanlar, mutlaka yemelidir. Mideyi rahatlatıcı özelliği vardır.

DAHA GENİŞ BİLGİ İÇİN ARAYINIZ:
YETKİLİ KİŞİ: YUSUF SAİT ŞENGÖZ
İŞ YERİ TELEFONU: 0 274 412 25 84
İŞ YERİ FAKSI : 0 274 412 81 31
CEP TELEFONU : o 542 374 22 92
www.19kkanser.com - www.19kpazarlama.com

yukarıˆ
HADİSİ ŞERİFLERDEN, TIBBI NEBEVİDEN VE MUHTELİF KİTAPLARDAN ÖZETLENMİŞ, ÇOK ÖNEMLİ TAVSİYELER:

HADİSİ ŞERİFLERDEN, TIBBI NEBEVİDEN VE MUHTELİF
KİTAPLARDAN ÖZETLENMİŞ, ÇOK ÖNEMLİ TAVSİYELER

ABDEST:
“Abdest sağlığı korur, öfkeyi yatıştırır.”

ACI BAKLA:
Şeker hastalığına karşı kullanılır.

ACI YONGA:
İştah açıcı, kuvvet verici, kurt ve ateş düşürücü.

ADA ÇAYI:
Gaz söktürücü, antiseptik, kuvvet verici ve uyarıcı. Mide ve bağırsak gazlarını giderir. Mide bulantısını keser. Hazım sisteminin düzenli çalışmasını sağlar. Göğsü yumuşatır. Astım hastaları için yararlıdır. Bu uyarıcı bitki kan dolaşımını hızlandırır. Hücre yenilenmesini ve cildin elastikiyetinin artmasını sağlar. Bu bitkiyle sivilcelerinizden de kurtulabilirsiniz.

AĞIZ KOKUSU:
Misvak kullanmak sünnettir.

AĞRILAR:
Ağrılar için, Nane, kekik gibi bitki yağları kullanılır. Bitki yağlarıyla masaj yaparak, çaylarını içerek enerjinizi artırın, ağrılardan kurtulun.

AHLAT (YABAN ARMUDU):
Gülgillerden, kendi kendine yetişen ve üzerine armut aşılanan bir ağaçtır. Yemişi iyice olgunlaştıktan sonra yenir.
FAYDASI; meyveleri ishal keser. Zehirli hayvan sokmalarında da filizleri dövülüp konur.

AHUDUDU:
Gülgillerden, böğürtlen gibi çalı halinde, dikenli bir bitkidir. Kümeler halindedir. Kendiliğinden yetişir. Meyvesi duta benzer. Sarımtırak kırmızı portakal renginde, sulu ve güzel kokuludur. Meyvesi toplanıp, kurutulur. Reçel ve şurup yapılır. Meyve olarak da yenir.
FAYDASI; kanı temizler, vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını sağlar. Terletir ve idrar söktürür, kabızlığı giderir, vücuda dinçlik verir, romatizma, mafsal kireçlenmesi, nikris, boğaz, bademcik ve göz iltihaplarında kullanılır. Kansızlık ve veremde çok iyi bir gıdadır. Ateş'i düşürür. Üre ve şeker hastalarına da faydalıdır. Mide ülseri olanların kullanmamaları gerekir.

AKGÜNLÜK:
Peygamberimiz (a.s.m) “Sizlere akgünlük sakızını tavsiye ederim. Zira yüce Allah, bunda birçok hastalık için şifa yaratmıştır.” “Kalbe kuvvet verir, unutkanlığı giderir.”

ALERJİ:
Kayısı; İçindeki betakarotene adlı madde hücrelere saldıran molekülleri kontrol altına alarak, kanseri önler. Bir kayısı ne kadar parlaksa, içindeki betakarotene oranı o kadar yüksektir. İçerdiği kalsiyum ve magnezyum, gırtlak yanmalarını engeller. Kuru kayısıya rengi bozulmasın diye eklenen sülfür dioksit, astım gibi alerjilere iyi gelir.

ALIÇ:
Özellikle kalp üzerinde etkili, idrar söktürücü, kabız yapıcıdır.

ALKOL VE ALKOLLÜ İÇECEKLER:
Alkol kullanmayınız. Çünkü çok tehlikeli hastalıklara sebep olduğu tıbben açıklanmıştır. Siroz hastalığı gibi.

ALOE VERA ( SARISABIR ):
Ameliyat yaraları, ülser, ağrı, kalın bağırsak iltihabı, sindirim yolları tahrişleri, sindirim güçlüğü, şişkinlik giderici, kan ve lenfatik dolaşımını kolaylaştırıcı, böbrek, karaciğer ve safra kesesi fonksiyonları, vücudun doğal direncini artırma, cilt ve cilt hastalıkları, sivilce, egzama ve yanıklar, böcek veya sinek ısırıklarından kaynaklanan kaşıntı, yıpranmış saçları onarma ve nemlendirmeye iyi gelmektedir.

ALTIN OTU:
İdrar söktürücü ve kabız yapıcı etkileri vardır. Basura karşı, haricen kullanılır.

AMBER:
Kaşalot balığından elde edilir. Kalbi kuvvetlendirir, iştah açar ve cinsel arzuyu artırır.

ANASON:
Gaz söktürücü, iştah açıcı, süt artırıcı ve uyku vericidir.

ANDIZ KÖKÜ:
Safra söktürücü, öksürük kesici, göğüs yumuşatıcı, kuvvet verici ve kurt düşürücüdür.

ARAÇ TUTMASI:
Zencefil; Sindirime yardımcı olur. Mide bulantısını giderir. Enerjinizi artırır. Seyahatin ve otomobilde uzun süre gitmenin yol açtığı bulantı ve rahatsızlıkları azaltır.

ARDIÇ TOHUMU:
İdrar artırıcı, terletici, midevî ve antiseptik özellikleri vardır.

ARMUT:
Ödemler, kalp ve böbrek, kansızlık, damar rahatsızlıkları, bağırsak, idrar söktürme, arterit, gut ve romatizmaya iyi gelir. Diyet yapanlar yiyebilir. Sulu ve tatlı bir meyvedir. Rengi sarı ile yeşil arasında değişir. İçinde A, B1, B2, B3, B6, ve C vitaminleri bulunur. Bu meyve yemeklerden önce yenmelidir. Armut kandaki üre asidi ve üre tuzlarını dışarı attığından, böbreklerin düzenli çalışmasına yardımcı olur.
FAYDASI; Nezle'yi geçirir, hazmı kolaylaştırıp çarpıntıyı önler, sinirleri yatıştırarak beyni çalıştırır. Kabızlığı önleyerek idrar söktürür, böbrek kum ve taşlarının dökülmesine yardım eder, tansiyonu düşürür, kanı temizler, hamilelerin kusmalarını önler. Mafsal kireçlenmesi, nikris ve romatizma tedavisinde faydalıdır.

ARTİRİT:
Enginar:Enginarın en büyük özelliği toksinleri temizleme yeteneğidir. Bu nedenle artirit ve romatizması olan hastalara özellikle tavsiye ediliyor. Cynarine adlı madde, karaciğer ve safra kesesinin rahatsızlanmasını engelliyor.

ASBEST:
Güneydoğu Anadolu gibi bazı yörelerimizde toprakta bol miktarda asbest bulunur. Bu yörelerde asbestli toprakla evlerin sıvandığı çok görülür. Bu yüzden bu yörelerde asbestin yaptığı kanser ve tümörlere sık rastlanır. Ayrıca evlerimizde içinde asbest bulunan maddeleri kullanmamamız gerekir. Yanmayan bir madde olan asbest ile pek çok ev eşyası yapılmaktadır. Örneğin, ütü tahtaları bu maddeyi içeren bezle kaplanır. Bir süre sonra yıpranma ve eskime sonucu asbest kristalleri kopup etrafa yayılır yada ütülediğimiz giysilere yapışır. Soluma ve temasla bedenimize girerek kansere yol açar. Aynı şekilde, asbestli ızgaralar da kullanılmamalıdır.

ASPİR:
Romatizma ağrılarına karşı etkilidir. Dahilen terletici, kurt düşürücü ve adet getiricidir.

ASTIM:
Soğan; Sarımsakla birlikte enfeksiyonlarla mücadele eder. Kükürt bileşimleri atardamarların zarar görmesini önler. Soğan, kemik erimesine de iyi geliyor

AŞK (KARA SEVDA):
Aşk sebebiyle hasta olan kişi, sevgilisine kavuştuğu zaman, hastalık iyileşir. Hadiste:“Birbirlerini sevenlerin, evlenmeleri dışında bir çözüm göremiyoruz.” Buyurmuştur.

AT KESTANESİ:
Atkestanegiller familyasından, süs olarak yetiştirilen iri bir gölge ağacıdır. Nisan-temmuz aylarında çiçek açar. Meyveleri kestaneye benzer. İçinde nişasta, saponin ve yağ vardır.
FAYDASI; kabuklarından yapılan ilaçlar ateşi düşürür. Vücuda kuvvet verir. Tohumları ise romatizma ve mafsal ağrılarını giderir. Varis flebit ve basur memelerinin tedavisinde ve deri çatlaklarını gidermekte kullanılır.

AVOKADO:
Çok kalorili olmasına rağmen içerdiği glutathion süper bir hücre koruyucusudur, çünkü en iyi antioksidandır. Antioksidanlar hücrelerin yaşlanmasını yavaşlatırlar ve kanseri önlerler. Tüm meyveler arasında protein bakımından en zengin olanıdır. Bol miktarda e vitamini de içerir. Bu vitamin kalp ve deriyi koruyarak dolaşımı düzene sokar. Ayrıca potasyum ve b6 vitamini de içerir. Kadınlar açısından çok gereklidir.

AYVA:
Kalbe kuvvet verir, rahatlatır. Harareti keser. Mideyi kuvvetlendirir, hazmı kolaylaştırır. Bağırsak gazlarını giderir. Komposto ve şurupları, ishallerde etkilidir. Şişmanlatmaz ve şekeri yükseltmez. Ayva ile ilgili Hadisi Şerif:“Sizden biriniz kalbi üzerinde bir ağırlık hissettiği zaman ayva yesin.” Hoşafı ve yağı faydalıdır. Vitamini bol bir meyvedir. Her bölgede yetişir, limon ve ekmek ayvası olarak iki çeşidi vardır. Altın sarısı renkli ve hoş kokulu bir meyve olan ayva A ve B vitaminleri yönünden çok zengin olan bu meyvenin bileşiminde tanin ve kireçli tuzlar bulunur.
FAYDASI; ishal ve dizanteriyi keser, mide ve bağırsakları güçlendirir, kanı temizler, karaciğeri çalıştırır, safra akışını sağlayarak çarpıntıyı giderir. Kadınlardaki beyaz akıntıyı keser. Bronşit, müzmin öksürük ve verem tedavisinde kullanılır. Merhem olarak kullanılırsa el ayak ve meme ucu çatlaklarını, egzamaya, yüz ve boyun kırışıklığını giderir. Yapraklarından yapılan çay gerginliğe iyi gelir. Tohumları soğuk algınlığı ve boğaz ağrısında kullanılır.

BADEMCİK:
Peygamberimiz (a.s.m) öd ağacının, (Udi Hindi) tozu ile suyun karıştırılarak, burundan veya ağızdan verilmesini tavsiye ediyor.

BAĞIRSAK:
Elma; Protein, vitamin ve doğal kimyasallar sayesinde sindirime yardımcı olur. Sindirimi kolaylaştırır. Bağırsak sorunları çeken kişiler için dengeleyici ve normalleştirici besin olarak nitelenirler.
Demirden zengin yiyecekler; Hayvansal gıdalar ve yumurta. Bitkisel gıdalar, Üzüm, pekmez, kuru meyveler, yeşil sebzeler, kuru baklagiller, fındık, fıstık, susam.

BAHARATLAR:
Baharatlarla, kekik, nane, maydanoz gibi gıdalarla yemeklerinizi süsleyiniz, şifadır.

BAKLA:
Kemik, sinirler ve idrar yolları için çok faydalı bir gıda maddesidir. Zayıflamak isteyenlerin ve şeker hastalarının yememesi gerekir. Glisemik endeksi yüksektir. İdrar yollarını temizler. Böbrek ağrılarını ve böbrek iltihaplarını giderir. Böbrek kum ve taşlarının düşürülmesine yardımcı olur.

BAL:
Soframızdan eksik olmasın, şifalıdır. “İki şifa biri Kur’an, biri bal” Hadisi şerif. Mikropların üremesini önler, beyin hücrelerinin beslenmesinde büyük rolü vardır. Vakitsiz ihtiyarlamaya engel olur. Çiçek balı zayıflamak isteyenlere ve şeker hastalarına tavsiye edilmez. Şeker hastaları ve zayıflamak isteyenler çam balının ikinci ve üçüncü sağım veya mahsulünü kullanmalıdırlar. Bal ve bal ürünleri bütün hastalıklarda kullanılır. Balı sabahleyin yiyen, içen şifa bulur. Bal, kansızlar için kan deposudur. Bal ılık bir beze sürülüp boğaza sarılırsa, boğaz ve gırtlak ağrıları kesilir. Sinirleri bozulanları ve uykusuzları sakinleştirir. Süt ile bol sulandırılıp içilirse şeritleri öldürür. Bir miktar sirke ile karıştırılıp ağız çalkalanırsa, ağızda koku kalmaz.

BALIK VE BALIK YAĞI;
Dünyanın üçte ikisi deniz, denizler balıkla dolu, balık şifa demektir. Balık Etle aynı besin değerine sahiptir. Daha az yağlıdır. Zayıflamak isteyenler ve şeker hastaları balığın, haşlanmışını ve ızgarasını tercih edebilirler.

BALIKLA YOĞURT:
Balıkla yoğurdu beraber yemek, cüzzam ve felç gibi hastalık yapar.

BALIK OTU:
Dahilen kurt düşürücü, sara nöbetlerini azaltıcı olarak kullanılır. Tehlikeli bir drogdur.

BALKABAĞI:
Tatlısı yapılan bir çeşit kabaktır. Yaprakları uzun ve büyüktür. Ev ilaçlarında çekirdekleri kullanılır.
FAYDASI; bağırsak kurtlarının düşürülmesinde yardımcı olur. Mikrobik hastalıklara karşı vücut direncini artırır. Zayıflamak isteyenlerin ve şeker hastalarının yememesi gereken bir gıdadır.

BAMYA ÇİÇEĞİ:
Dahilen göğüs yumuşatıcı, lapa halinde haricen çıbanları olgunlaştırıcıdır. Kabızlığa karşı etkili ve zararsız bir drogdur.

BAŞ AĞRISI:
Nane; Nane çayı baş ağrılarını dindirmek için birebirdir. İçerdiği mentol ve doğal yağları sayesinde mideyi rahatlatma etkisine de sahiptir.
Biberiye; Kimyasal içerikleri sayesinde doğal bir ağrı kesici görevi görür.
Çikolata; Doğal antidepresan özelliği vardır. Çikolata magnezyum ve demir içerir. Sinirleri gevşetici özelliği sayesinde baş ağrısını dindirir.

BAŞI SERİN, AYAĞI SICAK TUTMAK:
Başı serin, ayağı sıcak tutmak, bedeni mutedil tutmaktır.

BEDENİNİZİN SESİNİ DİNLEYİN;
Beden, kendisine neyin gerekli olduğunu bilir ve isteklerini ve iştahı ona göre ayarlanır. Bu yüzden bedeninizin sesine kulak verin. Size ne gerekiyorsa o söyleyecektir. Kurallara aykırı bile olsa bazen hastanın iştahı ve istekleri doğrultusunda hazırlanan yemekler rahatsızlık vermediği gibi hastaya faydalı olur. Zaten zararlı olanı beden reddedecektir.

BESBASE:
Müshil, safra ve balgam söktürücü ve kurt düşürücü etkilere sahiptir.

BESİNLERİN TAZELİĞİ:
Son kullanma tarihi geçmiş yiyecekler, paketleri ve kutuları zedelenmiş, paslanmış, üzeri bombeleşmiş konserveler, rengi ve kokusu değişmiş yiyecekler, faydadan çok zarar verir. Besinlerin paketlenmesi ve saklanmasında, çevre ve insan sağlığına özen gösteren uygulamalara dikkat etmek gerekir.

BESMELE:
Bismillah dediğimiz zaman, “Allah’ın adıyla” diyoruz. “Bismillah her hayrın başıdır.” Müspet enerjiyle jarz olmak istiyorsanız besmeleyi unutmayınız.

BİBER:
Mideyi kuvvetlendirir. Mide tembelliğini önler, sindirimi kolaylaştırır ve iştahı açar. Nefes yollarını açar, grip ve bronşite iyi gelir. Balgam söktürür. Zayıflamak isteyenler bol miktarda yiyebilirler.

BİBERİYE:
Eski zamanlarda gençliği geri getiren bitki olarak adlandırılan biberiye, sivilcelere iyi geliyor. Cildin esnekliğini ve sıklığını artırıyor. Bir litre suya, biberiye ve kekik yağından iki kaşık ekleyin. Bu karışımı cildinizi temizlemek ve yumuşatmak için kullanın. Dahilen kabız, hazım sistemi uyarıcısı, safra artırıcı ve idrar söktürücü, haricen ise iltihaplı yaraların tedavisinde kullanılır.

BİR ŞEYE DEVAMLI YOĞUNLAŞMAK:
Bir şeye devamlı yoğunlaşmayın enerji sisteminizi bloke eder.

BİTKİ TOHUMLARI;
Bazı bitki tohumları, 1. Tohum olarak, 2. Öğütülerek yutulursa, 3. Yağları aç karına en az 40 gün içilirse, şifadır.

BİTKİ YAĞLARI VE ÇAYLARI;
Peygamberimiz (a.s.m), masaj yaptırmış ve tavsiye etmiş. Bitki yağlarıyla masaj yaparak, çaylarını içerek enerjinizi artırın.

BÖĞÜRTLEN (TİLKİ ÜZÜMÜ):
Gülgillerden bahçe çitlerinde, yol kenarlarında kendiliğinden yetişen, dikenli bir çalıdır. Yemişi ahududuya benzer, fakat ondan küçüktür. Önceleri kırmızı iken sonraları kararır. Yaprakları, çiçekleri açmadan toplanıp kurutulur. Kabız, kuvvet verici, idrar söktürücü ve şeker hastalığına karşı kullanılır. Bademcik iltihaplarında da gargara yapılır.
FAYDASI; idrar söktürür, ayaklardaki şişlikleri indirir. Yüksek tansiyonu düşürür. Gözlerdeki zafiyeti giderir. Mesane taşlarının düşmesine yardımcı olur. Ağız, dil, diş eti ve bademcik iltihaplarını giderir. Kadınlarda görülen beyaz akıntıyı keser. Haricen kullanıldığı takdirde ağrıları dindirir, yanıkları iyileştirir. Kökü kaynatılıp, suyu içilecek olursa kandaki şeker miktarını düşürür.

BULGUR:
Bulgur fıtri olarak yetişen buğdaydan yapılırsa, pilavını, üzüm hoşafı ile bol miktarda yiyiniz. Bulgur pilavı, üzüm hoşaf ile yenirse kan yapar.

CEVİZ AĞACI:
Uzun ömürlü, gövdesi kalın, kerestesi ve meyvesi değerli ulu bir ağaçtır. Yemişi nişastalı ve yağlıdır. Hekimlikte, yaprakları, meyvesinin üzerindeki yeşil kabukları ve yağı kullanılır. Bir çok çeşidi vardır.
FAYDASI; Yaprakları ve kabukları ile hazırlanan ilaçlar kanı temizler, kansızlığı giderir. İshal ve dizanteriyi keser. Verem ve şeker hastalığında hem besleyici, hem de tedavi edicidir. Kadınlarda görülen beyaz akıntıyı keser. El ve ayak donuklarında, deri çatlaklarında faydalıdır. Saç ve elleri boyamakta da kullanılır. Çok kuvvetli bir besin olduğundan fazla yememek gerekir. Cevizi tatlı ile yiyiniz. Ceviz yağı, raşitizm ve sıracada faydalıdır. Kabızlığı giderir. Bağırsak solucanlarını düşürür. Derinin yanmasını önler.

CİLT HASTALIKLARI:
Papatya; Bitkisel yağ ve kimyasallar içerir. Çay olarak içildiğinde sindirime yardımcı olur, karın ağrılarını dindirir. Sıcak bir banyonun ardından hazırlanacak papatya çayı torbaları, egzamanın neden olduğu kaşıntı ve yanmaları alır.
Acı pul biber; Portakaldan 3 kat daha fazla oranda C vitamini içerir. Capsantin adlı kimyasal madde zona hastalığının neden olduğu ağrıları dindirmek için yapılan kremlerde kullanılır.
Portakal suyu; Bir bardak portakal suyu günlük C vitamini ihtiyacınızın tamamını karşılar. İçindeki potasyum vücudun su dengesini korur cildin kurumasını, kırışıklıkların meydana gelmesi önler.
Portakal yağı; Susam yağıyla karıştırılarak kullanıldığında iyi bir cilt yağı elde edilir. Ayrıca, selülitli bölgelere portakal yağıyla masaj yapılması tavsiye edilir.

CİVAN PERÇEMİ:
İdrar artırıcı, iştah açıcı, gaz söktürücü, adet söktürücü ve yara iyileştiricidir.

ÇAKAL ERİĞİ:
Bir çeşit eriktir. Ağacı bodurdur. Çiçekleri beyazdır ve yapraklarından önce çıkar. Meyvesi yuvarlak ve yeşil ve tadı buruktur. Çiçekleri mart ve nisan aylarında toplanıp, kurutulur.
FAYDASI; ishali keser, mide ve bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar. Ateşli hastaların kalbini kuvvetlendirir. Terletir ve vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını sağlar. Boğaz ve bademcik iltihaplarını giderir. Anne sütünü artırır.

ÇAKŞIR OTU KÖKÜ:
Cinsel kudreti artırıcı olarak etkilidir.

ÇAM AĞACI:
Birçok çeşidi olan bir ağaçtır. Kozalakları ilk yıl kapalıdır. İkinci yıl açılıp, kurur ve ağacın dibine düşer. İlaç yapımında, tomurcuğu, palamudu, kozalağı, filizleri ve çırası kullanılır.
FAYDASI; balgam söktürür. Müzmin öksürüğü keser. Kolay doğum yapmayı sağlar.

ÇAM FISTIĞI:
Bronşit, verem, akciğer hastalıklarının çabuk iyileşmesine yardımcı olur. Ruhi çöküntüyü giderir. Kalp hastalıklarında da faydalıdır.

ÇAM SAKIZI:
Solunum ve idrar yolları hastalıklarında kullanılan etkili bir antiseptiktir.

ÇAY VE KAHVE;
Çok çay ve kahve içmeyiniz. Çünkü çay ve kahve besinlerle alınan minareleri bağlayıp kana karışmasını engeller. Bilhassa yemeklerden hemen sonra içilen çay ve kahve demirin kana geçişini engelleyerek kansızlığa sebep olur. Damar sertliği yapar. Aşırısından kaçınınız. Aşırı siyah çay içmeyiniz, İçmek gerekirse birkaç damla limon damlatınız. Şifalı bitkilerin çayını tercih ediniz. Çernobil olayını hiç bir zaman unutmayınız. Çayı demlerken, mutlaka soğuk su ile yıkayınız. Tedbirli olmalıyız. Limon hayat kurtarır. Binlerce yıllık bir bitki olan çayın yaprakları güzelleşmek içinde kullanılıyor. Yağlı bir cildiniz varsa, çaydan bir tonik olarak faydalanabilirsiniz. Gözleriniz şişse iki soğuk çay poşetini göz kapaklarınızın üstünde bekletin. Saçlarınızın eskisinden daha parlak görünmesini istiyorsanız, şampuandan sonra çayla durulayın. Farkı göreceksiniz.

ÇİKOLATA:
Beyin için faydalıdır. Kilo ve şekeri olanlar az miktarda bitter çikolata yiyebilirler. Bitterin şişmanlatma ve şekeri yükseltme endeksi düşüktür. % 22 Kakao yağı, yağları eritir, kolesterolü artırmaz. Dişleri çürütmez. Kabızlık yapmaz. Bağışıklık sistemini harekete geçirir. Vücudu sakinleştirir. İçindeki katkı maddeleri alerji yapabilir. Ölçülü yenmelidir.

ÇİLEK:
Romatizmanın ilacıdır. Gut, arterit ve idrar söktürür. Kilo ve şekeri olanlar bol miktarda yiyebilirler. Gülgillerden sapları sürüngen, çiçekleri beyaz bir bitkidir. Yemişi pembe renkli olup, kokuludur.
FAYDASI; vücudu kuvvetlendirir. Hasta olmayı önler. İdrar söktürür ve karında biriken suyu boşaltır. Böbrek ve mesane hastalıklarının iyileşmesine yardımcı olur. Mide ve bağırsak tembelliğini giderir. Sinirleri kuvvetlendirir. Yüksek tansiyonu ve kolesterolü düşürür. Bağırsak kurtlarını döker. Safra ifrazatını arttırır ve safra taşlarının dökülmesine yardımcı olur. Karaciğer kifayetsizliğini ve şişliğini giderir. Ateşi düşürür. Diş etlerini güçlendiriyor, dişlerdeki tartarı önlüyor, ağız kokularını ve boğaz ağrılarını gideriyor. Cilde tazelik ve güzellik verir. Damar sertliği, mafsal iltihabı, romatizma, ve nıkriste de faydalıdır. Şeker hastaları da yiyebilir. Midesi zayıf olanlar suyunu içmelidir.

ÇÖLYAK HASTALIĞI:
Kestane; Önemli bir enerji kaynağıdır. Kolayca sindirilebilir. Çölyak hastaları için buğday içermeyen un kaynağı olabilir. E ve B6 vitaminleri içerir. yağ oranları düşüktür.

ÇÖREKOTU:
Peygamberimiz (a.s.m), “Sizlere çörekotunu tavsiye ederim. Zira yüce Allah, bunda birçok hastalık için şifa yaratmıştır.” İştah açar. Vücuda kuvvet ve dinçlik verir. Hazmı kolaylaştırır. Mide ve bağırsak gazlarını söker. Koklanacak olursa baş ağrısını keser. İdrar ve süt artırıcı, iştah açıcı ve adet söktürücüdür.

ÇÖVEN KÖKÜ:
Tedavide nadiren kullanılır. Bilhassa tahin helvası yapımında kullanılır. İdrar ve balgam söktürücüdür.

DAĞ ÇAYI:
Uyarıcı, gaz söktürücü, iştah açıcı ve mide ağrılarını kesici özelliklere sahiptirler.

DAMAR SERTLİĞİ:
Kanda biriken ve balmumu kıvamındaki kolesterol, damarların iç yüzeyini kaplar ve damar iç dokusunun sertleşmesine yol açar. Sertleşen damarlar kan nakli görevini yapamazlar ve çapları küçüldüğü için de kan basıncı artar ve tansiyon yükselir.
Sebepleri; Aşırı alkol, Şişmanlık, Damla (gut) hastalığı, Şeker hastalığı, Frengi, Yanlış beslenme, Sinir bozuklukları.
Belirtileri; Belirtiler başlangıçta hafiftir, zira bu hastalık yavaş ve uzun sürede meydana gelir. Bedensel ve ruhsal çalışma gücünde azalma, Gündüzleri bile uyuma ve uyuklama, Zayıflık ve solgunluk, Hafıza zayıflığı, Çabuk yorulma ve kalp çarpıntısı, Sık idrara çıkma.
Bitkilerle tedavi; Bu bitkiler sürekli kullanılırlarsa tedavide iyi sonuç verirler Bol kükürt ihtiva eden sarımsak, soğan, turp vb. yenmelidir. Zeytin yaprağı, Zerdeçal, Enginar yaprağı, Servi tohumu, Limon.

DANA VE SIĞIR ETİ:
Dana ve sığır etini, devamlı yemeyiniz. Dana ve sığır eti devamlı yenirse kalın bağırsak kanseri, kötü huylu tümör, basur, cilt hastalıkları, damarların büzülmesi ve daralması gibi hastalıklar meydana gelir. Dana ve Sığır etinin zararı baharatla telafi edilir. “Sütü şifa, yağı deva, eti marazdır. ” Hadisi Şerif.

DEFNE YAPRAĞI:
Terletici, antiseptik ve midevi etkilere sahiptir.

DEMİR HİNDİ:
Müshil ve müleyyin bir etkiye sahiptir. Hiçbir tahriş edici etkisi yoktur.

DENGELİ VE SAĞLIKLI BESLENME:
Ağız yolu ile alınan besinler, önce ağızda, sonra mide, on iki parmak ve ince bağırsakta bazı işlemlere tabi tutulduktan sonra emilerek kana geçmektedir. Kana geçen bu besinler, kanda bulunan alyuvarlar vasıtasıyla hücrelere ulaştırılmaktadır. Kan ve kan dolaşımının genel manada iki vazifesi vardır. Birinci vazifesi, hücrelerdeki tahribatı tamir etmek, ikinci vazifesi ise, ölen hücrelerin toplanarak vücudun temizlenmesidir. Kanın içinde bulunan alyuvarlar, akyuvarlar gibi diğer maddelerinde, kanda mutlaka dengeli bir şekilde bulunması gerekmektedir. Mesela:Kanda alyuvarın azalması halinde kan seviyesinin azalması, yani kansızlık demektir. Kan seviyesinin azalması da insan vücudunda bulunan hücrelerin beslenememesine sebep olur. Bunun için kan seviyesini arttıran gıda maddelerinin bol miktarda tüketilmesi gerekmektedir. Akyuvarlar, insan vücudunun askerleri gibidir. Azalınca vücut savunmasında yetersiz kalırlar. Haddinden fazla çoğalması halinde de kana geçen ve alyuvarlar vasıtasıyla hücrelere taşınacak olan besinleri kullanarak, hücrelerin yine besinsiz kalmalarına sebep olurlar. Böylece beslenemezler. Bu durumun ortaya çıkmaması ve vücut sağlığı açısından dengeli ve sağlıklık bir beslenme için bazı mineraller, vitaminler ve bitkisel besinlerin mutlaka alınması ve çokça tüketilmesi gerekmektedir.

DENİZ KADAYIFI:
Dahilen, çok kullanılan bir göğüs yumuşatıcı ve öksürük kesicidir.

DEPRESYON:
Avokado; Sindirimi çok rahat olan bu meyveyi özellikle yeni doğmuş bebeklerin ilk maması olarak tavsiye ederiz. İçerdiği E vitamini kalbe iyi gelir, yüksek potasyum da dinç tutar ve insanı depresyona sokan uyuşukluluk ve rahatlığı üzerinden atar. Vücudun kolesterol oranını ayarlar. Teninizin sürekli hücre yenilemesine neden olur. (Zayıflamak isteyenler dikkat. Yağ oranı bir çikolata kadar yüksek olan avokadoyu yememenizi öneririz.)
Çikolata; Sütlü çikolataları tercih edin. Çünkü içerdiği kakao yağı, magnezyum, E vitamini beynin kendisini yenilemesine ve psikolojik rahatlık sağlamasına yardımcı olur. Migreni olanlar çikolatadan uzak durmalıdır.
İstiridye; İçindeki demir, sperm sayısını ve insanın seks gücünü artırır. A, B12 ve C vitaminleri içerir. Beyin için en faydalı yiyecek olan istiridye, enerji verir. (Dikkat Kolesterol oranı birçok balığın iki katıdır.
Patates; Orta boy bir patates, bir insanın bir gün içinde alması gereken C vitaminini içerir. Beyindeki serotonin adlı kimyasal maddenin kendisini yenilemesini sağlar.

DEVE ÇÖKERTEN:
Taş düşürücü, idrar söktürücü ve kuvvet verici olarak kullanılmaktadır.

DEVE DİKENİ:
Karaciğer hastalıklarına karşı ve safra artırıcı olarak kullanılır.

DİŞ:
Ekmek; Şekerli yiyecek yenildiğinde içindeki asitler dişlere her 20 dakikada bir saldırır. Ekmek, dişleri korur. Gün boyunca 6 ila 11 dilim ekmek yiyin.
Meyve; (Her çeşit) Günde 2 ila 4 öğün meyve tüketin.
Sebze; (Her çeşit) Günde 3 ila 5 öğün tüketin.
Yoğurt veya beyaz peynir; Eğer yemekler arası atıştırırken diş sağlığınızı düşünüyorsanız, kalsiyum deposu olan bu iki yiyeceği tercih edin.
Muz; Yüksek miktarda karbonhidrat içerir. Zengin bir potasyum kaynağıdır. Bu mineral, kalbin düzenli olarak çalışmasını ve tansiyonun düzenli olmasını sağlar.

DİŞ SAĞLIĞI;
Ağızda çürük diş bulundurmayınız. Yemeklerden sonra, mutlaka dişlerinizi fırçalayınız. Lokmaları iyice çiğneyiniz. Sindirimin iyi olması için iyi çiğnemek çok önemlidir. Halk arasında da söylendiği gibi iyi çiğnemek hazmın yarısıdır veya midenin dişi yoktur.

DİYABET:
Kuru fasulye; İçerdiği karbonhidratları vücudun şekere dönüştürmesi uzun sürer. Lif açısından zengin bir besindir. Bu da diyabet riskini büyük oranda azaltır.
Mercimek; B vitamini, demir, kalsiyum, potasyum, fosfor ve magnezyum içerir. Çözünebilir lif içermesi sayesinde kandaki kolesterol oranını düşürür. Bu nedenle diyabet ve kalp hastaları için kaçınılmaz bir besindir.

DOMATES:
Patlıcangillerden bir çeşit bitkidir. Kanın temizlenmesi, midedeki asitleşme, kabızlık, üreyi azaltmak, böbrek taşlarını düşürmek, damla hastalığı, karaciğer hastalığı, damarları açmak ve romatizmaya iyi gelir. Zayıflamak isteyen ve şeker hastalarına tavsiye edilir. Ürünü için yetiştirilir. vatanı Meksika ve Peru’dur. Yabani türünün meyveleri yuvarlak ve kiraz kadar küçüktür. Domatesin içeriğinde lycopin denilen bir madde bulunur. B, c vitaminleri bakımından zengindir. Gövde ve yapraklarında solanin denilen zehirli bir alkoloid bulunur.
FAYDASI; bol idrar söktürür. Vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını ve kanın durulmasını sağlar, damar sertliğini giderir. Romatizma ve nikriste faydalıdır. Safra ve böbrek taşlarının düşürülmesine yardımcı olur. Üremiyi düşürür. Hazmı kolaylaştırır. Kabızlığı giderir. Mide ve bağırsakların düzenli bir şekilde çalışmasını sağlar. Cilde tazelik ve pembelik verir. İsiliği ve mayasılı giderir. Nasırların sökülmesine yardımcı olur. Çıbanların olgunlaşmasını sağlar. Arı sokmasında ve yanıkların tedavisinde faydalanılır. Kansere karşı korur. Midesi zayıf olanlar, böbrek ve mesanelerinde iltihap olanlar, suyunu içmelidirler.

DUA:
“Mü’minin mü’mine gıyabi duası makbuldür.” “Dua ibadetin özüdür, hastalıklar günahlardır, ilacı istiğfardır.” “Hastalarınızı sadaka ile tedavi edin.” “Belaya, dua ve sadaka ile karşı koyun.”

DUT:
Saç dökülmesi, kansızlık, böbrek ve idrar yolları, ishal ve yorgunluğa iyi gelir. Şişmanlatma ve şekeri yükseltme endeksi düşüktür. Ölçülü yenmelidir. Beyaz dut yaprakları idrar söktürür. Vücutta biriken suyu boşaltır. Aç karnına yenen beyaz dut bağırsak solucanlarını söktürür.

DUT MEYVESİ (KARA DUT):
Meyvelerden hazırlanan şurup, gargara halinde, ağız ve boğaz hastalıklarına (pamukçuk) karşı kullanılır.

EBEGÜMECİ:
Göğsü yumuşatır. Öksürük keser. Mide bulantısı ve kusmaları önler. Ateşi düşürüp vücuda rahatlık verir. Boğaz ve bademcik iltihaplarını giderir. Dişeti hastalıklarını tedavi eder. Bu bitkinin yaprakları tahriş olan cildi dış etkenlere karşı korur. Cildi nemlendirir ve yumuşatır. Ebegümeciyle kan dolaşımını hızlandırabilir, bağ dokusunun elastikiyetini artırabilirsiniz. Ayrıca göz altındaki kırışıklara ve şişliklere de iyi gelir.

EĞİR KÖKÜ:
Dahilen prostat, haricen ise romatizma için kullanılır. Gaz söktürücü, terletici ve antispazmotiktir.

EKŞİ ELMA ( YABANİ ELMA ):
Gülgillerden ormanlarda yetişen bir ağacın meyvesidir. Meyveleri küçük ve çok ekşidir. Çiçekleri, açık pembedir.
FAYDASI; mide ve bağırsaklardaki gazı boşaltır. Buralardaki iltihapları giderir.

EKŞİ YİYECEKLER:
Devamlı yenirse, bedene zararlı, uzuvları kurutucudur. Zayıflamak için yenebilir.

ELLER:
Sağ elle yiyip içmek sünnettir. Sağ elin enerji boyutu yüksektir. Yani, sağ eldeki müspet enerji, ele alınan maddelerdeki olumsuzlukları arındırır.

ELMA:
Gastrit ve ülser için faydalıdır. Kanı temizler. Kolesterolü düşürür. Damar sertliğini önler. Bağırsakları çalıştırır. Şeker ve tansiyonu düşürür. Dişleri temizler. Migren krizine engel olur. Cildi güzelleştirir. Ve yaşlanmayı geciktirir. Kabuğu ile yenmesi tavsiye edilir. Günde bir elma yemek, doktoru evinizden uzak tutar. İki elma yerseniz, kalp ve dolaşım sorunlarına karşı korunmuş olursunuz. Kolesterolü yok eder ve kabızlığı önler. Sindirimi kolaylaştırır. Kokusu rahatlatır ve kan basıncını düşürür. Artrit, romatizma ve gut hastalıklarına karşı da yararlıdır.

ENFARKTÜS:
Önemli ve tehlikeli bir kalp rahatsızlığıdır. Fransa'da ölümlerin % 20'si enfarktüsten olmaktadır. Kalbin bir bölgesinin, oraya besin ve oksijen taşıyan atardamardaki bir pıhtı ile tıkanması sonucu aniden ölmesidir.
Sebepleri; Atardamar iltihabı, Kanda pıhtılaşma, Kolesterol veya kireçlenme sonucu atardamarın iç çeperinin daralması ve sertleşmesi, Kalp spazmı.
Belirtileri; Kalpte korkunç bir sancı ve sıkıntı, Sol kolda sancı, Bazen kusma ve geğirme, Solgunluk ve gözün parlaklığını yitirmesi, Tansiyon düşüklüğü.
Bitkilerle tedavi; Bu bitkiler gerek krizden önce, gerekse kriz sırasında kullanılırsa tedavide iyi sonuç verirler Alıç çiçeği ve meyvesi, Dişotu, Limonlu sarımsak .

ENGİNAR:
Kandaki üre ve kolesterolü düşürür. İdrar söktürür. Kandaki şeker miktarını ayarlar. Damar sertliği ve kalp hastalıklarını önler. Böbrekteki kumların dökülmesine yardımcı olur. Prostat, meme ve rahim ağzı kanserine karşı iyi gelir. Enginarın içinde bulunan silymarin maddesinin, hücrelerin hasar görmesini engellediğine işaret eden araştırmacılar, ayrıca silymarin maddesinin, prostat, meme ve rahim ağzı kanserini önleme konusunda da etkili olduğunu belirtti. Enginarın içinde, fiber, magnezyum, folate ve c vitamini bulunduğu, bu sebzeyi bol miktarda tüketenlerin, bulundukları yaşın daha altında gösterdikleri belirtildi.

ERİK:
Vücut sıvılarının yeterli oranda olmasını, sinirlerin uyarımını, kas dokusunun çalışmasını sağlar. Zayıflamak isteyen ve şeker hastaları yiyebilirler.

ERKEÇ ETİ:
Erkeç teke değildir. Keçinin erkeğinin kısırlaştırılmışıdır, Erkeç eti yemekte sakınca yoktur. Kıymayı erkeç etinden yaptırabilirsiniz.

ET YEMEK;
40 gün hiç ara vermeden et yemeyiniz. Dengeleyiniz. 40 gün içinde, hiç et yememezlikte yapmayınız.

EZAN:
Ezan okununca müspet bir enerji oluşur. Şeytan kaçar, yeni doğan çocukların kulağına okunan ezanın hikmeti ortaya çıkar. Okuyan ve dinleyen müspet enerjiyle dolar.

FASULYE:
Baklagillerden, barbunya, çalı, ayşekadın, horoz gibi birçok çeşitleri olan bir bitki ve bunun sebze olarak kullanılan yeşil ürünü ve kuru tohumlarıdır.
FAYDASI; taze fasulye, bedeni ve zihni yorgunlukları giderir. Vücudun kuvvetlenmesini sağlar. Pankreas bezi'nin gereği gibi çalışmasına yardımcı olur. Şeker hastalığını önler ve kandaki şeker miktarını düşürür. İdrar tutukluğunu giderir. Albümini düşürür. Böbreklerdeki kum ve taşların dökülmesine yardımcı olur. Karaciğer yetersizliğini tedavi eder. Zehirlenmelerden sonra yenilecek olursa, çabuk iyileşmeyi sağlar. Kalbi ve böbrekleri kuvvetlendirir ve kalp çarpıntılarını giderir. Fasulye pişirilirken, pişirme suyunu 2-3 kere değiştirmek gerekir.

FELÇ:
Turunçgiller; C vitamini zengini turunçgiller içerdikleri flavonoid adlı antioksidanlar sayesinde atardamarların, kalbin zarar görmesini önlüyor. Portakal içerdiği folik asit, kalp dostu potasyum ve kalsiyum sayesinde sağlıklı alyuvar hücrelerinin çoğalmasına neden oluyor.

FESLEĞEN:
Sakinleştirici ve yatıştırıcı özelliği vardır. Enerji verir ve cildi rahatlatır. Fesleğenli saç losyonlarıyla saç derisine masaj yaparak, onların kökünü güçlendirebilirsiniz. Fesleğen yağıyla selüloitlerinizden de kurtulmanız mümkün. Yatıştırıcı, midevi, idrar artırıcı ve gaz söktürücüdür.

FINDIK:
Palamutgillerden, kuzey yarımküresinin ılık yerlerinde ve yurdumuzun en çok Karadeniz bölgesinde yetişen ufak bir ağaçtır. Meyvesi (fındık), sert bir kabuk içindedir. İçeriğinde nişasta ve yağ vardır.
FAYDASI; bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. Vücuda kuvvet verir. Nekahet devresinin çabuk geçmesini sağlar. Hamilelere de faydalıdır. Dövülmüş yenirse öksürüğü keser. Varise faydalıdır. Fındık yağı, böbrek ağrılarını giderir. Kum ve taşların düşürülmesinde yardımcı olur. Bağırsak solucanlarını düşürür. Sarada da faydalıdır. Mideleri hasta olanlar, damar sertliği ve yüksek tansiyondan şikayet edenler, çok az yemelidirler.

FUNDA:
İdrar yolları dezenfektanı, idrar söktürücü ve kabız etkilere sahiptir.

GELİNCİK:
Yatıştırıcı, öksürük kesici, göğüs yumuşatıcı ve hafif uyutucu etkilere sahiptir.

GİNSENK:
Kirlenen hafızaların, unutkanlık ve bellek temizlemenin ilacı. Kalp kuvvetlendirici ve yorgunluğu gidericidir. Cinsel gücü artırıcı etkileri vardır.

GÖZ:
Mısır; Zeaksantin adlı bir bitkisel bileşim içerir. Bu madde yaşa bağlı olarak gelişen görme bozukluklarını azaltır.
Ispanak; Antioksidan özelliği taşıyan A vitaminine dönüşen betakaroten içerir. Sağlıklı gözler için gereklidir. Katarakt ve diğer göz tabakalarının bozulmasına karşı lutein maddesi de içerir. Pişirdikten sonra hemen tüketin beklemesi halinde içindeki yararlı maddeler toksit maddelere dönüşebilir.

GREYFURT:
Karaciğeri çalıştırır. İştah açar. Cinsel gücü artırır. Sabahları aç karına içilmelidir. Şişmanlatmaz ve şekeri yükseltmez. C vitamini bakımından çok zengindir. Yarım greyfurt günlük c vitamini ihtiyacının yüzde altmışını sağlar. Kolesterol oranını düşüren pektin maddesi bulunur. Kansere karşı koruyucu özellik taşır. İştah açar.

GRİP:
Satsuma (Küçük portakal); İçerdiği folik asit ve C vitamini sayesinde öksürüğü ve kanlı tükürükleri keser. Ayrıca kan pıhtılaşmasına karşı en etkin doğal yiyecek olduğu için ileri yaşlarda felç yada kalp krizi riskini de azaltır.
Tarçın; Yemeklere girmiş olabilecek E-coli bakterisinin vücutta yayılmasını engeller. Mideyi düzene sokar. Kusmayı engeller. Hatta bal yada limon suyuyla birlikte alındığında boğazdaki yanmaları keser.
Hardal; İçindeki singrin maddesi, midenin gaz çıkarmasına yardımcı olur. Sindirim sistemini düzenler, mide ağrılarını giderir. En fazla bir çay kaşığı alınmalıdır.
Nane; İçerdiği mentol, midenin normalleşmesine neden olur. Vücuda giren grip mikrobuna karşı savaştığı gibi, ileri yaşlarda ülsere yakalanma riskini de azaltır. Nane çayı, baş ağrısı, grip, stres gibi hastalıkların yanı sıra mide yanmasına da bire birdir.

GUSÜL ABDESTİ:
Gusüllü ve gusülsüz insanın enerji boyutları, artıyla eksi gibidir. Gusül abdesti, insanı tekrar müspet enerjiyle doldurur.

GUT HASTALIĞI (EKLEM AĞRILARI):
Gut hastalığında kereviz ve kiraz sapı. Ağrılar için Nane, kekik gibi bitki yağları kullanılır.
Hamsi; Omega-3 yağı açısından çok zengindir. Kolesterol seviyesini düşürür. Kanın pıhtılaşmasını önleyerek damar tıkanıklığı, kalp krizi ve dolayısıyla da felç geçirme riskini düşürür. Haftada en az 1 kez yemek gerekir. Kalp hastaları için bu miktar haftada 3-4 porsiyon olmalıdır.

GÜNEŞ IŞINLARI:
Sürekli güneş ışınlarına maruz kalmayınız. Özellikle son yıllarda ozon tabakasında meydana gelen deliğin büyümesi sonucu, güneşin zararlı ültraviyole ışıkları deriyi zedeleyerek kansere yol açmaktadır. Özellikle beyaz tenli, açık saç ve göz rengine sahip kişiler, esmerlere göre daha fazla risk altındadır. Derinin üst tabakasının hemen altında yer alan ve deriye rengini veren pigment dediğimiz kahverengi maddecikleri içeren hücreler sarışınlarda esmerlere göre daha azdır. Aslında bu pigmentler güneş ışığının zararlı etkisini önleme görevini yaparlar. Bu sebeple esmerlerde deri kanseri daha az, sarışınlarda daha fazla görülür. Ancak bu pigmentlerin koruyucu etkisi de sınırlıdır. Bu sebeple, güneş ışığının uzun süre etkisinde kalanlarda, deri kanserleri geliştiği bilinmektedir. Ozon tabakası deliğinin büyük olduğu bölgeler (Avustralya gibi) daha fazla risk altındadır. Güneş ışığının bu zararlı etkisinden korunmak için güneşte kalmamaya özen göstermeli özellikle saat 10-16 arası güneşten uzak durulmalı, güneşe çıkarken bedeni koruyan giysiler giyilmeli ve koruyucu faktörü yüksek güneş kremleri sürülmelidir. Ayrıca kozmik ışınlardan korununuz.

GÜNLÜK:
Dahilen kuvvet verici, yatıştırıcı, kabız, idrar artırıcı, adet söktürücü, adet getirici ve romatizma ağrılarını dindiricidir.

HAMİLELİK:
Enginar; Bol miktarda folik asit ve potasyum içerir. Düşük yağ oranı, sindirimi kolaylaştırıcı etkisi, antioksidan özellikleri sayesinde anne adayı ve bebeğin sağlığına önemli faydaları vardır.
Böğürtlen; E vitamini içerir. Vücuttaki zararlı besin atıklarının temizlenmesini sağlar. C vitamini boldur. Cenini korur.

HARDAL TOHUMU:
Haricen lapası, yakısı ve banyosu yapılır. Kanı cilde toplamak ve ağrı kesmek için kullanılır.

HASTALARA MANEVİ TAVSİYELER:

“Hastalık sabreden için dert değil belki bir nevi dermandır.” “Hastalıkla geçen bir ömür, Allah’ tan şekva etmemek şartıyla mü’ min için ibadettir.’’ “Hastalık hiç aldatmaz bir nasih ve ikaz edici bir mürşittir.” (hastalık ahireti hatırlatır.) “Vücudumuz bizim mülkümüz değildir. Allah mülkünde istediği gibi tasarruf eder. Hakkımız şekva değil şükürdür.” (Şafi ismini hastalıkla bil.) “Hastalık uyandırıncaya kadar sabra çalış. Hastalık vazifesini bitirdikten sonra, Halık-ı Rahim inşallah sana şifa verir.” “Buda geçer “Ya Hu” de şekva yerine şükret.” “Hastalıktaki manevi ibadet ve uhrevi sevap cihetini, düşün, zevk almaya çalış.” “İllet olmazsa afiyet zevksizdir. Maraz olmazsa sıhhat lezzetsizdir.” (Yani hastalık olmazsa sıhhatin kıymeti anlaşılamaz.) “Ermiş ağacı silkmekle nasıl meyveleri düşer, imanlı bir hastanın titremesi de öyle günahları silker.” “Hastalıktan elem ve korkmak ise, hastalık bazen ölüme vesile olduğu cihetindedir… Ehl-i iman için ölüm rahmet kapısıdır, ehl-i dalalet için zulümat-ı ebediye kuyusudur.” “Hastalığın hafifleşmesini istersen…Hastalığın faydalarını, sevabını düşün merakı kaldır, hastalığın kökünü kes. Merak hastalığı ikileştirir." “Cenaba-ı Hakkın sana verdiği sabır kuvvetini sağa sola dağıtma bu saatteki eleme tahşid et:“Ya sabır” de dayan.” “Farzı mümkün mertebede yerine getiren, Muttaki bir mü’min hastalık sebebiyle yapamadığı virdinin sevabını hastalık zamanında yine kazanır.” “Hastalık gafleti dağıtır, ahireti düşündürür, ölümü hatırlatır.” “Bir mü’minin gözüne perde çekilse ve gözü kapalı kabre girse derecesine göre ehl-i kuburdan çok ziyade o alem-i nuru temaşa edebilir.” “En ziyade musibet ve meşakkate giriftar olanlar, insanların en iyisi en kamilleridir.” “Hastalıkların bir kısmı var ki, (Doğum sancısı gark, hark ve taun gibi ) eğer ölümle neticelense manevi şehit hükmündedir.” “Acır, şefkat eder...hiç olmazsa şer’an sünnet olan keyfine sormak için ziyaretine gideriz.” (Hasta ziyaretinin ehemmiyetini hasta olunca anlarız.) “Hastaların keyfini sormak, fakat hastayı sıkmamak şartıyla ziyaret etmek sünnet-i saniyedir." "Hastanın duasını alınız onların duası makbuldür.” “Senin elin kırık ise kesilmiş ellere bak. Bir gözün yoksa , iki gözü de olmayanlara bak Allah’a şükret.” “Hastalık vazifeli gelmiştir, inşallah vazifesini çabuk bitirir gider.” “Allah her derde bir deva yaratmıştır, derdi o verdiği gibi şifayı da o veriyor. İlaçlara hasiyetleri veren ve tesiri var eden ancak Allah’tır.’’ “Etrafındaki insanlar hastalık sebebiyle sana hizmetkarlık ettiklerinden, efendilerine efendi oldun.” “Hastalık, dünyanın zevalini ve insanın fani olduğunu ihtar ediyor, daha dünya seni boğamıyor. Gaflet senin gözünü kapamıyor.” “Hastalık en katı kalpleri rikkate getirir, nazar-ı şefkati celbeder.” “Masum çocukların hastalıkları, o nazik vücutlarına bir idman, bir riyazet ve ilerde dünyanın dağdağalarına mukavemet verdirmek için bir şırınga ve bir terbiye-i rabbaniyedir.’’ (Çocuklara ve çocuk hükmündeki ihtiyarlara bakmak ibadettir. Hasta bakıcılar buna dahildir.) “İman ilacı her derde devadır. Feraizi yerine getirmekle tesirini gösterir.” “ Cenaba-ı Hak sizlere şifa versin hastalıklarınızı kefaret-üz-zünub yapsın.” Amin , Amin, Amin . Bediüzzaman Said Nursi’nin Risale-i Nur Külliyatından 25. Lem’a olan Hastalar Risalesinden istifade edilerek özetlenmiştir.

HATMİ ÇİÇEĞİ:
Göğüs yumuşatıcı ve tahrişleri gidericidir.

HAVACIVA:
Kabız ve yara iyileştiricidir.

HAVUÇ:
Gözler, cildimiz ve bağırsaklar için çok faydalıdır. Zayıflamak isteyenler ve şeker hastalarının yiyebileceği bir gıdadır. Çiğ ve rendelenerek yenilebilir. Havuç unbelliferae familyasından iki yıllık bir bitkidir. Bilimsel adı daucuz carota olan sebze önemli miktarlarda b1 ve b2 vitaminlerini de içerir. Havuçta bol miktarda şeker de bulunur.
FAYDASI; havuç suyunun mide ve bağırsak rahatsızlıklarına iyi geldiği bildirilmiştir. Midevi, gaz söktürücü, gebeliği önleyici ve cinsel gücü artırıcıdır.

HAYIT TOHUMU:
idrar artırıcı, gaz söktürücü ve yatıştırıcıdır.

HELİLE (KARA-SARI):
Sarı helile müshil, kara helile ise kabız olarak kullanılır. Haricen ise yara iyileştiricidir. Siyahı ve sarısı var. Peygamberimiz (a.s.m), “Sizlere helileyi tavsiye ederim. Zira yüce Allah, bunda birçok hastalık için şifa yaratmıştır.”

HEMOROİD (BASUR):
Hindistan cevizi; İçerdiği myristin adlı madde kusmayı engeller, basur tedavisinde birebirdir. (Dikkat! Ancak fazlası basur için tehlikelidir.)

HİPERTANSİYON:
Sürekli yüksek tansiyondur. Yorgunluk, uykusuzluk, aşırı yeme, hızlı hareket gibi nedenlerle tansiyon yükselebilir. Ancak, sürekli değildir. Hipertansiyon ise kalbi idare eden sinir sisteminin aşırı hassaslaşmasından, ileri yaşlarda görülen damar sertliğinden, kanın katılaşmasından, böbrek rahatsızlığından (nefrit) ileri gelir. Hipertansiyonda kalp büyür ve felçlere neden olabilir.
Belirtiler; Sürekli baş ağrısı ve baş dönmesi, Dengesizlik, Görmede zayıflık ve gözler önünde sinekler uçuşması, Çarpıntı, Nefes darlığı, Kulaklarda çınlama, El ve ayakların sürekli üşümesi, Bacaklarda sık sık kramplar, Uykusuzluk , Hafıza zayıflığı, Geceleri ellerde karıncalanma.
Bitkilerle tedavi; Bu bitkiler, hipertansiyon tedavisinde iyi sonuç verirler Sarımsak, Alıç çayı, Limon kürü, Ökse çayı, Zeytin yaprağı çayı.

HORMONLU GIDALAR;
gıdalardan kendinizi koruyun. Bilhassa seralarda yetişen hormonlu gıdalardan. Fıtri olmayan, sonradan yapılan bir müdahale ile yetiştirilen, çekirdeksiz meyve ve sebzeler kısırlık yapar. Hormonlu gıdalar, kanseri daha çok tetikler.

HURMA:
Vücudun sağlıklı ve zinde kalmasını sağlar, organlara bol miktarda hareket ve ısı enerjisi verir. Şişmanlatma ve şekeri yükseltme endeksi düşüktür. Doğumdan önce bol miktarda yenirse, doğum kolay olur.

HÜNNAP:
Göğüs yumuşatıcı, öksürük kesici, müshil ve kan temizleyicidir. Şeker hastalığına karşı da kullanılır.

IHLAMUR:
Ihlamurgiller familyasından, kerestesi güzel, bir gölge ağacı ve bunun kurutularak çay gibi haşlanıp içilen güzel kokulu çiçeğidir. Temmuz ve ağustos aylarında toplanıp, kurutulur. Birçok çeşidi vardır.
FAYDASI; sinirleri kuvvetlendirir, sinir bozukluğunu giderir. Uyku verir. Kan dolaşımının normal olmasını sağlar. Kansızlığı giderir. Kalp kifayetsizliğinde faydalıdır. Damar kireçlenmesini önler. Böbrekleri ve mesaneyi temizler, idrar söktürür, kum döker, taş oluşmasını önler, ter söktürür. Grip ve soğuk algınlığının şikayetlerini giderir. Göğsü ve bronşları yumuşatır. Mide ifrazatını artırır. Balla karıştırılıp içilirse, mide ülserine faydalıdır. Kabızlığı ve bağırsak spazmını giderir. Boyun ve yüze güzellik verir. Burkulma ve ezilmelerde ağrıyı keser. Saç dökülmesini önler. İdrar artırıcı, terletici, yatıştırıcı, uyutucu ve göğüs yumuşatıcıdır.

ISIRGAN OTU:
Isırgangillerden ilkbaharda yetişen, her tarafı sert tüylerle kaplı bir büyük ottur. Tüylerinin içeriğinde formika asit vardır. Sürüldüğü yeri kaşındırır ve yakar. Tohumları da kullanılır.
FAYDASI; yaprak, kök ve tohumları dahilen kan temizleyici, idrar artırıcı ve iştah açıcıdır. Dıştan tatbik edildiği zaman, iç organlarda biriken kanı çeker. Romatizma ve mafsal ağrılarını dindirir. Burun kanamasını keser. Egzamanın şikayetlerini giderir. Aybaşı kanamalarının düzenli olmasını sağlar. Böbrek kumlarını döker. Balgam söktürür. Haricen tatbik edildiği zaman, dalak hastalıklarına ve çıbanlara da faydalıdır.

ISPANAK:
Zihinsel ve fiziksel yorgunlukları giderir. Kan yapar, zayıflamak isteyen ve şeker hastaları yiyebilir. Kalp hastalıklarına, felce, yüksek tansiyona, yaşlılığın getirdiği göz hastalıklarına, kansere, hatta pişik rahatsızlıklara karşı da etkili bir sebze. Göz hastalıklarına ve derideki lekelenmelere karşı etkili. Ispanak içerdiği iki kimyasal madde sayesinde görme bozukluklarına karşı etkili. Haftada 6 kez ıspanak yiyenlerin % 86 oranında yaşın ilerlemesiyle birlikte ortaya çıkan derideki lekelenmeler gibi bir sorunlarının olmayacağını gösteriyor. Ayrıca yaşla birlikte ortaya çıkan göz hastalıklarına karşı da etkili. Bir porsiyon ıspanak, günlük demir ihtiyacımızın onda birini karşılıyor.

İBADET:
İnsanın Allah’a en yakın olduğu an secdedir. İbadetin ruhu, ihlastır. İhlas, yapılan ibadetin Allah için yapılmasıdır. Öncelikle stresten, sinir bozukluğundan, sıkıntıdan, kurtulmak için, Abdest alınır. Böylece, vücuda su değmiş olur. Menfi enerji gider, müspet enerji gelir. Namaza durduğumuz zaman, vücut çevresindeki müspet enerjiyi çeker ve ısınır. Bedendeki menfi enerjide secde ile topraklanır. Erkeklerde 8 noktadan, (alın, burun, eller, dizler ve ayak uçları) kadınlarda 10 noktadan, (alın, burun, eller, dirsekler, dizler ve ayak uçları) topraklama gerçekleşir. Aynı zamanda, beyne lazım olan temiz kan gönderilerek, beynin beslenmesi sağlanır. Böylece vücuttaki menfi enerji topraklanır, insan huzura kavuşur.

İÇME SULARI:
İçme suları ilaçsız olmalıdır. Doğal memba suları içiniz. Çünkü vücutta ortaya çıkan zararlı ve zehirli maddeleri temizleyip idrarla dışarı atmak için bol miktarda su içmeliyiz. Kabızlığı önler. Tokluk hissi verir. Yağ depolanmasına engel olur. Böbrekleri çalıştırır. Günlük su ihtiyacımız 2 litre kadardır. Bitki çayları ile, doğal meyve suları susuzluğu gidermek için idealdir.

İDRAR VE BÖBREK:
Pancar; Böbrekleri çalıştırır. Önemli bir potasyum kaynağıdır. Vücuttaki tuz oranını dengeler. Bu sayede böbrekler ve idrar yollarının çalışmasını destekler.
Kavun; Orta boy bir kavunun yarısı, günlük C vitamini ihtiyacını tamamen karşılar. A vitamini ve betakaroten içerir. Bunlar antioksidan, yani vücudu temizleyici etkiye sahiptir. Böbrekleri rahatlatır. Yüksek miktarda su ve düşük miktarda kalori içerir.

İDRAR YOLLARI:
Nane; İdrar söktürücü özelliğe sahiptir. İçerdiği mentol, midenin normal işlevini görmesine neden olur. Vücuda giren grip mikrobuna karşı savaştığı gibi, ileri yaşlarda ülsere yakalanma riskini de azaltır. Sabahları mide bulantısını keser. Nane çayı, baş ağrısı, stres gibi hastalıkların yanı sıra mide yanmasına da bire birdir. Ancak nane çayını aç karnına değil, tok karnına içiniz.
Elma; Kolesterolü düşürür, sindirim sistemini düzenler ve idrar ve hacet yollarındaki sorunları giderir. İçindeki C vitamini ve pektin oldukça faydalıdır.
Kepekli ekmek; B3 vitamini, demir, potasyum ve folik asit içerir. Çok fazlası idrar yollarına zarar verirken, günde 2 dilim yemek iyi gelir.

İĞDE ÇİÇEĞİ:
Kabız, kuvvet verici ve antiseptiktir. C vitamini deposudur. Gribe karşı etkilidir.

İKİ ÖĞÜN YEMEK:
İki öğün yemek, ruha hafiflik ve sıhhat verir. Şefaate sebeptir.

İLAÇLAR VE KEMOTERAPİ:

İlaçların yan etkilerinden kendinizi koruyunuz. Aşırı ilaç kullanmayınız. Tedavi doğal olsun. Klinik deneyimler göstermiştir ki genel durumu iyi olan hastalar bile ilaç tedavisinden sonra sarsılmaktadırlar. Bunun da sebebi, yüksek dozda kullanılan ilaçların yan etkileridir. Yan etkilere dikkat. İlaçların organlara taşınması, özellikle karaciğer ve böbreklerde oluşturdukları zehirleyici (Toksit) etkiler, besin maddelerinin iyi emilimini ve yararlı kullanımını engelleyebilir. İlaç ve ışın tedavisi sadece tümörlü dokuya değil sağlam dokulara da zarar verir. Bu sebeple, besin maddeleri ve bol sıvıyla sağlam dokuları korumak gerekir Kanser tedavileri bedeni sarsar çünkü uygulanan tedaviler sadece kanser hücrelerini öldürmekle kalmaz bedenin diğer sağlam dokularına da zarar verirler. Kimi tedavilerse aynı zamanda savunma sistemini de zayıflatır. Bu sebeple pek çok yan etkisi ortaya çıkar. İştah kaybı, bulantı, kusma, ağızda yaralar ve yutma güçlükleri medyana gelir. Hasta kendini çok halsiz ve kötü hisseder. Bu durumda beslenme zorlaşır. Ancak bilinçli ve kararlı bir beslenme ile bu zorluklar yenilebilir. CHICAGO - Kemoterapi tedavisi gören kanser hastalarında meydana gelen hastalık ve ölümlere, kandaki bir protein eksikliğinin yol açtığı belirlendi. Lancet dergisinde yayınlanan rapora göre, kanda mannose-bind-ing lectin ( MBL ) proteinin kemoterapi sırasında azalmasının enfeksiyonlara yol açtığının tespit edildiği belirtildi. Raporda, MBL’nin vücudunun bağışıklık sistemi üzerinde önemli rol oynadığına değinen uzmanlar kemoterapinin beyaz kan hücrelerinin de yoğunlaşmasını azalttığını kaydetti. Bu hücreler vücudun savunma sisteminde rol alıyor. İngiltere’nin başkenti Londra’da Great Ormond Street Çocuk hastanesinde kanserli 100 çocuk hastanın MBL yoğunluğu ölçüldü. Kanlarında MBL yoğunluğu az bulunan çocuk hastaların enfeksiyonla karşı karşıya oldukları belirlendi. Uzmanlar miyeloid lösemi kanseri hastası çocukların yüzde 65’inin, kemoterapiden kaynaklanan hastalıklar’ dan öldüğünü belirtiyor. Ayrıca MBL eksikliği bulunan kanser hastalarında, kemoterapi sonrası ciddi enfeksiyonların meydana geldiği belirlendi. Kanser hastalarına yapılan kemoterapi ve ışın tedavisinin yan etkilerini azaltmak için verilen bazı ilaçların, rahim boynu ve akciğer tümörlerinin büyümesini hızlandırdığı bildirildi. "Cancer Research" dergisindeki habere göre, Heidelberg ken-tindeki Alman Kanser Araştırma Merkezi'nde (DKFZ) görevli Ingrid Herr başkanlığındaki ekip, dexamethason maddesinin insanlardan alınıp farelere aktarılan tümörler üzerindeki etkisini inceledi. DKFZ tarafından yapılan açıklamada, glukokortikoid sınıfına giren dexamethason maddesini içeren ilaçların kemoterapinin saç dökülmesi ve mide bulantısı gibi yan etkileri için kullanıldığı belirtildi. Bazı kanser türlerinde bu ilaçların verilip verilmemesinin incelenmesi gerektiği kaydedilen açıklamada, rahim boynu ve akciğer tümörlerinin glukokortikoid hormonlarının verilmesiyle daha hızlı büyüdüğü ifade edildi. Hayvanlar üzerinde yapılan deneyin sonuçlarının insanlarda da geçerli olacağını tahmin eden Herr, bu ilaçların çok yaygın olduğunu, fakat cannabinoid grubundaki ilaçlar gibi alternatiflerinin de bulunduğunu kaydetti. Dexamethason maddesinin programlı hücre ölümüne etki ettiğini belirten Herr, bu mekanizmanın bloke edilmesinin, tümör hücrelerinin tedaviye yanıt vermemesinin ana nedeni olduğunu söyledi. Herr ve ekibi, glukokortikoidlerin başka kanser türleri üzerindeki etkisini de inceliyor Kemoterapiden sonra sakın zayıflama diyeti yapmayınız. Yiyeceklerinizin besin değerini arttırınız. Vitamin ve mineralleri doğal şeylerden almaya çalışınız.

İNCİR:
Hamileler ve çocuklar için çok faydalıdır. Az yenirse şekeri yükseltmez, kolit, akciğer ve yorgunluğa iyi gelir. Hazmı kolaylaştırır, kabızlığı giderir. Bağırsakları yumuşatır. Kabızlığı giderir. Bronşit, öksürük ve boğaz ağrılarında faydalıdır. Enerji verir.

İNCİR VE ZEYTİN:
İncir ve zeytin konusunda ayeti kerime var. Kuru incir, zeytin yağı içinde 15 – 20 gün, güneşte bekletilerek yenir ve yağından içilirse, sperm sayısını artırır. “ Zeytinyağı 70 derde devadır.” Hadisi Şerif. Zeytinyağı vücudu besler, tok tutar, kolesterolü düşürür, kalp ve damarları korur, safra kesesi ve raşitizm hastalığı için faydalıdır. Karaciğerin temizlenmesine yardımcı olur. Kabızlık için faydalıdır. Böbrekleri temizler ve taşların düşmesine yardımcı olur.

İSİMLER:
İsimler güzel manalar ifade etmeli. Allah lafzının başına Abd kelimesi getirilirse. Allah’ın kulu manasına gelen “Abdullah” olur. Güzel isimlerin enerji boyutu yüksektir.

İSRAF:
“Yiyiniz, içiniz, israf etmeyiniz.” Ayeti Kerime.

KABAK:
Kabızlık, hemoroit ve bağırsak kanserine karşı önleyici etkiye sahiptir. Zayıflamak isteyenler ve şeker hastalarının yiyebileceği bir gıdadır.

KABUKLU YEMİŞLER:
Fındık, fıstık, ceviz, badem gibi, kolesterolü yükseltmezler, kalp ve damarları koruyucudurlar. Enerji verirler, cinsi gücü artırırlar. Bedensel ve zihinsel yorgunluğa iyi gelirler. Kilo ve şekeri olanlar ölçüyü kaçırmadan yiyebilirler.

KAFUR:
Sinir sistemi, solunum ve kalp üzerinde uyarıcı etkileri vardır.

KAKULE:İştah açıcı, gaz söktürücü ve midevi etkilere sahiptir. Kahveye konur.

KALP İÇİN KULLANILACAK GIDALAR:

BEZELYE;
Haftada 10 porsiyon domatesli bezelye yemeği yiyen bir erkeğin, yemeyene oranla prostat kanserine yakalanma riski yüzde 35 daha az. B vitamini ve protein deposu olan bezelye, kalp için de çok önemli.

KEPEKLİ EKMEK;
Kalp hastalıklarıyla bağırsak kanseri için faydalıdır. Günde 12 gramdan fazlası kişiye göre zararlı olabilir.

KİRAZ;
100 gramında 40 kalori bulunuyor. İçerdiği Ellegic asit, vücudu kansere karşı korurken, kiraz kalp damarlarındaki normal bir kan dolaşımını sağlar. Çok kiraz yenmesi, gut hastalığına yakalanma riskini de düşürür. Günde 20 kiraz yemek 1 aspirin yerine geçiyor.

ÇİKOLATA;
E vitamini, magnezyum ve demir, kalp hastalıklarına yakalanma riskini düşürür. Günde en fazla 1 çikolata yiyin.

ELMA;
Günde 5 adet yiyin.

MISIR GEVREĞİ;
Günde 1 tabak yeterli.

SALATALIK;
Diyet yapanların en büyük yardımcısı olan salatalık, kolesterolü düşürür. Kalbi güçlendirir. Unutmadan ekleyelim. Salatayı soymadan yiyin. Çünkü kalbi kuvvetlendiren madde, kabuğu ile derisi arasında bulunuyor.

YUMURTA;
Tüm yiyecekler içinde en kaliteli proteini içerir. En önemli özelliği, kolesterol oranını düzenleyen lesitin maddesi içermesi. Tavada az yağda pişirilmiş yumurtayı tavsiye ederiz.

SARIMSAK;
Mutfağınızdan eksik etmeyin. En az 1000 doğal tedavide kullanan sarımsak, sindirim sisteminden, kansere, kan dolaşımından kalp hastalıklarına kadar her şeye yararlı. Ancak hamileler dikkat olmalı. Aşırı sarımsak da kalp yanmaları ve çarpıntılarına yol açar. Günde bir diş yeter.

HUMUS;
E vitamini zengini humus, kanda kolesterol oranını da ayarlar.

KAVUN;
Bir kavunun yarısı insan vücudunun günlük C vitamininin ihtiyacının tamamını, A vitaminin de yüzde 15'ini karşılar. Kavun, kalp ve böbrek hastalarının diyetlerinde sıkça kullanılan bir meyvedir.

SÜT;
Tam bir kalsiyum, protein, folik asit, A, E ve D vitaminleriyle fosfor deposu. Çocuk, genç ve hamilelerin günde en az yarım litre süt içmesi tavsiye ediliyor.

ŞEFTALİ;
Bir şeftali, günlük C vitamini ihtiyacınızın yarısını karşılar. Sindirimi kolay olan meyvenin koyu renklilerini tercih edin. Çünkü kabuğuna renk veren betakarotene maddesi, kalp ve kansere karşı faydalıdır.

PİRİNÇ;
E ve B12 dışında tüm B vitaminleri ve potasyum içerir. Özellikle kolon ve bağırsak kanserlerine faydalıdır. Kolesterolü düşürdüğünden kalbe iyi gelir.

TUZ;
Vücuttaki kan dolaşımını ve sinir sistemini düzenler. Mide kanseri, kemik erimesi, kalp sorunlarına bire birdir. İngiliz Sağlık Bakanlığı, halkına günde 9 gram tuzun kafi olduğunu, aşırısının vücuda zarar vereceğini açıkladı.

YEŞİL ÇAY;
Günde 2 bardak içilen yeşil çayla, 4 elma, 5 soğan, 7 portakal yemiş gibi kalp dostu antioksidan madde almış olursunuz. Özellikle çocukların haftada en az 6 bardak sütlü çay içmesi öneriliyor.

TON BALIĞI;
Kolesterol ve tansiyonu düzenler. Anemi hastalığına karşı D ve B12 vitamini içerir. Birçok kansere karşı vücudu içerdiği nikotinik asitle korur. Bir konserve ton balığı vücudun D vitamini ihtiyacının tamamını karşılıyor.

HİNDİ ETİ;
125 gram hindi eti, vücudun günlük folik asit ihtiyacını karşılar. Folik asit, Kan hücrelerinin yenilenmesine yardımcı olur.

KARPUZ;
Bir dilimiyle günlük C vitamini ihtiyacınızın %80'nini karşılarsınız. İçerdiği potasyum, kan dolaşımını sağlar.

KALP SPAZMI:
Kalbi besleyen atardamarların kireçlenme ve kolesterol sonucunda daralması, böylece daha az kan geçebilmesi nedeniyle ortaya çıkar. Yemeklerden sonra veya süratli yürüme, merdiven çıkma, soğuk hava teneffüs etme sırasında zaman zaman sol göğüste bir ağrı hissedilir. Bu ağrı sol omuza ve sol kola kadar yayılır ve hastaya nefes aldırtmaz. Daha çok erkeklerde görülür. Genellikle 5-10 dakika sürer. Kalp spazmının en önemli yanı, Enfarktüse yol açmasıdır.
Bitkilerle tedavi; Alıç çayı, Anason, Kimyon. Bu bitkiler tedavide iyi sonuç verirler.

KANSERİN TARİFİ:

Anormal hücrelerin kontrolsüz bölünmesi ve çoğalması ile oluşan hastalıktır. Kanser, başlangıç yerinden vücudun diğer bölümlerine yayılabilir ve uygun şekilde tedavi edilmezse ölümcül olabilir. Kanser, doku ve organlarımızın işlevlerini bozan yada bu işlevlerin tümden ortadan kalkmasına yol açan bir hastalıktır. Kanserli hücreyi tanımlamak gerekirse “Ölmeyi unutmuş hücre” diyebiliriz. Yukarıda da belirttiğimiz gibi kanser hücresi de doğar, gelişir ve çoğalır. Ancak bu hücreler ölmezler. Çünkü bu hücrelerin ölümünü düzenleyen gende bozukluk oluşmuştur. Bu sebeple hücrenin ölümü gerçekleşmez ve kanser hücresi sürekli bölünerek çoğalmayı sürdürür. Çoğalan kanser hücreleri yaşamını sürdürmek ve yeniden çoğalabilmek için besine ihtiyaç duyarlar. Ayrıca çoğalarak sürekli artan kanser hücreleri kendilerine yer açmak zorundadırlar. İşte bu sebeple çevredeki hücre ve dokuları yıkıma uğratarak yok eder ve böylece hem beslenir hem de kendilerine yer açarlar. Buna kanserin yayılması diyoruz. Bu yayılma çevre dokulara olabildiği gibi uzak doku ve organlara da olabilir. Kanser hücreleri, kan damarlarını delerek kana karışıp uzak organlara kadar gidebilir. Başka organlara giden kanser hücreleri oraya yerleşip çoğalmalarını sürdürürler. Lenf damarları ve sinir yoluyla da benzeri yayılımlar görülür. Yediğimiz içtiğimiz bazı gıdalar, kanserojen etki yapıyor, bazıları da tedavi ediyor.

KANSERİN GENEL SEBEPLERİ:
Dengesiz beslenme:% 35,
Sigara:% 30,
Enfeksiyon hastalıkları:% 10,
Mesleki nedenler:% 4
Alkol:% 3,
Çalışma yerinin tozlu ve pis oluşu:% 2,
Gıdalara konan katkı maddeleri; % 1.
Görüldüğü gibi dengesiz beslenme kansere yol açan başlıca etkenlerden biridir. Yaşamımızın her alanında olduğu gibi beslenme alışkanlıklarımızda da doğaya dönüş söz konusudur. Tıp bir yandan hastalıkların tedavisinde yeni olanaklar araştırırken, öte yandan da sağlıklı bir yaşam sürdürme, hastalıkları önleme yolunda yoğun çalışmalar yapmaktadır. Bu alanda en yoğun çalışmalar beslenme üzerinde sürmektedir. Sağlıklı bir yaşam için bilim adamları gökkuşağındaki bütün renkleri içeren gıdaları yememizi öneriyor.

KANSER HASTALARININ YİYECEĞİ GIDALAR:

BROKOLİ;
Kansere karşı koruyucu vitamin dolu bir sebzedir...Göğüs, kolon, ve mide kanserini önler. Betakaroten ve C vitamini ihtiva eder.Vitamin ve demir eksikliğini giderir. İçerdiği kalsiyum nedeniyle kemik erimesini önler.

ÇİLEK;
Kolesterol düzeyini düşürür ve sindirim sistemini düzenler. Ellegic asit adı verilen kansersavan bir maddeyi de içerir.

DOMATES;
Likopen açısından zengin ender bitkilerden biridir. Likopen, pankreas gibi çeşitli kanser hastalıklarını önleme konusunda hayati önemdedir. C vitamini açısından zengindir ve bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. Lifli bir besin olması da bağırsak kanseri riskini azaltır. Kanserden koruyucu , zihinsel ve bedensel yaşlanmayı yavaşlatıcı özelliğe sahiptir. C vitamini açısından da zengindir ve bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. Fotokimyasallar bakımından oldukça zengindir. Likopin diye isimlendirilen bir antioksidan sadece domateste var. Asitli bir sebze olması nedeni ile pişme sırasında C vitaminini korumasına yardım eder. Domates olgunlaştıkça besin değeri artar.

FASULYE;
Fasulye, C vitamini ve betakaroten gibi kalp hastalığı ve kanseri önleyen antioksidanlar açısından zengindir. B vitamini de seks hormonlarını kuvvetlendirir.

FINDIK;
Kalp krizine karşı koruyucu olan E vitamini açısından en zengin besinlerin başında gelir. Kalp krizine karşı koruyucu olan E vitamini açısından zengin bir besindir. Her gün yenilen bir avuç fındık kansere ve kırışıklıklara karşı koruyucudur. İçerdiği yağlar doymuştur. Yani sağlığa zararlı değildir. Kötü kolesterolü düşürüp iyi kolesterol seviyesini artırarak kalp hastalığını önler.Ceviz gibi türleri ellagic adı verilen bir tür asit içerir. Bu asit kanserli hücrelerin kendilerini öldürmeleri anlamına gelen apoptosis sürecini başlatır.

HAVUÇ;
Tam 40 araştırma havuç tüketimi arttıkça kanser riskinin azaldığını ortaya koymuştur. Havuç tüketimi arttıkça kanser riskinin azaldığı ortaya konmuştur. Bunun temel nedeni betakaroten , C ve E vitaminleri gibi antioksidanlar açısından zengin oluşudur.

ISPANAK;
Kansere, kalp hastalıklarına, yüksek tansiyona karşı çok etkili bir sebzedir.

İNCİR;
Potasyum, demir ve kalsiyum içerir. Sindirim sistemine yardımcı olur. Eski çağlarda kanserli hücrelerin tedavisinde kullanılan incir, modern tıp tarafından da kansere karşı koruyucu olarak öneriliyor.

KAYISI;
Antioksidan olan betakaroten açısından zengindir. Hücrelere ve dokulara zarar veren moleküllerin etkisini ortadan kaldırarak kansere karşı koruyucu etkisi vardır. Lifli olduğu için bağırsakları koruyucudur. Hücrelere ve dokulara zarar veren moleküllerin etkisini ortadan kaldırarak kansere karşı koruyucu etki sağlar.

LAHANA;
Meme ve rahim kanserine etkilidir. Vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını sağlar. Kanserli hücrelerin çoğalmasını önleyen karoten maddesini içerir. Kandaki şeker miktarını düşürür.

NOHUT;
Yağ düzeyi düşük olan ve kolesterol içermeyen nohut kalsiyum, magnezyum, fosfor, potasyum, bakır, manganez, betakaroten ve folik asit açısından zengindir. Göğüs kanserine karşı korur.

PANCAR;
Demir ve folik asit açısından zengin olan pancar eski çağladan beri kan hastalıklarının tedavisinde kullanılmaktadır. Amerikalı uzmanlar pancar suyunun sarılık tedavisinde de etkili olduğunu belirtiyor.

PİRİNÇ;
Pirinç mükemmel bir enerji kaynağıdır. E ve B vitaminleri açısından zengindir. Bağırsak kanserine karşı koruyucu olan pirinç, kolesterolü düşürerek kalp krizi riskini de azaltır.

SARIMSAK;
Bağışıklık sistemini güçlendirdiği ve kansere, yüksek kolesterole, kalp ve dolaşım sistemi hastalıklarına karşı koruyucu etkisi vardır. Antibiyotik özelliğinden dolayı bağışıklık sistemini güçlendirir ve kanın akışkanlığını sağlayarak kolesterolü düşürür.

SOĞAN;
Bağışıklık sistemini güçlendirir. İçerdiği allicin ve sülfür mide ve bağırsak kanserine karşı koruyucu etkiye sahiptir. Son araştırmalar kemik erimesine karşı, peynir ve sütten daha etkili olduğunu göstermiştir.

ŞEFTALİ;
Teki bile insanın C vitamini ihtiyacının yüzde 50,sini karşılayabilir. Sindirimi kolaydır. Kansere ve kalp krizine karşı koruyucu olan betakaroten açısından da zengindir. Bir tanesinde 33 kalori vardır.

TAHILLAR;
Arpa, mısır, buğday, yulaf gibi tahıllar B ve E vitamini, potasyum ve kalsiyum içerir. Kanserojen maddelerin vücuttan atılması sürecini hızlandırır. Tahıl ağırlıklı bir beslenme rejimi, bağırsak kanseri riskini yarı yarıya azaltıyor.

ZEYTİNYAĞI;
İçindeki omega yağ asitleri, kandaki kolesterol düzeyini dengede tutar. Antioksidan özelliği olan E vitamini açısından da zengindir. Bu sayede kalp krizi, felç, kanser ve erken yaşlanmaya karşı beyni koruyucu etkiye sahiptir. Kandaki kolesterol düzeyini dengede tutar.

KANSER HASTALIĞINA YOL AÇAN GIDA VE KATKI MADDELERİ:

KATKI MADDELERİ;
Bazı katkı maddeleri kansere zemin hazırlar. Bu nedenle, güvenilmeyen katı yağlar, meyve suları, çikolatalar yenmemelidir.

TATLANDIRICILAR;
Sakkarin, böbreklere zarar verdiği gibi, mesane kanserine de neden olmaktadır.

KÜFLER;
Gıdalar üzerinde üreyen küfler “aflatoksin” denilen kanser yapıcı maddeyi meydana getirir.

KAHVE;
Kahve içenlerde içmeyenlere göre 2-3 misli fazla mesane ve pankreas kanseri ortaya çıkmaktadır.

ALKOL;
Alkolün neden olduğu kanserler ağız boşluğu kanseri, larenks, özefagus ve karaciğer kanserleridir.

YİYECEKLER VE HAZIRLANIŞ ŞEKİLLERİ;
Fazla et yiyenlerde ( dana ve sığır eti ) kalınbağırsak kanseri sık görülür. Proteinli gıdalar, 100 C üzerinde pişirildiklerinde kanser yapan maddeler oluşur. Aşırı ısıtılan yağlarda kızartılan yiyecekler kanser yapıcı olurlar. Kullanılan kızartma yağları tekrar tekrar kullanılmamalıdır.

AŞIRI İLAÇ KULLANIMI;
Kemoterapi gibi ilaçlar.

KANSIZLIK:
Hurma; Türüne göre değişse de hurmaların birçoğu yüksek oranda demir içerir. Besin değeri yüksek ve önemli bir enerji kaynağıdırlar. Doğal müshil etkisine sahiptir. Kurutulmuş olanlarına göre daha yüksek oranda su ve daha düşük kalori içerir. Genellikle, kandaki alyuvarların azalması şeklinde ortaya çıkar.
Belirtileri; Yüz daima solgundur. El ve ayaklar daima üşür. Kulaklarda sık sık çınlama olur. Kalp çarpıntısı olur. İştahsızlık, çabuk yorulma vs. gibi belirtiler görülür.
Sebepleri; Kanamalar (hemoroit, mide-barsak ve regl kanamaları gibi). Kan yapan organların yeterli çalışmaması (dalak, ilikler, karaciğer). Beslenmede yaşa göre yeterli demirin alınmaması.
Bitkilerle tedavi; 1 Litre sirkeye 1 yemek kaşığı öğütülmüş rezene tohumu katılır, 1 hafta sonra süzülerek, günde 5-6 tatlı kaşığı içilir. 1 su bardağı siyah kuru üzüm + 8 bardak su + 1 yemek kaşığı pelin otu orta ateşte kaynatılır, soğuyunca süzülüp günde 3-4 bardak içilir. Kınakına şurubu içilmelidir. Enginar, yulaf ezmesi, kayısı, tere, erik, üzüm, maydanoz, havuç, ıspanak, mercimek ve soya bolca yenmelidir.

KARA LAHANA:
Turpgiller familyasından iri ve kalın yapraklı bir bitkidir. En çok yetiştirileni baş lahanadır. Yurdumuzun bütün bölgelerinde yetişir. Başlıca çeşitleri Kemer lahanası, batman lahanası, köse lahanası, Brüksel lahanası ve kara lahana. Lahana c vitamini bakımından zengindir. Yapısında kükürt bulunur. Çiğ olarak yemek veya sıkarak suyunu içmek daha faydalıdır.
FAYDASI; kansızlığı giderir, idrar söktürür. Vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını sağlar. Mide ve bağırsak yaralarını yumuşatır. Kabızlığı giderir. Kandaki şeker miktarını düşürür. Vücudu hastalıklara ve kansere karşı korur. Göğüs ucu çatlaklarını giderir. Sarılık ve safra kesesi hastalıkları için iyidir. Astımda faydalıdır. Romatizma, siyatik, lumbago ve apsede yararlıdır. Ses kısıklığını giderir, iştah açar. B guatr olanlar yememelidir.

KARACİĞER:
Enginar; Cynarine adlı madde sayesinde en sert yiyecekleri dahi sindirimine yardımcı olur. Karaciğer hastalarının yanı sıra romatizma, artirit ve gut hastalığına yakalananlarla, hamilelere şiddetle tavsiye ederiz.
Meyan kökü; Dünya üzerinde birçok kabile yüzyıllardır ülser, artirit, bronşit ve karaciğer rahatsızlıklarına karşı meyan kökünü "doğal ilaç" olarak kullanır. Adrenalini yükseltir, insanın strese girmesini engeller, kan basıncını düşürür.
Zerdeçal; Karaciğer rahatsızlıklarının yanı sıra sindirime de yardımcı olur.

KARANFİL:
Uyarıcı, midevi ve antiseptik etkileri vardır.

KARIN AĞRISI:
Papatya çayı:Bağırsak yollarında toplanan gazı çıkartır, sindirim sistemini düzenler, mide ağrısını keser.

KARNABAHAR:
Bağırsakların çalışmasını düzenler. Kabızlık yapmaz. Besleyici ve güç vericidir. Zayıflamak isteyenler ve şeker hastalarının yiyebileceği bir gıdadır.

KARPUZ:
Böbrekleri çalıştırır, taşları düşürür, kanı temizler. Şişmanlatma ve şekeri yükseltme endeksi çok yüksektir. Ölçülü yiyiniz. Aç karına tavsiye edilir.

KAVUN:
Kansızlık, böbrek ve safra kesesi taşları, basur, romatizmaya iyi gelir. Deriyi yeniler, bağırsakları yumuşatır, idrar söktürür. Şişmanlatma ve şekeri yükseltme endeksi yüksektir. Aç karına tavsiye edilir.

KAYISI:
Sindirim sistemi, beyin, kemikler, dişler, mide ve on iki parmak bağırsağı ülserleri, cinsel gücün artması, kalp kaslarının kuvvetlenmesinde çok faydalıdır. Şişmanlatma ve şekeri yükseltme endeksi düşüktür.

KEBABİYE:
Solunum sistemi antiseptiğidir. Belsoğukluğunda kullanılır.

KEKİK:
Peygamberimiz (a.s.m), “Evlerinizi kekik gibi, güzel kokulu otlarla tütsüleyiniz.” Ayrıca, “Sizlere kekiği tavsiye ederim. Zira yüce Allah, bunda birçok hastalık için şifa yaratmıştır.” Buyurmuştur. Etlere, köftelere vb. Hoş bir tat veren güzel kokulu ottur. Kekik çayı, soğuk algınlığına, boğaz ağrısına çok iyi gelir. Kekikte bulunan â«tim olâ» tabii antibiyotiktir. Kekik çayı emzikli anneler için de çok faydalıdır.
FAYDASI; Bir avuç kekiği 3 bardak kaynar suya atıp, 15 dakika demlendirin. Süzün ve için. Midevi, yatıştırıcı, antiseptik etkileri vardır.

KEMİK ERİMESİ:
Kayısı; Yüksek oranda kalsiyum ve magnezyum içerir.
Süt; Kalsiyum, protein, B2-A-E-D vitaminleri, folik asit, fosfor ve demir kaynağıdır. Kalsiyum, D vitamini ve fosfor ile birlikte kemikleri ve dişleri güçlendirmek için çalışır. Bunların eksikliği kemikleri eritir.

KEPEKLİ UN VE KEPEKLİ EKMEK:

Kepeği alınmamış undan yapılmış ekmek yiyiniz. %30 Kepek % 70 Un olmalı. Kepek ekmeği östrojenin ( kadınlık hormonu ) dolaşımını da azaltır. Bu da kadınlarda, göğüs ve rahim kanserini önleyen bir faktör oluşturur. Kepek ekmeği kalp ve dolaşım hastalıklarına iyi gelir. Besin değeri yüksek, ekonomik bir gıdadır. Kepek ekmeği metabolizmanın çalışmasını hızlandırdığı için, sindirimle ilgili rahatsızlıklara ve kabızlığa da birebir çözümdür. Bağırsakların çalışmasını sağladığı gibi, bağırsak kanserini ve hemoroit oluşumunu da engeller. Kepekli ekmek bağırsak kanserine yakalanma ihtimalini yüzde 50 oranında azaltıyor. Kepekli ekmek, safra kesesinde taş oluşması ihtimalini de azaltıyor. Çünkü kepek ekmeği beyaz ekmek, çavdar ekmeği ve mısır ekmeği gibi diğer ekmek türlerinde bulunan bütün vitamin ve mineralleri içerir. Bunun yanında kabızlığı önleyen kepekli ekmek, iştahı keser kilo vermeye yardımcı olur. Kolay hazmedilir. Kepekli ekmek şeker hastalarının ve kilo problemi olan kişilerin rejim listelerinin başında olmalıdır. Kepek ekmeği kalp ve dolaşım hastalıklarına iyi gelir. Besin değeri yüksek, ekonomik bir gıdadır.

KERAHET VAKİTLERİ:
Güneş doğarken ve batarken 45 dakika uyumak bedende olumsuz etki yapar. Öğle sıcağında biraz uyunabilir, yarım saati gecenin 2 saatidir.

KEREVİZ TOHUMU:
Uyarıcı ve iştah açıcıdır. Prostat için kullanılır. Gut hastalığına ve romatizmaya iyi gelir. Mideyi ve böbrekleri tedavi eder, cinsel gücü artırır. Zayıflamak isteyenler ve şeker hastalarının yiyebileceği bir gıdadır.

KESTANE:
Kayıngiller familyasından, kışın yapraklarını döken, 25 - 30 metre boyunda bir ağaçtır. Yaprakları geniş ve meyveleri iridir.
FAYDASI; kabuklarının suda kaynatılması ile hazırlanan ilaç, ateş düşürür ve sinirleri yatıştırır. Meyvesi, kasları kuvvetlendirir. Kan dolaşımını düzenler. Bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. Varis ve basur memelerinin meydana gelmesini önler. Karaciğer yorgunluğu ve şişliğini geçirir. Kansızlığı giderir. Mideyi kuvvetlendirir. Damar sertliği ve yüksek tansiyondan şikayet edenlerle, şeker hastaları yememelidir.

KETEN TOHUMU:
Müshil, sindirim sistemi iltihapları ve tahrişlerine karşı koruyucudur.

KINA:
Peygamberimiz (a.s.m):“Saç ve sakalın beyazlığına gidermek için, kına ile boyanınız. Kına, gençliğinizi, güzelliğinizi istek ve arzularınızı artırır.” Ayaktaki ağrı veya yaradan dolayı da “Ayaklarına kına yak.” Buyurmuştur. “Kına çiçeği ve yağı da kına gibidir.”

KINAKINA:
Midevi, sıtma ve gribal enfeksiyonlara karşı koruyucu, kalp yatıştırıcıdır.

KIRMIZI BİBER:
Bulaşıcı hastalıklara karşı etkili. Vücudun özellikle bulaşıcı hastalıklara karşı olan direncini artırıyor. Portakaldan daha fazla miktarda c vitamini içeren bu sebze, aynı zamanda içerdiği beta karoten ile bağışıklık sistemimizi güçlendiriyor. Kırmızı biber mide suyu ve tükürük oluşumunu artırır, sindirimi kolaylaştırır, romatizma, mafsal ve diş ağrılarını azaltır, krampları giderir, kolera ve azaltır ve kanser tedavisinde kullanılır. Terlemeyi artırır, gut hastalıkları başta olmak üzere bir çok hastalığa iyi gelir. Kanser riskini azaltır, öksürük ve boğaz ağrılarını gidermede (gargara olarak) kullanılır, sinir hastalıkları için doğal yatıştırıcıdır, vücuttaki aşırı yağ ve kolesterol birikiminin önlenmesini sağlar. Anti bakteriyel etkisi ile hastalıkların önlenmesinde de etkili olan kırmızı biber ülkemizde ağırlıklı olarak Kahramanmaraş, Gaziantep ve Şanlıurfa olmak üzere güney ve güneydoğu illerinde fazlaca tüketilir.

KISA MAHMUT:
Midevi, uyarıcı, şeker hastalığına karşı etkilidir.

KISIRLIK:
Kısırlığın maddi ve manevi bazı sebepleri var. Peygamberimiz (a.s.m):“Çok istiğfar ediniz, çok sadaka veriniz, bunlarla rızıklanınız.” Buyuruyor. Meni az ise kuru incir, zeytin yağı içinde 15 - 20 gün, güneşte bekletilerek yenir ve yağından içilirse, sperm sayısını artırır. İncir Hamileler ve çocuklar için çok faydalıdır.

KIZARTMALAR:
Devamlı kızartma yemeyiniz. Yağda kızartma yaparken aşırı kızartılmamalı, vasat olmalı. Yanmış yağ, kanserojen maddeye dönüşür. Yanmış yağlardan kaçınınız.

KIZILCIK:
Etkili ve zararsız bir ishal kesicidir.

KİLO KAYBI:
Çikolatalı puding; Vücuttaki kanın istediği protein ve mineralleri alır. İngiliz Sağlık Bakanlığı, kilo kaybı yaşayanların günde 3 kez 1 hafta boyunca puding yemesini tavsiye ediyor.
Peynir; 100 gramında 78 kalori bulunuyor.
Yumurta; Günde 2 yumurta kadınların günlük protein ihtiyacının 4'te 1'ini, erkeğin ise 5'te birini karşılar. A, D, E ve B vitaminleri içeren yumurtadaki selenyum maddesi, bebeklerde sindirim sorunlarını çözer, yetişkinleri de kansere karşı korur.
Dondurma; Günde 2 top vanilyalı dondurma yemek, insan vücudunun günlük protein ihtiyacının yüzde 20'sini karşılar.
Salam; B vitamini, demir, sodyum ve potasyum deposudur.

KİMYASAL BOYALAR VE CİLALAR:
Bazı boya ve cilaların çeşitli kanser türlerine sebep oldukları, bilimsel çalışmalarla gösterilmiştir. Bu sebeple, boya ve cila yapılan ortamdan uzak durmak, boyanan mekânı iyice havalandırmak gerekir. Bazı mobilya cilalarının uzun süre koku salarak, sağlığa zararlı olduğu bilinmektedir. Bunlar sadece kanser değil başka hastalıklara da sebep olmaktadır. Ev dekorasyonunda ve mobilya cilasında bu tip maddeleri kullanmamak gerekir.

KİMYASAL MADDE VE BOYALAR:
Kimyasal madde ve boyalar ile renklendirilmiş ve tatlandırılmış besinleri kullanmayınız.

KİMYASAL TEMİZLİK MADDELERİ:
Çamaşırlar yıkanırken cildi tahriş eden deterjan kullanmayınız. Lavabolara atılan yuvarlak koku gidericiler aslında benzen maddesi içerirler. Bu maddelerin kokusunu uzun süre solumak lösemiye sebep olur. Kullandığımız maddelerin içinde neler olduğuna dikkat etmek ve kansere yol açan maddelerden uzak durmak gerekir. Naftalin de bunlardan biridir. Giysilerimizi naftalinlerken tozunu solumamak, odayı ve giysileri iyice havalandırmak gerekir.

KİMYON:
Peygamberimiz (a.s.m) kabızlık için:“Sinameki, tereyağı, bal ve kimyonu tavsiye ederim, zira bunlar ölümden başka her derde devadır.” Buyuruyor.

KİRAZ:
Gülgiller familyasından, anayurdu Asya olan, düz kabuklu bir çeşit ağaç veya ağaççıktır. Genellikle yapraklanmadan önce çiçek açar. Meyvesi, etli ve tek çekirdeklidir. Ev ilaçlarında sapları, meyvesi, kabuğu ve çiçekleri kullanılır. Böbrekler, romatizma, yorgunluk, safra kesesi, ağrıların dindirilmesinde faydalıdır. Şişmanlatma ve şekeri yükseltme endeksi düşüktür.
FAYDASI; Aspirin yerine kiraz yemek, ağrıların dindirilmesinde aspirinden çok daha etkili oluyor. 20 kirazda 12-25 miligram arasında antosiyanin bulunduğu ve bu maddenin ağrı kesici etkisinin aspirinden on kat daha fazla olduğu görüldü. Kirazda bulunan antosiyanin maddesinin e ve c vitaminlerine benzer antioksidan etkileri vardır. İdrar söktürür. Böbreklerde biriken zararlı maddelerin atılmasına yardımcı olur. Kabızlığı giderir. Kanın temizlenmesine yardım eder. Nikris, romatizma, damar sertliği ve mafsal kireçlenmesinde faydalıdır. Karaciğer şişliğine iyi gelir. Safra akışını normale döndürür. Sivilceleri önler. Susuzluğu giderir. Kabukları ishali keser. Ateşi düşürür. Çiçekleri göğsü yumuşatır ve öksürüğü giderir.

KİTRE:
Boğaz hastalıkları ve iltihaplarında koruyucudur.

KİVİ:
Göğüs kanserini önler, Kan basıncını ve kolesterolü dengeler, bağışıklık sistemini güçlendirir. C vitamini bakımından çok zengindir. Zayıflamak isteyenler ve şeker hastalarının yiyebileceği bir gıdadır.

KOLALI İÇECEKLER, GAZOZ VE HAZIR MEYVE SULARI:
Kolalı içecekler, gazoz ve hazır meyve suları az içilmelidir. Çünkü kolalı içeceklerin içinde Asit düzenleyici sitrik asit (E330) vardır. Gazoz ve kolalarda asit fazla olduğundan, çocuklarda diş çürümelerine sebep olurlar. Zayıflamak isteyenlerin ve şeker hastalarının içmemesi gerekir. Susuzluğu gidermek için en iyisi, en güzeli, doğal memba sularıdır. Gazsız sodalar, şekersiz bitki ve meyve suları susuzluğu gidermek için idealdir.

KOLESTEROL:

Kolesterol, tüm canlıların bünyesinde bulunan ve vücudumuzda özel görevleri olan ancak, kandaki oranı belli sınırları aşınca zararları görülen bir maddedir. Sağlıklı bir insanda kolesterol oranı, 100gr kanda 250mg'dır.

BİLİNEN GÖREVLERİ ŞUNLARDIR;
Deri altında, mikroplara karşı koruyucu bir baraj görevi yapar. Kanda, alyuvarları zararlı maddelere karşı korur ve bir nevi zırh görevi yapar. Sinir dokuları içerisinde, onların dayanıklı olmasını sağlar. Çeşitli dokularda su dengesini sağlar.

KOLESTEROL DENGESİNİN BOZULMA NEDENLERİ;
Hayvani yağlardaki kolesterol, kullanılmış kolesteroldür ve işe yaramadığı gibi, kanda oranı artınca damarlarda tortu yapar. Vücutta kolesterol üreten ve kolesterolü dengeleyen organların iyi çalışmaması (böbrek üstü bezleri, yumurtalıklar, husyeler, tiroit bezesi, karaciğer, safra kesesi, bağırsaklar, akciğer, ciltteki ter bezesi)

SEBEP OLDUĞU RAHATSIZLIKLAR;
Kandaki nötr yağ oranının artması. Vücutta yağ lekeleri oluşması. Parmaklarda, omuzda, dizlerde ve kalçada yağ urları meydana gelir. Göz kapaklarında sarı lekeler oluşur ve gece körlüğü yapar. (tavuk karası). Siroz Safra kanalının tıkanması, karaciğer ve dalağın şişmesi ve safra taşının oluşması. Damar sertliği Kanda biriken kolesterol kan damarlarının iç yüzeyine yapışır ve damar sertliğine yol açar.

BELİRTİLERİ;
Ciltte sarı lekeler, göz altında siyah halkalar, gözün beyaz kısmında sarı lekecikler, terin ve nefesin ağır kokması, ağızda acılık hissi, baş ağrısı ve başta ağırlık hissi, görme zayıflığı, baş dönmesi ve beyinde boşluk hissi, hazımsızlık ve iştahsızlık, genel yorgunluk ve ruhi bunalım, uykusuzluk, sol kolda ve kalp üzerinde zaman zaman ağrılar.

BİTKİLERLE TEDAVİ;
Yemeklerde zeytinyağı, ayçiçeği, haşhaş ve aspir yağları kullanılmalıdır. Sarımsak (günde 2-4 diş, çiğ olarak yenmelidir) Enginar, soğan, pırasa, havuç, kereviz, soya fasulyesi, lahana, tere, maydanoz, turp bol yenmelidir. Kiraz, limon, çilek, elma, üzüm, şeftali, armut, muz gibi meyveler de yenebilir. Ardıç tohumu, Mısır püskülü, Zeytin yaprağı, Zerdeçal. Bu bitkiler sürekli kullanılırlarsa tedavide iyi sonuç verirler.

KOYUN ETİ:
Peygamberimiz Hazreti Muhammed Aleyhisselatü Vesselam, bir yaşındaki koyunun, sağ ön kolunu severmiş. İç yağları sakıncalıdır, ölçülü yenmelidir.

KUDRET NARI:
Mide ve barsak ülserine karşı dahilen kullanılır. Yara, çıban ve egzamalarda haricen kullanılır.

KUR’ANLA TEDAVİ:
Hadisi Şerifler, “İki şifa biri Kur’an, biri bal.” “Yasin suresi Kur’anın kalbidir, zira o birçok hastalık için şifadır.” “Kur’anda en faziletli sure, Fatiha suresidir, bunda birçok hastalık için şifa vardır.”

KURU ÜZÜM:
“Günde 21 adet kuru üzüm yenirse, hafızayı kuvvetlendirir.” Üzüm hoşafı da kan yapar.

KUŞBURNU:
Vitamin deposu, kuşburnu insanların bu zamana kadar tanıdıkları en güçlü vitamin deposu olarak gösteriliyor.
FAYDASI; İhtiva ettiği bol miktarda C vitamini dolayısıyla vücut direncini yükseltiyor. Romatizmalılar için en önemli gıdadır. Kanı inceltip toksinlerini çözer. Kan devir daimini hızlandırır. Pankreası ikaz ederek daha fazla insülin salgılanmasına sebep olarak, şeker hastalığında etkilidir. Kuşburnu kansere sebep olan toksit maddeleri vücutta temizlediği için bu hastalığa sebep olacak gelişmeleri engeller. Bilhassa C vitamini bakımından zengindir. Kabız ve kuvvet vericidir.

KUYRUK YAĞI:
Üç yaşında dağda otlamış olanı tercih edilmelidir. Romatizma, siyatik, bel ağrısı, eklem kireçlemesi ve menüsküs için tavsiye edilir. Hadisi Şerif.

KÜFLENMİŞ GIDALAR:
Küflenmiş gıdalardan kendinizi koruyun. Küflenmiş tahıl, yer fıstığı ve bakliyatla bedene giren bu maddelerin kanser yapıcı etkisi bilimsel çalışmalarla ispatlanmıştır. Bunun dışında bozulmuş ve küflenmiş her türlü yiyecekten uzak durmak sağlığımızı korumak açısından da önemlidir.

LAHANA:
Kanı zehirlerden temizler, idrar söktürür, cildi güzelleştirir, sinirleri yatıştırır, zindelik verir. Ayrıca böcek sokmalarına ve sivilcelere karşı etkilidir. Tansiyonu ve kolesterolü dengeler, kanı temizler, damarları açar, hazmı kolaylaştırır ve şekeri düşürür, Zayıflamak isteyenlerin yiyebileceği bir gıdadır.

LAKTOZ DAYANIKSIZLIĞI:
Badem:Yüksek oranda kalsiyum, magnezyum, potasyum, fosfor, E vitamini, B2 vitamini, antioksidan içerir. Bu nedenle laktoz (süt şekeri) dayanıksızlığı bulunan ve günlük gıdalar yiyemeyen kişiler için badem ideal bir besin kaynağıdır.

LAVANTA:
İdrar artırıcı, romatizma ağrılarını dindirici, antiseptik, sinir ve kalp kuvvetlendiricidir.

LİFLİ BESİNLER BİR ÇOK HASTALIĞI ÖNLER:

Lifli gıdalar, her hastalığa şifadır. Bir insanın günlük ortalama günlük lif ihtiyacı 40 - 50 gram kadardır. 1 Dilim kepekli ekmekte 1. 4 gram - Yarım bardak esmer pirinçte 1. 0 gram - Yarım bardak bulgurda 0. 9 gram - 1 bardak makarnada 1.1 gram - 1 orta elmada 3.5 gram - 3 orta kayısıda 1.8 gram - 1 orta muzda 2.4 gram - yarım greyfurtta 3.1 gram - 1 orta portakalda 0.8 gram - 1 orta armutta 1.9 gram - yarım bardak kuru fasulyede 7.3 gram - yarım bardak mercimekte 3.7 gram lif vardır. Pişmiş sebzelerden yarım bardak bezelyede 3.6 gram - 1 orta patateste 2.5 gram - yarım bardak ıspanakta 2.1 gram - yarım bardak kabakta 1.8 gram lif bulunur. Enerji değerleri sıfıra yakındır. Çünkü bağırsaklarda parçalanmazlar. Suda dağılmazlar, suyu çekerler. Bu sayede doygunluk hissi verirler. Bağırsakları çalıştırırlar ve kabızlığı önlerler. Midede eriyen lifler tokluk hissi verirler ve midenin boşalmasını sağlayarak, kolesterolün düşmesine yardımcı olurlar. Yağ ve şekerlerin emilmesini yavaşlatarak, yağ deposu olmayı azaltırlar. Tüm zararlı maddeleri sürükleyerek, emilmelerini önlerler ve dışarı atılmasını sağlarlar. Bu sayede kanser yapıcı maddeleri engelleyerek, kanseri önlerler.

LİMON:
İdrar söktürücü, kurt düşürücü etkiye sahiptir. Şişmanlatma ve şekeri yükseltme endeksi düşüktür. Bol miktarda C vitamini ihtiva eder.

MAHLEP:
Afrodizyak, balgam söktürücü, nefes darlığı ve prostat için, ayrıca şeker hastalığına karşı kullanılır.

MANDALİNA:
Kanı temizler. Şişmanlatma ve şekeri yükseltme endeksi düşüktür. C vitamini boldur.

MANTAR:
Bağışıklık sistemini güçlendirir. Kanın pıhtılaşmasını önler, kolesterolü düşürür. Virüsleri etkisiz hale getirir. Romatizmaya iyi gelir. Şekeri düşürür. Zayıflamak isteyenlerin rahatça yiyebileceği bir gıdadır. “Mantarın suyu göze ve yüze şifadır. Yemeği gıdadır.”

MARGARİNLER:
Sindirimi oldukça zordur. Kalp ve damar hastalıklarına yol açar. Sağlıklı ve dengeli bir beslenme listesinde margarine yer yoktur. Katılaştırılmış yağlar yani eksi 40 - 50 derecede hidrojenle dondurulan bitkisel yağlar 36 - 37 derece olan vücut sıcaklığında erimez. Deneyiniz. Avuçlarınıza bir miktar tere yağı, bir miktar da margarin alınız. Acaba hangisi çabuk eriyecek, deneyiniz. Peygamberimiz tereyağını tavsiye ediyor.

MARUL:
Sinirleri teskin eder, şekeri düşürür, kanı yeniler, zayıflamak isteyenler bol miktarda yiyebilirler.

MASAJ:
Bitki yağları ile, kalbe doğru masaj yaparsak, kanın akışı hızlanır. Peygamberimiz (a.s.m) da masaj yaptırmış ve tavsiye etmiştir.

MAYDANOZ:
Yaprakları güzel kokulu ve parçalı, kazık köklü, 30 - 100 cm boyunda, iki yıllık otsu bir bitkidir. Çiçekleri şemsiye halindedir. Tohumları ufak ve esmerdir. Meyvelerinin içeriğinde uçucu bir yağ ile apiin adlı bir glikozit vardır. Kökünde, biraz uçucu yağ, müsilaj ve apiin vardır. Yaprakları, kökü ve meyvesi kullanılır.
FAYDASI; idrar söktürür. İştah açar. İltihaplı yaraların iyileşmesini sağlar. Aybaşı sancılarını keser. Aybaşı kanamalarının düzenli olmasını sağlar. Sürmenajda faydalıdır. Yüksek tansiyonu düşürür. Kalbin yorulmasını önler. Kansızlığı giderir. Kansere karşı korur. Karaciğer şişliğini giderir. Safra akışını ve vücuttaki zehirli maddelerin atılmasını kolaylaştırır. Vücutta biriken suyu boşaltır. Böbrek taşlarının düşürülmesine yardımcı olur. Romatizmada faydalıdır. Mide ve bağırsaklarda gaz birikmesini önler. Bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardımcı olur. Anne sütünü azaltır ve böylelikle memelerin şişmesini önler. Cinsel istekleri artırır. Görme gücünü artırır. Böbrek iltihabı olanlar maydanoz yememelidir. Şekeri düşürür. Damarları açar. Zayıflamak isteyenler bol miktarda yiyebilirler.

MENENGİÇ:
Dahilen idrar ve solunum yolları antiseptiği olarak kullanılır.

MENOPOZ:
Sebze hormonu "fitoöstrojen" içerir. Bunlar östrojenin vücuttaki etkilerini dengeler ve menopozun yarattığı etkilere karşı korur. Sebze proteininin en zengin kaynaklarından birisidir.
Kola; Kafein vücudun yorgunluğunu alır ve konsantrasyonu sağlar.
Üzüm; İçerdiği "elajik" asit sayesinde menopozun neden olduğu kemik erimesine karşı korur. Kandaki östrojen seviyesini yükselterek de menopoz semptomlarını en aza indirir.
Kuru erik; Sadece iki-üç adet yemek dahi vücudun ihtiyacı olan antioksidanları karşılar. İdrar yolları kaslarını rahatlatır. Bu da kolon kanserine karşı korur. Demir, A vitamini, B6 vitamini ve potasyum içerir. İçerdiği yüksek orandaki bor minerali sayesinde menopoz dönemindeki kadınlarda östrojen seviyesini dengede tutar.
Tatlı patates; Adrenal salgılayan bezleri güçlendirerek vücuda enerji sağlar. Fosfor, magnezyum, kalsiyum, C vitamini, potasyum ve folik asit içerir.

MERCİMEK:
Vücudunda kist ve tümör bulunan hastaların iyileşinceye kadar mercimek yemesi uygun değildir. Kabızlık için birebirdir. Görme kuvvetini artırır, zekayı geliştirir.

MESKEN:
Peygamberimiz (a.s.m), “Havası güzel, güneşli, geniş ve iyi komşulu ev.” Tavsiye etmiştir.

MEVSİME GÖRE BESLENME:
Yazın soğuk, kışın sıcak besinlerle beslenin. Her sebze ve meyvenin mevsimine göre yenilmesi daha uygundur. Ayrıca bolca tüketilmesi faydalıdır. Bunların doğal olmasına, içinde katkı maddelerinin olmamasına, yapay üretilmemiş olmasına, sebze ve meyveler yetiştirilirken genetik değişiklik yada hormon uygulaması, bilinçsiz ilaçlama yapılmamış olmasına dikkat etmek gerekir.

MEYAN KÖKÜ:
Göğüs yumuşatıcı, balgam söktürücü, tat düzeltici ve öksürük kesici etkileri vardır.

MEYVE SULARI:
Taze sıkılmış meyve suları içiniz. Hazırlardan kaçınınız. Peygamberimiz (a.s.m), akşamdan bazı meyveleri suyun içine ıslardı, gündüz içerdi. Gündüz ıslardı, gece içerdi. Üç gün sonra dökerdi.

MISIR:
Buğdaygiller familyasından, 180 - 200 cm boyunda, dik ve yüksek gövdeli, geniş şerit yapraklı, bir yıllık bir bitkidir. İki çeşit çiçeği vardır. Erkek çiçekler gövdenin ucunda salkım başak şeklinde, dişi çiçekler ise yaprakların koltuğunda koçan halindedir. Dişi çiçeklerin stilusları uzundur ve kınlarının tepesinden dışarı doğru sarkarlar. Bunlar mısır püskülü denilen kısmı meydana getirirler. Meyvesi, koçanı üzerinde sıkışık şekilde dizilidir. Mısır püskülünün içeriğinde glikoz, maltoz gibi şekerler, sabit yağ, steroller, reçine ve çok miktarda potasyum tuzları vardır.
FAYDASI; mısır iyi bir besindir. Ancak hazmı biraz güçtür. Daha ziyade mısır püskülü ve mısırözü yağı kullanılır. Guatr olanların yememesi tavsiye edilir. İdrar söktürücü, idrar yollarını temizleyici ve hararet verici olarak kullanılır.

MISIR PÜSKÜLÜ:
idrar söktürücü ve taş düşürücüdür.

MİDE RAHATSIZLIĞI:
Tarçın;
Mide yanmalarını ve kusma hissini alır.
Hindistan cevizi;
Sütlü içeceklere eklendiği zaman mideyi gevşetici ve gazını alıcı bir etki yapar. Mide bulantılarını önler.
Lahana;
Mayalanma sırasında laktik asit üretir. Bu da sindirim sistemindeki zararlı bakterileri öldürerek sindirime yardımcı olur.

MİSVAK:
Dişleri temizlemek, fırçalamak imandandır. Misvak yoksa, Naylon diş fırçası kullanılır. Kılı olanlar şüphelidir. Şüpheli şeylerden kaçmak lazım. Sünnettir.

MUSKAT:
Gaz söktürücü ve antiseptik olarak bilhassa karın ağrıları için kullanılır.

MUZ:
Enfarktüs riskini azaltır, hazmı kolaylaştırır, baş ağrılarına iyi gelir. Bağışıklık sistemini güçlendirir, sperm üretimini artırır. Mide ülserine tavsiye edilir. Şişmanlatma ve şekeri yükseltme endeksi çok yüksektir. Folik asit, potasyum ve b6 vitamini bakımından son derece zengin bir meyvedir. Potasyum krampları önler. Adet sancılarını gidermeye birebirdir.

MÜRSAFİ:
Antiseptik ve uyarıcıdır. Bilhassa solunum yolu hastalıklarına karşı kullanılır.

NANE:
Özellikle sinirsel kaynaklı mide bulantılarını kesici olarak etkilidir.

NAR:
Çarpıntıya, mideye, susuzluğa, böbreklere ve vücudun zehirli atıklardan temizlenmesine iyi gelir. Şişmanlatma ve şekeri yükseltme endeksi düşüktür.

NAZAR:
Menfi bakıştan korunmamız lazım. Bakış bir enerjidir. Müspet bakan güzel görür, güzel gören, güzel düşünür, güzel düşünen hayatından lezzet alır, mutlu olur. Bakış, menfi olursa nazar değer. “Nazar deveyi kazana, insanı mezara sokar.”

NEFES DARLIĞI:
Peygamberimiz (a.s.m), nefes darlığına çörek otu tavsiye ediyor.

NOHUT:
Kolesterole iyi gelir. Pankreas ve mideye yardımcı olur. Bağırsakları yumuşatır. İdrar söktürür. Anne sütünü artırır. Kanı temizler. Cilt lekelerine losyon kadar etkilidir. Kilo ve şekeri olanlara tavsiye edilir.

OĞULOTU:
Yatıştırıcı, midevi, terletici, damar açıcı ve antiseptiktir.

OKSİJEN TEDAVİSİ VE BUHAR TATBİKATI:
Akciğere gelen kanın temizlenmesi için oksijen tedavisine ihtiyaç vardır. Normalde ormanlık bölgelerde yaşayan insanlar fıtri olarak oksijen tedavisini hiçbir tıbbi müdahale ihtiyaç duymaksızın elde etmektedirler. Büyük şehirlerde yaşayan insanların ise, fıtri oksijen tedavisini alabilmeleri mümkün değildir. Ancak, şifalı bazı bitkilerle yapılacak olan buhar tatbikatıyla bu mümkün olabilecektir. Çünkü akciğere gelen kirli kanın, alınacak bol oksijenle temizlenmesi mümkündür. Şöyle ki oksijen kandaki karbon ile birleşince karbondioksit olarak dışarı atılır. Böylelikle hem kan temizlenmiş olur, hem de vücudun ısısı meydana gelir. Bu da gösteriyor ki insan sağlığı açısından vücutta bulunan kanın mutlaka oksijen tedavisi ile temizlenmesi gerekmektedir.

ÖFKE:
“Öfke şeytandandır.” Öfke menfi enerjidir. Menfi enerjiden kurtulmak için 1. “kızgınken abdest alınız.” 2. yatınız. 3. mümkünse uyuyunuz. Öfke insanı hasta eder.

ÖĞÜNLER:
Kahvaltı mutlaka yapılmalı, Ağır yemekler öğleyin, hafif yemekler akşam yenmeli. Ara öğünlerde meyve yenebilir.

ÖKSEOTU (BURÇ):
Kalbin atışlarını arttırır. Damar kireçlenmelerinde, Sara ve akciğer kanamalarında kullanılır.

PAPATYA:
Her derde deva bir bitki. Tahriş olmuş, temizliğe ve ferahlamaya ihtiyacı olan ciltler için ideal. Kurutulmuş papatyalardan hazırlanmış bir losyonla gözlerinize yapacağınız kompres şişkinliğini alıyor. İdrar artırıcı, yatıştırıcı, safra söktürücü, boğaz iltihaplarında ve iltihaplı yaralara karşı etkilidir. Baş ağrısı ve migren gibi hastalıklara şifadır.

PATATES:
Yer altındaki yer altındaki yumruları yenen otsu bir bitkidir. Yeşil kısımlarında, renksiz filizlerinde ve yeşilimsi yumrularında solanin denilen bir madde vardır. İçeriğinde bol miktarda nişasta, b ve c vitaminleri bulunur. Kanı zehirlerden temizler. Hücreleri yeniler. Mide hastalıklarına, gastrite, ülsere, karaciğer iltihaplanmasına ve basura, yani hemoroite iyi gelir. Zayıflamak isteyenlerin ve şeker hastalarının şiddetle kaçınması gereken bir gıdadır. Bilhassa kızartmasından.
FAYDASI; mide ve onikiparmak ülserinde yararlıdır. Karaciğer şişliğini giderir. Safra akışını kolaylaştırır. Kanı temizler. Kansere karşı korur. Bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardımcı olur. Damar sertliğine faydalıdır.

PATLICAN:
Ülkemizde çok tüketilir. Anavatanı Hindistan’dır, çekirdeksiz ve yumuşak olanı iyidir. Vücudunda kist ve tümör bulunan hastaların iyileşinceye kadar patlıcan yemesi uygun değildir. Karaciğer, böbrekleri kuvvetlendirir. Kolesterolü düşürür, damar tıkanıklığına iyi gelir, çarpıntıyı önler. Gut (eklem ağrıları) romatizma ve mideye iyi gelir. Ayrıca:şeker hastalarına közlemesi ve salatası tavsiye edilir. Zeytinyağlı yapılarak közlenip kabuklarının soyularak yenmesi daha faydalıdır. Patlıcan, A vitamini, fosfor ve kendine has bazı esanslara sahiptir.
FAYDASI; Pankreas, karaciğer ve böbrekleri kuvvetlendirir. Bol idrar söktürür, kansızlığı giderir, vücuttaki fazla suyu dışarı boşaltır ve kilo verdirir. Böbrek yanması ve ağrısını keser. Kalp çarpıntısını giderir ve sinirleri yatıştırır. Közlenmiş patlıcan salatası, şeker hastalarının şeker seviyesini ayarlamakta etkilidir.

PEKMEZ:
Kan yapar. Kemikleri geliştirir. Vücudun su dengesini sağlar. Tansiyonu düzenler. İshallerde kaynamış suya biraz tuz katılarak şerbeti içilir. Cam kaplarda muhafaza edilir. Şeker hastaları ve zayıflamak isteyenler için uygun değildir. Tahinle karıştırılarak tüketilmesi daha güzeldir.

PELİN OTU:
Midevi, ateş düşürücü, adet getirici etkileri vardır.

PEYNİR:
Süte göre daha besleyici, hazmedilmesi daha kolaydır. Kilo, şeker ve kolesterolü yüksek olanlar, yağsız peynir tercih etmelidirler.

PIRASA:
Sinirleri yatıştırır, kan yapar, idrar söktürür, bağırsakları çalıştırır. Cildi güzelleştirir. Kanı temizler. Gut hastalığına iyi gelir. Sütü çoğaltır. Şişmanlatma ve şekeri yükseltme endeksi düşüktür. Böbreklerdeki kum ve taşların düşürülmesine yardımcı olur. İdrar söktürür. Mide rahatsızlığına iyi gelir. Kabızlığı giderir. Basur memeleri için faydalıdır.

PİRİNÇ:
Esmer pirinci evinizden eksik etmeyiniz. Bağırsak rahatsızlıkları için birebirdir. Kabuğu alınmamış, esmer pirinç şekeri yükseltmez.

PİRZOLA:
Kömür ızgarasında kızartılan etlerden damlayan yağlar, kanser yapıcı maddelere dönüşerek havaya yayılırlar. Izgara etin mis gibi kokusu, aslında kanser yapıcı maddelerle doludur. Ayrıca etin üzerine yapışıp yanan yağlar da, benzer şekilde kansere sebep olur. Bu yüzden ızgarayı, etleri yandan ve üstten ısıtacak şekilde (döner gibi) yada ateşle teması olmayacak şekilde alüminyum folyolara sararak, yağsız tavada ve orta hararette yapmak gerekir. Yanmış yağ kanserojendir.

PORTAKAL:
Soğuk algınlığı ve gribe karşı direncimizi artırır. Sinir sistemimizin iyi çalışmasını sağlar ve güçlendirir. Bedensel ve ruhsal yorgunluğu giderir. Kanı sulandırır ve hazmı kolaylaştırır. Şişmanlatma ve şekeri yükseltme endeksi düşüktür.

PSİKOLOJİK BOZUKLUKLAR:
Psikolojik bozukluklarda sakinleştirici olarak “19 defa Sekine duası okunur.” Ayrıca 19 defa çoğaltılmış “Sekine duası” muska gibi, gerdanlık gibi taşınır.

RADYASYON:
Radyasyon ve radyasyonlu gıdalardan sakınılmalıdır. Radyasyondan dolayı dağlarda ağaçların bazıları kurumuştur. (Çernobil olayına dikkat) Röntgen çekimleri sık olmamalıdır. Yılda bir kez çekilen röntgenin de kanser yapacağı düşünülmemelidir. Ayrıca bilgisayardan, dijital saatlere ve cep telefonundan televizyona kadar pek çok alet radyasyon yaymakta ve biz de bunların etkisinde kalmaktayız. Televizyonu yakından seyretmek, cep telefonundan gerekmedikçe konuşmamak, bilgisayarların arkasında oturmaktan kaçınmak bizi az da olsa radyasyonun zararlı etkilerinden korur. Uzun süre bilgisayarda çalışanların çıplak ayakla çalışmaları yararlı olur. Devamlı röntgen ışınlarına maruz kalmayınız. Ayrıca radyasyon etkisinde kaldığımız zaman yapılacak en iyi şey hemen duş almaktır.

REYHAN:
“Cennet bitkisi gibi hoş kokuludur.” Kur’anı kerimde:“Güzel koku, güzel nimet.” Olarak bahsediliyor.

REZENE:
Peygamberimiz (a.s.m), tavsiye ediyor. Göze, idrar ve adet kanamasına, sütün çoğalmasına iyidir. Midevi, gaz söktürücü ve süt artırıcıdır.

ROMATİZMA:
Enginar; Vücuttaki zehiri atma etkisi sayesinde başta romatizma olmak üzere gut hastalığı ve eklem yanmasına karşı birebirdir. Folik asit ve potasyum kemikleri güçlendirir.
Domates; C vitamini boldur.
Tahıl; İçerdiği doğal kimyasallar, romatizmanın yol açtığı eklem yanmaları ve romatizmal ağrıları hafifletir.
Kekik; Timol adı verilen bir tür doğal yağ, vücuttaki diğer yağların parçalanmalarını sağlar. Kekik yağı banyoda sürüldüğü zaman romatizma ağrılarını büyük oranda azaltır.
Zencefil; Uyarıcı etkileri kan damarlarını genişletip kan dolaşımını artırarak romatizma ağrıları ve yanmaları yok eder.

RUHEN GÜÇLÜ OLMALIYIZ:
Bedenin savunma sistemi bu hücreleri yok edecek güçtedir. Savunma sistemi zayıf düştüğünde kanser hücrelerini yok etmede güçlük çeker. Bu durumda kanserli hücreler çoğalarak bedene zarar verecek urlar haline dönüşürler. İnsanın ruhsal durumu ile savunma sistemi arasında sıkı bir bağ vardır. Kişi ruhsal olarak ne kadar güçlü, dengeli ve huzurluysa savunma sistemi de o nispette iyi çalışır. Yani morali bozmamak, tersine ruhsal olarak güçlü olmak başarıya giden en önemli adımdır. Ne kadar güçlü ve kararlıysanız hastalığı yenme şansınız o kadar fazladır.

SAFRAN:
Uyarıcı, iştah açıcı, adet söktürücü, koku ve renk vericidir. Değerli bir baharattır.

SALATALIK:
Zayıflamak isteyenler, şeker hastaları, gut hastalığı, bağırsak iltihaplanması, sinirlerin yatışması, uykusuzluk, cilt, sivilceler ve yüzdeki çıbanlar için iyidir. Lifli bir gıdadır. Çok çiğnettirir. Salatalığı tuzla, cevizi tatlı ile yiyiniz. Salatalığı zaten birçok kadın cilt bakımı için kullanıyor. Hassas ciltlerde meydana gelen kaşıntıyı, pullanmayı ve gerginliği ortadan kaldırıyor. Cilde yoğun bir şekilde nem vererek, günlük nem ihtiyacını karşılıyor. Salatalığın kendisi yada suyu cildimizi bir tonik kadar temizler. Kabızlığı önler, böbrek ve kalp hastalıklarında vücutta biriken suyun atılmasına yardımcıdır. Kalp hastalıkları ve enfeksiyonlara karşı etkili. Kükürt içeriyor ve bu madde vücudun enfeksiyonlara karşı dayanıklılığını artırdığı gibi, kolesterolü de düşürüyor.

SALEP:
Afrodizyak, kuvvet verici, çocuk ishallerini kesicidir.

SANDALOS:
Haricen ve dahilen romatizma ağrılarını dindirici olarak etkilidir.

SARI KANTARON:
Dahilen antispazmotik, kabız, yatıştırıcı, haricen ise antiseptik ve yağı yara iyileştiricidir.

SARI SABIR:
Sabır otu, sarı sabır damıtma suyu şifadır.

SARIMSAK:
Bağırsaklarda görülen tenya ve şeritlerin düşürülmesinde tavsiye edilir. Bağırsakları yumuşatır. Mikropları öldürür, hazmı kolaylaştırır. Balgam söktürür. Ateş düşürür. Zayıflamak isteyenlerin ve şeker hastalarının yemesinde sakınca yoktur. Zambakgiller familyasından, bütün kısımları keskin kokulu, 30-100 cm yüksekliğinde, otsu bir bitkidir. Toprak altında iri bir soğanı vardır. Çiçekleri beyazımsı pembedir. Yaprakları uzun, yassı, paralel damarlı ve sivri uçlu olup, gövdeyi sarmıştır. Soğanı özel kokulu uçucu bir yağ, şekerler, a, b, c, p vitaminleri içerir. Yağında alliin denilen bir madde vardır.
FAYDASI; Yüksek tansiyonu düşürür. İştah açar. Solunum ve hazım sistemindeki mikropları öldürür. Grip, tifo ve difteri gibi salgın hastalıklarda, romatizma ve mafsal iltihaplarında, arpacık ve basur memelerinde faydalıdır. Hazmı kolaylaştırır. Kabızlığı giderir. Bağırsak solucanlarının düşürülmesinde, karında ve bacaklarda toplanan suyun boşalmasında, saçların uzamasında yardımcı olur. Kanı temizler. Kalp adalelerini kuvvetlendirir. Böbreklerin normal çalışmasını sağlar. Damar sertliğini önler. Ateşi düşürür. Zehirlenmelerde ve zehirli hayvan sokmasında faydalıdır. İdrar tutukluğunu giderir.

SEBZE VE ET:
Sebze yemeklerinin içinde et iyi bir besindir. Birbirini tamamlar.

SELAM:
Peygamberimiz, “Selamı yayınız” buyuruyor. Selam verilince, karşılıklı müspet enerji oluşur.

SERVİ KOZALAĞI:
Çocukların gece işemelerinde, haricen basura ve kokulu ayak terlemelerine karşı kullanılır.

SEVMEK:
Sevgi yüksek titreşimli müspet bir enerjidir. Müspeti, insanı huzurlu bir hayata sevk eder. Hücreleri hayatlandırır. Menfisi, hücre yaşlanmasına ve ölümlerine sebep olur. Çok aşırı sevgi, “Maşallah, Barekallah” denmezse, sevdiğiniz kişinin müspet enerjisini kendinize çekmiş olacağınızdan, sevdiğiniz kişi hasta olur. Kalbinizi sevgiyle doldurun, sıkıntılarınızdan kurtulun.

SİGARA:
Sigara içmeyiniz. Kanser yaptığı sayısız bilimsel çalışmayla tespit edilmiş olan sigara, bütün tehlikesine rağmen, bağımlıların vazgeçemediği bir zararlı alışkanlıktır. Sigara içen kişilerin, %100 kanser olma ihtimali kuvvetlidir. En iyisi, hiç başlamamak.

SİNAMEKİ:
Peygamberimiz (a.s.m), sinamekiyi kabızlık için tavsiye etmiştir. Kalın barsak üzerinde etkili olan, kabızlığı önleyici kuvvetli bir müshildir.

SİNDİRİM HASTALIKLARI:
Arpa; İçerdiği kalsiyum ve potasyum gibi mineraller ile B vitamini vücuda direnç kazandırır. Ayrıca 6 ay boyunca her gün arpa ürünü şeylerin yenmesi kolesterolü düşürür.
Yoğurt; Günde 150 gram yoğurt vücudun bir günlük kalsiyum ihtiyacını karşılar. Meyveli yoğurtlara 3 çay kaşığı şeker eklendiği için şeker oranları daha yüksektir. Yoğurttaki potasyum, kan basıncı ve kalp atışlarını düzenler. Midenin yiyecekleri düzenli olarak öğütmesini sağlar.

SİRKE:
Hakkında hadisi şerif var. İştah açar, sindirim salgılarını artırır, hazmı kolaylaştırır. Kalbin elektrik enerjisini takviye eder. Zayıflamak isteyen ve şeker hastaları için, içilmesi tavsiye edilir.

SİROZ:
Peygamberimiz (a.s.m), siroz için, deve sütünü tavsiye etmiştir. Deve sütü olmadığı zaman, inek sütü de olabilir. Yeter ki şifalı bitkilerden otlansın. Suni yemle beslenen hayvanın sütü olmaz.

SİSTİT:
Kuşkonmaz; Folik asit, C ve E vitaminleri içerir. Yenilen besinlerin vücuttaki zehirli kalıntılarını atmayı sağlar. Karaciğer ve böbreklerin çalışmasını kolaylaştırır. Bu nedenle doktorlar, sistit hastalarının mutlaka kuşkonmaz yemeleri gerektiğini söylüyor.

SİYATİK:
Peygamberimiz (a.s.m), siyatik için, “Dağda otlamış üç yaşındaki koyunun kuyruk yağını,” tavsiye etmiştir.

SOĞAN:
Zambakgiller familyasından, yumrumsu ve yeşil yaprakları kullanılan keskin kokulu, acı bir otsu bitkidir. Bileşiminde uçucu ve sabit yağ, şekerler, fermentler ve amino asitler vardır.
FAYDASI; İdrar söktürür. Vücutta biriken zararlı maddeleri ve suyu atar. Romatizma, mafsal iltihabı, idrar tutukluğu, damar sertliğinde faydalıdır. Böbreklerdeki kum ve taşların dökülmesine yardımcı olur. Zayıflamayı sağlar. Böbrek ağrısını dindirir. Zihin yorgunluğunu dindirir. Baygınlığı geçirir. Prostat bezinin hastalanmasını önler. İktidarsızlıkta faydalıdır. Cinsel gücü artırır. Egzama ve diğer cilt hastalıklarında faydalıdır. Öksürük söktürür, bronşları temizler, astım nöbeti, akciğer hastalıkları, grip ve soğuk algınlığında faydalıdır. Kandaki şeker seviyesini düşürür. Şeker hastalarında faydalıdır. Kolera ve veremde bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardımcı olur. İhtiyarlamayı geciktirir. Kalbi kuvvetlendirir. Koroner damarları genişletir. Cerahatlerin boşalmasına yardımcı olur. Dolama ve arpacıkta da faydalıdır. Kırmızı soğan nikotini çözüyor, insan bünyesinde, özellikle sigara içenlerde biriken nikotinin çözülmesinde etkilidir. Kırmızı soğan kanda yükselmiş olan lipit miktarını düşürür. Safrayı incelterek, karaciğerin rahat çalışmasını sağlar. İdrar söktürür, terlemeye yardımcı olur, iskorbüt hastalığına iyi gelir, şekeri düşürür, kurt düşürücüdür, çok etkin bir antiseptiktir, suyu küçük kesiklerin ve hafif yanıkların iltihaplanmasını engeller, ergenlik sivilcelerine iyi gelir, pişmişinin yumuşatıcı, gerginlikleri giderici, öksürük ve astım krizlerini yatıştırıcı etkisi vardır. Nezle ve anjinlerde çok faydalıdır. Çiğ soğan böcek, örümcek sokmaları ve köpek ısırmalarına karşı iyidir. Kalp ve damar hastalıkları, pıhtılaşmayı sağladığı için, kanamaların durdurulmasında etkilidir. Soğan suyu, Her gün, soğanı akşamdan doğrayınız, suyun içinde sabaha kadar bekletiniz, suyunu içiniz, soğanını salata yaparak yiyiniz. Seyahate çıktığınızda, gittiğiniz yerin suyu ve havası size dokunursa, soğan yemek şifadır.

SOĞUK SU İLE TEDAVİ:
Korku, ateşli hastalıklar, felç, sıcaktan meydana gelen baş ağrısı, baygınlık ve Güneş çarpması gibi hastalıklar soğuk su ile tedavi edilir. Soğuk su ile şoklama yapılır. Hamamdan çıkarken ayaklara soğuk su dökülür.

SOĞUK VE SICAK:
Peygamberimiz (a.s.m), “Aşırı soğuk ve sıcaktan sakınınız.” Buyurmuştur.

SOYA:
Mükemmel bir kalp ilacıdır. Kolesterolü düşürür. Safra kesesini taşlardan korur. Oluşan taşların yok edilmesinde yardımcı olur. Sindirim sistemini çalıştırır. Kabızlığa iyi gelir. Kandaki şeker oranını dengeler. Kadınlarda dişilik hormonunu artırır. Zayıflamak isteyenlerin yemesi gereken bir gıdadır.

STRES:
Ruhen güçlü olmalıyız, moral vücudun direncini artırır. Öncelikle stresten, sinir bozukluğundan, geçimsizlikten, sıkıntıdan, kurtulalım. İnsanın ruhsal durumu ile savunma sistemi arasında sıkı bir bağ vardır. Kişi ruhsal olarak ne kadar güçlü, dengeli ve huzurluysa savunma sistemi de o nispette iyi çalışır. Yani morali bozmamak, tersine ruhsal olarak güçlü olmak başarıya giden en önemli adımdır. Ne kadar güçlü ve kararlıysanız hastalığı yenme şansınız o kadar fazladır.
Mayan kökü:Antivirüs etkisi vardır. Karaciğeri korur. Adrenalin salgılanmasını dengeler. Stresle başa çıkabilmek için gerekli olan kortizol hormonunu salgılatır.

SU İÇMENİN ADABI:
Suyu Çocuğun meme emmesi gibi emerek, Üç nefeste, Her nefeste üç yudum, sünnete uygun şekilde içiniz. Suların yumuşağı ve makbulü, kayaların ve taşların üzerinden akanıdır. Mağara ve kuyu suları serttir. Devamlı akan su, boruda bekleyen sudan daha şifalıdır. Suyu, mide çalışırken içmek doğru değildir. Bu da 2 saatlik bir zaman demektir. Yemek arasında içilebilir. Ayakta su içmek sünnete aykırıdır. “Suyu bir nefeste içmek karaciğere, ayakta içmek mideye, aç karına içmek sağlığa zararlıdır.”

SUNİ GÜBRE:
Suni gübre ile yetişen bitkileri yemeyiniz. Kanser hastaları daha çok dikkat etmeli.

SUNİ YEM:
Suni yemle beslenen hayvanları yemeyiniz. Kanser hastalığını tetikler.

SUSAM:
Ebu Cafer (r.a.) “Peygamberimiz (a.s.m), susam yağını burnuna ilaç olarak damlatırdı.”

SÜLÜK:
Peygamberimiz (a.s.m), “Tedavinin en iyisi, burundan ilaç damlatmak, ağızdan ilaç vermek, kan aldırmak, müshil kullanmak ve sülük yapıştırmaktır.”

SÜREKLİ DÜŞÜK TANSİYON:
Genellikle büyük iç kanamalardan veya sebebi bilinmeyen nedenlerden olabilir. Yetersiz beslenme, vitamin eksikliği, bazı ilaçların yan etkisi de tansiyonu düşürür.
BELİRTİLERİ; Bitkinlik, baygınlık, el ve ayaklarda üşüme ve morluk, ayağa kalkınca baş dönmesi ve göz kararması, çabuk yorulma.
BİTKİLERLE TEDAVİ; Isırgan otu, Adaçayı, Mersin yaprağı, Tarçın, Badem, Fındık, Bal, polen, arı sütü, Şalgam, Kırmızı pancar. Bu bitkiler tedavide iyi sonuç verirler

SÜRME:
Peygamberimiz (a.s.m), “Sürmeyi, yatarken çekmenizi tavsiye ederim. Zira sürme gözün görme duyusunu kuvvetlendirip berraklaştırır, kirpik bitirir ve gözdeki çapakları giderir.”

SÜT:
Süt şifalıdır. Bilhassa inek sütü anne sütüne en yakın süttür. Katkısız olmak şartıyla tavsiye edilir. Çocukların büyümesi ve beyin faaliyetlerinin artmasına yardımcı olur. Saç ve cilt güzelliğine katkıda bulunur. Kişiyi zinde tutar ve enerji verir. Sütlü gıdalar beraberce yenmemelidir. (Süt, peynir, lor ve kaşar gibi)

ŞAHTERE:
İdrar artırıcı, yatıştırıcı, zayıflatıcı ve tansiyon düşürücüdür.

ŞALGAM:
Şalgam curiciferae familyasından brassica cinsine ait bir bitkidir. Kökü ve yaprakları için ekilir. Bileşiminde kalsiyum ve demir gibi madensel maddeler ile a, c ve b grubu vitaminleri bulunur. Şalgam suyu yapımında maya olarak genellikle ekşi hamur kullanılır. Şalgam suyu kırmızı renkli, bulanık, ekşi lezzetli ve fermantasyon ürünü bir içecektir. Şalgam suyunun faydaları, vitamin ve mineral miktarları yüksek olan bu hammaddelerden yapılan şalgam suyunun insan sağlığı için şüphesiz pek çok faydaları vardır.
FAYDASI; İştahı açar, sindirimi kolaylaştırır. Sinirleri yatıştırır. Mide ve karaciğer, kemik ve dişleri kuvvetlendirir. Kalp, damar ve göz sağlığı için faydalıdır. Vücuttaki toksinleri atmak, kolesterolden uzaklaşmak, stresten kurtulmak için bolca yenip, suyu içilir. İdrar söktürücü, romatizma, nikris ağrılarına, mafsal şişliklerine, böbrek kumu ve taşının düşmesine, apse, dolama, kan çıbanı, donma, ergenlik sivilceleri, egzama, göğsü yumuşatıcı, akciğer ve bronşları temizler. Boğaz iltihabına, pekliğe, şeker hastalarına verilir. Toksinleri atar. Stresi önleyip sinirleri yatıştır. Kansızlık için ideal bir ilaçtır. Vücutta şişliklerin üstüne, el ve ayağı donanlara haşlanıp lapası sarılır. Haşlanan suyu ile saçlar yıkandığında beyazlaşmayı önler. Kökünün haşlanıp içilmesi sindirim güçlüğünü giderir. Nikris hastalığına iyi gelir. Akciğer ve bronşları temizleyen şalgam, pekliği giderdiği gibi bazı cilt hastalıklarında da merhem gibi kullanılır. Yaşlıların ayak üşümelerini gidermek için, kalın, etlice soyulmuş, 2 şalgam kabuğu, 1 çay bardağı ısırgan otu ile 1 litre suda haşlanıp haftada 2 gün ayaklar bu su ile yıkanır.

ŞEFTALİ:
Böbreklere, uykusuzluğa, yorgunluğa, idrar söktürmeye, kabızlığa iyi gelir. Şişmanlatma ve şekeri yükseltme endeksi düşüktür.

ŞEYTAN TERSİ:
Sinir sistemi yatıştırıcısı, hazmı kolaylaştırıcı ve gaz söktürücüdür.

ŞİFALI SULAR:
Sabır kahramanı Eyyub Aleyhisselam, hastalığı için dua ediyor. Allah duasını kabul ediyor. Kur’anı kerimde anlatılana göre, Allah, “Ayağını yere vur.” Buyuruyor. Sağ ayağını vurunca yerden sıcak su çıkıyor, yıkanıyor ve cilt hastalığından kurtuluyor. Sol ayağını vurunca da soğuk su çıkıyor. Soğuk suyu içince iç hastalıklarından kurtuluyor. Kütahya – Gediz Muratdağı Kaplıcalarının Şifalı Sularıda Bu özelliklere sahiptir.

ŞİŞLİKLER:
Peygamberimiz (a.s.m), şişlikler için, yağ tavsiye etmiştir ve “yağlayınız” buyurmuştur. Bitkisel yağlar, şişlik ortadan kalkıncaya kadar, şişlik üzerine sarılır. Sarıldığı zaman da 24 saat kalmalıdır.

ŞİŞMANLATMA VE ŞEKERİ DÜŞÜRME ENDEKSİ DÜŞÜK OLAN GIDALAR:
Armut, ayva, balık, biber, bulgur, çilek, domates, elma, erik, erkeç eti, greyfurt, havuç, ıspanak, kabak, karnabahar, kayısı, kepekli un ve kepekli ekmek, kereviz, kiraz, kivi, koyun eti, lahana, limon, mandalina, mantar, marul, maydanoz, mercimek, nar, nohut, patlıcan, peynir, pırasa, pirinç, portakal, sarımsak, sirke, soğan, soya, süt, şeftali, tavuk eti, tere otu, turp, yoğurt, yumurta, zeytin, zeytinyağı, salatalar ve sebzeler gibi, lifli besinlerin yanında dut, hurma, kabuklu yemişler, incir, tereyağı, kuyruk yağı, tuz gibi gıdaları da ölçülü yemek şartıyla, diyet yapanlar yiyebilirler. Şişmanlatmaz ve şekeri yükseltmezler. Ayrıca zayıflamak isteyenlere, günde en az, 2 litre su içmeleri tavsiye edilir.

ŞİŞMANLATMA VE ŞEKERİ YÜKSELTME ENDEKSİ YÜKSEK OLAN GIDALAR:
Bakla % 80 - Patates yüksek - Balkabağı % 75 - Beyaz pirinç yüksek, esmer pirinç veya bulgur tercih edilmeli. Beyaz ekmek yüksek, kepekli ekmek tercih edilmeli. Pekmez ve Çiçek balı %90 hakiki çam balı tercih edilmeli - Muz yüksek - Kavun % 60 - Karpuz % 75 - Üzüm yüksek. Gazoz ve kola yüksek. Sütün ve yoğurdun yağsız olanı tercih edilmelidir.

TANSİYON:
İçerdiği potasyum sayesinde tansiyonu düzenler. Sağlıklı kan hücreleri için gerekli olan folik asidi de bol miktarda bulundurur. Rezene çayı sindirim için iyidir.
Tahıl; Kan damarlarını gevşeten ve rahatlatan bir tür fotosentez kimyasal maddesi içeriyor. Bu sayede kanın damarlardan daha rahat geçmesini sağlıyor. Tahıl yemek sebzelere oranla vücutta daha fazla kalori yakılmasını sağlar. Kalorinin azalması tansiyonu düzenler.
Un; Yapıldığı tahılın besin değerlerini içerir. B vitaminleri, E vitamini, demir ve magnezyum açısından oldukça zengindir.
Karaciğer; Sağlıklı bir bağışıklık sistemi, cilt ve keskin gözler için gerekli olan A vitamini açısından zengindir. Küçük bir porsiyonu günlük A vitamini ve demir ile aylık B12 vitamini ihtiyacını giderir.

TATLANDIRICILAR (DİYET YAPANLAR VE ŞEKER HASTALARI):
Yüksek dozlarda alındığında sağlığa zararlıdır. Bazı tatlandırıcılar da tehlikeli hastalık yapıyor. Tatlandırıcılar iştah artırıyor. Tatlandırıcı kullanmak yerine şekersiz içmek denenmelidir. Şeker ihtiyacımızı da Doğal tatlandırıcılardan yani, meyvelerden karşılamalıyız. Bilhassa şeker hastaları.

TATLI İLE EKŞİ:
Birbirinin panzehiridir.

TATLI YEMEKLER:
Devamlı yenmemek şartıyla, mideyi rahatlatır ve bedeni ısıtır.

TAVSİYELER (ÖNEMLİ):

1. Tozlu yerde çalışmayınız. Çevre kirliliği olan yerlerden uzak durunuz. Çam havasını tercih ediniz. 2. Aşırı derecede yorulmayınız. Dinlenerek çalışınız. Sağlığımızı koruyamazsak, çalışamayız. 3. Zorunlu olmadıkça ağrı kesici dahil, ilaç kullanmayınız. Doğalını tercih ediniz. 4. Rasgele kan aldırmayınız. Usulüne göre olursa faydalıdır. Sünnete uygun olursa, daha güzel olur. 5. Siğilleri kesmeyiniz. ( Mantar, ben, kist, tümör, nasır v.s. ) 6. Vücuttaki benler üzerine gelişi güzel şeyler sürmeyiniz. Bazı bitkisel uçucu yağlar kullanılabilir. 7. Az yiyiniz. Yemekten sonra hemen uyumayınız. Yatmadan önce de yemek yemeyiniz. Şişmanlıktan kaçınınız. 8. Bol sebze ve meyve yiyiniz. 9. Kanserojen madde olan E330 gibi katkı maddelerinden kendinizi koruyunuz. 10. Sigara ve alkol içmeyiniz. 11. Sevdiğiniz bir işi yapınız, veyahut çalışınız. 12. Kendinize devamlı bir meşguliyet bulunuz. 13. Kitap okuyunuz, spor yapınız. 14. İnsanlara yardım ediniz. 15. Temiz havalı yerlerde yürüyüş yapınız. 16. Maneviyatınızı ve moralinizi yüksek tutunuz. 17. Moralinizi bozmayınız. Gülümseyiniz. Stresten uzak durunuz.

TAVUK ETİ:
Köy tavuğu yemekte sakınca yoktur. Hazır tavukların hormonlu olma ihtimali çok yüksektir. Dikkatli olmalıyız, hormonlu olması çok sakıncalıdır.

TEDAVİ KONUSUNDA HADİSLER:

Tedavide, Tıbbı nebeviyi esas almak şarttır, ihya etmek lazımdır. Hastalık Allah’tan, tedavisi Allah’tan. Tedavide, ehil ve liyakatli ise kadın, erkek fark etmez. Haramla tedavi olmaz. Hastalarınıza yemede içmede zorlamayınız. Harareti soğuk su ile söndürünüz. Ayın 17, 19 ve 21. de kan aldırınız. Spor, yürüyünüz. Dinlenmek için, meşguliyetinizi değiştiriniz. Hastaya canının çektiği yiyeceklerden hemen veriniz. İklim değişikliği, tebdili mekanda hayır vardır. Ayakta bevl etmek doğru değildir. Hastaya moral vermek hasta ziyaretinde, onun uzun yaşayacağı konusunda, onu ümitlendirin, bu ümitlendirme kaderi değiştirmez, ama hastanın gönlünü hoş eder. Hastaya “dilersen dua edeyim, Allah şifa versin, dilersen sabret, cennet senin olsun.” “Hastalarınızı sadaka ile tedavi edin. Belaya, dua ve sadaka ile karşı koyun.” “Dua ibadetin özüdür, hastalıklar günahlardır, ilacı istiğfardır.” “Tedavisiz hastalık yoktur, intihar haramdır.” “Ölüme netice veren, yiyip içmemek, haramdır.” “ Tedavi kaderdendir, Allah’ın kaderinden, Allah’ın kaderine sığınmalıyız.” “Belaya dua ile karşı koyun.” “Mü’minin mü’mine gıyabi duası makbuldür.” Hasta ziyaretinde, bazı şeyleri şefaatçi yaparak, “Yarabbi, hastalığımızı gider, şifa ver, şifa veren ancak sensin, senin şifandan başka şifa yoktur, hiçbir hastalık bırakmayan şifa ile şifa ver.”

TEFEKKÜR:
Peygamberimiz (a.s.m), “Bir sat tefekkür bir sene nafile ibadet gibidir.” Buyuruyor. Güzel düşünceler, müspet enerjiyi çoğaltır. İnsanda menfi enerji çoğalmışsa, o insan hasta olur. Hastalıktan kurtulmak için, müspet enerjiyi çoğaltmak lazımdır. Problemlerimizi, önce beyinde çözmeliyiz. Hayatı veren Allah, hayatı alan Allah. Derdi veren Allah, devayı veren Allah. Her şeyin dizgini Allah’ın elinde, her şey Allah’ın emriyle halledilir. Allah bizi yoktan var etmiş. Bizi taş yaratmamış, bitki yaratmamış, hayvan yaratmamış insan yaratmış. İnsan en mükemmel varlık. Müspet tefekkür, müspet enerji demektir. Müspet enerji, hastalıklardan kurtulmak demektir.

TEMİZLİK:
“Temizlik imanın yarısıdır.” Hadisi Şerif.

TERE OTU VE TOHUMU:
Peygamberimiz (a.s.m), “Sizlere tereyi tavsiye ederim. Zira yüce Allah, bunda birçok hastalık için şifa yaratmıştır.” Tere otu, Şekeri düşürür, kanı temizler, damarları açar. Zayıflamak isteyenler bol miktarda yiyebilirler. Yapısındaki madeni tuzlar ve vitaminler sayesinde, kanı mikroplardan temizler, bedenimizin hastalıklara karşı direncini artırır, idrarı söktürür, böbrekteki taşları eritir, yada bunların düşmesini kolaylaştırır. İştah açar, dokulardaki madeni tuzların eksiğini tamamlar, kan yapar. Kandaki seker oranını düşürdüğü için özellikle seker hastaları için bol bol tere yemelidir. Güç vericidir, dermansızlık ve halsizliğe karşı bire bir ilaçtır. Ayrıca, havanda dövüp cildin yada yaranın üstüne sarıldığında, cilt hastalıklarını, bağ dokusu yangınlarını ve kızıl yara denen şirpençeyi iyileştirir.

TEREYAĞI:
Hadisi Şerifte “yağı devadır” buyuruyor. Mideyi yormaz, kolesterolü artırmaz, damarları tıkamaz. Deneyiniz. Avuçlarınıza bir miktar tere yağı, bir miktar da margarin alınız. Acaba hangisi çabuk eriyecek, deneyiniz. Peygamberimiz tereyağını tavsiye ediyor.

TESETTÜR:
Tesettür, bedendeki müspet enerjilerin dışarı çıkmasını engellediği gibi, dışarıdan gelen menfi bakışların, enerjilerini de bedene girmesine mani olur.

TİROİD:
Midye; Omega-3 yağı açısından zengin bir besin kaynağıdır. İçerdiği selenyum minerali tiroit bezlerinin normal işleyişi için gereklidir.
Hamsi; Kolesterolü düşüren, kan pıhtılaşmasını önleyen Omega-3 bol miktarda vardır.

TURP:
Kanserojen maddelere, kalp damarlarındaki kan pıhtılaşmasına iyi gelir. Ayrıca, böbrekleri temizler ve dişetlerini kuvvetlendirir. Şekeri düşürür, kanı temizler. Zayıflamak isteyenler bol miktarda yiyebilirler. Gerçek bir şifã kaynağıdır. Bir kilo siyah turp rendeden geçirilir, biraz tuz atıp suyu tülbentle sıkılıp çıkarılır. Aç karnına yarım fincan içilirse, böbrek taşlarını eritir. Teneffüs yolları için yararlıdır. Bilhassa siyah turp böbreklere çok faydalıdır. Turpun, tümörlerin ve kistlerin çözülmesinde etkili olduğu ileri sürülüyor. Kırmızı adana turpu da yanlış beslenme ve hareketsizlikten dolayı vücutta meydana gelen kireçlenmeyi önlüyor.

TUTKULARIMIZ:
Tutkularınızın esiri olmayınız, aklınız kalbinize hakim olsun.

TUZ:
Tuzu fazla kullanmak sakıncalıdır. Tuz 70 derde devadır, fazlası zarardır. Vasatı muhafaza etmek şarttır. Perhize dikkat etmeliyiz. Her şeyin normali, vasatı, Sünnete uygun olanı iyidir. Tuzlu gıdalar, bedeni kurutur, uzuv ve kuvvetlere zarar verir.

Himalaya Tuzunu tavsiye ediyoruz. Faydaları.

Himalaya Tuzu doğal ve etkili bir antihistaminiktir. Astım tedavisinde kullanılır.
Himalaya Tuzu vücutta sitresi azaltan bir öğedir.
Beyin hücrelerinden asit fazlasının çıkarılmasını sağlar.
Böbreklerdeki asitin temizlenmesini sağlar. Vücutta yeterli tuz olmazsa asitlik giderek artar.
Duygusal ve ruhsal sorunların tedavisinde kullanılır.(lityum)
Tuzlu su, doğal antioksidan görevlerini yapar ve vücudu zehirli atıklardan temizler.
Tuz, kanserden korunma ve kanser tedavisi için kullanılır.
Tuz, kas sıklığının ve gücünün korunmasını sağlar.
Düzensiz kalp ritmini dengeler, tansiyonu düzenler.
Uyku düzenini sağlar uykuyu düzenler. horlamayı önler.
Diyabetik tedavisinde gerekli bir öğedir.
Vücut hücrelerinde, hidroelektrik enerji üretimini sağlar.
Doğumdan ölüme kadar sinir hücrelerinde bilgi ve iletişimi sağlar.
Besinlerin bağırsaklarda emilimini sağlar.
Özellikle astım anfizem ve kistik fibröz vakalarında akciğerleri mukoz salgıdan ve yapışkan balgamdan korur.
Dil üzerine konan tuz geçmek bilmeyen kuru öksürüğü tedavi eder.
Boğazda balgam toplanmasını ve sinüs tukanıklığını giderir.
Gut ve guta bağlı artritin önlenmesini sağlar.
Uykuda ağızdan çıkan aşırı tükürük salgısına engel olur. Aşırı tükürük salgısı vücuttaki tuz yetersizliğinin göstergesidir
Kaslardaki krampların giderilmesini sağlar.
Osteoporoz, su ve tuz yetersizliği sonucudur.
Tuz kemik yapısının sağlamlığı için gereklidir.
Tuz, serotonin ve melatonin salgılanmasına neden olduğu için özgüvenimizi artırır ve kendinizi daha çok beğenmenizi sağlar.
Libidonun korunmasına yardımcı olur. (libido=insana yaşama gücü veren enerji)
Tuz çene sarkmasını önler.
Tuz bacaklarda ve uylukta damarların genişlemesine ve örümcek ağına benzer damar ağlarının oluşumuna engel olur.

Himalaya Kristal Tuzunda yaklaşık 84 mineral vardır. İnsanın vücudu bunların bir kısmına eser miktarda gereksinim duyar. Günümüz sofra tuzlarının içinden bu yararlı mineraller çıkarılır ve toz halinde kalması için, içine alüminyum silikat katılır. Alüminyumun sinir sistemi üzerinde toksik etkisi vardır. Alzheimer hastalığının başlıca sebeplerinden birisi bu alüminyumdur.

TÜKÜRÜĞÜ İSRAF ETMEYİN:
Tükürüğü, mümkünse yutun ki, gücünüzü artırsın.

UDİ HİNDİ - ÖD AĞACI:
Peygamberimiz (a.s.m), yedi hastalığa iyi geldiğini, buyuruyor. Tozu, suyla veya zeytinyağı ile kullanılır.

ÜLSER:
Lahana; Ülseri olan kişiler için tonik, yani mideyi temizleyici etki vardır. Yüksek oranda C vitamini içerir. Kırmızı lahana vücutta antioksidan özelliğe sahip A vitamini içerir. Kanseri önleyici etkiye sahiptir. Çiğ olarak salatalara katılması tavsiye edilir.

ÜZERLİK TOHUMU:
Kurt düşürücü, adet söktürücü, uyuşturucu, terletici ve yatıştırıcıdır. Peygamberimiz (a.s.m), “Sizlere üzerliği tavsiye ederim. Zira yüce Allah, bunda birçok hastalık için şifa yaratmıştır.”

ÜZÜM:
Üzüm asmasının glikozca zengin olan meyvesidir.
FAYDASI; Besleyicidir. Şişmanlatır. Bedeni ve zihni gücü artırır. Kan yapar. Vücutta biriken zararlı maddelerin dışarı atılmasını sağlar. Yüksek tansiyonu düşürür. Mide ülseri, gastrit, karaciğer hastalıkları, dalak hastalıkları, romatizma ve mafsal iltihabında faydalıdır. Kabızlığı giderir. Kalbi kuvvetlendirir. Kanı temizler. Hamilelerin mide bulantısını önler. Cilt güzelliğini sağlar. Nekahet devresinin kolayca atlatılmasına, böbreklerdeki kum ve taşların düşürülmesine yardımcı olur. Beyin için faydalıdır. Hafıza için her gün 21 adet kuru üzüm tavsiye edilmiştir. Kanı çoğaltır. Kalbi, mideyi ve bağırsakları kuvvetlendirir. Böbreklerin çalışması, beden ve beyin yorgunluğuna iyi gelir. Zindelik, canlılık ve enerji verir. Zayıflamak isteyenlere ve şeker hastalarına tavsiye edilmez. Şekeri yükseltir. Ölçüyü kaçırmayınız. Üzüm çekirdeği, gibi, bazı meyvelerin çekirdeklerinden elde edilecek yağlarla kanı temizlemek mümkündür. Bilhassa kırmızı kuru üzümün çekirdeği daha çok şifalıdır.

VARİS:
Bacaklardaki toplardamarların bozulmasıdır.

SEBEPLERİ; Hareketsizlik yada yeterli hareket etmeme, Sürekli ayakta kalma, Çorap bağı, korse, sıkan ayakkabı gibi şeyler giyilmesi, Aşırı ve yağlı şeyler yeme, Hamilelik, Aşırı alkol ve sigara.

BELİRTİLERİ; Kalçalarda, bacak ve baldırlarda ağrılar. Ayaklarda yanma ve makatta kaşıntı. Ayak damarlarında şişmeler, siyah iplikler ve düğümler oluşur. Bacaklar gülle gibi ağırlaşır. Ayaklarda sürekli üşüme ve kısmi felç. Bacak, baldır ve kalçada kramplar. İleri aşamalarda, baldırlarda ödem, egzama ve yaralar oluşur. Varis makatta olursa buna HEMOROİD adı verilir.

BİTKİLERLE TEDAVİ; Sodalı ve şaplı banyolar, Sık sık ve hızlı yürümek, Zeytinyağı ile masaj, Zulumba, üzerlik tohumu, nöbet şekeri karışımı, Hemoroit için atkestanesi, civan perçemi, servi kozalağı, maydanoz ve patates lapaları. Bu bitkiler sürekli kullanılırlarsa tedavide iyi sonuç verirler.

VÜCUT SU TUTMUŞSA:
Kuş üzümü;
100 gramı günlük C vitamini ihtiyacının tam 3 katını karşılar. Antibakteriyel ve yanmayı önleyici etkileri vardır. Zengin potasyum ve düşük tuz içeriği, dehidratasyonu olanlar için önemli bir doğal ilaçtır
Kabak;
100 gram kabak günlük folik asit ihtiyacının 4' te birini karşılar. Yüksek orandaki potasyum sıvı - tuz dengesini sağlar.
Tahıl;
İdrar yollarını açıcı, çalıştırıcı ve rahatlatıcı etkileri vardır. Dehidratasyon rahatsızlığı olanlar, mutlaka yemelidir. Mideyi rahatlatıcı özelliği vardır.

YARDIMLAŞMA:
“az sadaka çok belayı def eder.” “Hastalarınızı sadaka ile tedavi edin.” “Belaya, dua ve sadaka ile karşı koyun.” Yardımlaşma, insanda müspet bir enerji oluşturuyor. Organlar, damarlar, hücreler ve tüm vücut canlanıyor, savunma sistemi güçleniyor.

YAVŞAN OTU:
Peygamberimiz (a.s.m), “Evlerinizi yavşan otu gibi, güzel kokulu otlarla tütsüleyiniz.” Buyurmuştur.

YEME VE İÇME ADABI:

Yemenin ölçüsü, midenin üçte birini yemeğe, üçte birini suya, üçte birini havaya ayırmaktır. Çok sıcak ve çok soğuk yemeyiniz ve içmeyiniz. Beş saat geçmeden yemeyiniz, yemekten sonra 2 saat geçmeden su içmeyiniz. Mide çalışırken, soğuk su içilirse midenin çalışmasını önler. Yemek, içmek sadece beslenmemiz için gerekli değildir. Bizim yaşamdan keyif almamızı da sağlar. Bu sebeple yemek saatlerimizi keyfe dönüştürmeliyiz. Hastalar genellikle kendilerini geriye çeker, aile ve akrabalarından uzak dururlar. Sürekli hastalıklarını düşünür, günlük sosyal aktivitelerden uzaklaşırlar. Oysa bu yanlıştır. Aileyle birlikte keyif içinde yemek yemek daha sağlıklıdır. Doktorlar engellemediği sürece sosyal yaşamdan uzaklaşmamak, normalde sürdürülen yaşama devam ettirmek en iyisidir ayrıca sofraların özenli ve güzel olması, sofraya getirilen yemeğin görünümü ve sunumuna da özen gösterilmesi çok önemlidir. Hastaların iştahının yerine gelmesi demek, onların yeniden yemek yiyebilmeleri ve kendilerini daha iyi hissetmeleri, dolayısıyla yaşam kalitelerinin artması demektir. İnsan bedeni için az az ve sık sık yemek yemek daha sağlıklıdır. Ara öğünlerde taze meyveler tavsiye edilir. Yiyeceğimiz şeyler çeşitli ve besleyici olsun. Devamlı acı yemeyiniz. Aşırısından kaçınınız.

YEMEK PİŞİRME METODU:
Yağlar yemek yapılırken yanmamalıdır. Çift tabanlı tencere tavsiye edilir. Malzemesi konur hafif ateşte pişirilir. Besinlerin taze olanlarının yenmesi çok önemlidir. Bilindiği gibi bir sebze veya meyve dalından koptuğu andan başlayarak vitamin, mineral ve diğer besin değerlerini yitirmektedir. Pişirilen yiyecekler de bekletildiklerinde besin kaybına uğrarlar. Yiyecekleri pişirmeden yediğimizde besin değerleri, pişirerek yediğimize oranla daha yüksektir. Bu da besleyici değerini arttırmaktadır. Besinleri az suyla, yada kendi suları ve yağlarıyla veya az yağ kullanarak pişirmek en iyisidir. Kendi suyu ve yağıyla pişen yemekler hem daha lezzetli hem daha besleyici olur.

YEMEK VE İÇMEKLE İLGİLİ, HADİSİ ŞERİFLER:

“Az yemek, doymadan kalkmak. Kepekli ekmek yemek. Mutlaka Besmele çekmek. Yemeği birlikte yemek. Sağ elle yemek ve içmek. Aynı çeşitse önünden yemek. Elleri yıkamak. Yiyecekler meyve gibi farklı ise, seçerek yemek. Cemaat Halinde yeniyorsa, kenardan yemek ortadan yememek. Eti bıçakla değil, dişlerle kopararak yemek. Yemek yerken, oturarak, bir yere yaslanmadan, sağ dizi dikerek yemek uygundur. Elleri yemekten önce veya yemekten sonra yıkamalıdır. Elleri yalamak, parmakla tabağı sıyırmak. Çok yemekten dolayı öğürmek doğru değildir. Yemenin ölçüsü, midenin üçte birini yemeğe, üçte birini suya, üçte birini havaya ayırmaktır. Akşam yemeğinin terki, ihtiyarlık sebebidir. Yeme hususunda, iştah duyduğunu ye, hoşuna gitmeyeni terk et. Yemeğe laf etmemek. Yemek kabına sinek düşerse, önce batırın, sonra çıkarın, yemeye devam edin. Hurma kurtlanmışsa, kurdunu çıkarınız ve yemeye devam ediniz. İki kişilik yemek üç kişiyi de yeter. Başkalarına rahatsız edecek kokusu olan, soğan ve sarımsak gibi şeyleri evinizde yiyiniz mescide gelmeyiniz. İnek sütü ve yağı şifalıdır, fakat eti marazdır, hastalık yapar. Sirke faydalıdır. Zeytin yağı 70 derde dermandır. Arpa ekmeği ve hurma, tereyağı ve hurma yemek. Taze hurma ile kavun, salatalık, acur, hurma, yemek. Kabak, peynir, helva ve bal, yani tatlılar yemek. Et sulu tirit, bir yaşındaki koyunun sağ ön budu, çabuk pişer, çabuk hazmolur. Davete icabet etmek, davetsiz gitmemek. Düğünlerde yemek ikram etmek. Doğan çocuk için kurban kesmek. Bal şerbeti içmek. Hurmayı aç karına yemek. Su, un ve baldan yalan sütlü çorbayı içmek. Mantar suyunu göze damlatmak. Yara bere için kına sarmak. Kabızlık için, sinameki çayını balla tatlandırıp içmek. Udi Hindinin tozunu zeytin yağında bekletip burna damlatmak. Gözler ve saçlar için, gece yatmazdan önce ismid sürmesini kullanmak. Çörek otu, dere otu, hardal, üzerlik, sabır otu - sarı sabırın damıtılmış usaresini, akik taşının yüzüğünü kullanmak sünnettir.” Hadisi şeriflerden özetlenmiştir.

YERELMASI:
Şeker hastaları için faydalıdır. Vücudun direncini arttırır. Kabızlığı giderir. Şekeri düşürür. Kanı temizler. Zayıflamak isteyenler bol miktarda yiyebilirler.

YOĞURT:
Yoğurt inek sütünden yapılanı tavsiye edilir. Bolca yenmelidir. Sindirim sistemini korur. Kabızlığı, mide ülserini önler. Mide ve bağırsakları zinde tutar. Doğal bir antibiyotiktir. Zayıflamak isteyenler ve şeker hastaları bol miktarda yağsız yoğurt yiyebilirler.

YUMURTA:
Yumurta büyüme, üreme, süt meydana gelişi, kandaki alyuvarların oluşumu ve vücudun kendi kendini tamirinde önemli rolü vardır. Fıtri ortamda beslenen tavuğun yumurtası tavsiye edilir. Doğada beslenen bir tavuk yumurtası (köy yumurtası) çiftliklerde yapay gübre ile beslenen tavukların yumurtası arasındaki tat farkını hepimiz biliriz. Zayıflamak isteyenler kaynamışını yiyebilirler, midede uzun süre kalır, tok tutar.

ZAHTER:
Şeker hastalığına karşı kullanılır.

ZAYIFLAMAK İÇİN, ÖNEMLİ TAVSİYELER:

1. Sabah kahvaltısını ihmal etmeyeceğiz. Sabah kahvaltısını yapmazsak, vücut aç kalacağım diye tedbir alır, öğle yemeğinde yediklerimizi depolar ve iç yağına dönüşerek şişmanlatır. Aynı şey, diğer öğünler için de geçerlidir. Öyle ise öğün atlamayacağız. Yemeği zevkle, neşe içinde, az ve sık yemeliyiz. 2. Meyve aç karına yenmelidir. Ara öğünlerde, şekeri yükseltme endeksi düşük olan meyveler yiyebiliriz. Yemeklerden hemen sonra meyve yemek sakıncalıdır. Hem şişmanlatır, hem de yemekten sonra yendiğinde, midedeki besinlerle mayalaşarak alkole dönüşür ve alkolün verdiği zararlar ortaya çıkar. Siroz gibi. 3. Şişmanlatma endeksi yüksek olan:Bakla, Patates, Balkabağı, Beyaz pirinç, (esmer pirinç veya bulgur tercih edilmeli. ) Beyaz ekmek, (kepekli ekmek tercih edilmeli. ) Pekmez ve Çiçek balı, (hakiki çam balı tercih edilmeli), Muz, Kavun, Karpuz, Üzüm, Gazoz ve kola. Sütün ve yoğurdun yağsız olanı tercih edilmelidir. Bu gıdalar şişmanlatır. Çok az ve ölçülü yenebilir. Ayrıca, mısırın her türlüsü, pişmiş havuç, pancar, şeker, kurabiye kek v. s. kola gazoz ve hazır meyve suları. 4. Kepeksiz beyan undan yapılmış gıdaların tamamı şişmanlatır. Kepekli undan yapılırsa, afiyet olsun. 5. Lifli gıdalar şişmanlatmaz. Enerji değerleri sıfıra yakındır. Çünkü bağırsaklarda parçalanmazlar. Suda dağılmazlar, suyu çekerler. Bu sayede doygunluk hissi verirler. Bağırsakları çalıştırırlar ve kabızlığı önlerler. Midede eriyen lifler tokluk hissi verirler ve midenin boşalmasını sağlayarak, kolesterolün düşmesine yardımcı olurlar. Yağ ve şekerlerin emilmesini yavaşlatarak, yağ deposu olmayı azaltırlar. Tüm zararlı maddeleri sürükleyerek, emilmelerini önlerler ve dışarı atılmasını sağlarlar. Bu sayede kanser yapıcı maddeleri engelleyerek, kanseri önlerler. 6. Şişmanlamamak için, yemekten sonra, egzersiz, spor veya yürüyüş yapmalıyız. Güneşi ve oksijenli ortamı değerlendirmeliyiz. 7. Ayakta yiyip içtiğimiz zaman, besinler midede durmadığı için doyma ve tokluk hissi oluşmaz. Doyma hissi oluşmadığı zaman, çok yeriz ve şişmanlarız. Sindirim açısından en güzel pozisyon, oturarak yemektir. Ayak üstü yenen, Fast Fooddan kaçınmalıyız. Şişmanlatır. 8. Lokmalar küçük olmalı ve çok çiğnemeliyiz. Çok çiğnemek beyindeki tokluk hissini uyandırır ve yemeye ara verilir. Yani, tokluk hissi, çok çiğneme ile alakalıdır. 9. Vücudun ihtiyaç duyduğu, çeşitli ve değişik gıdaları sebzeleri ve meyveleri mevsiminde yemeliyiz. Salata yemeğini ihmal etmemeliyiz. Lahana, tere, soğan, marul, salatalık, turp, domates, yer elması, maydanoz karıştırılarak salata yapılır. Limon ve zeytin yağı ilave edilir. Yemeklerden 30 dakika Önce yenir. Şekeri düşürür, tansiyonu ve kolesterolü dengeler, kanı temizler, damarları açar ve hazmı kolaylaştırır. Lifli besinler olduğu için şişmanlatmaz. 10. Peygamberimizin buyurduğu gibi “Acıkmadan sofraya oturmamalıyız, doymadan sofradan kalkmalıyız.” Yani, yerken aşırıya kaçmamalıyız. İki öğün arası ez az 4 veya 5 saat olmalıdır. 11. Kepeği alınmış beyaz un, şeker, aşırı tuz, margarinler, bunlardan yapılanlar, ilaçlı konserveler, kimyasal mayalı gıdalar, alkollü içkiler, rafine edilmiş gıdalar, E maddeli uzun süre dayanabilmeleri için kimyasal maddeler katılmış, renklendirilmiş, tatlandırılmış veya koyultulmuş gıdalar, sakıncalıdır. Bu sakıncalı gıdalar, sağlığımız için zararlıdır, hem hasta eder, hem de şişmanlatır. 12. Şişmanlamamak için bol su içmeliyiz. İçme suları ilaçsız, doğal memba suları olmalı. Çünkü vücutta ortaya çıkan zararlı ve zehirli maddeleri temizleyip idrarla dışarı atmak için bol miktarda su içmemiz gerekiyor. Kabızlığı önler. Tokluk hissi verir. Yağ depolanmasına engel olur. Böbrekleri çalıştırır. Günlük su ihtiyacımız 2 litre kadardır. Bitki ve meyve çayları ile, doğal meyve suları susuzluğu gidermek için idealdir. Kilo problemi, kan yağları ve kolesterol için, turunçgiller bilhassa greyfurt tavsiye edilir. 13. Zayıflamak için irade gücünü artırmak lazım; irade gücünü artırmak için, Allah'ın isimlerinden: “MÜRİD” İSMİNİN (her gün 1000 defa) ZİKRİ LAZIM. ALLAH'IN "MÜRİD" İSMİ; İRADE GÜCÜNÜ ARTTIRIR! İRADE sıfatının ismi olan “MÜRÎD” ismi zikredildiğinde, kişinin beyninde boş duran hücreler, bu ismin frekansında programlanarak devreye girdiği için; bir süre sonra o kişide İRADE gücünün arttığı ve eskiden başaramadığı bir çok şeyi başardığı görülür. "MÜRÎD" ismi, insanda en süratli gelişmeyi sağlayan bir güce sahip! Hemen hepimiz, pek çok şeyi biliriz de, bir türlü bu bildiklerimizi uygulamaya koyamayız. Bunun da gerçekte tek bir sebebi vardır, İRADE ZAYIFLIĞI!
İşte bu irâde zayıflığının çaresi, "MÜRÎD" isminin zikredilmesidir. Bu ismin zikredilmesi sonucu, kişinin ilgi duyduğu konuya karşı irâdesi güçlenmeye başlıyor ve eskiden bilip de tatbik edemediği pek çok şeyi kolaylıkla tatbik edebilir hâle geliyor. Meselâ diyelim ki; istediği gibi ibâdet edemiyor; yahûd kendini ilme verip kararlı bir biçimde ilim çalışamıyor; işte bu durumda bu zikir, kişinin irâde gücünü arttırdığı için, kolaylıkla bunları başarabiliyor.

ZEMZEM SUYU:
Peygamberimiz (a.s.m), “Zemzem suyu hem gıda, hem şifadır.” Buyuruyor.
- Açlığını gidermek için içen kişinin açlığını, susuzluğunu gidermek için içenin susuzluğunu giderir.
- Bol bol içmek çok faydalıdır.
- Tadı kendine has özeldir.
- İçilmesi sünnettir.
- Misafirlere ikram edilecek en güzel hediyedir.
- Dünyanın en içilebilir ve sağlıklı suyudur.
- Besleyici ve mineral bakımından zengindir.
- Cennet pınarlarındandır.
- Açları doyurandır.
- Mikrobik hastalıklara karşı etkili olan florürleri barındırır.
- İçinde hiçbir bakteri ve mikro organizma bulunmaz.
- Bedene kuvvet verir.
- Kalp krizine şifadır.
- Baş ağrısını giderir.
- Gözün görmesini ziyadeleştirir.
- Birçok hastalığın şifasıdır.
- Ne niyetle içilirse ona deva olan, her derde deva mübarek bir sudur.
- Zemzem gazlı bir içecektir. Karbonat litrede 366 mg’dır.
- Zemzem suyunda, Kalsiyum ve magnezyum tuzlarının oranının yüksek olması; yorgun insanları yüzlerine sürdükleri zaman ferahlatıyor.
- Zemzem suyunun mayalama özelliğinin de bulunduğu ortaya çıktı. Alman kimyacılar, Zemzem'in normal bir su ile karıştırıldığında baskın gelip bütününü Zemzem özelliğine çevirdiğini belirtiyorlar.
- Besleyicidir içinde bir çok mineral barındırmaktadır.
- Aluminyum, Bakır, Bikarbonat , Bromür, Çinko, Demir, Florürler, Hidroarsenat, Hidrofosfat, İyodür, Kalsiyum, Karbonat, Klor, Krom, Kükürt, Magnezyum, Mangan, Metaborik asidi, Metasilikat, Potasyum, Radon, Serbest karbondioksit, Serbest oksijen, Sodyum, Sülfat.
- Hangi niyet ve ne için içilirse ona göre netice verir.
- İçildiği an, duânın kabul edildiği andır.
- Bazı küçük günahlara keffaret sayılır.

ZENCEFİL:
Cennet şaraplarının, karışımında zencefil vardır. Zencefil, Bulantı ve kendinden geçme için, şifadır. Yatıştırıcı ve gaz söktürücüdür.

ZERDEÇAL:
Midevi, gaz söktürücü ve safra artırıcıdır.

ZEYTİN:
Hakkında ayet ve hadis vardır. Yaz, kış yenir. Zayıflamak isteyenler ve şeker hastaları yiyebilirler. Zeytinyağı, safrayı artırır. Karaciğeri çalıştırır. Karaciğer ağrılarını keser. Sarılıkta faydalıdır. Yaprak ve kabukları yüksek tansiyonu düşürür. Kandaki şeker miktarını düşürür. Bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardımcı olur.

ZEYTİNYAĞI:
Vücudu besler, tok tutar, kolesterolü düşürür, kalp ve damarları korur, safra kesesi ve raşitizm hastalığı için faydalıdır. Karaciğerin temizlenmesine yardımcı olur. Kabızlık için faydalıdır. Böbrekleri temizler ve taşların düşmesine yardımcı olur. Zeytin konusunda ayeti kerime var. Kuru incir, zeytin yağı içinde 15 – 20 gün, güneşte bekletilerek yenir ve yağından içilirse, sperm sayısını artırır. “ Zeytinyağı 70 derde devadır.” Hadisi Şerif.

ZIT BESİNLER:
Yoğurtla ekşi, pilavla sirke, sütlaç üzerine nar veya üzüm yemek, mideye zararlıdır. Eğer yenmişse, ilacı ekmekle kuru üzümdür.

ZULUMBA:
İştah açıcı, uyarıcı, idrar artırıcı, balgam ve gaz söktürücüdür. Gaz söktürücü, midevi, ter kesici, idrar artırıcıdır. Haricen yara iyi edici ve antiseptik olarak kullanılır.

ZİKİR, FİKİR, ŞÜKÜR:
Yediğimiz, içtiğimiz nimetleri başlarken, “Besmele” ile başlamalı, sonunda Allah’a şükretmeli, ortada; yerken ve içerken bu nimetleri veren Allah’a tefekkür etmeliyiz. En büyük lezzet, iltifat lezzetidir.

NETİCE OLARAK:

Bu bölümün sonunda özet halinde şunları söyleyebiliriz;
1. Allah kainatı insan için, İnsanı da, ibadet için yaratmıştır.
2. En mükemmel insan, son peygamber Hazreti Muhammed Aleyhisselatü Vesselamdır.
3. Peygamberimiz, örnek ve numune insandır.
4. Allah Ondan razıdır. Ona tabi olan, onun sünnetini ittiba edenlerden de razıdır.
5. Sağlık, sıhhat ve afiyet sünnete uygun yaşamakla mümkündür.
6. Ahir zamanda, sünnete uygun yaşayanlara yüz şehit sevabı var.
7. Hem dünyada, hem de, ahirette mes’ud ve bahtiyar olmak istiyorsak, sünnete uygun yaşamalıyız

DAHA GENİŞ BİLGİ İÇİN ARAYINIZ:
YETKİLİ KİŞİ: YUSUF SAİT ŞENGÖZ
İŞ YERİ TELEFONU: 0 274 412 25 84
İŞ YERİ FAKSI : 0 274 412 81 31
CEP TELEFONU : o 542 374 22 92
www.19kkanser.com - www.19kpazarlama.com

yukarıˆ
MANEVİ TAVSİYELER VE DUALAR

MANEVİ TAVSİYELER VE DUALAR

Manevi yönden Kur’an şifadır. Hadisler şifadır. Hastalar Risalesi şifadır. Sekine duası şifadır.
Çok mühim tavsiyeler;
* Sekine duasının okunabilir büyük şekli (Arapça aslı)
19k Gıda Takviyeleri
Hakkında Açıklamalar
bölümünün sonunda var. Ayrıca Büyük cevşenin içinde de var. Hem okunur hem üstte taşınır. (muska gibi)

SEKİNE DUASININ OKUNUŞU

1- Niyet( ne için ve ne maksatla okunduğuna niyet etmek)
2. İstiğfar (7 DEFA)
3. Salavat-ı Şerife ( 7 DEFA)
4. Allah-u Ekber (10 DEFA)
5. Altı Esma her ayetle beraber okunacak.(19 DEFA)
yani besmele çekilir sonra FERDÜN, HAYYUN, KAYYUMUN, HAKEMUN, ADLUN, KUDDÛSUN."denir ve 1. ayet okunur bu sırayla 19 kere tekrarlanır, sonra tekrar besmele, 6 esma ve 2. ayet okunur. 19 ayet bitene kadar aynı şekilde okunur.
6 esma: "FERDÜN, HAYYUN, KAYYUMUN, HAKEMUN, ADLUN, KUDDÛSUN."

(Kur'an hattı bilmeyenler için latincesi)

1.Ayet: Seyec ‘alullahu ba’de ‘usru-y yusra”
2.Ayet:Anetil vucuhü lil hayyil kayyum
3.Ayet:Ve innallahe biküm lera ufün rahimu
4.Ayet:İnnallahe kane tevvaben rahime
5.Ayet:innallahe kane gafuran rahime
6.Ayet:fe innallahe kane afüvven kadira
7.Ayet:innallahe kane semian besira
8.Ayet:innallahe kane alimen hakime
9.Ayet:innallahe kane aleyküm rakibe
10.Ayet:İnnâ fetâhnaleke fethan mübiyna
11.Ayet:ve yen surakellahu nesran azize
12.Ayet:İnne hızballahi humül gâlibûn
13.Ayet:innallahe huvel kaviyyül aziz
14.Ayet:innallahe huvel ganiyyül hamid
15.Ayet:Hasbiyallâhu lâ ilâhe illâ HU
16.ayet:Hasbünallâhu veni'mel vekîl
17.ayet:la yeh zünühümül fezeul ekber
18.ayet:iyyake na'budü ve iyyake nestain
19.Ayet:velhamdü lillahi rabbil alemin

AYETLERİN MEALLERİ:

1- Allah her sıkıntıdan sonra kolaylık lütfedecektir.
2- Yüzlerin sıkıntısı Hayy-ı Kayyûm içindir.
3- Allah size karşı çok şefkatli, çok merhametlidir.
4- Allah tövbeleri çok kabul edici ve kullarına çok merhamet edicidir.
5- Muhakkak ki, Allah çok bağışlayıcı ve çok merhamet edicidir.
6- Muhakkak ki, Allah her şeye gücü yettiği halde çok bağışlayıcıdır.
7- Şüphesiz Allah her şeyi hakkıyla işitir ve her şeyi hakkıyla görür.
8- Şüphesiz Allah her şeyi hakkıyla bilir ve her işi hikmetle yerine getirir.
9- Muhakkak ki, Allah sizin üzerinizde gözeticidir ve her halinizi görür.
10- Biz sana apaçık bir fetih yolu açtık.
11- Ve Allah sana pek şerefli bir zaferle yardım etsin.
12- Şüphesiz Allah’a tâbi olan topluluk gerçek gâliplerin tâ kendisidir.
13- Muhakkak ki Allah, azabında pek kuvvetlidir ve kudreti her şeye galip olandır.
14- Muhakkak ki hiçbir şeye ihtiyacı olmayan ve her türlü övgüye lâyık olan ancak Allah’tır.
15- Allah bana yeter. O’ndan başka ibâdete lâyık hiçbir ilah yoktur.
16- Allah bize yeter. O ne güzel vekildir.
17- En büyük korku olan kıyâmetin dehşeti onlara üzüntü vermez.
18- Ancak Sana kulluk eder ve ancak Senden yardım isteriz.
19- Ve âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun.
Allah kabul etsin...

* Günde 500 defa حَسْبُنَا اللهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ "Hasbünallah ve ni' mel vekil" (okunur veya söylenir)
* 1000 ALLAH ( الله ) (okunur veya söylenir)
* 1000 RAHMAN ( اَلرَّحْمٰن ) (okunur veya söylenir)
* 1000 RAHİM ( الرَّحِيم ) (okunur veya söylenir)
* 1000 BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM, بِسْمِ الله اَلرَّحْمٰنِ الرَّحِيم (okunur veya söylenir)
* 1000 İHLAS SURESİ okunur ve Allahtan şifa istenir.
İHLAS SURESİ
بسم الله الرحمن الرحيم Bismillahirahmanirahim
قُلْ هُوَ اللَّهُ أَحَدٌ 1. Kul hüvellâahü ehad.
اللَّهُ الصَّمَدُ 2. Allâahüs samed.
لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ 3. Lem yelid ve lem yüüled
وَلَمْ يَكُن لَّهُ كُفُواً أَحَدٌ 4. Velem yeküllehüü küfüven ehad

AÇIKLAMA:
Bin Allah, bin Rahman, bin Rahim, bin Bismillahirahmanirahim, bin ihlas suresi İsmi Azamdır.

* İsmi azamla yapılan dualar makbuldür.
* Gıyabi yapılan dualar makbuldür.
(Bizim başkaları için yaptığımız dua, başkalarının bizim için yaptığı dualar gıyabi dualardır.)
* Mubarek mevkilerde yapılan dualar makbuldür.
* Mübarek gecelerde yapılan dualar makbuldür.
* 25. Lem'anın sonundaki salavat makbuldür.
اَللّهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ، Allahümme salliala seyyidina
طِبِّ الْقُلُوبِ وَدَوَاۤئِهَا tıbbil kulubi ve devaiha
وَعَافِيَةِ اْلاَبْدَانِ وَشِفَاۤئِهَا ve afiyetil ebdani ve şifaiha
وَنُورِ اْلاَبْصَارِ وَضِيَاۤئِهَا ve nuril ebdari ve dıyaiha
وَعَلٰى اٰلِهِ وَصَحْبِهِ وَسَلِّمْ ve ala alihi ve sahbihi ve sellim.

* Makbul bir dua olan salavatı şerifeyi, yapacağınız duanın hem başında, hem de sonunda üçer defa söylerseniz, yapacağınız dua inşallah kabul edilir.

* Ayrıca; sabah namazından sonra, güneş doğmadan devamlı akan bir çeşmeden yıkanacak kadar su doldurulur. Bu suya 41 yasin okunur. Bu su ile leğen içinde banyo yapılır. Bu su el ayak değmeyecek bir yere dökülür. Bu yapılan işlemler başkalarına söylenmez.

“MÜRİD” İSMİNİN (1000 defa) ZİKRİ İRADE GÜCÜNÜ ARTTIRIR!

İRADE sıfatının ismi olan “MÜRÎD” ismi zikredildiğinde, kişinin beyninde boş duran hücreler, bu ismin frekansında programlanarak devreye girdiği için; bir süre sonra o kişide İRADE gücünün arttığı ve eskiden başaramadığı bir çok şeyi başardığı görülür.

"MÜRÎD" ismi, insanda en süratli gelişmeyi sağlayan bir güce sahip!.
Hemen hepimiz, pek çok şeyi biliriz de, bir türlü bu bildiklerimizi uygulamaya koyamayız. Bunun da gerçekte tek bir sebebi vardır, İRADE ZAYIFLIĞI!.

İşte bu irâde zayıflığının çaresi, "MÜRÎD" isminin zikredilmesidir. Bu ismin zikredilmesi sonucu, kişinin ilgi duyduğu konuya karşı irâdesi güçlenmeye başlıyor ve eskiden bilip de tatbik edemediği pek çok şeyi kolaylıkla tatbik edebilir hâle geliyor.

Meselâ diyelim ki; istediği gibi ibâdet edemiyor; yahûd kendini ilme verip kararlı bir biçimde ilim çalışamıyor; işte bu durumda bu zikir, kişinin irâde gücünü arttırdığı için, kolaylıkla bunları başarabiliyor.

UMUMI DUA

Ya Allah, Ya Rahman, Ya Rahim, Ya Ferd, Ya Hayy, Ya Kayyum, Ya Hakem, Ya Adl, Ya Kuddüs!

Ya Rabbi, İsmi Azamın hakkına ve esma-yı hüsnanın hürmetine, Furkanı Hakimin sureleri ve ayetleri, esrarları ve nurları, kelimeleri ve hurufları hakkına…

Ya Rabbi, Resulü Ekrem Aleyhisselatü Vesselamın mucizeleri ve kemalatı, şeriatı ve sünneti hürmetine…

Ya Rabbi, Sahabeler ve onların mücahedeleri şerefine…

Ya Rab, Hamele-i arşın ve melaike-i kiramın ve onların tesbihatları ve ibadetleri hakkına…

Ya Rab, Cebrail ve emaneti, Mikail ve vekaleti, İsrafil ve sûru, Azrail ve ruhları kabzedip hıfzetmesi hakkına…

Ya Rab Hazreti Adem Aleyhisselam Peygamberimiz Hazreti Muhammed Aleyhisselatü Vesselama kadar gelen bütün peygamberler hürmetine…

Ya Rab, Hazret Ebu Bekir ve sıddıkiyeti, Hazreti Ömer ve Farukiyeti, Hazreti Osman ve nuraniyeti, Hazreti Ali ve velayeti, Hazreti Hasan ve kutupları, Hazreti Hüseyin ve İmamları hakkına…

Ya Rab, Bedir, Uhud ve diğer gaza şehitleri ve mücahecatı, evliyalar ve keşfiyatı, asfiyalar ve tahkikatı, şehitler ve cihatları, Kabe-i muazzamanın ziyaretçileri, Ravzai mutahhara ve içinde yatanlar hakkına…

Ey kavmi içinde Nuh Aleyhisselama cevap veren… düşmanlarına karşı İbrahim Aleyhisselamı yardım eden… Yakup Aleyhisselama Yusuf Aleyhisselamı döndüren… Eyyüb Aleyhisselamdan zararı kaldıran… Zekeriya Aleyhisselamın duasına cevap veren… Yunus Aleyhisselamı kabul eden… nimetleri ile bizleri perverde eden… Rab ismiyle bizleri terbiye eden… bizleri yaratan ve Rezzak ismiyle rızkımızı veren… malikimiz, izzet ve azamet sahibi, ganiyyi mutlak… bizlere hayat veren ve hayatımızı alan… cevap veren atiyye veren… arzularımızı yerine getiren… bizleri acıyan ve merhamet eden… rahmeti her şeye kaplayan… ve her şeyin melekutu elinde olan… her birşey ona zarar vermeyen… ve hiçbir şey ona muhalefet edemeyen… hiçbir şey ondan gizlenmeyen… hiçbir şey ona ağır gelmeyen… hiçbir şeyden yardım beklemeyen… ve hiçbir şey ona benzemeyen… hiçbir şey onu acze düşüremeyen… her şeyin dizginini elinde tutan… her şeyin anahtarı yanında olan… her şeyden evvel var olan… her şeyden sonra baki kalan… her şeyin fevkinde zahir olan… her şeyin yanında hazır olan… ve her şeyin üstünde kadir olan… her şeyi bilen… her şeyi ihata eden… her şeyi gören… her şeye sahip… her şeyi murakabe eden… her şeye lütfu eren… her şeyden haberdar olan… nurların nuru… sırların alimi… kalp ve gözlerin mukallibi olan Allah’ım…

Ya Rabbi, Senin kulun… nebin… safiyyin… dostun… mülkünün cemali… sanatının maliki… inayetinin gözü ve çeşmesi… hidayetinin güneşi… hüccetinin lisanı… rahmetinin misali… yarattıklarının nuru… mevcudatının şerefi… mahlukatının çokluğu içinde vahdetinin lambası… kainatın tılsımının keşşafı… saltanatı Rububiyetinin dellalı… marziyatının mübelliği… isimlerinin gizli hazinelerinin tarifçisi… ibadının muallimi… ayatının tercumanı… cemali Rububiyetinin ayinesi… görmek ve görünmekliğinin medarı… habibin ve alemlere rahmet olarak gönderdiğin Resulün olan, nebi ve resullerden onun kardeşlerine, sana yakın olan meleklerine, salih kullarına salat ve selam eyle…

Ya Rabbi, Bizim kalbimize ve Risale-i Nur talabelerinin kalplerine iman ve islam için inşirah ver… Bize ve onlara hüsnü hatime nasip kıl… Hepimize ve onlara, kamil, mükemmel, ekmel, rasih, sabit, daimi, ebedi bir iman nasip et… Bize ve arkadaşlarımıza sabrı cemil, tevekkülü kamil, tam bir ihlas, külli bir fetih ve izzetli bir nusreti muaccelen bize ihsan et… Risale-i Nurları Alemi islamın cemaatleri arasında neşrettir… Bizleri afat ve beliyyattan, ehl-i dalalet ve tuğyanın şerrinden, nefis ve şeytanın şerrinden hıfz eyle… Bizleri kabir ve niran azabından vikaye et… Bizleri ebrarlarla beraber Hazreti Muhammed'in al ve ashabının zümresi içinde cennete idhal et… Annemizi babamızı, Nur talabelerini, hayatta ve ölmüş olan bütün mü’min ve Müslümanlardan erkek ve kadınlarını mağfiret eyle… Bizleri kendinden başka hiçbir kimsenin merhametine muhtaç etmeyecek bir şekilde merhamet eyle… Bütün ihtiyaçlarımızı is’af eyle… Dünya ve ahiretteki bütün isteklerimizi ihsan eyle… Dünyadan ayrılırken saadet, keramet ve müjdelerle hayatımıza hatime ver… Bizleri göz açıp kapayıncaya kadar dahi olsa nefsimize terk eyleme… Bizim hal ve vaziyetimizi ıslah eyle… Bizleri himaye eyle… Bizleri hıfz eyle… Bizleri her türlü şer ve kötülükten muhafaza eyle… Bizleri kendi affına, keremine, lütuf ve rahmetine layık şekilde mağfiret eyle… Bizleri şeytani şehvetlerden halas edip beşeri kirlerden temizle… Bizleri kendine kul kabul et, emanetini kabzetmek zamanına kadar bizi emanette emin kıl… Bizlere gösterdiğin numunelerin ve gölgelerin asıllarını, menbalarını göster… Bizi makarrı saltanatına celp et… Bizi bu çöllerde mahvettirme… Bizi huzurunu al… Bize merhamet et… Burada bize tattırdığın leziz nimetlerini orada yedir… Bizi zeval ve teb’id ile tazib etme… Sana müştak ve müteşekkir şu muti raiyetini başıboş bırakıp idam etme…

Ya Rabbi, Bizi Resulü Ekremin şefaatine mazhar ve sünnetinin ittibaına muvaffak ve darı saadette onun al ve ashabına komşu eyle…

Ya Rabbi, Bizlere ihsan ettiğin maddi ve manevi rızkımıza bereket ihsan eyle…

Ya Rabbi, maddi ve manevi hastalıklarımızı şifa ihsan eyle...

Ya Rabbi, maddi ve manevi istidadlarımızı azami takva azami sebat ve azami ihlas ile bizleri Kur’an ve iman hizmetinde muvaffak eyle…

Ya Rabbi, Hazreti Musa Aleyhisselama denizi, Hazreti İbrahim Aleyhisselama ateşi, Hazreti Davut Aleyhisselama dağı ve demiri, Hazreti Süleyman Aleyhisselama cinni ve insi ve Hazreti Muhammed Aleyhisselatü Vesselama şems ve kameri teshir ettiğin gibi, Risale-i Nura kalpleri ve akılları müsahhar kıl…

Ya Rabbi, Bizleri nefis ve şeytanın şerrinden, kabir azabından ve cehennem ateşinden muhafaza eyle. Bizleri Cennet ül Firdevste mes’ud kıl. Amin.

ÖZEL DUA

Ya Rabbi, En Azami ismin olan bin Allah Lafzı hürmetine…
Ya Rabbi, En Azam ismin olan bin Rahman ismin hürmetine…
Ya Rabbi, İsmi azamından olan bin Rahim ismin hürmetine…
Ya Rabbi, İsmi Azamından olan bin Bismillahirrahmanirrahim, hürmetine…
Ya Rabbi, Bin defa okununca İsmi Azam Hükmüne geçen İhlas Suresi hürmetine…
Ya Rabbi, İsmi azamından Ferdün, Hayyun, Kayyum, Hakemün, Adlün, Kuddüs isimlerinin hürmetine!..
Ya Rabbi, günde beşyüz defa okunan “Hasbünallah ve ni’mel vekil” hürmetine…
Ya Rabbi, kırk bir defa okunanca, şifreli kapıları açan, Yasini Şerif hürmetine…
Ya Rabbi, İsmi Azamın ve esma-yı hüsnanın hürmetine…
Ya Rabbi, Resulü Ekrem Aleyhisselatü Vesselamın mucizeleri, kemalatı, şeriatı ve sünneti seniyesi hürmetine…
Ya Rabbi, Cennet ehlinin efendileri olan, Hz. Muhammed Aleyhisselatü Vesselam - Hz. Hazma - Hz. Ali - Hz. Cafer – Hz. Hasan – Hz. Hüseyin ve Hz. Mehdi Radıyallahu anhü hürmetine…
Ya Rabbi, Hz. Adem Aleyhisselamdan, Peygamberimiz Hz. Muhammed Aleyhisselatü Vesselama kadar gelen, bütün peygamberler hürmetine…
Ya Rabbi, Peygamberimizin Halifeleri olan Hülefa-i Raşidin; Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin Radıyallahu anhü hürmetine…
Ya Rabbi, Cennetle müjdelenmiş Aşere-i mübeşşere Radıyallahu anhü Hürmetine …
Ya Rabbi, Peygamberimizin ashabı olan Sahabeler Radıyallahu anhü hürmetine…
Ya Rabbi, Bedir, Uhud ve diğer gaza şehitleri, evliyalar, asfiyalar, şehitler, Kabe-i muazzamanın ziyaretçileri, Ravzai mutahhara ve içinde yatanlar Radıyallahu anhü hürmetine…
Ya Rabbi, Hz. Mehdi ve vezirleri, Tabiin, tebei tabiin hürmetine…
Ya Rabbi, Cebrail, Mikail, İsrafil ve Azrail Aleyhisselamlar hürmetine…
Ya Rabbi, Hamele-i arşın ve melaike-i kiramın tesbihatları ve ibadetleri hürmetine…
Ya Rabbi, Kur’anı Hakimin sureleri, ayetleri, esrarları, nurları, kelimeleri ve harfleri hürmetine…
Ya Rabbi, Kur’anı Kerimin bir mucize-i manevisi olan Risale-i Nur Hürmetine…
Ya Rabbi, İtikat imamlarımız olan İmamı Maturidi, İmamı Eşari hürmetine…
Ya Rabbi, Mezhep İmamlarımız, İmamı Azam, İmamı Şafii, İmamı Ahmet ve İmamı Malik hürmetine…
Ya Rabbi, Ebû Bayezid-i Bistâmî, Şah-ı Geylânî, Şah-ı Nakşibend, İmam-ı Gazâlî, İmam-ı Rabbânî, Mevlana Halidi Bağdadi ve Bediüzzaman Saidi Nürsi Hürmetine…
Ya Rabbi, Abdülhakimi Arvasi, Abdülhakimi Hüseyni, Süleyman Hilmi Tunahan, Mehmet Vehbi, Elmalı Hamdi Yazır ve Ömer Nasuhi Bilmen hürmetine…
Ya Rabbi, kalbimize ve Risale-i Nur talabelerinin kalplerine iman ve islam için inşirah ver…
Ya Rabbi, Bize ve onlara hüsnü hatime nasip kıl…
Ya Rabbi, Bizlere, kamil, mükemmel, ekmel, rasih, sabit, daimi, ebedi bir iman nasip et…
Ya Rabbi, Bize ve arkadaşlarımıza sabrı cemil, tevekkülü kamil, tam bir ihlas, külli bir fetih ve izzetli bir nusreti, muaccelen bizelere ihsan eyle…
Ya Rabbi, Risale-i Nurları Alemi islamın cemaatleri arasında neşrettir…
Ya Rabbi, Bizleri afat ve beliyyattan, ehl-i dalalet ve tuğyanın şerrinden, nefis ve şeytanın şerrinden hıfz eyle…
Ya Rabbi, Bizleri kabir ve niran azabından vikaye eyle…
Ya Rabbi, Bizleri ebrarlarla beraber Hz. Muhammed'in al ve ashabının zümresi içinde cennete idhal eyle…
Ya Rabbi, Annemizi - babamızı, Nur talabelerini, hayatta ve ölmüş olan bütün mü’min ve Müslümanlardan erkek ve kadınlarını mağfiret eyle…
Ya Rabbi, Bizleri kendinden başka hiçbir kimsenin merhametine muhtaç etmeyecek bir şekilde merhamet eyle…
Ya Rabbi, Bütün ihtiyaçlarımızı is’af eyle…
Ya Rabbi, Dünya ve ahiretteki bütün isteklerimizi ihsan eyle…
Ya Rabbi, Dünyadan ayrılırken saadet, keramet ve müjdelerle hayatımıza hatime ver…
Ya Rabbi, Bizleri göz açıp kapayıncaya kadar dahi olsa nefsimize terk eyleme…
Ya Rabbi, Bizim hal ve vaziyetimizi ıslah eyle…
Ya Rabbi, Bizleri himaye eyle…
Ya Rabbi, Bizleri hıfz eyle…
Ya Rabbi, Bizleri her türlü şer ve kötülükten muhafaza eyle…
Ya Rabbi, Bizleri kendi affına, keremine, lütuf ve rahmetine layık şekilde mağfiret eyle…
Ya Rabbi, Bizleri şeytani şehvetlerden halas edip beşeri kirlerden temizle…
Ya Rabbi, Bizleri kendine kul kabul et, emanetini kabzetmek zamanına kadar bizi emanette emin kıl…
Ya Rabbi, Bizlere gösterdiğin numunelerin ve gölgelerin asıllarını, menbalarını göster…
Ya Rabbi, Bizi makarrı saltanatına celp et…
Ya Rabbi, Bizi bu çöllerde mahvettirme…
Ya Rabbi, Bizi huzurunu al…
Ya Rabbi, Bize merhamet eyle…
Ya Rabbi, Burada bize tattırdığın leziz nimetlerini orada yedir…
Ya Rabbi, Bizi zeval ve teb’id ile tazib etme…
Ya Rabbi, Sana müştak ve müteşekkir, şu muti raiyetini başıboş bırakıp idam etme…
Ya Rabbi, Bizi Resulü Ekremin şefaatine mazhar ve sünnetinin ittibaına muvaffak ve darı saadette onun al ve ashabına komşu eyle…
Ya Rabbi, Bizlere ihsan ettiğin maddi ve manevi rızkımıza bereket ihsan eyle…
Ya Rabbi, maddi ve manevi hastalıklarımızı şifa ihsan eyle...
Ya Rabbi, maddi ve manevi istidadlarımızı azami takva azami sebat ve azami ihlas ile bizleri Kur’an ve iman hizmetinde muvaffak eyle…
Ya Rabbi, Hz. Musa Aleyhisselama denizi, Hz. İbrahim Aleyhisselama ateşi, Hz. Davut Aleyhisselama dağı ve demiri, Hz. Süleyman Aleyhisselama cinni ve insi ve Hz. Muhammed Aleyhisselatü Vesselama şems ve kameri teshir ettiğin gibi, Risale-i Nura kalpleri ve akılları müsahhar kıl…
Ya Rabbi, Bizleri nefis ve şeytanın şerrinden, kabir azabından ve cehennem ateşinden muhafaza eyle. Bizleri Cennet ül Firdevste mes’ud kıl. Amin.

VEYSEL KAKANİ'NİN MÜNÂCÂTI

Yâ Rab! Nasıl büyük bir sarayın kapısını çalan bir adam, açılmadığı vakit, o sarayın kapısını, diğer makbul bir zâtın sarayca menus sadâsıyla çalar, tâ ona açılsın. Öyle de, biçare ben dahi, Senin dergâh-ı rahmetini, mahbub abdin olan Üveysü’l-Karânî’nin nidâsıyla ve münâcâtıyla şöyle çalıyorum. O dergâhını ona açtığın gibi, rahmetinle bana da aç. Ekulü kemâ kale: (Bende onun dediği gibi derim.)

اِلٰهِى اَنْتَ رَبِّى وَاَنَا الْعَبْدُ وَاَنْتَ الْخَالِقُ وَاَنَا الْمَخْلُوقُ
وَاَنْتَ الرَّزَّاقُ وَاَنَا الْمَرْزُوقُ وَاَنْتَ الْمَالِكُ وَاَنَا الْمَمْلُوكُ
وَاَنْتَ الْعَزِيزُ وَاَنَا الذَّلِيلُ وَاَنْتَ الْغَنِىُّ وَاَنَا الْفَقِيرُ
وَاَنْتَ الْحَىُّ وَاَنَا الْمَيِّتُ وَاَنْتَ الْبَاقِى وَاَنَا الْفَانِى
وَاَنْتَ الْكَرِيمُ وَاَنَا اللَّئِيمُ وَاَنْتَ الْمُحْسِنُ وَاَنَا الْمُسِيئُ
وَاَنْتَ الْغَفُورُ وَاَنَا الْمُذْنِبُ وَاَنْتَ الْعَظِيمُ وَاَنَا الْحَقِيرُ
وَاَنْتَ الْقَوِىُّ وَاَنَا الضَّعِيفُ وَاَنْتَ الْمُعْطِى وَاَنَا السَّاۤئِلُ 1

وَاَنْتَ الْمُجِيبُ وَاَنَا الدَّاعِى وَاَنْتَ الشَّافِى وَاَنَا الْمَرِيض ُ
فَاغْفِرْلِى ذُنُوبِى وَتَجَاوَزْ عَنِّى وَاشْفِ اَمْرَاضِى يَا اَللهُ يَاكَافِى يَا رَبِّ يَا وَافِى يَا رَحِيمُ يَا شَافِى يَا كَرِيمُ يَا مُعَافِى فَاعْفُ عَنِّى مِنْ كُلِّ ذَنْبٍ وَعَافِنِى مِنْ كُلِّ دَاٍۤء وَارْضَ عَنِّى اَبدًا بِرَحْمَتِكَ يَاۤ اَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ 2
وَاٰخِرُ دَعْوٰيهُمْ اَنِ الْحَمْدُ ِللهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ 3

1. Ey İlâhım! Rabbim Sensin. Çünkü ben bir kulum. Nefsimin terbiyesinden âcizim. Demek beni terbiye eden Sensin.
• Hem Sensin Yaratıcı. Çünkü ben yaratılmış bir varlığım, yapılıyorum.
• Hem rızık veren Sensin. Çünkü ben rızka muhtacım ve ona elim yetişmiyor. Demek rızkımı veren Sensin.
• Hem Sensin Mâlik, Mülkün gerçek sahibisin. Çünkü ben bir memluk ve köleyim; benden başkası bende tasarruf ediyor. Demek benim sahibim Sensin.
• Hem Sen izzet sahibisin, yücesin. Ben ise zelilim; Halbuki üzerimde bir izzet ve bir onur cilvesi görünüyor. Demek Senin izzetinin aynasıyım.
• Hem Sensin sınırsız zengin. Çünkü ben muhtaç ve fakirim; bana bu fakir hâlimle ulaşamayacağım bir zenginlik veriliyor. Demek mutlak zengin Sensin, veren Sensin.
• Hem ölümü olmayan devamlı hayat sahibi Sensin. Çünkü ben ölümlüyüm; dirilmem ve ölmemde Senin daimî hayat sıfatının cilvesi görünüyor.
• Hem Sensin Bâkî. Çünkü ben fâniyim; ömrümün sona ermesinde Senin varlığının devamlı ve bâkî olduğunu anlıyorum.
• Hem Sen şeref sahibi yüceler yücesisin. Çünkü ben kötülükler içinde bocalıyorum; Demek şeref ve haysiyet Senden geliyor.
• Hem sonsuz ihsan sahibi Sensin. Ben ise günâh işleyen bir kulum. Fakat pişman olup tevbe edince bana ihsan kapıları açılıyor. Demek ihsanınla bağışlayıp sonsuz güzellikler bahşeden Sensin.
• Hem günahları affeden yalnız Sensin. Ben ise, günahkârım. Demek günahları affedecek Senin kapından başka kapı yoktur.
• Hem büyüklük ve azamet sahibi Sensin. Ben ise hakir ve küçüğüm. Küçüklüğüme bakarak Senin büyüklüğünün her türlü övgüden daha yüce olduğunu anlıyorum.
• Hem kuvveti bütün kâinatı kaplamış ve bütün varlıkları zapt ederek hükmü altına almış olan Sensin. Çünkü ben aciz ve zayıfım; bende zayıflığın aksine bir güç görünüyor. Demek güç ve kuvvet Senden geliyor.
2. Hem kâinatı rahmet hediyeleriyle dolduran ve istekleri en güzel şekilde karşılayan Sensin. Çünkü ben sözlerimle ve hâlimle daima yalvararak istiyorum, dileniyorum. Demek veren ve hediye eden Sensin. Hem vadinde ve sözünde emîn olan ve güvenenlerin güvenini boşa çıkarmayan Sensin. Çünkü ben korku ve kaygı içindeyim; Sana dayanıp güvendiğimde bütün korkularımdan kurtuluyorum. Demek emîn olan ve güven veren Sensin.
• Hem cömert olan Sensin. Çünkü ben miskinim ve hayatıma lâzım olan şeyleri elde etmekten acizim. Fakat acizliğime rağmen bir zenginlik içindeyim. Demek cömertçe ihsan eden Sensin.
• Hem dualara cevap veren Sensin. Çünkü ben hâlimle ve dilimle daima dua edip istiyorum, niyaz edip yalvarıyorum. Arzularım yerine geliyor. İsteklerime cevap veriliyor. Demek arzu ve isteklerime cevap veren Sensin.
• Hem her türlü hastalığa şifâ veren Sensin. Çünkü ben hastayım. Hastalıktan her kurtuluşumda Senin şifa verici tecellini görüyorum. Demek her türlü hastalığa şifa veren Sensin.
• Ya Rabbi; Benim günahlarımı affet. Hatalarımı bağışla. Hastalıklarıma şifa ver,
Ey bütün kemâl sıfatların sahibi ve noksan sıfatlardan münezzeh olan Allah’ım!
Ey güzel isimlerinin sonsuz hazineleri her şeyin her ihtiyacını her zaman en mükemmel şekilde karşılayan Ya Kâfî!
Ey varlıkları yaratıp onları en münasip organ ve duygularla donatan ve ihtiyaçlarını en güzel şekilde karşılayarak onları yaratılış gayelerine sevk eden Rabim!
Ey vaadini yerine getirmesinde şüphe olmayan ve bütün varlıkların ihtiyaçlarını kudret ve rahmetiyle gideren Ya Vâfî!
Ey rahmet ve merhameti her şeyi kuşatmakla birlikte imanlı ve ihlâslı kullarına çok özel ikram ve şefkati olan Ya Rahîm!
Ey maddî ve mânevî her çeşit hastalığa şifâ veren Ya Şâfî!
Ey sayısız rahmet meyvelerini ve nimetlerini bütün canlıların önlerine seren ve iyiliği bol olan Ya Kerîm!
Ey maddî ve mânevî dertleri gideren, afiyet ve sağlık veren Ya Muâfî!
Ya Rabbi, Rahmetinle; Benim ve Nur kardeşlerimin, bütün günahlarımızı bağışla, dertlerimize âfiyet ver, ebediyen rızana mazhar eyle, Ey merhametlilerin en merhametlisi olan ALLAHIM.
3. Velhamdülillahirabbilalemin. Liilahi Fatiha.
3. "Onların duâları, "Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun" sözleriyle sona erer." Yûnus Sûresi, 10:10.

“Lâ ilahe illa ente, vahdeke la şerike leke, *
âhir-ül’kelami fiddünya ve evvel-ül kelami fil-ahireti ve fil-kabri eşhedü en lâ ilâhe illallahü ve eşhedü enne Muhammed'en Resulullahi sallallahü Teala aleyhi ve sellem.”**
Amin,
Velhamdülillahi rabbil alemin.***
Lillahil FATİHA. 563 ****

* “Senden başka ilah yoktur. Sen birsin, teksin, şerikin yoktur.” (Hadis.İbn Hanbel:2 / 171)
** “Dünyada son söz, ahirette ve kabirde ilk söz: “Şehadet ederim ki, Allah’tan başka ilah yoktur ve Muhammed de Allah’ın resulüdür.” Allah’ın salat ve selamı üzerine olsun.”
*** “Ezelden ebede her türlü hamd ve övgü, şükür ve minnet, alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.” En’am, 6 / 45
**** 17. Lem’a 12 notanın son kısmı

DAHA GENİŞ BİLGİ İÇİN ARAYINIZ:
YETKİLİ KİŞİ: YUSUF SAİT ŞENGÖZ
İŞ YERİ TELEFONU: 0 274 412 25 84
İŞ YERİ FAKSI : 0 274 412 81 31
CEP TELEFONU : o 542 374 22 92
www.19kkanser.com - www.19kpazarlama.com

yukarıˆ
[Anasayfa] [Haberler] [Açıklamalar] [Raporlar] [Bel Fıtığı] [Görüntüler]
[Ziyaretçi Defteri] [19k Kitap] [İrtibat]